T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/186 Esas 2024/604 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/186
KARAR NO: 2024/604
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP: ......
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:16/12/2020
NUMARASI:2017/872 Esas 2020/818 Karar
DAVACILAR:
VEKİLİ:
DAVALI:
DAVA: Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 02/03/2020
KARAR TARİHİ: 02/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 02/05/2024
Taraflar arasındaki ticari şirkete ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı şirket yetkilisi süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
ASIL DAVADA DAVA
Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin şirket ortağı olan davalı ...'nun genel kurulda alınan haklı sebeplere dayalı oluşturulan şirket ortaklığından çıkarılma kararının mahkeme kanalıyla uygulanmasına ilişkin olduğunu, davacı şirketin Ankara Ticaret Siciline tescilli bir şirket olduğunu, davalı ...'nun, ... ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, davalı tarafından davacı şirketin ortaklığından çıkarılmasına ilişkin 20/01/2014 tarihli genel kurul karanın iptali talebiyle, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/821 Esas No sayılı olarak açılan davada yapılan yargılama sonucunda Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/06/2015 tarih ve 2014/821 Esas, 2015/835 kara sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği iddia ederek davalı ...'nun Ankara Ticaret sicili Müdürlüğüne 53114 sicil numarası ile tescilli davacı şirketten haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasına, ortaklıktan çıkartılmasına karar verilecek olan ...'nun ortaklık payına ilişkin ödenecek bedelin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, mahkeme aksi görüşte ise davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/809 Esas sayılı davanın bekletici sayılması gerektiğini, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, şirket müdürü ... ...'nun olumsuz tutum ve davranışları sebebiyle meydana geldiğini beyanla davanın reddini iistemiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA
Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ortaklarından davalı ...'nun şirket menfaatine aykırı iş ve eylemleri nedeni ile 20/01/2014 tarihli olağan şirket Genel Kurul toplantısında haklı sebebe dayanılarak şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verildiğini, davalı ... tarafından Ankara 9. ATM'nin 2014/821 esas sayılı dosyası ile söz konusu genel kurul kararının iptalinin istendiğini, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiğini, iş bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, akabinde Ankara 1. ATM'nin 2017/872 esas sayılı dosyası ile davacı şirket genel kurulunda alınan haklı sebeplere dayalı ortaklıktan çıkarılma kararı mahkeme kanalıyla uygulanması istemli dava açıldığını, bununla birlikte 6102 sayılı TTK'nun 641. Maddesi gereğince şirket ortaklığından ayrılan/ çıkartılan ortağa her ne sebeple olursa olsun esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin ödenmek zorunda olduğunu, davalı ...'nun hukuka aykırı iş ve eylemleri ile ... Grup Şirketlerinin para ve mallarının muvazalı olarak boşandığı eski eşi ...(...)'in üzerine kurdurduğu başta ... şirketi olmak üzere diğer şirketlere de aktardığını, davalı şirketlerin davacı şirketin devamı niteliğinde olduğu ve yine bu şirket ortaklarının davacı şirketin mal varlığıyla zenginleşmiş olduklarından dolayı davalı ...'nun ayrılma akçesinin tespit edilebilmesi için davalı şirket ve ortaklarının mal varlığının hesaplanarak dahil edilmesi ile ancak ayrılma akçesinin gerçek değerinin bulunabileceğini, açıklanan nedenlerle öncelikle davalı ...'nun davacı şirketten haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin görülen Ankara 1. ATM'nin 2017/872 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, ortaklıktan çıkarılmasına karar verilecek olan ...'nun ayrılma akçesinin gerçek değerinin tespitine ve ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sürekli her davada ileri sürdüğü muvazaalı işlemler, müvekkili eski eşi ...’in yönlendirmesi gibi iddiaların hiçbiri gerçek olmadığını, tamamen davacının iş bu davada ve diğer davalarda mahkemeyi yanıltmak üzere ileri sürdüğü haksız ve dayanaksız iddialar olduğunu, yeminli Mali Müşavir ..., kendisine sunulduğu iddia edilen, gerçeklikle ilgisi olmayan, hukuka aykırı bir kısım, evraklar ve belgeler üzerinden mahkemelere sunulmak ve delil oluşturulmak üzere talep edenin iddiaları doğrultusunda raporlar düzenlediğini, davacının iddialarının tümü daha önce fesih ve tasfiye davasında ayrıntısı ile irdelenmiş ve karara bağlandığını, davacının kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, ..., Ankara 20.Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.06.1998 gün 1998/356-576 sayılı ilamı ile boşanınca, iki müşterek çocuğun velayetini de hükmen üstlenen ..., yaşamını sürdürmek amacıyla, kendi öz varlığı ile, ... Ltd.Şti'ni kurduğunu, çocuklar küçük olduğu için kuruluşta yasal paydaş sayısını sağlamak amacıyla, önceki dönemden tanıyıp güvendiği, kişileri paydaş yaptığını, çocuklar reşit olup sorumluluk üstlenme noktasına gelince, oğlu ve kızı ile Şirketler bütünlüğünde ticari yaşamını sürdürdüğünü, müvekkillerinin davaya önce asıl davada ihbar edilen sonra binleşen dava ile davalı sıfatıyla dahil edilmelerinin altında yatan neden müvekkillerin dava yoluyla taciz edilmesi ve ticari bilgilerine ulaşma niyeti olduğunu, asıl davanın konusu olan "ortaklıktan çıkarma" davası ile diğer müvekkillerin bir ilgisinin bulunmadığı yasal olarak son derece açık olduğunu, bu nedenle hukuka tamamen aykırı, haksız ve dayanaksız işbu davanın esasa girilmeden reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı vekiline 25/03/2020 duruşma zaptı ile, "HMK 114/1-g maddesi uyarınca, davacıya 150,00-TL yatırması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, gider avansının yatırmadığı takdirde HMK 114-1-g ve 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddedileceğinin ihtaratına" karar verildiği, 09/04/2020 tarihinde davacı vekilinin süresinin dolduğu, ancak masrafın yatırılmadığı, söz konusu eksiklik giderilmediğinden HMK'nun 114/1-g maddesinde belirtilen gider avansındaki eksikliğin HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca verilen kesin süre içerisinde giderilmediği gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı şirket yetkilisi istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...…Ltd.Şti.’nin Anayasa Mahkemesince kabul edilmiş adli yardım kabul kararının gözetilmesi suretiyle Adli yardım talebimizin ileride haksız çıktıklarında ödenmek üzere geçici olarak kabulüne, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/872E 2020/818K ve 16/12/2020 tarihli ilamının kaldırılmasına, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, duruşma günü asıl ve birleşen dosyalardaki dava dilekçelerimizdeki taleplerimizin kabul edilmesine, davalı ...’nun ortaklıktan çıkarılma bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, davalının ortaklıktan çıkartılmasını talep ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Asıl dava, şirket ortaklığından çıkarılma, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkma payının tespiti; birleşen dava, ortaklıktan çıkma payının gerçek değerinin tespiti ve tahsili istemlerine ilişkindir
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Mahkemece yapılan yargılama sırasında dava dilekçesindeki asıl ve birleşen davada davacı yanın adli yardım talebi 03/06/2020 tarihli ara kararla değerlendirilerek davacı yanın belge sunmadığı gerekçesiyle adli yardım talebinin reddine karar verilmiş, 07/10/2020 tarihli duruşmada eksik gider avansının ikmali için davacı yana 2 haftalık kesin süre verilmiş ve gerekli ihtarat yapılmıştır.
Mahkemece 16/12/2020 tarihli duruşmada asıl ve birleşen davaların usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili maktu istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcını yatırmayıp, istinaf dilekçesinde adli yardım talebinde bulunduğundan öncelikle davacı vekilinin adli yardım talebinin değerlendirilmesi gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nun "Adli Yardımdan Yararlanacak Kişiler" başlıklı 334/1. maddesinde; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimselerin, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilecekleri,
6100 sayılı HMK'nun "Adli Yardım Talebi" başlıklı 336/2. maddesinde; talepte bulunan kişinin, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorunda olduğu,
6100 sayılı HMK'nun "Adli Yardım Talebinin İncelenmesi" başlıklı 337/1. maddesinde; mahkemenin, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebileceği düzenlemeleri yer almaktadır.
Somut olayda, adli yardım talebinde bulunan davacı şirketin malvarlığı üzerinde hacizlerin bulunduğuna dair belgelere göre davacının üzerine kayıtlı malvarlığı üzerinde hacizler bulunduğu ve davalı şirketin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/12/2013 tarih 2010/809 Esas 2013/778 Karar sayılı ilamı ile fesih ve tasfiyesine karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12/12/2017 tarih 2017/4801 Esas 2017/7173 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği ve böylelikle davalı şirketin tasfiye halinde olduğu gözetilerek ve ayrıca davalı Tasfiye Halinde ... ... San. Tic. Ltd. Şti yönünden Anayasa Mahkemesince 08/02/2024 tarih 2021/36873 nolu kararında adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği de nazara alındığında işbu istinafa konu dava dosyası yönünden adli yardım talebinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile asıl ve birleşen davacı şirket yetkilisinin istinaf dilekçesindeki adli yardım talebi kabul edildiğinden, asıl ve birleşen davada davacı bu aşamada dava peşin harcı ile başvurma harcını yatırmak zorunda olmadığı gibi, yargılama giderlerini de karşılamak zorunda değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, Dairemizce verilen adli yardım kararı karşısında davacının bu aşamada dava peşin harcı ile başvurma harcını yatırmak zorunda olmadığı gibi, yargılama giderlerini de karşılamak zorunda olmadığı gözetilerek davalı yana dava dilekçesi tebliğ edilip, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra taraf delilleri toplanıp, işin esasına girilmek suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi kararında Dairemizce verilen adli yardım kararı karşısında isabet görülmediğinden davacı şirket temsilcisinin adli yardım talepli istinaf başvurusunun kabulüne, davacı şirket temsilcisinin istinaf dilekçesindeki adli yardım talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın dilekçeler aşaması tamamlanıp, deliller toplanarak işin esasına girilip sonucuna uygun bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davacı şirket temsilcisinin ADLİ YARDIM TALEBİNİN KABULÜNE,
2-İşbu dava ile ilgili giderlerin HMK'nun 335/1.c maddesi uyarınca Devlet tarafından avans olarak, suç üstü ödeneğinden ödenmesine,
3-Adli yardım kararından dolayı ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avansların HMK'nun 339. maddesi uyarınca dava sonunda haksız çıkan kişiden tahsil edilmesine,
4-Adli yardım kararının HMK'nun 335/3. maddesi uyarınca, HMK'nun 338. madde düzenlemesi saklı kalmak koşulu ile hükmün kesinleşmesine kadar devamına,
B)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/12/2020 tarih ve 2017/872 Esas 2020/818 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından istinaf karar harcı yatırılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/05/2024
Başkan- ... Üye - ...Üye - ... Zabıt Katibi-...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.