T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/68 Esas 2024/192 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/68
KARAR NO: 2024/192
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/09/2020
NUMARASI: 2018/698 Esas 2020/480 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 05/10/2018
KARAR TARİHİ: 07/02//2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 07/02//2024
Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı ve davalı şirket vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine olay tarihi itibariyle kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı çekicinin ... ilçesinde bulunan davalı ... Ltd. Şirketine ait şantiye alanında mucura saplanması üzerine anılan davalının işleteni, diğer davalı ...’un ise sevk ve idare ettiği iş makinesi ile saplandığı mucurdan çıkarılmaya çalışıldığı sırada sigortalı çekicinin ön tampon ve şasesinin kopması sonucunda sigortalı aracın hasarlandığını, müvekkili Şirketin sigortalısına 14.705,33-TL ödeme yaptığını, davalı iş makinesi operatörünün ve işleteni olan diğer davalının tam ve asli kusuru sonucunda sigortalının aracın hasara uğradığını ve müvekkilinin davalılara halefiyet ilkesi gereğince rücu hakkının doğduğunu ancak bu nedenle başlattıkları icra takibine davalıların haksız yere itiraz ettiğini iddia ederek davalıların Ankara 30.İcra Müdürlüğü’nün 2018/5736E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazlarının iptaline, %20 oranında icra-inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sigortalı çekicinin sürücüsünün rampada kalması nedeni ile kendisinin işvereni olan şirketten yardım talep ettiğini, ancak akabinde kendisi tarafından verilen talimatlara uymayarak ve acemi hareketlerde bulunarak hasarın oluşumuna sebebiyet verdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Şirketin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili Şirketin ...’da faaliyeti devam eden şantiyesine gaz alımı gerçekleştirdiğini, gazın şantiyeye ... Tic. A.Ş.’ye ait ... plakalı tankerle taşındığını, taşıma konusu gazın şantiyeye ulaşımı ve bunun sorumluluğunun taşıyıcı Şirkette olduğunu, hasarın oluşumuna davacının sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusurlu davranışları ile sebebiyet verdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının ... plakalı çekicinin dava konusu olayın gerçekleştiği 12/07/2017 tarihinde davalı Şirketin bünyesinde faaliyet gösteren şantiye alanına gaz taşıdığı sırada şantiye girişindeki rampada mucura saplanması nedeni ile davalı Şirketin işleteni ve diğer davalının ise kepçe operatörü olarak sürücüsü olduğu iş makinesi tarafından ön kısmına halat bağlanarak çekildiği sırada ön tampon ve şaşi kısmından hasarlandığı, davacı sigorta Şirketinin 08/08/2014-08/08/2017 dönemine ilişkin olarak düzenlediği Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile hasarlanan sigortalı aracın çekicisi olup TTK 1472.m. gereğince dava dışı sigortalısına sigorta hasar tazminatı ödemekle halefiyet ilkesi gereğince davalılara rücu hakkının doğduğu, bu bağlamda dosyamıza sunulan kusur ve sigortacı bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olup sigortalı araç sürücüsü ...’nun beyanı dikkate alındığında sigortalı aracın davalı Şirketin işleteni olduğu iş makinesi tarafından çekilmesinin bizzat davalı Şirketin yetkililerin direktif ve talepleri doğrultusunda gerçekleştiği, diğer davalı iş makinesi operatörünün kişisel nitelikte haksız eylem olarak nitelendirilebilecek ve işvereni konumundaki davalı Şirketin yetkililerinin emir ve talimatlarından bağımsız bir davranışı ile rizikonun gerçekleşmesi arasında illiyet bağı kurulamadığı gözetildiğinde davalı ...’un olayın gerçekleşmesinde kusursuz olup hukuken zarardan sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı ... Müh. İnş. Tur. Dış Tic. Ve San. Ltd. Şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davalı ... Müh. İnş. Tur. Dış Tic. Ltd. Şirketinin Ankara 30.İcra Müdürlüğü’nün 2018/5736 E. sayılı takip dosyasına vâki haksız itirazının kısmen iptaline, takibi 14.688,59-TL asıl alacak ile alacağa takip tarihine kadar işlemiş 427,38-TL olmak üzere toplam 15.115,97-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yıllık %9,75 oranındaki avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu haksız fiilin faili ...'a kusur izafe edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıkça hukuki değerlendirmede bulunulmuş olup, yerel mahkemece de bu hukuki değerlendirme ve hukuki değerlendirme bakımından fahiş hata içeren rapor hükme esas alınarak hatalı karar kurulduğunu, yerel mahkemece itirazlarımız doğrultusunda yeni bir rapor aldırılmaksızın, eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesinin kaldırmayı gerektirdiği hususu her türlü izahtan vareste olduğunu, bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin şantiyesinde teslimi yapılmak üzere gaz alımı gerçekleştirmiş olup bunun ulaşımından sorumlu olmayacağını ve tutulamayacağını, ayrıca davacı taraf dilekçesinde yardımcı kişilerin sorumluluğu hususuna dayandığını, müvekkil şirketin borcu/ifası şantiyeye ulaşım sağlayamayan aracı çekmek olmadığını, müvekkil şirket şantiyede mucura/çamura saplanan davacı şirket sigortalısı aracı çıkarma edimini ifa edemeyeceğini, müvekkilin böyle bir hukuki edimi ifa yükümlülüğü olmadığını, müvekkil şirkete ait araç talep üzerine tankere ‘yardım’ etme amacıyla o noktaya gittiğini, sigortalı tankerin sürücüsü rampada kalan tankerin kurtarılması için müvekkil şirketten yardım istediğini ve akabinde müvekkil şirket çalışanı/operatörü ...’un talimatlarına uymadığını, acemice hareketlerde bulunmuş ve hasara kendi kusuru sebebiyet verdiğini, yerel mahkemenin gerekçesine dayanak oluşturan bilirkişi raporunun hatalı, hukuksuz ve haksız olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesine istinaden sigortalıya ödenen tazminatın TTK'nın 1472. maddesi gereği rücuan tazmini için davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Kasko sigorta poliçesi ve hasar dosyası, trafik tescil kayıtları, ödeme dekontu, ekspertiz raporu, taraflarca tutulan tutanaklar, SGK kayıtları, icra dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 30.İcra Müdürlüğü’nün 2018/5736E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalılara karşı 14.705,30 TL asıl alacak, 883,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.589,13 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların süresinde itirazları üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Davacı vekilinin sunduğu ödeme dekontundan davacı sigorta şirketi tarafından kaskolu aracın hasarı nedeniyle 25/09/2017 tarihinde 14.705,30 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
01/06/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davalı işveren konumundaki şantiye sahasındaki gaz dolum tesisleri ile bağlantı sağlayan taşıt yolunu trafiğe uygun bir şekilde yapması, yolun eğimini araçların çıkabileceği şeklinde yapması, yolun yüzeyini asfaltlayarak ya da betonlama ile kaplama yapması, araçların patinaj yapmasına olanak vermeyecek şekilde araç trafiğine uygun hale getirmesi gerektiği halde dolum sahasına belirtilen şekilde yol yapmayarak ve gaz yüklü aracı uygun olmayacak şekilde çektirerek yapılan işi her aşamasında denetlemeyerek ve aracı kurtarma işini itici veya başka emniyetli bir şekilde aracın kurtarılmasını sağlamaması nedeni ile dava konusu olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, diğer davalı ...’un ise davalı işvereni tarafından kendisine verilen emir ve talimat doğrultusunda hareket etmesi nedeni ile kusursuz olduğu, sigortalı aracın hasarlanması nedeni ile değişimi yapılan parçaların malzeme ve işçilik bedelinin yapılan hesaplamaya göre 14.688,59-TL olup, davalı Şirketten rücuen talep edilebileceği bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının ... plakalı çekicinin dava konusu olayın gerçekleştiği 12/07/2017 tarihinde davalı Şirketin bünyesinde faaliyet gösteren şantiye alanına gaz taşıdığı sırada şantiye girişindeki rampada mucura saplanması nedeni ile davalı Şirketin işleteni ve diğer davalının ise; kepçe operatörü olarak sürücüsü olduğu iş makinesi tarafından ön kısmına halat bağlanarak çekildiği sırada ön tampon ve şaşi kısmından hasarlandığı, davacı sigorta Şirketinin 08/08/2014-08/08/2017 dönemine ilişkin olarak düzenlediği Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile hasarlanan sigortalı aracın çekicisi olup TTK 1472.m. gereğince dava dışı sigortalısına sigorta hasar tazminatı ödemekle halefiyet ilkesi gereğince davalılara rücu hakkının doğduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu, sigortalı aracın davalı Şirketin işleteni olduğu iş makinesi tarafından çekilmesinin bizzat davalı Şirketin yetkililerin direktif ve talepleri doğrultusunda gerçekleştiği, diğer davalı iş makinesi operatörünün kişisel nitelikte haksız eylem olarak nitelendirilebilecek ve işvereni konumundaki davalı Şirketin yetkililerin emir ve talimatlarından bağımsız bir davranışı ile rizikonun gerçekleşmesi arasında illiyet bağı kurulamadığı gözetildiğinde; davalı ...’un olayın gerçekleşmesinde kusursuz olup hukuken zarardan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bununla birlikte, ilk derece mahkemesince meydana gelen kazada sigortalı sürücünün kusursuz davalı şirketin %100 oranında kusurlu olduğuna ilişkin bilirkişi görüşüne itibar edilerek davalı şirket hakkındaki davanın davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de,
01/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda da ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere davacının sigortalısı ... plakalı çekicinin dava konusu olayın gerçekleştiği 12/07/2017 tarihinde davalı Şirketin bünyesinde faaliyet gösteren şantiye alanına gaz taşıdığı sırada şantiye girişindeki rampada mucura saplanması nedeni ile davalı Şirketin işleteni ve diğer davalının ise, kepçe operatörü olarak sürücüsü olduğu iş makinesi tarafından ön kısmına halat bağlanarak çekildiği sırada ön tampon ve şaşi kısmından hasarlandığı, anlaşılmakta olup, davacı taraf sigortalısının söz konusu olay nedeniyle alanında uzman bir çekici çağrılmak suretiyle sigortalı aracın bulunduğu yerden kurtarılmasının sağlanması gerekirken davalı şirketin yardımı ile yetinmesi nedeniyle sigortalı sürücünün de müterafik kusurlu olduğu kanaatine varılmakla Dairemizce davalının kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin %75 oranında, sigortalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş, davalı şirketin istinaf istemi bu yönde kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak; davalı şirketin kusur oranı dikkate alınarak icra takibinde talep edilen 14.705,30 TL asıl alacağın %75'i olan 11.028,97 TL ile 883,83 TL işlemiş faizin %75'i olan 662,87 TL toplamı olan 11.691,84 TL üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Bundan başka, trafik kazasından kaynaklanan rücuan tazminat alacağı İİK'nın 67/2. maddesi anlamında likit (bilinebilir, belirlenebilir) olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiş ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ...'dan alınması gerekli olan 1.032,57 TL harcın davalı Muhammet'den alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin yatıran üzerinde bırakılmasına,
B)1-Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/09/2020 tarih ve2018/698 Esas 2020/480 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
2-Davalının Ankara 30.İcra Müdürlüğü’nün 2018/5736 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile,
Takibin 11.028,97 TL asıl alacak, 662,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.691,84 TL üzerinden ve 11.028,97 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacının icra inkar tazminatın talebinin reddine
4-Alınması gereken 798,67 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 266,23 TL harcı ile icra dosyasına yatırılan 77.97 TL harcın mahsubu ile bakiye 454,47 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 266,23 nispi harç, ile 35,90 TL başvuru harcı ve 77,97 TL icra peşin harcı olmak üzere toplam 380,10 TL harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.488,30 TL tebligat, posta gideri ve 407,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.895,30 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 1.421,47 TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 11.691,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 3.897,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde davacıya iadesine,
C)1-Davalı şirket taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 258,14 TL harcın talep halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Dosyanın istinafa gönderim giderinin 60,60 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre hesaplanan 45,45 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.