T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/796 Esas - 2024/928 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/796
KARAR NO: 2024/928
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/02/2022
NUMARASI: 2021/299 Esas 2022/101 Karar
DAVACI :
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 11/09/2020
KARAR TARİHİ: 19/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 19/09/2024
Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Eskişehir 4 İcra Müdürlüğü'nün 2018/2858 esas sayılı dosyası ile kredi kartı borcundan dolayı adına 3.000,00 TL'lik takip başlatıldığını, eskiden ... şubesinden verilen mazot kartı olduğu ancak iş bu karta ait borcunu ödeyerek kartını kapattığını, kendisinin talebi olmadan ... şubesinde yeniden kart geldiği ve bu kartı iade ettiğini, iki ay sonra bankadan öğrendiği kadarıyla kendi adına olan karttan ... adından birinin 3.000,00 TL çektiğini, ilgili yerlere başvurarak şikayette bulunduğunu, Eskişehir 4.İcra Müdürlüğü'nün 2018/2818 E sayılı dosyası ile açılan takip dosyasında 11/09/2020 tarihi itibariyle 13.600,00 TL borcu olduğunu öğrendiğini bildirerek, Eskişehir 4.İcra Müdürlüğü'nün 2018/2858 E sayılı dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, öncelikle yetki itirazında bulundukları, davacının kredi kartından dolayı takip başlattığı iddialarının asılsız olduğunu, davacının çiftçi kredi müşterisi olup, müvekkili bankaya kredili mevduat hesabı kredi borcunun olduğunu, icra dosyasına ödeme yapılmadığını savunarak, açıklanan nedenlerle öncelikle yetki itirazının kabulüne karar verilmesini esasa ilişkin olarak, davanın reddine ve lehlerine %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı hakkında Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/2858 E sayılı dosyasından 3.000,00 TL'lik takip başlatıldığını, davacının borcunu ödeyerek kapattığını, hakkında yapılan takibin yersiz olduğu ve kendisinin borcunun bulunmadığını iddia ettiği, davalının da; davacının ... ... Şubesinin çiftçi kredisi müşterisi olduğunu, icra dosyasına ödeme yapılmadığını iddia ettiği, bankacı bilirkişinin raporuna göre; davalı banka ile davacı ...'nin 24/09/2014 tarihli 30.000 TL limitli, süresiz, genel kredi sözleşmesi ve cari hesap kredi sözleşmesi imzaladığı, dava konusu kredili mevduat hesabı kredisinin bu sözleşme kapsamında kullandırıldığı, davacıya 19/08/2014 tarihinde 7.500 TL, 24/09/2014 tarihinde 10.000 TL kredi kullandırıldığı, söz konusu kredilerin taksit ödemelerinin dava konusu kredili mevduat hesabından karşılandığı, bu hesaba 18/08/2017 tarihinde 710,00 TL ödeme yapıldığı, bu tarihten itibaren de hiçbir ödeme yapılmadığı, 10/01/2018 tarihi itibari ile hesap kat ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, davalının 17/03/2018 tarihinde Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/2858 E sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığı ve davalının takip tarihi itibariyle 7.148,05 TL borcu bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının reddine, ayrıca dava açılmadan önce taraflar dava şartı olan arabuluculuğa başvurmuş, anlaşmazlık sonucu işbu dava açıldığından 7036 sayılı yasa ile değişik 6325 sayılı yasanın 18. maddesi gereğince hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu yönetmeliğinin 26. ve 6100 sayılı HMK'nun 297 ve 326 maddeleri uyarınca tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere adalet bakanlığı bütçesinden ödendiği sarf kararından anlaşıldığından , davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında eksik inceleme yapıldığını, bilirkişi seçiminde eksiklik olduğunu, bilirkişinin 01122017-2065-1230 sayılı dekont konusunda mahkemeye bilgi sunmadığını, dava konusu borcu kabul etmediğini, parayı kendisinin almadığını, bankanın parayı ... isimli şahsın aldığını beyan ettiğini, açtığı davada parayı çekenin kimliğinin belli olmasına rağmen bankanın borcu kendisine yüklediğini ve bunun kanun dışı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkemenin kararının kaldırılarak talebi doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Eskişehir 4. İcra Müdürlüğünün 2018/2858 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davalı ... A.Ş, borçlusunun davacı ... olup, 6.278,96 TL asıl alacak, 590,71 TL kat öncesi işlemiş %28,08 gecikme faizi/bedeli, 5,77 TL kat öncesi işlemiş gecikme faizinin %5 gider vergisi, 241,13 TL işlemiş %28,08 temerrüt faizi(31/01/2018-17/03/2018) 12,06 TL temerrüt faizinin %5 gider vergisi, 19,43 TL masraf toplamı olmak üzere toplam 7.148,05 TL alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi ...'dan alınan 03/11/2021 tarihli raporda özetle; davalı banka ile davacı borçlu ... arasında 24/09/2014 tarihli 30.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ve sözleşmenin ayrılmaz parçası olan Cari Hesap Kredi Sözleşmesi imzaladıklarını, dava konusu 2065-09485908000-4(9485908) nolu KMH kredisinin bu sözleşme kapsamında kullandırıldığını, dava konusu borcun davacı ...'nin dava dilekçesinde "Eskişehir 4.İcra Müdürlüğünün 2018-2858 takip sayılı dosyasında benim kredi kartı borcumdan dolayı 3.000,00 TL lık takip başlatılmıştır" şeklindeki beyanına göre kredi kartlarından değil, yukarıda "b-) Dava Konusu Kredi " bölümünde açıkladığı gibi kullandığı taksitli kredilerinin taksitlerinin ödenmesinde aracılık eden 2065-9485908-4 nolu kredili mevduat hesabına yeterli tahsilat yapılmaması nedeniyle bu hesabın borç bakiyesi vermesinden kaynaklandığını, söz konusu hesabın 10/01/2018 tarihinde kat edildiğini, 17/03/2018 Eskişehir 4.İcra Müdürlüğü'nün 2018/2858 E sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, buna göre 17/03/2018 tarihi itibari ile davacı bankanın toplam alacak tutarının; 2065094859080004 nolu kredili mevduat kredisi için 6.278,96 TL asıl alacak, 590,71 TL kat öncesi işlemiş %28,08 gecikme faizi, 5,77 TL kat öncesi gecikme faizinin BSMV, 241,13 TL İşlemiş %28,08 temerrüt faizi (31/01/2018-17/03/2018), 12,06 TL BSMV, 19,43 TL masraf toplamı olmak üzere toplam 7.148,05 TL olduğunu, süresinde itirazda bulunulmadığından borcun kesinleştiğini, netice olarak davacı ...'nin davalı bankaya 17/03/2018 takip tarihi itibariyle toplam 7.148,05 TL borcu bulunduğunu, bugüne kadar herhangi bir tahsilat yapılmadığını, 6.278,96 TL ana paraya borcun kapanacağı tarihe kadar geçecek süre için temerrüt faizi oranı üzerinden faiz tahakkuk ettirileceği hususu dikkate alındığında toplam borç tutarının daha yüksek bir meblağa balig olacağını tespit ettiği, ilgili bilirkişi raporunun davacıya 11/11/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının bilirkişi raporuna karşı beyan sunmadığı görülmüştür.
İstinaf nedenleri, tüm dosya kapsamı ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça, Eskişehir 4 İcra Müdürlüğü'nün 2018/2858 esas sayılı dosyasından 3.000,00 TL lik takip başlatıldığı, bankadan öğrendiği kadarıyla kartından 3.000,00 TL çekildiği, kendi adına olan karttan parayı ... isimli bir şahsın çektiğini, takip konusu borcun kendisine ait olmadığını iddia edilmiş ise de ; davalı banka ile davacı ...'nin 24/09/2014 tarihli 30.000 TL limitli, süresiz, genel kredi sözleşmesi ve cari hesap kredi sözleşmesi imzaladığı, dava konusu kredili mevduat hesabı kredisinin bu sözleşme kapsamında kullandırıldığı, davacıya 19/08/2014 tarihinde 7.500 TL, 24/09/2014 tarihinde 10.000 TL kredi kullandırıldığı, söz konusu kredilerin taksit ödemelerinin davaya konu takibin dayanağı kredili mevduat hesabından karşılandığı, yani dava konusu borcun davacının iddia ettiği gibi kredi kartlarından değil, davacının kullandığı taksitli kredilerinin taksitlerinin ödenmesinde aracılık eden 2065 9485908-4 nolu kredili mevduat hesabına davacı tarafça ödeme yapılmaması nedeniyle, bu hesabın borç bakiyesi vermesinden yani davacının kredili mevduat hesabına borçlanmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, davacının bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Yine davacı tarafça her ne kadar bilirkişinin bankacı bilirkişi olup, üniversite hocalarından seçilmesi gerektiği, ayrıca bilirkişi tarafından İstinaf aşamasında dosyaya sunulan 2065-1230 numaralı dekont göz önünde bulundurulmadan inceleme yapıldığından yerel mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiş ise de; 6100 sayılı HMK'nun 267 ve 268 maddeler uyarınca Mahkemece bilirkişinin bölge adliye mahkemesi yargı çevresi esas alınmak suretiyle bilirkişilik bölge kurulu tarafından hazırlanan listede yer alan kişilerden uzmanlık alanına göre seçileceği, somut uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklandığı dikkate alındığında, Mahkemece 6100 sayılı HMK beşinci bölümünde "bilirkişi incelemesi" ismi altında ve 266-287.maddeleri arasında düzenlenen maddelere uygun olarak uzman bankacı bilirkişiden olayı aydınlatacak rapor alındığı, bu nedenle davacının bu yöndeki itirazının da dinlenemeyeceği, yine dosya kapsamındaki 2065-1230 numaralı dekont irdelendiğinde de, davacı tarafça 01/12/2017 tarihinde 351,78 TL 2065....13 numaralı hesaba yatırdığı, dekontun açıklama kısmında ''...13 ek numaralı kredi borcunun kapama işlemidir. Bu ödeme ile 13 ek nolu kredi hesabında kredi borcu kalmamıştır....'' şeklinde açıklamanın yer aldığı, dekonta konu kredinin, davacı tarafça davalı bankadan 24/02/2014 tarihinde çekilen 2065 94859058-13 numaralı, 36 ay vadeli aylık 340,23 TL sabit taksit ödemeli 10.000,00 TL kredi olup, söz konusu kredinin taksit ödemelerinin dava konusu olan 2065 9485908-4 nolu Kredili Mevduat Hesabından (KMH) karşılandığı, yani 13 ek numaralı kredi borcunun taksitlerinin dava konusu Kredili Mevduat Hesabından (KMH) ödenmesinden sonra, davacı tarafça bakiye kısma ilişkin bahsi geçen dekonttaki ödemeyi yaptığı, bu bağlamda bilirkişi tarafından raporunda açıkça bu ödemeye yer verilmemiş olmasının sonuca etkisi olmayacağı anlaşılmakla, davacının bu yöndeki itirazları da yerinde görülmemiştir.
İncelemeye esas Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/02/2022 tarih, 2021/299 E, 2022/101 K sayılı ilamının gerekçe kısmında ''... ayrıca dava açılmadan önce taraflar dava şartı olan arabuluculuğa başvurmuş, anlaşmazlık sonucu işbu dava açıldığından 7036 sayılı yasa ile değişik 6325 sayılı yasanın 18. maddesi gereğince hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu yönetmeliğinin 26. ve 6100 sayılı HMK'nun 297 ve 326 maddeleri uyarınca tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmek üzere adalet bakanlığı bütçesinden ödendiği sarf kararından anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurmak gerekmiştir...'' şeklinde yazılmasına rağmen, hükümde bu yönde karar verilmemesi, gerekçe ile hüküm arasında çelişki olarak düşünülebilecek ise de, eldeki davanın menfi tespit istemine ilişkin olup, 05/04/2023 tarih, 32154 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7445 sayılı Kanunun 31 maddesi uyarınca da, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği ve 01/09/2023 tarihinden sonra açılan menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olarak belirlendiği, eldeki davanın açılış tarihi itibari ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi (Ek madde: 6/12/2018-7155 S.K./20. Md) uyarınca, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olmadığı, bu nedenle de arabuluculuk başvurusu olmadığı saptanmakla bu bağlamda gerekçede yazılı söz konusu belirlemenin, gerekçe ile hüküm arasında çelişki olmayıp, maddi hata olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -