T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1000 Esas - 2025/890 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1000
KARAR NO: 2025/890
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/05/2025
NUMARASI: 2025/378 Esas
TALEP TARİHİ: 21/05/2025
TALEP: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 11/09/2025
Taraflar arasındaki pay tespiti ve tescil istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, davacılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacılar; davalı şirketin, muris ...'a ait olduğu belirtilen hisseleri üzerinde miras ortaklığının elbirliği ile malik olduğunun tespitine; pay defterinde ölüm tarihinden sonra münferit mirasçılar adına yapılan tescillerin iptaline ve söz konusu hisselerin miras ortaklığı adına tesciline ve varsa dayanak yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespitine karar verilerek bu aşamada, telafisi imkansız zararların önüne geçilebilmesi amacıyla yargılama süresince dava konusu hisselere tedbiren temsil kayyımı atanmasına karar verilmesinin talep dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava konusu iddiaların yaklaşık ispatı hususunda(davacılar vekili tarafından mahkemece celbine karar verilmesi talep olunan) delillerin detaylı incelenmesi ile değerlendirme yapılabileceği, bu aşamada davacılar tarafından sunulmuş bulunan evrak münderecatında yaklaşık ispat şartının yerine getirildiğinin kabulünün mümkün bulunmadığı gerekçesiyle; "ihtiyati tedbir talebinin reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket hisselerinin genel kurulda temsili ve pay sahipliğinden doğan hakların kullanılması amacıyla hisselere temsil kayyımı atanması gerektiğini, aksi halde telafisi imkansız zararlar doğacağını, yaklaşık ispatın mevcut olduğunu, taraflar arasında görülen derdest davalar bulunduğunu, mirasçıların kimler olduğu hususunda ihtilaflar bulunduğunu, davalı ... ile ...'ün mirastan çıkarıldıklarını, dayanak vasiyetnamelerin iptali davaları, mirasçılık belgesinin iptali davası, soybağının reddi davası bulunduğunu, mevcut durumda şirket hisseleri üzerinde mirasçıların elbirliği ile mülkiyet hakkına sahip olduklarını, bu süreçte geçersiz ... sözleşmelerine istinaden davalı şirket hisselerinin tümünün davalı ... adına tescil edildiğini, bu davalının da hisselerin bir kısmını oğulları olan diğer davalılar ... ile ...'a devrettiğini, yaklaşık ispatın bulunduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nun 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, davacı mirasçılar tarafından, davalı ... Turizm ... A.Ş.'nin hisselerinin genel kurulda temsili ve pay sahipliğinden doğan hakların kullanılması amacıyla hisselere temsil kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiş, mahkemece, 24/05/2025 tarihli ara karar ile "bu aşamada ..sunulmuş bulunan evrak münderecatında yaklaşık ispat şartının yerine getirildiğinin kabulünün mümkün olmadığı" gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davalı şirketin tek pay sahibi Muris ... 26/10/2023 tarihinde vefat ederek geriye mirasçı çocukları ..., ... ve ... ile ...'dan olma torunları ..., ... ve ... kalmış, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/1933 E. 2023/1616 K. sayılı veraset ilamında da bu kişiler mirasçı olarak gösterilmiştir. Ancak Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2023/1745 E. sayılı dosyası üzerinden murisin, Ankara 15. Noterliği’nin 13.01.1988 tarih ve 2200 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesi ile Ankara 25. Noterliği’nin 02.11.2004 tarih ve 49328 yevmiye numarası ile tutanağa bağlanan el yazılı vasiyetnamesinin okunmasıyla murisin, mirasçıları olan ... ile ...'ün mirastan çıkardığı, bunun öğrenilmesi üzerine davacılar ve dava dışı kardeşleri ... tarafından mirasçılık belgesinin iptali talebiyle davalar açıldığının, bu davaların Eskişehir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/356 E. sayılı dosyası üzerinden birleştirildiğinin, davaların derdest olduğunun, öte yandan ... tarafından Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2024/172 E. sayılı dosyası üzerinden; ... tarafından ise Ankara 13 Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2024/118 E. sayılı dosyası üzerinden vasiyetnamelerin iptali davaları açıldığının, ... ile ... tarafından ayrıca davacıların babası olan ...'ın, muris ...'ın oğlu olmadığı iddiası ile Ankara 12. Aile Mahkemesi'nin 2024/139 E. sayılı dosyası üzerinden soybağının reddi davası açtığının, bu davaların da derdest olduklarının, mirasçılık belgesinin iptali talebiyle ikame edilen davada vasiyetnamenin iptali davaları ile soybağının reddi davasının bekletici mesele yapıldığının, murisin mirasçılarının kim olduğu hususunun ihtilaflı bulunduğunun, vasiyetnamelerin açılmasından önceki dönemde taraflar arasında miras ... sözleşmeleri imzalanmış olup sonrasında vasiyetnamelerin içeriğini öğrenen davacılar tarafından Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/476 E. sayılı dosyası üzerinden miras ... sözleşmelerinin geçersizliğinin tespiti talepli dava açıldığının, bu davanın da derdest bulunduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca somut olayda, davalı şirketin, muris ...'a ait olduğu belirtilen hisseleri üzerinde miras ortaklığının elbirliği ile malik olduğunun tespitine; pay defterinde ölüm tarihinden sonra münferit mirasçılar adına yapılan tescillerin iptaline ve söz konusu hisselerin miras ortaklığı adına tesciline ve varsa dayanak yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespitine karar verilerek bu aşamada, telafisi imkansız zararların önüne geçilebilmesi amacıyla yargılama süresince dava konusu hisselere tedbiren temsil kayyımı atanmasına karar verilmesi istemiyle açılan eldeki davada; dosya kapsamına göre yukarıda sözü edilen ve varlığı ileri sürülen davaların akıbetleri, derdest olup olmadıkları, bekletici mesele olarak kabullerinin gerekip gerekmediği hususunda mahkemece bir araştırma ve değerlendirme yapılması zorunluluğu karşısında, ilk derece mahkemesince, dosya kapsamı gözetilerek bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/09/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -