T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/515 Esas 2025/440 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/515
KARAR NO: 2025/440
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/02/2025 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/637 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ: 02/08/2024
KARAR TARİHİ : 25/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2025
Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketlerde muris olan ortağın vefatı üzerine pay sahibi olduğunu, müvekkilinin davalı şirketlerden finansal bilgileri hakkında bilgi almasının engellendiğini, davalı şirketlerin müvekkilinin muris rahatsızlandıktan sonra kardeşleri tarafından yönetildiğini, davalı şirketler ortağı ...'ın şirketlerdeki hisselerini %15'ini ...'e, %15'ini ...'a devrettiğini, ...'a pay devri yapıldığı dönemde ve öncesinde alzheimer ve parkinson hastalığı teşhisi konulduğunu, ...'ın tam ehliyetli olmadığını, davalı şirketlerin 30.11.2022 tarihinde ...'dan ... ve ...'a yapılan hisse devirlerinin kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararı alındığını, alınan kararın gerek ...'ın tam ehliyetli olmaması, gerekse işlemin muvazaalı olması sebebiyle hükümsüz olduğunu belirterek 30/11/2022 tarihli karar başta olmak üzere tüm davalı şirketlerde aynı tarihte alınmış hisse devrine ilişkin yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca ileride telafisi güç zararların önüne geçebilmek adına ... ile ...'a devredilen paylar üzerine 3. kişiye devrini önleyecek ve tasarruf yetkisini kısıtlayacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, söz konusu ihtiyati tedbirin icrası için pay defterine işlenmesi için davalı şirketlere müzekkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı vekili tarafından dava dışı ...'ın kızları ile birlikte davalı şirketlerin yönetimlerini ele geçirdiğini, şirketleri zarara uğratacak tasarrufta bulunabileceklerini, şirket mallarını elden çıkarabileceklerini belirterek yürütmenin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de, sermaye şirketi olan anonim şirketlerinde pay devrine ilişkin alınan yönetim kurulu kararının kurucu ya da yenilik doğrucu bir karar olmayıp açıklayıcı bir karar olduğu, şirketin zarara uğratıldığına ya da malların kaçırıldığına yönelik yaklaşık ispata elverişli delillerin dava dilekçesi ekinde sunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketlerden ne bir maaş ne de sermaye kar payı almadığını, şirketlerinin finans, yönetim ve diğer işlerinden uzak tutulduğunu, müvekkilinin pay sahibi olduğu şirketlerden uzaklaştırılmakla kalmamış, muris babası ...'ın emek vererek kurduğu tüm şirketlerin amcaları dava dışı ... ve ... tarafından zarara uğratıldığına ve kendisinden mal kaçırmak için muvazaalı işlemlerde bulunduğuna şahit olduğunu, davalı şirketler nezdinde 30.11.2022 tarihinde ...'dan, ... ve ...'a yapılan hisse devirlerinin gerek ...'ın tam ehliyetli olmaması gerekse işlemin muvazaalı olması sebebiyle, pay devrini ihtiva eden 30.11.2022 tarihli yönetim kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti için dava açıldığını, ihtiyati tedbirin, aynı zamanda dava sürecinde yeni ihtilafların çıkmasını önleyici geçici bir hukuki koruma niteliği taşıdığını, ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam bir kanaat gerekmeyip, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağını, doktrinde de yönetim kurulu kararları hakkında yokluk durumlarında açılan davalarda tedbiren yürütmenin durdurulması kararının istenebileceğinin kabul edildiğini, kıyasen uygulandığında davaların uzun süreceği dikkate alındığında, genel kurul kararları hakkında (ve kıyasen yönetim kurulu kararları hakkında) ihtiyati tedbir kararının her zaman verilebileceğinin ifade edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili davalı şirketler ortağı olan ...'ın alzheimer ve parkinson hastalığı teşhisi bulunduğu sırada şirketlerde bulunan hisselerinin %15'ini dava dışı ...'e, %15'ini ise ...'a devrettiğini, hisse devirlerinin davalı şirketlerin 30/11/2022 tarihli yönetim kurulu kararıyla kabul edildiğini, hisseyi devreden ...'ın hisse devri sırasında tam ehliyetli olmaması ve hisse devir işleminin muvazaalı bulunması nedeniyle davalı şirketlerin 30/11/2022 tarihli hisse devrine ilişkin yönetim kurulu kararlarının hükümsüz olduğunu ileri sürerek dava dışı ... ve ...'a devredilen payların üçüncü kişiye devrini önleyecek ve tasarruf yetkisini kısıtlayacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir.
Davacı yanın ihtiyati tedbir talebi, dava dışı ... ve ...'a devredilen payların üçüncü kişiye devrini önleyecek ve tasarruf yetkisini kısıtlayacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasına yönelik olup, anılan talep ilk derece mahkemesi ara kararında talep özetinde açıkça yazılı bulunmaktadır. Mahkemece, talep içeriğinde ise davalı şirketlerin yönetim kurulu kararının yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin gerekçe yazılmak suretiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere HMK'nun 389. maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. İşbu davada uyuşmazlık konusu davalı şirketlerin 30/11/2022 tarihli hisse devrinin kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararları olup, ihtiyati tedbir talep edilen dava dışı ... ve ...'ın davalı şirketlerdeki hisseleri doğrudan uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, anılan kişiler davanın tarafı da değildir.
Hal böyle olunca, ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, ihtiyati tedbir talep edilen işbu davada ihtiyati tedbir konulması talep edilen dava dışı kişilere ait hisselerin dava konusu olmadığı gibi, bu kişilerin davanın tarafı sıfatı bulunmadıkları, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının bu kapsamda oluşmadığı gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde sonucu itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında sonucu itibarıyla herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 25/04/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.