T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/470 Esas - 2025/494 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/470
KARAR NO: 2025/494
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2025
NUMARASI: 2024/53 Esas
TALEP : İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ : 06/02/2025
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 08/05/2025
Taraflar arasındaki pay tespiti ve devrinin iptali istemli davanın yapılan yargılaması sırasında, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili, 03/02/2025 tarihli dilekçesi ve 06/02/2025 tarihli celse beyanları kapsamında özetle; davacının eşi ...'ın vefatından sonra 2017 yılına kadar davalı ... İnşaat Taahhüt ticaret Anonim Şirketi'nde %38 oranında pay sahibi olduğunu, şirketteki pay oranlarının %59,9 ... ...'ın, %38 ... ...'ın, %2 ... ...'ın çocukları ... ile ... ...'ın ve %0,1 ... olacak şekilde muhafaza edildiğini ancak sermaye artışına ilişkin genel kurul toplantısından önce davalı şirketin pay oranlarında değişiklik yapılarak ... ..., 3.420.000-TL'ye karşılık gelen 3.420.000 paya sahip iken, sahibi olduğu payların 2.970.000-TL'ye karşılık gelen 2.970.000 adedinin, 18/12/2017 tarihinde bir pay devir sözleşmesi varmış gibi ... ...'a devrettiği belirtilerek yönetim kurulunun 18/12/2017 tarihli ve 191 numaralı kararıyla pay defterine işlendiğini, bu pay devrinden 4 gün sonra 22/12/2017 tarihinde davalı şirketin 2016 yılı olağan genel kurul toplantısı yaptığını, toplantı gündeminin 8,9 ve 10'uncu maddelerince şirket sermayesinin iç ve dış kaynaklardan artırılmasına karar verilerek şirket sermayesinin 9 milyon TL'den 90 milyon TL'ye çıkarıldığını, sermaye artışından kaynaklanan 81.000.000 TL'nin, 3 farklı şekilde sermayeye eklendiğini, 20.325.405,73 TL'sinin şirketin geçmiş yıl karlarının sermayeye eklenmesi suretiyle genel kurul kararının 10. Maddesi uyarınca iç kaynaklardan karşılandığını, 57.165.198,08 TL'sinin ortakların, özellikle müteveffa ... ...'ın şirketten olan alacaklarından karşılandığını, kalan 3.509.396,19 TL'lik tutarın ise dış kaynaklardan karşılanması esasının kabul edildiğini, gerek genel kurul tutanağından gerek esas sözleşme tadil metninden anlaşılan söz konusu sermaye artışına her ortağın katıldığını, sermaye oranlarına karşılık gelen paylara ilişkin rüçhan haklarını kullandıklarını ve ödediklerini, davacının haberi olmadan yapılan pay devrinin geçersiz olduğunu, davacının, söz konusu pay dağılımından yeni haberdar olduğu için vekili aracılığıyla Hazirun Cetveline ihtirazi kayıtla imza attığını, ayrıca söz konusu toplantıda şirket envanterine kayıtlı iki adet taşınmazın, şirketin hâkim ortaklarından ikisinin üzerine devredildiğini, davacının, hisseleriyle ilgili çözüm bulunacağı düşüncesiyle söz konusu kararlara muhalif kalmadığını ancak geçen sürede meselenin çözümlenemediğini, gerçek pay oranının yazılı şekilde olmadığını, söz konusu işlemlerin yapılmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ve paylarının kendisinin haberi olmaksızın devredildiğini, şirketteki %33 oranında sermaye payının kaybına yol açıldığını, bu sebeplerle ... ...’ın, ... İnşaat A.Ş.’de bulunan sermayenin %38’ine tekabül eden paylarının, herhangi bir pay devri sözleşmesi olmadan usulsüz işlemlerle %5’e düşürülmesine dair işlemlerin yokluğunun veya butlanının tespiti ile, şirket sermayesinin %33 oranına tekabül eden payların, müvekkile iadesi sağlanarak şirketin pay dağılımının devir öncesi hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalılardan ... ...'ın cevap dilekçesi kapsamında davayı kabul etmesi göz önüne alınarak davalıların tamamının şirket hisseleri ile şirketin menkul ve gayrimenkul malları üzerine devrinin önlenmesi amacıyla tedbir konulmasını talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin, 24/01/2024 tarihli ara kararı ile daha önce reddedildiği, davalı ... ...'ın davayı kabul beyanı ve davalı şirkette yeni yönetim oluşturulması gerekçe gösterilerek yeniden tedbir talep edilmiş ise de, şirkette yeni yönetim oluşturulması ve davalı ... ...'ın davayı kabulünün tek başına haklılık durumu hakkında kanaat oluşturmadığı gibi, şirketin işleyişine engel olacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle; " talebin reddine" dair 07/02/2025 tarihli ara karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ... ...'ın, 03/04/2024 tarihli cevap dilekçesi ile davayı kabul ederek iddiaları doğrular şekilde beyanlarda bulunmasının, davanın haklı sebeplerle açıldığını gösterdiğini, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin, dava konusu şirket paylarının üçüncü kişilere devri ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasına ya da tamamen imkansız hale gelmesine yol açacağını, şirketin içinin boşaltılarak alınan ihale konusu işlerin başka şirketlere devredildiğini, mahkeme kararının kaldırılarak öncelikle teminatsız, aksi kanaatte olunması halinde ise, uygun görülecek bir teminat ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Dairemizin, 27/06/2024 tarihli, 2024/834 Esas 2024/802 Karar sayılı kararı ile daha önce, davacının, hangi davalıdan ne kadar talebi bulunduğuna ilişkin davasını ve tedbir talebini somutlaştırmadığı gözetilerek ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin, 04/04/2024 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
Somut dosya kapsamında; davacı vekilinin, 03/02/2025 tarihli dilekçesi ve 06/02/2025 tarihli celse beyanlarıyla yinelediği ihtiyati tedbir talebi kapsamında hangi davalıdan ne kadar talebi bulunduğuna ilişkin davasını ve tedbir talebini yine somutlaştırmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.08/05/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-