T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/400 Esas - 2025/623 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/400
KARAR NO: 2025/623
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/07/2024
NUMARASI: 2024/314 Esas 2024/460 Karar
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 29/02/2024
KARAR TARİHİ: 03/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 03/06/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı (karşı) dava dilekçesinde özetle; karşı dava dilekçesinde ise; 09/06/2020 tarihli 50.000.000 TL tutarlı kredi genel sözleşmesindeki müteselsil kefaletinin şekil şartlarına uyulmadan yapılması, imza atanan kişinin yetkisiz temsilci olması ve şirketi ilzam etme yetkisinin olmaması, tarih ve tutarların davacının eliyle değil, sahte yazı yazılarak sonradan yazılması, "kefalet tutarı" ve "müteselsil kefalet" ibarelerinin el yazısıyla yazılmamış olması sebebiyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, kredi genel sözleşmesindeki müteselsil kefaletinin şimdilik her bir GKS için 1.000 TL tutar üzerinden olmak üzere toplam 2.000 TL tutar üzerinden kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile iptaline, 09/06/2020 tarihli 50.000.000 TL tutarlı kredi genel sözleşmesine istinaden başlatılan Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/96587 Esas sayılı dosyasına konu edilen 484.871,69 TL tutarındaki alacaktan dolayı şimdilik 1.000 TL tutar üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket vekiline (karşı) dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı şirketin cevap vermediği görülmüştür.
Mahkemece 2024/150 Esas sayılı dosya kapsamında 12/03/2024 tarihli tensip tutanağı ile karşı dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL üzerinden hesaplanan 427,60 TL karşı dava harcının ikmali için davalı/karşı davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine karar verildiği, bahsi eden harcın ikmal edilmemesi üzerine dosyanın tefrik edilerek yukarıda belirtilen esasa kaydı yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece tefrik edilen dosya kapsamında 02/05/2024 tarihli tensip tutanağı ile; mahkemece 12/03/2024 tarihli eksiklik tensip tutanağı ile karşı davacı ... A.Ş vekiline 427,60 TL karşı dava harcının ikmali için 2 hafta kesin süre verildiği, işbu ihtarın davacı vekiline 18/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 2 haftalık kesin süre nazara alındığında davacı vekilinin süresinin 02/04/2024 tarihinde dolduğu ve geçen süreye rağmen eksik harcın ikmal edilmediği anlaşılmakla, tefrik edilen eldeki dosyanın 02/04/2024 tarihi itibariyle 6100 sayılı HMK. 'nun 150/1 maddesi uyarınca yenilenme talebine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; tesis edilen 12/03/2024 tarihli tensip tutanağı ile davacı vekiline 427,60 TL harcı yatırmak üzere 2 hafta kesin süre verildiği, eksik harcın belirtilen kesin süre içerisinde ikmal edilmemesi halinde HMK 150 maddesi kapsamında gerekli kararın dosya üzerinden verileceğinin ihtar edildiği, ihtarın davacı vekiline 18/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 2 haftalık kesin süre nazara alındığında davacı vekilinin süresinin 02/04/2024 tarihinde dolduğu ve dosyanın 02/04/2024 tarihinde işlemden kaldırılmasına ve yasal üç aylık sürede yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinde görülmüş olan asıl ve karşı davada verilen hüküm aşağıdaki nedenlerle usûl ve esas yönünden hukuka aykırı olduğundan, hükmün HMK m. 353 vd. uyarınca kaldırılması gerektiğini, menfi tespit davası kısmi dava olarak açılabileceğinden, tam davanın harcının ikmalinin istenmesi hukuka aykırı olduğunu, çünkü menfi tespit davasının kısmi dava olarak açılabileceğinin Yargıtay içtihatları ile kabul edildiğini, davacının, yargılama giderlerinden tasarruf etmek için, kısmi dava açmasında korunmaya değer (meşru) bir hukuki yararı mevcut olduğundan, menfi tespit davamızın açılmamış sayılması hukuka aykırı olduğunu, çiftçi olan davacının adlî yardımdan yararlandırılmamasının hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin çiftçi olması sebebiyle bu kadar yüksek harcı ödemesinin imkansız olduğundan, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edilmemesi için adli yardımdan yararlandırılması gerektiğini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ettiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; karşı davacı şirketin davalı bankaya Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/96587 Esas sayılı dosyasına konu edilen alacaktan dolayı borçlu olmadığının tespitine istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı banka ile dava dışı ... İnş.İml. İç ve Dış.Tic.San.A.Ş. arasında akdedilen 09/06/2020 tarihli 50.000.000 TL tutarlı kredi sözleşmesi tanzim edildiği, davalı şirketin iş bu GKS'yi kefil sıfatıyla imzaladığı, asıl borçlu şirketin borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek asıl borçlu ve kefiller aleyhine ihtarneme keşide ediliği, atıfet süresi içerisinde borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine yapılan takibe davalı kefilin takibe haksız olarak itiraz ettiğinden bahisle itirazın iptali talebi ile açılan davanın Mahkemenin 2024/150 E sayılı sırasına kaydının yapıldığı , davalı kefilin iş bu dosya kapsamında sunduğu cevap lahiyası ile takibe konu alacak nedeniyle davacıya şimdilik 1.000,00 TL borçlu olmadığının tespiti talebiyle karşı dava açtığı,
Mahkemece 2024/150 Esas sayılı dosya kapsamında 12/03/2024 tarihli tensip tutanağı ile karşı dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL üzerinden hesaplanan 427,60 TL karşı dava harcının ikmali için davalı/ larşı davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine karar verildiği, bahsi eden harcın ikmal edilmemesi üzerine dosyanın tefrik edilerek yukarıda belirtilen esasa kaydı yapıldığı görülmüştür.
Mahkemece tefrik edilen dosya kapsamında 02/05/2024 tarihli tensip tutanağı ile; mahkemece 12/03/2024 tarihli eksiklik tensip tutanağı ile karşı davacı ... A.Ş vekiline 427,60 TL karşı dava harcının ikmali için 2 hafta kesin süre verildiği, işbu ihtarın davacı vekiline 18/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 2 haftalık kesin süre nazara alındığında davacı vekilinin süresinin 02/04/2024 tarihinde dolduğu ve geçen süreye rağmen eksik harcın ikmal edilmediği anlaşılmakla, tefrik edilen eldeki dosyanın 02/04/2024 tarihi itibariyle 6100 sayılı HMK.'nun 150/1 maddesi uyarınca yenilenme talebine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ve yasal üç aylık sürede yenilenmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, ilgili karara karşı davacı vekilince istinafa gelindiği görülmüştür.
Davacı vekilinin istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamında halli gereken uyuşmazlığın, somut olayda davanın açılmamış sayılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; davacı tarafça dava değeri 1.000,00 TL gösterilmek suretiyle karşı dava açıldığı , mahkemece (karşı davacı şirketin istinaf dilekçesindeki beyanının aksine) 12/03/2024 tarihli tensip tutanağı ile karşı dava dilekçesinde belirtilen 1.000,00 TL üzerinden hesaplanan 427,60 TL karşı dava harcının ikmali için davalı/karşı davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine karar verildiği, işbu ihtarın davacı vekiline 18/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, 2 haftalık kesin süre nazara alındığında davacı vekilinin süresinin 02/04/2024 tarihinde dolduğu ve geçen süreye rağmen eksik harcın ikmal edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırılmak üzere tefrikine karar verildiği anlaşılmıştır.
Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılıyorsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesinde (HMK 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” şeklinde, 32. maddesi ise “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Harçlar Kanunu'nun uygulanması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken bir husustur.
İlk derece mahkemesi karar tarihi itibarıyla dosyanın işlemden kaldırıldığı 02/05/2024 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin geçtiği, bu süre içerisinde mahkeme ihtarına konu eksik peşin harcın karşı davacı şirket tarafından tamamlanmadığı görülmüştür.
Hal böyle olunca, mahkemece usulüne uygun ihtara rağmen karşı davacı şirketin eksik peşin harcı verilen kesin sürede ikmal etmediği gibi, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık süre içerisinde de eksik peşin harcın ikmal edilmediği gözetilerek Harçlar Kanunun 28, 30, 32. maddesi göndermesiyle HMK'nun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılması yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.03/06/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -