T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/77 Esas - 2025/273 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/77
KARAR NO: 2025/273
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/06/2024
NUMARASI: 2024/278 Esas 2024/382 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 24/04/2024
KARAR TARİHİ: 14/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH:08/04/2025
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihyası istenilen dava dışı ... Seyahat A.Ş'nin aile şirketi olduğunu, servis aracı işlettiğini, şirketin borçlu olduğu icra dosyaları bulunduğu, araçlarının haczedilmesine rağmen faaliyetini sürdürdüğünü, 2023 yılına kadar kurumlar vergisi beyannamesini verdiklerini, Ankara Ticaret Odasına işlem yapmak için gidildiğinde, Türk Ticaret Kanunun geçici 7. maddesi uyarınca dava dışı şirketin re'sen terkinine karar verildiğini öğrendiklerini, terkin işleminin gerçekleşeceğine ilişkin ihtarın kendilerine gönderilmediğini, terkin işleminin usulsüz olduğunu belirterek, dava dışı ... Seyahat A.Ş'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... savunmasında özetle; ihyası istenilen ... Seyahat A.Ş'nin 12/07/2005 tarihli genel kurul toplantısından sonra 5 yıldan fazla süre ile genel kurul toplantısı yapmaması nedeniyle TTK'nın geçici 7.maddedeki usule uygun olarak resen terkin edildiğini, geçici 7. maddenin 4. fıkrasının a bendine göre 03/10/2013 tarihinde çıkartılan tebligatın taşınmış notu ile iade edildiğini, tescil hususlarında meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi gerektiğini, şirketin süresi içinde başvuruda bulunmaması nedeni ile 28/01/2014 tarih ve 8495 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden usulüne uygun olara re'sen terkin edildiğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, ek tasfiye kararı verilmesi halinde ise TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanmasını, yasal hasım olduklarından aleyhe vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ihyası istenen ... Seyahat A.Ş.'nin son olarak 12/07/2005 tarihinde Genel Kurul toplantısını yaptığı, bunun dışında Ticaret Sicile bildirilen ve ilan edilen Genel Kurul toplantısının olmadığı, TTK'nın Geçici 7/4-a maddesi uyarınca tebligatın usulüne uygun yapıldığı, yapılan ihtarata rağmen şirketin yasal gerekliliği yerine getirmediği anlaşılmakla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK.)'nun Geçici 7/1-d bendi uyarınca sicilden re'sen kaydının silinmesi işleminin usulüne uygun yapılması, ek tasfiye kapsamında talep olmaması, şartların bulunmaması sebebi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirketin davaları ve icra dosyaları bulunduğunu, (TTK geçici m. 7/2) araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesi uyarınca 01/07/2015 tarihine kadar münfesih halde bulunan şirketlerin Ticaret Sicili Müdürlüklerince tespit edilip sonrasında da resen terkin edilmesi gerektiği düzenlendiğini, davalı ticaret sicil müdürlüğünün eksik uygulamaları sebebiyle davacı şirketin terkin edilmesine yönelik işlemin hukuka aykırı olduğunu, somut olayda davalı tarafından terkin işleminin gerçekleştirildiği tarihte ... Seyahat A.Ş'nin çalınmış ama bulunamamış iki adet aracına ilişkin hukuki süreçlerin yanısıra borçlu olarak yer aldığı davalara ilişkin 3 adet araç da satılmak üzere parka çekildiğini, Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2024/7794, Ankara 7. İcra Müdürlüğü 2024/18477 E., 2024/18478 E., (Yeni Esas numaraları) icra dosyaları bulunduğunu, işbu dosyalar 2004,2006 yılından bu yana süre gelmekte olup dosya borçlarının ödenmesine ilişkin tasfiye işlemi yapılmadığını, davacı iş bu dosyalar kapanmadan şirketin münfesih olma ihtimalini düşünmediğini, ayrıca yerel mahkeme ilgili şirketin açık bir dava dosyasının bulunup bulunmadığına ilişkin Türkiye çapında sorgusu ve ilgili icra dosyalarını talep etmeden karar verdiğini, davacı hissedar ile ... Seyahat A.ş.'nin hissedarları ve şirketin temsil ve ilzam ile yetkilenidirilmiş yöneticilerine terkin işleminin gerçekleşeceğine ilişkin ihtar gönderilmediğini, ihtar çekilmeksizin yapılan terkin işleminin açıkça usul ve yasaya aykırı olacağını, iş bu davada ise davacıya, şirket yöneticilerine yada şirket ortaklarına gönderilmiş bir ihtar bulunmadığını, davalı mahkemeye herhangi bir tebligat parçası sunamadığını, şirketin ihyası davasının, TTK geçici 7/15. maddesi kapsamında "silinme tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde" açılması gerektiğini, ancak yukarıda belirtilen hukuki sebepler kapsamında ikame edilecek ihya taleplerinde hak düşürücü süre uygulanmadığını, TTK geçici 7/2. maddesine göre istenecek ihya taleplerinde, ilgili maddede açıkça geçici 7. maddenin uygulanmayacağı ifade edildiğinden bu maddede düzenlenen hak düşürücü süre de dikkate alınmayacağını, Anayasa Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarihli ve 2023/33 E, 2023/117 K. sayılı kararı ile bu mevzuatta yer alan 'silinme tarihiden itibaren beş yıl içinde' ibaresi mülkiyet hakkının ihlali anlamına gelmesi gerekçesi ile iptal edildiğini, yine ilgiliye tebligat gönderilmeden gerçekleştirilen terk işlemlerinde de, ortada usule uygun bir terk işlemi bulunmadığından ihya talebi her zaman istenebileceğinden burada da hak düşürücü süre de uygulanamayacağını, ihyası istenen ... Seyahat A.Ş'nin 2023 yılına kadar kurunlar vergi beyannamesinde bulunduğunu, sistem kapanmadığını ve şirketi işletmek istendiğini, şirket 2024 kurumlar vergisi beyannamesi vereceği esnada sistemin kapatıldığını öğrenildiğini, davaya konu Anonim Şirketin hisselerinin miras yolu ile kalması, şirket hissedarlarının ve yöneticilerinin bir kısmının yaşları itibariyle hantal hale geldiğini, ancak, şirketin üzerine kayıtlı araçlar ve plakaları işletme iradesi her zaman bulunmakla birlikte ilgili şirketin kurumlar vergisi beyannamelerinin düzenli olarak ilgili vergi dairesine verildiğini, davalının usul ve yasalara aykırı olarak "resen terkin öncesindeki" yaptığı eksik uygulamalar, araştırılıp gözetilmeden ilgililerin mülkiyet hakları da ihlal edilerek eksik inceleme neticesinde usul ve yasalara aykırı olarak verilen yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
İhyası talep olunan şirketin terkinine dayanak ihtar, tebligat ve ilan suretleri, ... yazı cevabı dosya içerisinde yer almaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince; 01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacak olup anonim ve limited şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olmaları, Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurala tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle re'sen terkin edilebilecektir. Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilideki şirketlere bir ihtar gönderilecek olup bu şirketler tasfiye memuru bildirmeleri halinde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirilmediği taktirde şirketlerin unvanı ise ticaret sicilden re'sen silineceği, ancak şirketin devam eden davasının bulunması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebilecektir.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Somut olayda ihyası talep olunan şirket adına kayıtlı araç bulunduğundan ve şirketin faaliyetlerini yürütmek amacıyla vergi beyannamesi verebilmek için şirketin ihyası istemiyle işbu dava açılmıştır.
Uyap sistemi üzerinden yapılan takbis sorgulamasında; dava konusu kapsamında ihyası istenen şirkete ait ... plaka sayılı araçların mevcut olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamına göre, ihyası istenen şirketin geçici 7. madde uyarınca aralıksız son 5 yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapmadığından münfesih sayıldığı sebebiyle 23/01/2014 tarihinde şirketin ticaret sicil kaydının re'sen silindiği, şirkete veya şirket temsilcisine herhangi bir tebligat yapılmadığı dosya kapsamıyla sabittir.
Geçici 7/2 maddesine göre hakkında icra takibi olan şirketler hakkında geçici 7. madde uygulanamaz. Somut davadan terkin edilen şirket aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğü 'nün 2024/7794 icra takibi (eski numarası 2002/227) bulunduğundan geçici 7. Madde uygulanamayacağından sicilden terkini usulsüzdür.
Bu hale göre, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7/4.a maddesi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkilerine tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu itibarla ... Seyahat A.Ş'e veya şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki ilan suretiyle yapılan ihtarın usulüne aykırı olup, dava konusu ... Seyahat A.Ş''nin terkin işlemi hukuka uygun değildir. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır.
Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince, ihyası istenen şirketin TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca usulüne uygun terkin edilmediğinden şirkete tasfiye memuru atanmaksızın şirketin tam ihyasına karar verilmesi gerekmesine rağmen davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, yukarıda açıklandığı üzere ihyası talep olunan şirkete ve yetkilisine ihtar usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden yapılan terkin işlemi usul ve yasaya uygun değildir. Bir başka anlatımla, davalı işbu davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.
Bu durumda mahkemece, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasında karar vermek gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar sayılı emsal içtihatı).
Tüm bu nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, davacının davasının kabulüne, ...'nün ... sicil nosunda kayıtlı iken terkin edilen "... Seyahat Anonim Şirketi"nin ihyasına, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2024 tarih ve 2024/278 Esas 2014/382 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B) 1-Davacının davasının KABULÜ ile ,
2-...'nün ... sicil numarasında kayıtlı "... Seyahat Anonim Şirketi"nin İHYASINA,
3-Tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına,
4-Kararın kesinleştiğinde Ankara Ticaret Sicili'ne tesciline ve usulüne uygun olarak Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmesine,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL karar ve ilam harcının davalı sicil müdürlüğünden alınarak Hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 167,00 TL yargılama giderinin davalı sicil müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı sicil müdürlüğünde alınarak davacıya verilmesine,
8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
C)1-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 30,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.199,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucundaHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/03/2025
Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -