T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1553 Esas 2025/256 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1553
KARAR NO: 2025/256
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/09/2024
NUMARASI: 2023/815 Esas 2024/599 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/01/2017
KARAR TARİHİ: 14/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 20/03/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... İnşaat Turizm San ve Tic. A.Ş hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı asıl borçlu ... İnş. Tur. San. ve Tic. A.Ş. ve dava dışı ... İnş. Turizm ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden anılan şirketler tarafından oluşturulan adi ortaklığa krediler kullandırıldığını, diğer davalı ...'un ... İnş. Turizm ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarına müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, davalıların, keşide olunan kat ihtarnamelerine rağmen ödenmeyen kredi borcunun tahsili için başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, tüzel kişiliği olmayan adi ortaklığın borçlarının tamamından adi ortaklığın her iki tarafının da asıl borçlu olarak sorumlu olduğunu, ... İnş. Turizm ve Tic. Ltd. Şti.'nin müvekkiline olan borçları için müteselsil kefil olan davalı ... ... tarafından kefalet sorumluluğu kapsamında yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığını, davalı ..., ... İnş. Turizm ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlarının tamamından sorumlu olmakla birlikte, hakkında vermiş olduğu ipotek bedeli 900.000,00 TL düşüldükten sonra kalanı 582.583,93 TL üzerinden takip başlatıldığını, davalı borçlunun bu tutarın 382.583,93 TL'sine itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bu davada sadece 200.000,00 TL'sine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep edildiğini ileri sürerek davalı şirket yönünden ilamsız icra takibinin tümüne yapılan itirazının iptalini, davalı ... yönünden ise itirazının 200.000,00 TL'lik kısmının iptaliyle takibin 200.000,00 TL üzerinden devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; icra takibi müvekkilinin itiraz etmediği 200.000,00 TL yönünden devam ettiğinden, davacının talebinin konusuz olduğunu, hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin kredi sözleşmelerinden sadece 07.04.2010 tarihli bir kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, müvekkilinin imzaladığı bu sözleşmeye istinaden verilen borç sıfırlandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, sonradan imzalanan kredi sözleşmelerine kefaletlerin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 ve 584 üncü maddelerindeki koşullara uygun düzenlenmediğini, müvekkilinin bu kredi sözleşmeleri sebebiyle sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin sadece dava dışı ... ... Ltd. Şti'nin kullanmış olduğu kredi borcu sebebiyle ipotek borçlusu sıfatıyla davacı banka lehine tesis ettiği 900.000,00 TL ipotekten doğan sorumluluğunun bulunduğunu, davacı banka tarafından dava dışı ... ... Ltd. Şti'ne gönderilen 19.03.2015 tarihli yazı ile şirketin hesabına 900.000,00 TL gönderilmesini müteakip söz konusu ipoteğin fek edileceğinin bildirilmesi üzerine anılan şirketçe müvekkili tarafından verilen söz konusu ipoteğin fekki için 19.03.2015 tarihinde 700.000,00 TL yatırıldığını, dolayısıyla müvekkilinin 200.000,00 TL bakiye borcunun kaldığını, bu miktarı aşan borca takipte itiraz edildiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... İnş. Tur. San. Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı alacak için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonuçlandırılmadan ilamsız icra takibi başlatılmasının İİK'nun 45. maddesine aykırı olduğunu, alacaklı banka ile yapılan görüşmeler neticesinde tüm takiplerin aynı alacak için yapıldığının anlaşılması dolayısıyla icra dairesine yapılan itirazın geri alındığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı banka ile asıl borçlular arasında imzalanan 07.04.2010 tarihli 1.000.000,00 TL limitli kredi sözleşmesinde davalı ...'un kefalet imzası bulunmakta iken davacı banka ile asıl borçlular arasında imzalanmış olan 04.07.2012 tarihli 7.000.000,00 TL limitli, 30.07.2012 tarihli 100.000,00 TL limitli ve 25.02.2013 tarihli 1.000.000,00 TL limitli sözleşmelerde davalı ... ...'nun kefalet imzasının bulunmadığı, iş bu davaya esas olan ilamsız takipte davacı banka tarafından davalı kefilden talep edilen nakit alacağa ilişkin cari hesap kredisinin 08.06.2016 tarihinde açıldığı ve ilk kredinin 08.06.2016 tarihinde kullandırılmış olduğu yine depo edilmesi talep edilen gayri nakit alacağa ilişkin teminat mektubunun dava dışı ... ... Ltd. Şti.'ne 02.05.2014 tarihinde verildiği, depo talebine esas olan 25 yapraklı çek karnesinin ise 28.03.2014 tarihinde dava dışı ... ... İnş. Ltd. Şti.'ne verilmiş olduğu bilirkişi heyeti tarafından tespit edilmiş olup bu kapsamda davaya ve takibe konu davacının nakit ve gayri nakit alacağının davalı ...'nun kefalet imzası bulunan 07.04.2010 tarihli sözleşmeden kaynaklanmadığı, bu tarihten sonra düzenlenen ve davalının kefaleti bulunmayan 04.07.2012, 30.07.2012 ve 25.02.2013 tarihli sözleşmelere istinaden kullandırılan nakdi ve gayri nakdi kredilerden kaynaklandığı gerekçesiyle davalı ... İnşaat Turizm San ve Tic. A.Ş hakkında açılan davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı ...'un kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... hakkındaki kararın hatalı olduğunu, takipte anılan davalının sadece ... ...ltd. Şti.'nin borçlarından sorumlu tutulduğunu, ... - ... iş Ortaklığının borçlarından sorumlu tutulmadığını, borçlu cari hesap şekli işleyen kredilerde borçluların sorumluluklarının kredinin ilk açılış tarihine göre belirlemesi gerektiğini, davalının doğmuş doğacak tüm borçlarından kefalet limiti ile sorumlu olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek vekalet ücreti yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/38 Esas 2019/563 Karar sayılı dosyasında davanın davalı şirket yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı hakkındaki davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2019/1521 Esas 2021/1463 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 28/09/2023 tarih 2022/1677 Esas 2023/5438 Karar sayılı ilamı ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
Anılan bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 2023/815 Esas 2024/599 Karar sayılı karar ile davalı şirket hakkında açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalı hakkındaki davanın reddine karar verildiği dosya içeriğiyle sabittir.
HMK'nun 373/4. maddesi "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir.
Anılan hüküm karşısında Yargıtay bozma ilamına uyularak verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinden temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay'a gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE
HMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.14/03/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.