T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1478 Esas - 2024/1261 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1478
KARAR NO: 2024/1261
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/08/2024
NUMARASI: 2024/261 D.İş Esas 2024/261 D.İş Karar
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN DAVACI
VEKİLİ:
KARŞI TARAF
TALEP: İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ: 08/08/2024
KARAR TARİHİ: 27/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 27/11/2024
İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı banka ile karşı taraf şirket arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer karşı taraf ...'in sözleşmeye kefil olarak imza attığını, taraflara noter kanalıyla kat ihtarı gönderildiğini ancak ödeme yapılmadığını belirterek hesap kat ihtarnamesine ve özetine rağmen ödenmeyen kredi alacağının tahsilini teminen 4.008.359,81 TL için borçluların menkul ve gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; talep eden vekilinin dilekçesi ekinde sunduğu dosyaya sunulan ipotek belgelerinin incelenmesinde toplam 12.000.000,00 TL ipotek bedeli bulunduğu, talep edilen alacak miktarı dikkate alındığında alacak miktarının üzerinde rehinle temin edilmiş alacağın olduğu anlaşılmakla, İİK'nun 257. maddesine göre ihtiyati haczin rehinle temin edilmemiş alacaklar için geçerli olduğu da dikkate alınarak, talep edenin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'in müşterek müteselsil kefil ve ipotekli taşınmaz maliki olduğunu, mahkeme tarafından ipotek resmi senetleri incelenmeksizin, ipoteklerin kimin lehine ve hangi tutarlarla verildiğine bakılmadan topyekün bir değerlendirilmede bulunularak alacağın tüm borçlular yönünden tamamen rehinli kabul edilmesinin yanlış olduğunu, bu nedenle diğer borçlu kefil yönünden ihtiyati haciz başvurusunun reddedilmesinin yerinde olmadığını, müşterek müteselsil kefilin ipotek limitinin üzerinde kalan tutar yönünden ihtiyati haciz taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, söz konusu ipotek belgelerine göre de kefilin borcuna ilişkin başkaca bir teminat bulunmadığından ihtiyati haciz başvurusunun kefil yönünden reddinin doğru olmadığını, her ne kadar rehinle temin edilmiş bir alacağın tahsili için alacaklının öncelikle sadece rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği benimsenmiş ise de, bu hükmün müşterek müteselsil kefiller hakkında uygulanamayacağının ilgili mevzuat ve yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ile benimsenip kabul edildiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda, kefil ... yönünden 2.008.359,81TL yönünden ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İİK'nun 257/1. maddesine göre, ihtiyati haciz isteyebilmenin ilk şartı, alacağın muaccel olması ve ardından rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Bu hükme göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının muaccel hale gelmesi durumunda, alacaklı ihtiyati haciz talep edebilecektir. Anılan kanunun 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacaklı tarafından alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye sunulan delillerle, alacağın varlığı hakkında mahkemece kanaat edinilmiş olması yeterlidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilmesinde mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmadığı, yaklaşık ispat ölçülerinde ispatın yeterli olacağı belirtilmiştir. (26/02/2014 tarihli 2013/16354 E, 2014/3605 K sayılı emsal içtihadı).
Dosya kapsamı incelendiğinde; ihtiyati haciz talep eden banka ile asıl borçlu ... Plan Proje..Ltd. Şti şirketi arasında 20/09/2020 tarihli, 750.000,00 TL limitli, 20/01/2022 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 05/12/2022 tarihli 5000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, karşı taraf ... 'in anılan sözleşmelerde sözleşme limitleriyle aynı limitte olacak şekilde müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı,
İhtiyati haciz talep eden banka tarafından kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla kredi hesabı kat edilerek 14/11/2023 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile asıl borçlu ve karşı taraf kefile 4.008.359,81 TL nakit alacağın ödenmesinin talep edildiği, borçlulara (1) gün atıfet süresinin verildiği, hesap kat ihtarnamesinin asıl borçlunun sözleşmede belirtilen adresine 16/11/2023 tarihinde bila tebliğ, karşı taraf kefile 22/11/2023 tarihinde tebliğ edildiği,
Banka tarafından 4.008.359,81 TL yönünden, asıl borçlu ve kefilin menkul, gayrimenkul mal ile üçüncü kişilerdeki doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasının talep edildiği, Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda ihtiyati haciz talep edenin ihtarnamede bildirdiği alacağın rehinle teminat altına alındığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosya içerisinde yer alan ipotek resmi senetleri incelendiğinde de; asıl borçlu şirketin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere, ihtiyati haciz talep eden banka lehine asıl borçlu şirketin taşınmazı üzerinde 30/11/2022 tarih, 60617 yevmiye numaralı, 10.000.000,00 TL limitli üst sınır ipoteği ile, karşı taraf kefil ...'in taşınmazı üzerinde 03/11/2022 tarih, 52213 yevmiye numaralı 2.000.000,00 TL limitli üst sınır ipoteği tesis edildiği görülmüştür.
2004 sayılı İİK.'nun 45. maddesi uyarınca; Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir.
Ayrıca yine bir kişi hem asıl borç için ipotek vermiş, hem de asıl borca müteselsil kefil olmuşsa, alacaklı o kişiye karşı, hem (asıl borçlu ile birlikte) ipotek veren üçüncü kişi sıfatıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir, hem de tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müteselsil kefil sıfatı ile genel haciz yolu ile takip yapabilir. Ancak bu durumda kredi sözleşmesinin müteselsil kefilleri kendi kefaletlerinin teminatı olarak ipotek vermişler ise haklarında öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunludur.
TBK'nun 586. maddesi uyarınca; kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nun 590/3. maddesi uyarınca; Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildiriminde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar. Bu hükmün uygulanabilmesi için sözleşmede veya bu konuda kefile başvurabilmesi için önce borçluya ihbar yapılması gerektiğine ilişkin bir düzenleme mevcut olmalıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih ve 2016/12120 Esas 2016/8556 Karar sayılı emsal içtihadında da "... borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir..." denilmiştir. Tüm bu hal, kuşkusuz ki kefil yönünden de alacağın muaccel olması durumunda geçerlidir. TBK'nun 590/3. maddesi "Asıl borcun muaccel olması, alacaklı veya borçlunun önceden süre içeren bildirimde bulunmasına bağlıysa, kefalet borcu için bu süre, bildirimin kefile yapıldığı tarihte işlemeye başlar" düzenlenmesini içermektedir.
Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; İhtiyati haciz talep eden banka tarafından tanzim olunan Ankara 62. Noterliği'nin 14/11/2023 tarih, 78140 yevmiye numaralı ihtarnamenin asıl borçlu şirketin sözleşmede belirtilen adresine 16/11/2023 tarihinde bila tebliğ edildiği, 2004 sayılı İİK'nun 68/(b) maddesi uyarınca ilgili tebligatın tebliğ edilmiş sayılıp, asıl borçlu şirket yönünden borcun muaccel olduğu, karşı taraf kefile de tebligatın 22/11/2023 tarihinde yani asıl borçlu yönünden borç muaccel olduktan sonra tebliğ edildiği, bu durumda TBK'nun 586/1 maddesi uyarınca kefile başvurulabilmesi için TBK'nun 590/3. maddesindeki koşulun da gerçekleştiği, bu bağlamda somut uyuşmazlıkta kefillere başvuru koşullarının mevcut olduğu, her ne kadar Mahkemece borcun rehinle temin edildiğinden bahisle asıl borçlu ve kefil yönünden ihtiyati haciz talebi red edilmiş ise de, yukarıda belirtildiği üzere dava konusu 10.000.000,00 TL bedelli ipoteğin asıl borçlunun borcunu teminat altına aldığı, kefil ... 'in kefaletinin teminatının yalnızca 03/11/2022 tarih, 52213 yevmiye numaralı 2.000.000,00 TL limitli üst sınır ipoteği olduğu, bu durumda yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere iş bu bedel yönünden alacaklı tarafça öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılması zorunlu olup, İİK'nun 45 maddesi uyarınca ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği, bu durumda Mahkemece alacaklı bankanın kefil yönünden rehin ile teminat altına alınmamış bakiye 2.008.359,81 TL yönünden haciz yoluyla takip yapabileceği dikkate alınarak, Mahkemece bu kısım yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kefil ... yönünden kısmen kaldırılmasına, alacaklı vekilinin kefil ... yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, alacaklı tarafça talep edilen 2.008.359,81 TL TL alacak miktarının takdiren %15 tutarı olan 301.253,97 TL teminat yatırıldığında 2.008.359,81 TL TL'ye yetecek kadar borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile III. şahıslarda bulunan hak ve alacakları üzerine İİK.nun 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz konulmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-İhtiyati haciz talep eden davacı banka vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/08/2024 tarih 2024/261 D. İş Esas 2024/261 D. İş Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/(1)-b-2.maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Alacaklı vekilinin kefil ... yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, borçlunun, borç miktarı olan 2.008.359,81 TL TL'ye yetecek kadar menkul, gayri menkul malları ile 3. şahıslarda bulunan hak ve alacakları üzerine İİK. nun 257. maddesi gereğince İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
4-İİK’nın 259. maddesinin amir hükmü uyarınca alacaklı tarafça takdiren alacağın % 15 tutarı olan 301.253,97 TL (ilk derece mahkemesi veznesine yatırılmak veya sunulmak üzere) teminat alınmasına, teminatın nakit olarak yatırmak yahut bu miktarda kesin, koşulsuz ve süresiz başka banka teminat mektubu ibraz etmek suretiyle dosyaya depo edilmesini müteakip kararın ihtiyati haciz talep eden vekiline tebliğine,
5-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin teminatın iadesi de dahil olmak (şartları oluştuğunda) üzere ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
6-İhtiyati haciz talep eden davacı banka tarafından harç yatırılmış olmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
7-İhtiyati haciz isteyen vekili için karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.500,00 TL vekalet ücretinin ileride haksız çıktığı takdirde karşı taraf borçlu ...'den tahsili ile ihtiyati haciz isteyene ödenmesine,
B)1-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ile talep halinde ihtiyati haciz talep eden davacı bankaya iadesine,
2-İhtiyati haciz talep eden davacı bankanın yatırdığı 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 305,00 TL posta masrafı toplamı olan 1.474,40 TL'nin aleyhlerine ihtiyati haciz istenen borçlu ...'den tahsili ile ihtiyati haciz isteyen davacı bankaya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...