T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1737 Esas 2025/1915 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1737
KARAR NO: 2025/1915
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/11/2025(Ara Karar)
NUMARASI: 2025/758 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ: 11/10/2025
KARAR TARİHİ: 30/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 08/01/2026
Taraflar arasındaki genel kurul kararının hükümsüz olduğunun tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette 10/03/2025 tarihli genel kurulda sermaye artışına gidildiğini, şirketin 141 payının müvekkiline, 129 payın ...'e, 30 payın ... Petrol ... Ltd. Şti'ne ait olduğunu, aynı genel kurulda müvekkili ile ...'in müşterek yetkili temsilci seçildiklerini, ...'in müvekkilinin de ortağı olduğu ... Petrol ... Ltd. Şti adına genel kurul toplanması için mahkemeden aldığı karar üzerine 06/10/2025 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında müvekkilinin yöneticiliğine son verilerek ... ve ... Petrol ... Ltd. Şti'nin yetkili olarak atanmasına karar verildiğini, genel kurul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket ana sözleşmesinde bakanlık temsilcisinin gıyabında yapılacak genel kurul toplantılarında alınacak kararlar ve bakanlık temsilcisinin imzasını taşımayan toplantı tutanaklarının geçerli olmadığının hükme bağlandığını, dava konusu 06/10/2025 tarihli genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisinin hazır bulunmadığını, alınan kararların şirket ana sözleşmesi gereğince hükümsüz olduğunu, kaldı ki şirket genel kurulunun toplantıya çağrıya izin verilmesinin ön koşulunun gerçekleşmediğini, yasaya aykırı olarak verilen genel kurula çağrı kararına bağlı olarak yapılan genel kurulun da yok hükmünde olduğunu, müvekkilinin şirketten uzaklaştırılması amacıyla hareket edildiğini belirterek davalı şirketin 06/10/2025 tarihli genel kurul kararlarının hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca şirket ana sözleşmesine aykırı alınan 06/10/2025 tarihli genel kurul kararının uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dosya içeriğine göre haklılık durumunun bu aşamada değerlendirilemediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebinin haklılık durumu bu aşamada değerlendirilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de kararın usul ve yasa ile dosya içeriğine aykırı olduğunu, dava dilekçesinde açıklandığı gibi, davalının ana sözleşmesinin toplantılarda komiser bulundurulması başlıklı 10 maddesinde genel kurul toplantılarında Ticaret Bakanlığı bakanlık temsilcisinin bulunması ve tutanaklarının ilgililerle birlikte imza edilmesinin şart olduğunu, bakanlık temsilcisinin gıyabında yapılacak genel kurul toplantılarında alınacak kararlar ve bakanlık temsilcisinin imzasını taşımayan toplantı tutanaklarının geçerli olmadığının hükme bağlandığını, davaya konu 06.10.2025 tarihli genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisinin hazır bulunmadığını, şirket genel kurulunda alınan kararların şirket ana sözleşmesi gereği hükümsüz olduğunu, ticaret sicil memurluğu ana sözleşmenin 10. maddesine aykırılık nedeniyle, genel kurul kararının tesciline uzun süre direndiğini, bunun üzerine şirket ortağı tarafından tekrar genel kurulun toplanması için yeniden ihtarname gönderildiğini, dava konusu genel kurulun geçersiz ve hükümsüz olduğu hususunun tarafların da kabulünde olduğunu, davalı şirketin daha önce ... Petrolcülük İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi iken tür değişikliği ile ... Petrolcülük İnşaat Nakliyat Sanayi ve Ticaret A.Ş. olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 11.06.2015 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, 10. maddenin bu sözleşmede de yer aldığını, davalı cevap dilekçesinde ünvan değişikliği ve daha sonra ana sözleşmenin değiştiğini iddia etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
Davalı şirketin 10/03/2025 ve 06/10/2025 tarihli genel kurul toplantı tutanakları, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/625 Esas 2025/576 Karar sayılı karar sureti, diğer ortak ... Petrol ... Ltd. Şti tarafından davacı, davalı şirket ve dava dışı ...'e gönderilen ihtarname sureti, davacı tarafından diğer ortak ... Petrol ... Ltd. Şti'ne gönderilen 29/07/2025 tarihli ihtar cevabı, davalı şirket ana sözleşmesi, unvan değişikliğine ilişkin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti dosya içeresinde yer almaktadır.
HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/(1). maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır.
Anılan hükümler karşısında somut olaya gelindiğinde, ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmış ise de yönetim kurulu üyeleri duruşmaya katılmamıştır. Yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması için mahkemece tebligat çıkarılması, TTK'nun 449. maddesindeki koşulun yerine getirilmesini sağlamıştır.
Öte yandan, ihtiyati tedbir talep eden davacı yan davalı şirketin 06/10/2025 tarihli genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisinin bulunmadığını, bu durumun ana sözleşmenin 10. maddesine aykırı olduğunu, alınan kararın ana sözleşmeye aykırı olması nedeniyle hükümsüz olduğunun tespiti ve iptalini talep etmiştir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler karşısında davacının işbu davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etme koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği gözetildiğinde mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -