T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1510 Esas 2025/1487 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1510
KARAR NO: 2025/1487
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/09/2025
NUMARASI: 2025/490 Esas 2025/632 Karar
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 09/07/2025
KARAR TARİHİ : 04/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Group Gıda Tekstil Tic. Ltd. Şti. (eski unvanı ... Elektronik Ltd. Şti.) 20.02.2025 tarihinde ... Sicil Müdürlüğü tarafından terkin edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiğini, ancak müvekkili ile anılan şirket arasında 27.06.2023 tarihli tedarik sözleşmesinden kaynaklı mal teslimatı borcu konulu ve halen tasfiye edilmemiş alacağın bulunduğunu, 21.271,00 Usd alacağın 27.06.2023 tarihinde oluştuğunu, şirket mal varlığının tasfiye sürecinde usulüne uygun tasfiye edilmediğini, şirket varlıklarının usulsüz şekilde yakın kişilere devredildiğine dair şüphe duyulduğunu, bu nedenle suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davada hukuki yarar bulunmadığını, tasfiye kayıtlarında davacı tarafından bildirilen herhangi bir alacağın yer almadığını, taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlığın çözümünün Rusya Federasyo Ticaret ve Sanayi Odası nezdindeki Uluslararası Ticaret Tahkim Mahkemesinde tahkim yoluyla olacağının kararlaştırıldığını, tahkim yerinin Moskova, tahkim dilinin İngilizce olduğunun hükme bağlandığını, müvekkili aleyhine Türk mahkemelerinde alacak davası açılamayacağını, davacının Rusya’da faaliyet gösterdiğini, Türkiye'de yerleşik bir adres veya şubesinin bulunmadığını, HMK'nun 102. maddesi gereğince yabancı tüzel kişilerin Türkiye’de açtıkları davalarda teminat göstermekle yükümlü olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dahili davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirketin genel kurul kararı ile tasfiyeye girme kararı aldığını, tasfiye memurluğuna ...'ın atandığını, bu kararın Ticaret Sicili Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara çağrı yapılan 3 ayrı ilan gazetesi yayımlandığını, son ilan tarihinden 3 ay süre geçtikten sonra 20.02.2025 tarihli şirketin tasfiyesinin sonlandığına dair aldığı genel kurul kararının tescilinin 21.02.2025 tarihinde yapıldığını, söz konusu şirketin terkininin ilan edildiğini, şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının, şirket üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmazların müvekkili müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; şirketin yeniden sicile kaydedilmesinin ve ek tasfiye yapılmasının gerekleri içerisinde şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması, taşınır, taşınmazının bulunmasının da söz konusu olabileceği, ... Gıda Tekstil Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyeye girip tasfiye kapanışı yaparak 21.02.2025 tarihinde sicilden terkin edildiği, terkin edilen şirket ile davacı şirket arasında mal tedarik sözleşmesi düzenlendiği, edimlerin yerine getirilmediği iddiasıyla taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı hukuki uyuşmazlık kapsamında dava açılacağının davacı tarafça bildirildiği, uyuşmazlığın silinmeden önceye ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Gıda Tekstil Ticaret Limited Şirketi'nin, davacı şirket ile sicilden kaydı silinen ... Gıda Tekstil Ticaret Limited Şirketi arasında düzenlenen 27/06/2023 tarihli tedarik sözleşmesinden kaynaklı hukuki uyuşmazlık kapsamında başlatılacak hukuki süreçle sınırlı olarak ek tasfiye için ihyasına, tasfiye memuru olarak silinmeden önceki tasfiye memuru davalı ...'ın atanmasına, kararın ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin, Rusya Federasyonu’nda faaliyet gösterdiğini, Türkiye’de ne yerleşik adresi ne de şubesi bulunduğunu, HMK'nun 102. maddesi uyarınca, yabancı gerçek ve tüzel kişilerin Türkiye’de açtıkları davalarda teminat göstermekle yükümlü olduğunu, her ne kadar hukuk usulüne dair lahey sözleşmesi gerçek kişiler bakımından bir muafiyet öngörmüşse de, tüzel kişiler açısından böyle bir istisna bulunmamakta olup, söz konusu sözleşmenin henüz onaylanmadığını, bu nedenle davacı şirketin, Türkiye’de dava açabilmesi için teminat yatırmasının zorunlu olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, adalete uluslararası erişim hakkında sözleşmenin henüz yürürlüğe girmediğini, dolayısıyla HMK'nun 84. ve 5718 sayılı MÖHUK 48/2. maddesi uyarınca yabancı tüzel kişiler için teminat zorunluluğunun devam ettiğinin açıkça belirtildiğini, söz konusu dava şartının giderilmediği takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğinin vurgulandığını, somut olayda davacı şirketin, teminat yatırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ihyası talep edilen bir şirketin, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilmiş olması durumunda, taraf sıfatını yeniden kazanmasına yönelik ihya işlemlerinin, ek tasfiye niteliğinde sayıldığını ve bu durum da çekişmesiz yargıda davalı sıfatıyla husumet yöneltilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini, somut olayda ise müvekkilinin çekişmesiz nitelikteki bu davada davalı olarak kabul edildiğini, davacının öncelikle ... Group Gıda Tekstil Ticaret Limited Şirketi’ne husumet yöneltmiş olmasına rağmen, mahkeme bu şirket hakkında herhangi bir hüküm tesis etmediğini, davayı yalnızca müvekkili ve ticaret sicil müdürlüğü bakımından sonuçlandırdığını, husumet yöneltilmiş bir tarafa ilişkin karar verilmemesinin usule açıkça aykırı olduğunu, ihya davasında hukuki bir yarar bulunmadığını, bu ilanlarla davacı da dahil olmak üzere tüm alacaklılara alacaklarını bildirme ve tasfiye sürecine katılma imkanı tanındığını, tasfiye işlemlerinin TTK hükümlerine uygun şekilde yürütüldüğünü, tasfiye sonunda herhangi bir alacak bildirimi yapılmadığı için davacı tarafın alacağın da kayıtlara geçmediğini, şirketin 21.02.2025 tarihli ilan ile ticaret sicilinden terkin edilerek hukuken sona erdiğini, ihya davalarının amacı, alacak davasının esası hakkında karar verilmesi değil, alacaklı olduğunu ileri süren tarafın dava açabilmesi veya icra takibine girişebilmesi için taraf teşkilinin sağlanması olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da, ihya talebinin kabul edilebilmesi için davacının korunmaya değer güncel, meşru ve makul bir yararının bulunması gerektiğinin açıkça vurgulandığını, ancak somut olayda davacının böyle bir yararının bulunmadığını, davacırır dayanak olarak sunduğu 27.06.2023 tarihli sözleşmede taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların çözüm yerini ve yöntemini açıkça düzenlediğini, sözleşmenin 7. maddesinde uyuşmazlıkların Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası nezdindeki uluslararası ticaret tahkim mahkemesinde, tahkim yeri olarak Moskova belirlenmek suretiyle, ingilizce dilinde tahkim yoluyla çözüleceğinin ve hakem kararının taraflar bakımından nihai olacağının hüküm altına alındığını, dolayısıyla davacının müvekkiline karşı Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde doğrudan bir alacak davası açamayacağı gibi Türk icra dairelerinde doğrudan takip başlatma imkanına da sahip olmadığını, dava dilekçesinde herhangi bir tahkim başvurusu yapıldığına yahut verilmiş bir hakem kararının bulunduğuna dair en ufak bir bilgi veya belge sunulmadığını, şirketin tasfiye süreci usulünce tamamlandığını, müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, çekişmesiz niteliği bulunan bir davada müvekkiline husumet yöneltilmesi ve aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline yöneltilen husumetin doğru kabul edilmesi halinde dahi, müvekkili şirketin tasfiye süreci tamamen kanuna uygun şekilde yürütüldüğünü, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde defalarca ilan yayımlanarak tüm alacaklılara çağrıda bulunulduğunu, davacı taraf da alacağını bildirme ve tasfiye sürecine katılma imkanına sahip olmasına rağmen herhangi bir işlemde bulunmadığını, sürecin tamamlanmasının ardından ihya davası açmak suretiyle kendi ihmalinden doğan sonucu müvekkiline yüklemeye çalıştığını, davacının kendi kusur ve ihmaliyle doğan bu davanın yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin müvekkili üzerine bırakılmasının hem hakkaniyete hem de adalet duygusuna aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
... Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, ihyası talep olunan şirketin tasfiye karar ve ilanları, davacı tarafından ... Elektronik Ltd. Şti. (yeni ünvan ... Group Gıda Tekstil Tic. Ltd. Şti.)'ne gönderilen 20/12/2024 tarihli ihtarname sureti dosya içerisinde yer almaktadır.
İhyası talep edilen ... Group Gıda Tekstil Tic. Ltd. Şti.'nin 01/11/2024 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve tasfiye memurluğuna ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının ticaret siciline tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı, şirketin 20/02/2025 tarihli kararı gereğince 21/02/2025 tarihinde tasfiye kapanışla ticaret sicilinden terkin edildiği dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı tarafından ihyası talep olunan şirketin eski unvanı olan ... Elektronik Ltd. Şti. belirtilerek gönderilen 20/12/2024 tarihli ihtarname ile, 27/06/2023 tarihli tedarik sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden 22/08/2023 tarihinde 617.963,00 TL ön ödeme gönderildiği, ihtarname tarihine kadar tedarik sözleşmesine konu malın gönderiminin yapılmadığı, maillere cevap verilmediği, anılan sözleşmenin feshedildiği, ihtarın tebliğ tarihinden itibaren gönderilen bedelin ödeme günündeki kur bedeli olan 21.271,00 Usd olarak ödenmesi ihtar edilmiştir.
Davacı ile ihyası talep olunan şirket arasında akdedilen 27/06/2023 tarihli Rusça tedarik sözleşmesi sunulmuştur.
Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde; davacı şirket Rusya Federasyonunda faaliyet göstermekte olup, Rusya ile Ülkemiz arasında karşılıklılık esası bulunmakta olup, MÖHUK'un 48/2. maddesi uyarınca teminat yatırılmasına ilişkin davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Öte yandan, 6102 sayılı TTK'nun "Ek Tasfiye" başlıklı 547. maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verileceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirileceği düzenlemeleri yer almaktadır.
Somut olayda; ihyası istenen ... Group Gıda Tekstil Tic. Ltd. Şti. İle davacı arasında 27/06/2023 tarihli tedarik sözleşmesi imzalanmıştır. Anılan sözleşme uyarınca ihyası talep olunan şirkete avans ödemesi yapıldığı halde malların teslim edilmediği belirtilerek davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği de belirtilerek avans ödemesinin iade edilmesine ilişkin davacı tarafından ihyası talep olunan şirkete ihtarname gönderildiği görülmüştür.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
İhyası talep olunan şirketin ortaklar kurulunca 01/11/2024 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyeye girmesine ve tasfiye memurluğuna ...'ın atanmasına karar verildiği, alınan tasfiye kararının ticaret siciline tescil edildiği, tasfiye kararına ilişkin ilanların Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapıldığı, şirketin 20/02/2025 tarihli kararı gereğince 21/02/2025 tarihinde tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de, ihya davasına dayanak 27/06/2023 tarihli tedarik sözleşmesi ve bu kapsamda yapıldığı iddia edilen ödeme şirketin terkin tarihinden önce yapıldığı ileri sürülmüştür.
Hal böyle olunca mahkemece, yapılan tasfiye işleminin usul ve yasaya uygun olarak yapılmadığı, tasfiye memurunun tasfiye edilen şirket hakkında tedarik sözleşmesi kapsamında avans ödemesi yapıldığı ve bu ödemenin malın teslim edilmemesi nedeniyle iade edilmesinin 20/12/2024 tarihli ihtarname ile bildirilmesine rağmen tasfiyeye devam ederek tasfiye kapanışı yapılmak suretiyle şirketin ticaret sicilinden terkinine sebep olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, ihyasına karar verilen şirket ortaklar kurulunca tasfiye kararı alınarak şirket tasfiyeye girmiş, tasfiye memuru olarak atanan davalı ... tarafından tasfiye işlemleri tamamlanarak şirketin tasfiye nedeniyle ticaret sicilinden kaydı terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirket hakkında tasfiye işlemleri tamamlanıp sicilden terkini yapılmadan önce davacı şirket tarafından avans ödemesinin iade edilmesine ilişkin ihyası talep olunan şirkete ihtarname gönderilmiştir.
Bu durumda mahkemece, ihyası talep edilen şirketin alınan tasfiye kararı üzerine tasfiye işlemleri tamamlanarak şirket tarafından alınan tasfiye kapanış kararı üzerine ticaret sicilinden terkin edildiği, tasfiye memuruna davanın yöneltilmesi gerektiği, şirketle akdedilen tedarik sözleşmesi kapsamında yapılan avans ödemesinin iade edilmesi ihtar edildiği halde tasfiye işlemlerini tamamlayarak şirketin ticaret sicilinden terkinine sebep olan davalı tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ...'dan alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nun 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -