T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/514 Esas - 2025/653 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/514
KARAR NO: 2025/653
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/02/2025
NUMARASI: 2023/893 Esas 2025/93 Karar
TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi
TALEP TARİHİ: 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025
Zayi belgesi verilmesine ilişkin hasımsız davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik verilen karara karşı, talep eden tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
Talep eden; şirkete ait ... adresinde bulunan işyerinde, 26/10/2023 tarihinde arşiv ve sistem odasında binanın eski olmasından kaynaklı tesisatın arızalanması nedeniyle su basması yaşandığını, meydana gelen su basmasına ilişkin onarım işleminin gerçekleştirildiğini, tarafından gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olmasına rağmen evrakların zayi olduğunu belirterek şirkete ait pay defterinin zayi olduğunun tespiti ile pay defteri için zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; TTK'nun 82/7 maddesi gereğince ticari defter ve belgelerin zayinin istenebilmesi için öncelikle tacirin saklama yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirilip getirilmediği, ticari defter ve belgelerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği ve ziyaa uğramanın onun iradesi dışında meydana gelip gelmediği hususlarının irdelenmesi gerektiği, talep edenin tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri özenle koruması ve bu konuda basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, keşif sonucu düzenlenen 01/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda keşif anında su baskını olayının yaşandığı iddia edilen yerin başka amaçla kullanıldığı ancak sözkonusu odada lavabo olduğu, su tesisatında bir borunun kör tıpa ile kapatıldığının görüldüğü, işyerinde özellikle arşiv olarak kullanılan bir bölüm olmadığı, ıslanan ve zarar gördüğü iddia iddia edilen defterin fiziki olarak gösterilmediği ve bu konuda fotoğraf veya başka bir belge dosyaya sunulmadığı, su baskını yaşanan dairede hasar meydana gelecek şekilde su basması yaşanması halinde dairenin alt katında da hasar meydana gelmesinin muhtemel olduğu, dosyada bu konuda da bir bilgi ve belge bulunmadığı, sözkonusu bağımsız bölümün mesken olarak yapıldığı, ancak tadilat edilerek işyeri olarak kullanıldığı, dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların içeriğinde su tesisat malzemesi olarak yalnızca 4 adet batarya alındığı, diğer malzemelerin elektrik malzemesi, koltuk, raf dolap ve klozet alımı ile ilgili olduğu, özetle, talep edenin basiretli bir tacir gibi davranmadığı, zayi belgesi verilmesi konusundaki taleplerini ispat edemediği gerekçesiyle; " davanın reddine " ilişkin karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden istinaf dilekçesinde özetle; iş yerinde su basması sonucu pay defterinin zarar görerek zayi olduğunu, ilgili onarım makbuzlarının sunulduğunu, tanığının dinlendiğini, beklenmeyen bir hal sonucu defterlerin zayi olduğunun açık olduğunu, zayi olan defterin şirket iş ve işlemlerinde önem arz ettiğini, aksi halde şirketin faaliyetlerini sürdürmesinin mümkün görülmediğini, hükmün yeterli gerekçeye sahip olmadığını ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, TTK'nun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Hemen belirtmek gerekirse 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir.
Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir.
Somut olayda, talep eden, şirketlerine ait kullanmakta oldukları pay defterinin tesisatın eski olmasına dayalı arızası nedeniyle su basması sonucu kullanılamaz hale geldiğini iddia ederek zayi belgesi verilmesine yönelik istemde bulunmuştur. Ne var ki dosya kapsamında toplanan delillerden açıkça anlaşıldığı üzere zayi belgesi verilmesi talep edilen defter, talep eden tacir tarafından elinde olmayan sebepler ile değil defterin saklanmasındaki özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suretiyle zarara uğramış, bu husus keşif sonucu düzenlenen ve hükme esas alınan 01/08/2024 tarihli bilirkişi raporu kapsamında da açıkça tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca, zayi belgesi verilmesi talep edilen şirkete ait pay defterinin korunması için gerekli dikkat ve özenin gösterilmediğinin kabulünün gerekmesi, mahkemece TTK'nun 82/7. maddesindeki koşullarda söz konusu pay defterinin zayi edildiğine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemesi ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Talep edenden alınması gerekli olan 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nın 362/(1).ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.. 03/06/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...