T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 20 Esas 2022/ Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1176
KARAR NO: 2022/996
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ESKİŞHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/07/2024
NUMARASI: 2022/888 Esas (Ara Karar)
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN DAVACI:
VEKİLİ:
ALEYHİNE TEDBİR
TALEP EDİLEN
DAVALI
TALEP: İhtiyati Tedbir
TALEP TARİHİ: 03/07/2024
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 26/09/2024
İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili 03.07.2024 tarihli dilekçesinde özetle; davalı ...'in ve ... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (eski ticaret unvanıyla ... Ambalaj Gıda ve Gayrimenkul İşletmeciliği Sanayi Ticaret A.Ş.) menkul ve gayrimenkul mallarını satma veya herhangi bir tasarruf şekli ile üçüncü kişilere devretmesini engellemek ve şirketin bankalardaki tüm hesaplarını bu dava sırasında boşaltmasını önlemek üzere, dava sonuna kadar menkul ve gayrimenkul tüm varlıkları üzerine devir yasağı ve tüm banka hesaplarına da bloke konulmasını, ayrıca ... Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. payları üzerinde davalı ...'in paylarına da devir yasağı getirilmesi yönünde dava sonuna kadar tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının talebi tazminat istemine ilişkin olup, ihtiyati tedbir konulması talep edilen şirket hisselerinin mülkiyeti dava konusu olmadığı, aynı içerikteki ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin mahkemelerinin hükmünün istinaf incelemesini yapan Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 21. Hukuk Dairesi'nin 2023/686 esas ve 2023/673 sayılı başvurunun esastan reddine dair verilen ilamı da bulunmakta olup , bu bağlamda talep eden vekilinin anılan karar sonrasında dosyaya yeni bir delil de sunmadığı gözetilerek talep konusu hususlarda ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
İhtiyati tedbir konulmasına yönelik tüm şartların oluşmasına rağmen talebin reddi kararının hatalı olduğunu, taraflarınca davanın ispatına yarar somut delillerin dosyaya sunulduğunu, davalı yan tarafından ise aksini kanıtlar hiçbir somut delil sunulamadığını, bu nedenle istinafa konu ara kararın kaldırılması gerektiğini, eldeki davada edimler arasındaki orantısızlığın giderilmesini talep eden müvekkilinin, kanunun kendisine tanıdığı seçimlik haklarından birini kullanmış olup ilk derece mahkemesine eldeki davanın basit bir alacak davası olarak değerlendirilerek ihtiyati tedbir taleplerini hukuka aykırı olarak reddettiğini, davalı yanın şirketin mevcut durumunda meydana getirebileceği değişim nedeniyle müvekkilinin hakkını elde etmesinin zorlaşacağını ve imkânsız hale getireceğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,
HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.
Somut olayda, HMK'nun 389.maddesine göre uyuşmazlık konusu olmayan şey hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/09/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.