T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1013 Esas 2025/1425 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1013
KARAR NO: 2025/1425
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/06/2024
NUMARASI: 2024/550 Esas 2024/594 Karar
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 10/05/2024
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 29/12/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar hakkında açılan konkordato davasında 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, konkordato komiserler kurulunun alacaklıların alacaklarını bildirmeye davet etmesi üzerine müvekkilinin alacaklarını komiserler kuruluna bildirdiğini, müvekkilinin alacaklarının bir kısmının reddedilerek çekişmeli hale geldiğini belirterek konkordato dosyasında kabul edilmeyen ve nisaba dahil edilmeyen davalı şirketlerden 785.125,01 TL,davalı ...'dan 807.880,94 TL, davalı ... ve ...'ndan 785.125,01 TL alacaklı olduklarının kabulüyle, alacağın konkordato koşullarına göre, konkordato yürürlükten kalktığı takdirde ise işlemiş tüm faiz vs. fer'ileriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dilekçesi tebliğ edilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı vekiline 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir meşruhatlı davetiye gönderildiği, gönderilen meşruhatlı davetiye 18/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konkordato kapsamında kabul edilmeyen alacaklarla ilgili olup, İİK'nun 308/b kapsamında açılan davaların arabuluculuğa tabi olmadığını, İİK'nun 308/b maddesi alacakları itiraza uğramış olan alacaklılara tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde dava açma zorunluluğunu getirmekte olup, konkordato davasının niteliği gereği arabuluculuğa başvurulmasının mümkün olmadığını, mahkeme tarafından kabul edilmeyen alacak tutarı ile ilgili Yasanın açık hükmü gereği dava açılmakta olup, bu aşamadan sonra davalıların tek taraflı beyanı ile müvekkilinin alacağı projeye dahil edilemeyeceğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1412 Esas sayılı dosyasında verilen tasdik kararının ardından borçluların tek başına beyanı ile konkordato projesine yeni alacak dahil edebilmesinin mümkün olmadığını, arabuluculuk başvurusunda tek başına borçluların alacağı kabul etmesinin de yeterli olmayacağını, çekişmeli alacaklarla ilgili davaların açılmasından önce arabuluculuğa başvurulması zorunluluğun konkordato hukukunun kamusal karakteri, tüm alacaklıları ilgilendirmesi, tarafların iradeleri ile kendi aralarında yapacakları anlaşmanın konkordato alacaklıları arasında eşitsizlik yaratacak nitelikte olması ve konkordatoda ödemeler dengesini bozacak olması nedeniyle uygun görülmeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; İİK 308/b maddesi kapsamında alacağın eksik kaydedilmesi ile tasdik edilen konkordato nedeniyle eksik kaydedilen alacağın kayıt altına alınması istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yanca, konkordato komiserliğine başvuru sonucu alacağın talep edilen miktardan farklı ve eksik olarak tespiti gerçekleştirilip konkordato davasında konkordato tasdik kararı verildiği iddiasıyla davalı banka aleyhine işbu dava açılmıştır. Davanın tarafları banka ve şirket olup, kayıt altına alınması talep edilen alacağın dayanağı ise genel kredi sözleşmesidir. Bu durumda açılan dava mutlak ticari dava niteliğindedir.
7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun ile TTK’nin 5. maddesine eklenen 5/A maddesiyle, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiş olup, aynı yasal düzenlemenin 23. maddesinde 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesiyle, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edildiğinden, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
İİK'nun 308/b.1. maddesindeki çekişmeli hale gelen alacak için açılan dava genel dava niteliğinde olan, tarafların üzerilerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir dava türüdür. Sonuçta verilecek hükmün konkordato şartlarına tabi olması (konkordato tasdiki halinde), davanın genel mahkemelerde ve genel mahkemelerin tabi olduğu usul hükümlerine göre görüleceği hukuki durumunu değiştirmeyecektir.
Davacı yan dava dilekçesi ekinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmemiş, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının sunulmamış olması nedeniyle mahkemece davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içerisinde sunması, aksi taktirde davanın usulden reddine karar verileceği ihtarını içerir meşruhatlı davetiye gönderildiği, gönderilen meşruhatlı davetiye 18/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, kesin süre içerisinde davacı vekili tarafından son tutanak aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dosyaya sunulmadığı, 5235 sayılı kanunun 5/a maddesi gereğince ticari alacak davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafından arabuluculuk süreci sonuçlanmadan dava açıldığı, bu şekilde dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle 5235 sayılı kanunun 5/a, 6325 sayılı kanunun 18/a-2, HMK'nun 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmemiş olduğu ve mahkemece verilen kesin süreye rağmen de dava tarihinden önce sonuçlanmış arabuluculuk faaliyetine ilişkin son tutanağın sunulmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucundaHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -