T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/892 Esas 2024/1424 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/892
KARAR NO: 2024/1424
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/04/2024 (Karar) - 02/05/2024 (Ek Karar)
NUMARASI: 2022/294 Esas 2024/244 Karar
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALILAR :
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 15/04/2022
KARAR TARİHİ: 13/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 10/01/2025
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde geçirdiği iş kazası sonucu vefat eden işçinin hak sahiplerine gelir ve SYZ bağlandığını, ayrıca cenaze yardımı ödendiğini, kurum zararının faiziyle birlikte rücuen tahsili için şirket aleyhine dava açıldığını, yargılama sırasında davalı şirketin sicil kayıtlarından silindiğinin tespit edildiğini, mahkemece şirketin ihyası yönünde dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sicil müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; şirketin yasal prosedüre uygun olarak kapatıldığını, terkin tarihinde şirketin alacak ve borçlarının, derdest davalarının müdürlük tarafından bilinemeyeceğini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, yasal hasım olunduğundan aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve usulsüz açıldığını, davanın hak düşürücü ve zaman aşımı süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhine Ankara 17. İş Mahkemesi'nin 2019/231 Esas (2010/1026 Eski Esas) dosyasında dava açıldığı, yargılama sırasında davacı tarafa şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiği, şirketin ticaret sicil müdürlüğünden terkin edilmiş olması nedeniyle Ankara 17. İş Mahkemesi'nin 2019/231 Esas (2010/1026 Eski Esas) sayılı dosyasında dava yönünden terkin edilen şirketin TTK'nun 547 maddesi gereğince ek tasfiye amacıyla ihyası ve şirketin son tasfiye memuru ...'ın tasfiye memuru olarak atanması gerektiği, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinin davalı gerçek kişi üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Ankara 17. İş Mahkemesi'nin 2019/231 Esas sayılı dosyasında görülen dava ile sınırlı olmak üzere TTK'nun 547 maddesi gereğince ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, 02/05/2024 tarihli ek karar ile, TTK'nun 536/4 maddesine göre temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunmasının şart olduğu, ihya edilen şirkete tasfiye memuru olarak atanan ...'ın nüfus kayıtlarına göre Türk vatandaşlığından çıktığı ve yerleşim yerinin Türkiye'de olmadığının tespit edildiği, anılan davalının tasfiye memuru olarak atanmasının mümkün olmadığı, 24/04/2024 tarihli kararla atanan ...'ın yerine tasfiye memuru olarak ihya edilen şirketin terkin öncesi yetkilisi ...'ın atanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ek tasfiyesine karar verilen şirkete ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili yararına yargılama giderinin ve vekalet ücretinin sadece davalı tasfiye memurundan tahsiline yönelik hüküm kurulmasının, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden bahisle davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine hüküm kurulmamasının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, şirketin ihyasını istedikleri işbu davaya konu somut olayda da tasfiye kapanışı işleminin TTK‘nun ilgili hükümlerine göre yapılmadığını, bu hususlara riayet etmeden tasfiye kapanışı ve ticaret sicil kaydının silinme işlemlerini gerçekleştiren davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, kararın ve ek kararın müvekkili yararına kaldırılması, yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davalıların müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının ve ek kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderlerinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçeli kararının yazılması aşamasında mahkemece nüfus kayıtları incelendiğinde müvekkilinin Türk Vatandaşlığı'ndan çıkmış olduğu ve yerleşim yerinin Türkiye'de olmadığının anlaşıldığını, ek karar ile diğer hususlar aynı kalmakla birlikte tasfiye memuru olarak şirketin terkin öncesi yetkilisi olan ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, kararın hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, şirketin ek tasfiye işlemleri nedeniyle ihya edilmesine gerekçe gösterilen dava açılmadan, davadan haberdar olunmadan evvel tasfiyenin tamamlandığını, ihya davasının ise şirketin tasfiyesinin tamamlanmasından ve TTK'nun geçici madde 7/15 gereğince düzenlenmiş 5 yıllık zamanaşımının dolmasından sonra 15.04.2022 tarihinde açıldığını, dolayısıyla dava tarihinde yürürlükte olan TTK'nun geçici 7/15. maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ihyasına karar verilen şirketin dosya kapsamındaki belgelerin gösterdiği ve sunulan Ankara Cumhuriyet Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 13.05.2024 tarih 259176 sayılı yazısının doğruladığı üzere 23.07.2010 tarihinde sicilden terkin edildiğini, şirket tasfiye memuru olarak da müvekkilinin atandığını, şirketin tasfiyesinde müvekkilinin tasfiye memuru olarak yer aldığından açılan işbu ihya davasında da davalı olarak kendisine husumet yöneltildiğini, davanın kabulü kararıyla birlikte müvekkilinin yargılama giderlerinden mesul olduğu ve davacıya yargılama giderlerini ve vekalet ücreti ödemesine karar verildiğini, ihya davasına gerekçe gösterilen iş davası açılmadan evvel, tüm yasal şartlar yerine getirilerek vergi dairesi bildirimi üzerine ancak eksiksiz şekilde tasfiye edildiğini, şirketin tasfiyesi sürecinde tasfiye memuru müvekkilinin sorumluluğunu tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ihya davası açılmasına neden olacak herhangi bir hukuki hatası ya da sorumluluğu bulunmadığını, ek tasfiye işlemleri için ve ilgili dava kapsamındaki işlemlerle sınırlı olmak üzere verilen ihya kararının hukuka uygun olduğu kabul edilse dahi, müvekkilinin yargılama giderlerinden ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, müvekkilinin şirket tasfiye sürecine ilişkin herhangi bir eksik işlemi, hukuka aykırı kararı ya da sorumluluğu olmadığı gibi ihya davası açılmasına neden olacak herhangi hukuki sorumluluk doğuracak eylemi de bulunmadığını, şirket tasfiyesinin, ihya davasının sebebi olan alacak davası iş mahkemesinde açılmadan evvel tamamlanmış olduğundan, mahkeme kararının yargılama giderleri ve vekalet ücreti kısımlarının kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesi karar başlığında davalı olarak "... Odası Başkanlığı" yer aldığı gibi, dava dilekçesinde ise davalı olarak "... Sicil Müdürlüğü"nün yer aldığı, dava dilekçesinin ... Sicil Müdürlüğüne tebliğe çıkarıldığı, ... Sicili Müdürlüğünün davaya cevap verdiği anlaşıldığından davada husumetin ... Sicili Müdürlüğüne yöneltildiği, karar başlığındaki bu hususun maddi hata niteliğinde olduğu gözetilerek Dairemiz karar başlığında doğru hasım olan ... Sicili Müdürlüğü davalı olarak gösterilmiştir.
... Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, ihyası talep olunan şirkete ilişkin tasfiye ilanları, tasfiyeye ilişkin ortaklar kurulu kararları, Ankara 17. İş Mahkemesinin 2019/231 Esas (bozma öncesi 2010/1026) sayılı dosyasının Uyap'tan gelen sureti, davalı ...'ın nüfus kayıtları dosya içerisinde yer almaktadır.
Ankara 17. İş Mahkemesinin 2019/231 Esas (bozma öncesi 2010/1026) sayılı dosyasında, davacı tarafından ihyası talep olunan şirket aleyhine vefat eden işçinin hak sahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze yardımının rücuen tahsili için dava açıldığı, açılan davanın 14/04/2022 tarihli duruşmasında davacı vekiline davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası davası açması için 4 hafta kesin süre verildiği görülmüştür.
Ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 27/06/2009 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tasfiyesine karar verildiği, tasfiye memurluğuna davalı ...'ın atandığı, tasfiye kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, şirketin 23/07/2010 tarihli genel kurul kararı ile tasfiye kapanışına, tasfiye memurunun ibrasına, şirketin ticaret sicilinden silinmesine karar verildiği, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce 23/07/2010 tarihinde şirketin ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde; 6102 sayılı TTK'nun "Ek Tasfiye" başlıklı 547. maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verileceği ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirileceği düzenlemeleri yer almaktadır.
Somut olayda; ihyası istenen ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin davalı, SGK'nın davacı olduğu davanın Ankara 17. İş Mahkemesinin 2019/231 Esas (bozma öncesi 2010/1026) sırasında kayıtlı bulunduğu, yapılan yargılama sırasında 14/04/2022 tarihli celsede anılan şirketin ihya davası açması için davacı vekiline kesin süre verildiği görülmüştür.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
İhyası talep olunan şirketin ortaklar kurulunca 27/06/2009 tarihinde tasfiye kararı alınmış, ... tasfiye memuru olarak atanmış, tasfiye sonu kararı alınarak tasfiye memurunun yaptığı işlemlerden dolayı ibra edilmesine karar verilmiş ve şirketin 23/07/2010 tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiştir. İhya davasına dayanak Ankara 17. İş Mahkemesinin 2019/231 Esas (bozma öncesi 2010/1026) sayılı dosyası şirket tasfiye karar tarihi olan 27/06/2009 tarihinden sonra, şirketin tasfiye nedeniyle ticaret sicilinden terkin tarihi olan 23/07/2010 tarihinden önce açılmıştır.
Bu durumda mahkemece Ankara 17. İş Mahkemesinin 2019/231 Esas (bozma öncesi 2010/1026) sayılı dosyasının ihyası talep edilen şirketin tasfiye kararı olan 27/06/2009 tarihinden sonra, tasfiye sürecinde açıldığı, açılan davanın derdest olduğu, ilgili mahkemece davacı vekiline şirketin ihyasına yönelik dava açma hususunda süre verildiği, davacı tarafın derdest davasından ötürü şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının bulunduğu ve şirketin ek tasfiye için ihyası gerektiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Davalı ... vekili ile davacı vekilinin yargılama giderlerine yönelik istinaf itirazlarına gelindiğinde, ihyasına karar verilen şirket ortaklar kurulunca tasfiye kararı alınarak şirket tasfiyeye girmiş, tasfiye memuru olarak atanan davalı ... tarafından tasfiye işlemleri tamamlanarak şirketin tasfiye nedeniyle ticaret sicilinden kaydı terkin edilmiştir. İhyasına karar verilen şirket hakkında tasfiye karar tarihinden sonra, tasfiye işlemleri tamamlanıp sicilden terkini yapılmadan önce Ankara 17. İş Mahkemesinde dava açılmıştır. Davalı ... Sicil Müdürlüğü tasfiye ile ticaret sicilinden terkin edilen ve mahkemece ek tasfiyesine karar verilen şirketin ticaret sicilinden terkin işlemlerinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi, anılan davalı davanın açılmasına sebebiyet vermemiş, açılan ihya davasında yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumluluğu bulunmayacaktır.
Bu durumda mahkemece, ihyası talep edilen şirketin alınan tasfiye kararı üzerine tasfiye işlemleri tamamlanarak şirket tarafından alınan tasfiye kapanış kararı üzerine ticaret sicilinden terkin edildiği, tasfiye memuruna davanın yöneltilmesi gerektiği, şirketin davalı olarak yer aldığı dava dosyası derdest iken tasfiye işlemlerini tamamlayarak şirketin ticaret sicilinden terkinine sebep olan davalı tasfiye memurunun davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davalı sicil müdürlüğünün ise davanın açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek, yargılama giderlerinin davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesine gelindiğinde, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı ...'ın yargılama giderlerinden sorumlu olduğu kabul edildikten sonra "davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmiştir. Açılan davada dava açılmasına sebebiyet veren aleyhine yargılama giderlerinin yanı sıra karar ilam harcının da hüküm altına alınması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece işbu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı ...'ın karar ilam harcından sorumlu bulunduğu gözetilerek anılan davalı aleyhine karar ilam harcına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus Dairemizce re'sen gözetilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ve ek kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek harç yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek harç yönünden ayrı ayrı KABULÜNE,
2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/04/2024 tarih 2022/294 Esas 2024/244 Karar sayılı kararının ve 02/05/2024 tarih 2022/294 Esas 2024/244 Karar sayılı ek kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek harç yönünden KALDIRILMASINA, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,
3-Davanın KABULÜ ile, ... Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Ankara 17. İş Mahkemesi'nin 2019/231 Esas sayılı dosyasında görülen dava ile sınırlı olmak üzere TTK'nun 547. maddesi gereğince ek tasfiyesine,
4-Tasfiye memuru olarak ihya edilen şirketin terkin öncesi yetkilisi ...'ın (TC.No:...) ATANMASINA,
5-TTK'nun 547. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde tescil ve ilan için karardan bir suretin ... Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,
6-Alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcının davalı ...'dan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 269,05 TL posta ile tercüman ücreti olmak üzere yapılan toplam 4.269,05 TL yargılama giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın kaldırma gerekçesi de gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B)1-Davacı harçtan muaf olup, harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davalı ... tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,
3-Davadaki haklılık durumu ve kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucundaHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/12/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.