T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/1541 Esas 2025/1482 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1541
KARAR NO: 2025/1482
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/01/2025
NUMARASI: 2023/797 Esas 2025/47 Karar
DAVA: Şirketin Feshi
DAVA TARİHİ: 08/12/2023
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 29/12/2025
Taraflar arasındaki şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ...'a yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı şirket yetkilisi ve ortağı sıfatıyla ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'ın davalı şirketin %50'şer hisse sahibi ortakları olduğunu, müvekkilinin sürekli Türkiye'de kalamadığını, bu nedenle kurduğu bu şirkette esasında beklentisinin Türkiye iç pazarında güçlü bağlantıları olduğu taahhüt eden ortağı davalı ... ile bu pazarda projeler gerçekleştirmek olduğunu, ortaklığın üzerinden geçen sürede şirketin hiçbir iş bağlantısı gerçekleştirmediğini, ticaret yapmak adına bir girişime dahi tenezzül etmediğini, tek bir fatura dahi kesilmeyen şirketin sadece çeşitli masraflar ortaya çıkardığını, bu masrafların tümünün müvekkili üzerine yıkıldığını, sürekli müvekkilinden para istendiğini, müvekkilinin bu süreçte 15.400,00 Usd yeni ofisin kiralanması ve 6.866,40 Usd mobilya için ödediğini, ödenen miktarların gerçek dışı rakamlar olmasının da muhtemel olduğunu, müvekkilinin ortağına karşı güvenini kaybettiğini, bu ortaklığı sürdürmek istemediğini, hisselerini davalı ortağa devretmeye ilişkin teklifi üzerine davalı ...'ın hisselere karşılık bir para ödemek yerine müvekkilinden üzerine para dahi istediğini, müvekkilinin Türkiye'de ticaret yapma isteğini kaybettiğini belirterek davalı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesine, mümkün olmadığı taktirde tespit edilecek bedel karşılığında müvekkilinin şirketinin payının davalı ortağa devrine veya uygun görülecek alternatif çözüm yollarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının taahhüt ettiği ortaklık payını şimdiye kadar ödemediğini, davacıyla ortaklık ilişkisi yürümeyeceğinden şirketin feshinin müvekkilinin de yararına olacağını, davacının koyduğu bir sermaye olmadığından şirketin müvekkili üzerinde kalması halinde davacıya yapılacak bir ödeme olmayacağını, şirketin davacı üzerinde bırakılması halinde ise müvekkilinin sermaye payı ve harcamalarının kendisine ödenmesini istemiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesi tebliğ yapılmasına rağmen davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı şirketin fesih ve tasfiyesinin talep edildiği, alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere ortakların sermaye taahhüdünü yerine getirmedikleri, davalı şirketin gayri faal olduğu, özvarlığını kaybedip özkaynağın negatife düştüğü, borca batık olduğu, davalı şirket ortağı olan davalı gerçek kişinin iradesinin de şirketin feshine yönelik bulunduğu, salt davacıdan kaynaklanan bir fesih sebebinin bulunmadığı, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ...'a yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı şirkete yöneltilen davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak şirket ortakları ... ile ...'ın atanmasına, her bir tasfiye memurunun tasfiye işlemleri konusunda münferiden yetkili kılınmasına, takdiren ücret tayinine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı şirket yetkilisi ve ortağı sıfatıyla ... istinaf dilekçesinde özetle; husumet yokluğu nedeniyle hakkında verilen karara bir itirazı bulunmadığını, bilirkişi raporuna göre davalı şirketin gayri faal olduğunu, özvarlığını kaybettiğini ve eksiye düştüğünu, borca batık duruma düştüğünü, tasfiyesinin uygun olduğunu, şirket selmayesinin yarı yarıya her iki ortağa ait olduğunu, davacıya ait 465.000,00 TL ödenmemiş sermayesi bulunduğu belirlenmesine rağmen ve şirketin batık hale gelmesine davacı ortağın sebep olduğu dikkate alınmadan şirkete zarar veren yabancı uyruklu şahsa tasfiye memurluk yetkisinin verildiğini, kararın gerekçesinde şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması, şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi örnek olacak şekilde haklı sebeplerin sayıldığını, bu durumda her iki ortağın fesih ve tasfiye yetkisini birlikte veya ayrı ayrı kullanmayacağını, üçüncü kişinin tasfiye memuru seçilmesinde şirketin yararı olma ihtimali üzerinde durulmadığını, tasfiye işini kendisinin gerçekleştirmesi halinde tarafına ücret ödenmesi gerekirken ücret ödenmemesine karar verilmesinin haklı olmadığını, dava haksız olduğu halde şirket aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücreti ödemesine karar verilmesinin de usul ve yasaya uygun bulunmadığını, davacının ortaklıktan ayrılmayı ortaklık kararı ile yaptırma imkanına sahip iken dava açarak masrafa ve zaman kaybına sebep olduğunu, dava sırasında haklı taleplerinin dikkate alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; haklı nedenle limited şirketin feshi, olmadığı taktirde şirket hissesinin tespit edilecek bedel karşılığında davalı ortağa devri veya uygun görülecek alternatif çözüm yolları istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde yer alan ticaret sicil kayıtlarından davalı şirketin %50 ortağının davacı, %50 ortağının ise davalı ... olduğu, davacının müdür, davalının ise müdür ve müdürler kurulu başkanı olup, davacı ve anılan davalının müştereken davalı şirketi temsile yetkili oldukları anlaşılmıştır.
Her ne kadar davacı ile davalı ... davada taraf olup, feshi talep edilen şirketin başka ortağı yok ise de, fesih davası davalı şirket aleyhine açıldığından ve şirketin açılan işbu davada davalı taraf olduğu gözetildiğinde, ortakların davada taraf olmaları ile taraf teşkilinin tamamlandığı söylenemeyecektir. Bir başka anlatımla, davada şirket taraf olarak yer aldığından şirketin davada temsil edilmesi gerekir.
Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere davacı, davalı şirketin müştereken yetkililerinden biri olup, açılan davada davalı şirket ile davacı arasında menfaat çatışması bulunmaktadır.
Gerekçeli karar davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı bulunan adresine TK'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de, davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunduğundan davalı şirketin davada temsil edildiğinden söz edilemeyeceği gibi, gerekçeli kararın usulüne uygun şekilde davalı şirkete tebliğinden de söz edilemeyecektir.
Bu durumda, davalı şirketin işbu davada temsil edilmek üzere davalı şirkete temsil kayyımı atanması için davacı vekiline süre verilip, gerekçeli kararın atanacak davalı temsil kayyımına tebliğ edilerek, istinaf süresi beklenildikten sonra, davalı temsil kayyımı tarafından kararın istinaf edilmesi halinde ise istinaf dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilip katılma yoluyla istinaf süresi beklendikten sonra ve her halde dosyanın Dairemize yeniden gönderilmek üzere mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı şirketin işbu davada temsil edilmek üzere davalı şirkete temsil kayyımı atanması için davacı vekiline süre verilip, gerekçeli kararın atanacak davalı temsil kayyımına tebliğ edilerek, istinaf süresi beklenildikten sonra, davalı temsil kayyımı tarafından kararın istinaf edilmesi halinde ise istinaf dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edilip katılma yoluyla istinaf süresi beklendikten sonra ve her halde dosyanın Dairemize yeniden gönderilmek üzere mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda HMK'nın 352. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.