T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/461 Esas - 2025/408 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/461
KARAR NO: 2025/408
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/02/2025
NUMARASI: 2025/147 Esas (Ara Karar)
DAVA : İtirazın İptali
TALEP: İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ: 31/01/2025
KARAR TARİHİ: 18/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 18/04/2025
İhtiyati haciz isteminin reddine yönelik mahkemece verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden tarafından, süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz isteyen davacı; sigortalı ... plakalı aracın, "1690 Sokak No:15" önünde park halinde iken, "1690 Sokak No:19" önünde park halinde olan davalı ...'e ait ... plakalı aracın kendiliğinden hareket ederek arka kısımlarıyla sigortalıya ait aracın sol ön çamurluk kısımlarına çarpması, bu çarpmanın etkisiyle de sigortalıya ait aracın bahçe duvarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelerek sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, alacağın tahsiline yönelik Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/13273 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek davalıya ait ... plakalı aracın ve davalı Belkız üzerine kayıtlı diğer araçlar ve taşınmazların yargılama esnasında satılması ve mal varlıklarının elden çıkarılması söz konusu olabileceğinden müvekkili şirketin hak ve alacaklarının dava süresince güvence altına alınabilmesi ve dava sonunda infazının sağlanabilmesi amacıyla borca yeter miktarda olmak üzere borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava konusu edilen alacağın varlığı ve muacceliyeti yargılamayı gerektirmekle İİK'nın 257 ve devamı maddeleri kapsamında yasal koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle; " davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; sigortalı ... plakalı aracın, "1690 Sokak No:15" önünde park halinde iken, "1690 Sokak No:19" önünde park halinde olan davalı ...'e ait ... plakalı aracın kendiliğinden hareket ederek arka kısımlarıyla sigortalıya ait aracın sol ön çamurluk kısımlarına çarpması, bu çarpmanın etkisiyle de sigortalıya ait aracın bahçe duvarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası ile sigortalı araçta hasar meydana geldiğini, davalı ...'in kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, alacağın tahsiline yönelik Ankara Batı İcra Dairesi'nin 2024/13273 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalı ...'in işleteni olduğu "..." plakalı aracın ve üzerine kayıtlı diğer araçların ve taşınmazların yargılama esnasında satılması ve mal varlıklarının elden çıkarılmasının söz konusu olabileceğini, davalı tarafın, kaza tespit tutanağı ve dosyaya sunulan fotoğraflar ile asli ve tam kusurlu olduğu hususunun açıkça belli olması ve kusura ilişkin hiçbir itirazının olmaması da göz önüne alındığında kusur oranlarının belli ve net olduğunun açıkça ortada olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; İİK'nun 257 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).
Somut olayda ihtiyati haciz talep eden, kasko sigortacısı olduğu aracın, park halinde bulunuyor iken karşı taraf davalının işleteni olduğu aracın kendiliğinden hareket ederek sigortalı araca çarpması sonucu hasara uğradığını, kasko poliçesi kapsamında sigortalıya ödeme yaptığını, kazada kusurlu olan davalı ...'in borçtan sorumlu olduğunu, alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, davalının mal varlığını elden çıkarmasının söz konusu olduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden TTK'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyete dayalı olarak sigortalısına ödediği hasar bedelinin tamamından karşı taraf borçlunun sorumlu olduğunu ileri sürerek ihtiyati haciz talep etmiş, talebine konu ödeme yönünden sigortalısına yaptığı ödeme dekontunu, kaza tespit tutanağını ibraz etmiş ise de, bu aşamada somut olayda hangi sürücünün hangi oranda kusurlu olduğu, sigortalı araçta meydana gelen hasarın miktarı, bu kapsamda ihtiyati haciz talep edenin karşı tarafa rücu edebileceği bir alacak bulunup bulunmadığı hususu yargılamayı gerektirdiği gibi yaklaşık olarak ispat edilmiş de değildir.
Hal böyle olunca, İİK'nun 257. maddesindeki koşulların oluşmadığı, yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediği gözetilerek mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/04/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-