T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/907 Esas 2025/259 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/907
KARAR NO: 2025/259
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/10/2021
NUMARASI: 2020/628 Esas 2021/762 Karar
DAVA: İstirdat
DAVA TARİHİ: 17/12/2020
KARAR TARİHİ: 14/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 14/04/2025
Taraflar arasındaki istirdat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı genel müdürlüğün ... Et Kombina Müdürlüğü arasında büyükbaş küçükbaş karkas ve kanatlı etleri ile kemiksiz lop et, kıyma-kuşbaşıların şoklama ve donmuş muhafaza sözleşmesi imzalandığını, kombina müdürlüğünün 10/06/2020 ve 12/06/2020 tarihli yazılarında ayrı ayrı olmak üzere yazılı olarak uyarmalara rağmen gerekli sevkiyat işlemlerinin yapılamadığı gerekçe gösterilerek müvekkili hakkında cezai işlem uygulanacağının bildirildiğini, davalının cezai şart alacağını müvekkilinin hak edişinden mahsup ederek tahsil ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye aykırı bir eylem ve işlemi bulunmadığını belirterek 63.360,00 TL'nin mahsup edildiği 12/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; koronavirüs salgını kapsamında lojistik ve depolama hizmeti veren iş yerlerinin, gıda üretim tesislerinin kısıtlama tedbirlerinden muaf olduğuna ilişkin İçişleri Bakanlığı kararı bulunduğunu, müvekkilinin buna bağlı olarak mesai mefhumu gözetmeksizin sözleşme şartlarına bağlı kalarak kurumun talepleri doğrultusunda hizmet vermeye devam edilmesi yönünde davalıya gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, müvekkilinin davacı dahil sözleşme akdettiği tüm soğuk hava depo sahiplerine her gün 5 tır olacak şekilde sevkiyat yapılacağını, ürünlerin satış ve sevk işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için ürün tasnifi yapılarak paletli ve sıralı şekilde hazır hale getirilmesi, sevkiyat işlemlerinde gerekli kurum personelinin görevlendirileceğinin 04/06/2020 tarihli yazıyla bildirildiğini, davacının ise 08/06/2020 tarihli yazıyla şirket personelinin covid 19 kapsamında 09/06/2020-10/06/2020 tarihleri arasında test yaptırması nedeniyle idari izinli olduğu, depolarında yükleme ve boşaltma hizmeti verilemeyeceğinin bildirildiğini, müvekkilinin satışa arz etmek zorunda olduğu et ve et ürünü satış sözleşmeleriyle taahhüt altına girdiği kamu ve özel tüzel kişilere karşı edimini ifa ile yükümlü bulunduğunu, sevkiyat işlemlerini durdurma yetkisinin söz konusu olmadığını, virüsten olumsuz etkilenen personelin yerine başka personel görevlendirildiği, davacının da basiretli davranarak teste tabi tuttuğu personel yerine geçici işçi temin etmesi ve müvekkiline karşı edimlerine eksiksiz şekilde ifa etmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıya önceden bildirdiği her gün 5 tır ürün almak için 09/06/2020 tarihinde davacının soğuk hava deposuna yetkili personelini ve davacının yazısı gözetilerek forklift operatörünü ve yükleme boşaltma işlemlerini yapmak için hamaliye işçilerini görevlendirilen ekiple birlikte gönderdiğini, buna rağmen davacının stok sorumlusunun bulunmadığı ve iş güvenliğinin kurum tarafından gönderilen personelle sağlanamayacağı gerekçesiyle sevkiyat işlemini gerçekleştirmediğini, müvekkilinin 10/06/2020 tarihinde de davacının deposuna gittiğini, davacının aynı gerekçelerle yükleme izni vermediğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan yasal yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin cezai şart alacağını hesaplayarak davacının alacaklarından kesinti yoluyla tahsil ettiğini, yapılan işlemin sözleşme hükümlerine uygun olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı ... ... Et Kombinası Müdürlüğü tarafından dağıtım yerleri (Dağıtım Yerleri içerisinde ... Et Entegre Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. de bulunmaktadır) adına düzenlenen 04/06/2020 tarihli yazısında emtiaların bulunduğu depolardan yapılacak sevkiyat programının kombina yetkilileri tarafından firmaya yazılı ve/veya sözlü olarak en geç bir gün önceden bildirileceği, forklift hizmeti, plastik palet temini ve yükleme boşaltma işleri için gerekli ekipman ve personelin firma tarafından temin edileceği, depolarda görev yapan personel ile görevli kurum personelinin iş sağlığı ve güvenliğinden firmanın sorumlu olduğu, kurumun yazılı talebine rağmen belirtilen zaman ve miktarda ürün teslimi yapılmaması durumunda, teslim edilmeyen emtianın kurum cari satış fiyatının %1’i nispetinde ceza tahakkuk ettirileceği, bir sözleşme döneminde üç kez ceza tekrarı halinde kurumun sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğuun sözleşmede düzenlendiği, depodan her gün 5 tır (100.000 kg) olacak şekilde, ürünlerin satış ve/veya sevk işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için ürün tasnifi yapılarak paletli, sıralı olacak şekilde hazır hale getirilmesi, yüklemeler için gerekli makine ekipmanların hazır bulundurulması hususları belirtilmiş ise de, davalının 04.06.2020 tarihli yazısının davalı firmaya iletildiğine dair bir belge veya delilin bulunmadığı, davalı tarafından davacı firma deposuna 09.06.2020 ve 10.06.2020 tarihinde gelindiği, sevkiyatın gerçekleştirilmemiş olması nedeni ile 31.680,00 TL tutarında ayrı ayrı ceza kesildiği, 09.06.2020 tarihli ilk tutanakta, 04.06.2020 tarihli yazıda geçen hususlar tutanağa geçirilmiş ve anılan yazı tutanağa ek yapılmış ise de, 09.06.2020 tarihli tutanağın davacı vekillerince ve şirket yetkilisince ihtirazı kayıtlı olarak imzalandığı, her iki cezai işleme ilişkin olarak davalı tarafça sözleşme hükümlerine uygun olarak süresi içinde ve şekli olarak yazılı ihtar yükümlülüğünün yerine getirilmediği, davalı tarafça uygulanan her iki cezai işlemin de hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 63.360,00 TL'nin 17/12/2020 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 04.06.2020 tarihli yazının aynı tarihte saat 16:04:42'de davacı firmaya fax ile gönderildiğini, 10.06.2020 tarihinde düzenlenen tutanakların hiç birinde davacının ihtirazı kayıt ileri sürmediğini, 09.06.2020 tarihli tutanakta ise davacı vekilince sadece "İşbu tutanağın muhteviyatına itiraz ediyorum bu itirazlara ilişkin olarak yazılı olarak beyanda bulunacağım" şeklinde muhalefet şerhi düştüğünü, ancak söz konusu şerhin müvekkili kurumca davacıya fax yoluyla gönderilen 04.06.2021 tarih ve e.31077 sayılı yazının tebliğ alınmadığına ilişkin olmadığını, firma yetkilisi tarafından "ihtirazi kayıtlı olarak iş bu tutanağı imzaladım" beyanıyla imzaladığını, gerekçeli kararda belirtilenin aksine her iki beyanında hukuki sonuç doğurabilecek şekilde ihtirazi niteliğine haiz olmadığını, belirtilen tutanağa müvekkiline gönderilen yazının ek yapıldığının açıkça görüleceğini, ihtirazi kaydın (çekince, hakları saklı tutma) hukuki mahiyeti ortaya konulmaksızın, dava dosyasında yer alan bilirkişi raporu dahil diğer tüm yazılı delilleri bertaraf edecek mahiyette görüldüğünü, bu hususunun nedenlerine yer verilmediğini, müvekkili kurum tarafından davanın kabulü kararının sadece davacı tarafça ihtirazi kayıt ile imzalanan tutanağa dayandırılmasının anlaşılamadığını, verilen gerekçeli kararın müvekkili kurumun hukuki dinlenilme hakkı kapsamında, silahların eşitliği ve delillerin objektif bir şekilde değerlendirilmesi gerekliliğini de ihlal ettiğini, davacının müvekkili kurumca akdettiği muhafaza sözleşmelerine uygun işlem ve eylemde bulunmadığını, müvekkili kurumun sözleşmeden kaynaklı ödeme edimini eksiksiz bir şekilde yerine getirmesine, 09.06.2020 ve 10.06.2020 tarihlerinde yine sözleşme uyarınca et yükleme ve boşaltma işlemlerini yapacak personele birlikte davacıya ait soğuk hava deposuna gitmesine, davacı tarafında başvurulan bilirkişi incelenmesinin sonuç itibariyle müvekkili kurum lehine olmasına, davacının müvekkili kurumun resmi personeli tarafından tutulan tutanaklara hangi gerekçeyle itiraz ettiğini belirtmeksizin sadece "ihtirazı (tutanakta itrazi olarak yazılmış) kayıtlı imzalıyorum" beyanına itibar ederek söz konusu kaydın gerçeğe ve sözleşmeye uygunluğunu irdelemeden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka uygunluk teşkil etmediğini, davacının tutanağa yazdığı itirazi kayıt beyanı hukuken geçerli sayılabilecek bir itiraz olmadığını, davacı tutanakta yer alan hususlardan hangisine yahut hangilerine itiraz ettiğini açıkça belirtmediği gibi söz konusu bu kaydın müvekkili kurumca sözleşmede öngörülen cezai koşula yönelik de olmadığını, davacının itirazının müvekkili kurumun yükleme yapmasına ilişkin olduğunu, müvekkili kurum tarafından gönderilen 04.06.2020 tarih ve e.31077 sayılı yazının tebliğ alınmadığı yahut tutanakta sözleşmenin cezai koşulunu düzenleyen 9. maddesinin açıkça belirtilmesine rağmen davacı tarafından tahakkuk ettirilecek ceza ilişkin herhangi bir itirazı içermediği açıkça görüldüğünü, ihtirazi kaydın hukuka uygun olduğunun kabulü halinde ise yüksek yargı içtihatları dikkate alınarak söz konusu kaydın her iki tarafın tacir olduğu dikkate alındığında sözleşme uyarınca tahakkuk ettirilen cezai şartı talep hakkını sona erdirecek nitelikte delil olmadığının kabulü gerektiğini, saklatan sıfatına haiz müvekkili kurumun, saklayan sıfatına haiz davacıya karşı tek yükümlülüğünün TBK'nun 562. madde uyarınca sözleşmenin ifası süresince oluşabilecek tüm masraflarını karşılamak olduğunu, nitekim davacı ile akdedilen sözleşmelerin 5. maddesi kapsamında müvekkili kurum, davacıya muhafaza süresince deposuna bırakılan mal miktarı dikkate alınarak ödemede bulunduğunu, dava dilekçesinde de aksine bir iddianın yer almadığını, saklayan sıfatına haiz davacının ise yasal hükümler çerçevesinde sözleşmede süre belirlenmiş olsa bile saklatanın her zaman ileri sürebileceği talep üzerine geri verme borcu altında olduğunu, davacı tarafından 09.06.2020 ile 10.06.2020 tarihlerinde hiç bir yetkisi olmamasına rağmen müvekkiline yükleme izni vermeyerek işbu yasal yükümlülüğünü ihlal ettiğini, taraflarca akdedilen ve dava dosyasında yer alan gerekçeli mahkeme kararından aynen belirtilen sözleşmenin 9/10. maddesi "Kurumu yazılı talebine rağmen belirtilen zaman ve miktarda ürün teslimi yapılamaması durumunda, teslim edilmeyen emtianın kurum cari satış fiyatının %1'i nispetinde ceza tahakkuk ettirilir." hükmünü ihtiva ettiğini, söz konusu sözleşme hükmüyle TBK'nun 564. maddesinin "saklama sözleşmesinde bir süre belirlenmiş olsa bile saklayan, saklatanın her zaman ileri sürebileceği istemi üzerine, saklananı bütün çoğalmalarıyla birlikte geri vermekle yükümlüdür" hükmü birlikte dikkate alındığında müvekkilinin dilediği bir zamanda yazılı bir taleple davacıda (saklayan sıfatına haiz) saklatan sıfatıyla saklananı geri alma hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin 04.06.2020 tarihli yazısını her ne kadar aynı tarihte davacıya fax yoluyla göndermişse de belirtilen yazının yükleme tarihinde davacıya ibrazının dahi yeterli olduğunu, davacının müvekkili kurumun emtiasını talebi doğrultusunda iade etmesinin yasal zorunluluk olduğunu, dava dosyasına yer alan 09.06.2020 ve 10.06.2020 tarihli tutanaklar nazara alındığında müvekkili kurumun davacıya 04.06.2020 tarihli yazıyı ibraz ettiğini, ancak davacının buna rağmen herhangi bir yasal hakkı olmamasına rağmen deposunda muhafaza ettiği müvekkili kurum emtiasının yüklenilmesine izin vermediğinin açıkça görüleceğini, raporun neden delil olarak dikkate alınmadığının belirtilmemesinin müvekkilinin adil yargılama hakkının ihlal edildiğinin somut göstergesi olduğunu, raporun tali delil olarak hukuken mahkemeyi bağlayıcı yönünün bulunmadığı bilinmekle birlikte gerekçeli raporda davacı tarafından bilirkişi ücreti olarak yatırılan 1.248,50 TL'nin yargılama gideri müvekkili kuruma yükletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin teknik bilgisine başvurduğu bilirkişi tarafından düzenlenen raporu gerekçeli kararında herhangi bir hukuki değerlendirmeye tabi kılmaksızın göz ardı etmesinin ancak hüküm kısmında değerlendirme dışı bırakılan bilirkişi delilinin, özellikle söz konusu rapora davacı tarafından da itiraz edilmediği dikkate alındığında, ücretini müvekkil kuruma yükletilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, bilirkişi raporu dikkate alındığında müvekkili kurumun ticari defter ve kayıtlarının hukuka uygunluğu, davaya konu uyuşmazlığa ilişkin cezanın sözleşme hükümlerine riayet edilerek tahakkuk ettirildiği ve gerçeği yansıttığının açıkça tespit edildiğini, bilirkişi raporunda yer alan "Diğer yandan, davacı vekili tarafından, dava dosyasına davacı şirkette çalıştığı belirtilen personellerin e-nabız çıktısı sunulmuştur. Söz konusu çıktılara göre 4 personele 09.06.2020 tarihinde, 3 personele ise 10.06.2020 tarihinde covid-19 testi yapılmış ve sonuçları negatif çıkmıştır. Ancak, davacı şirketin talebi üzerine, davalı kurum tarafından forklift, rampa, yükleme ve boşaltma personeli tedarik edilerek sevkiyata gelinmiştir. Ayrıca 09.06.2020 salı günü ve 10.06.2020 çarşamba günü, lojistik ve depolama hizmeti veren iş yerlerinin ve gıda ile ilgili tesislerin covid 19 pandemisi nedeni ile çalışmasının kısıtlandığına ilişkin bir belgeye dava dosyasında rastlanmamıştır." tespitleri davacı aleyhine olmasına rağmen davacının iş bu rapora süresinde itiraz etmemesine rağmen lehine usuli kazanılmış hak olarak değerlendirilmesi gerektiğinin hukuka uygunluk teşkil etmediğini, davacının bilirkişi raporunda 04.06.2020 tarihli yazının davacıya tebliğ edilmediği hususunda yapılan tespitler yönünden usuli kazanılmış hak elde ettiği iddiasının ise "hakim hukuku re'sen tatbik eder" ilkesi çerçevesinde, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin doğal olarak hukuki değerlendirmesi ve taktirinin mahkemeye bırakılması sebebiyle hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; saklama sözleşmesine aykırı davranıldığı gerekçesiyle sözleşme uyarınca alacaktan mahsup edilen cezai şart alacağının istirdati istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı tarafından davalı genel müdürlük ... Et Kombinesi Müdürlüğüne gönderilen 12/06/2020 tarihli yazı, tahsilat makbuzu, mahsup fişi, davalı tarafından davacıya gönderilen 02/06/2020 tarihli cezai şart bildirim yazıları, tutanak suretleri, davacı tarafından davalıya yapılan bildirim ve davalıya gönderilen yazı suretleri, büyükbaş küçükbaş karkas ve kanatlı etleri ile kemiksiz lop et, kıyma-kuşbaşıların şoklama ve donmuş muhafaza sözleşmesi, yargılama aşamasında muhasebeci bilirkişiden alınan 07/06/2021 tarihli rapor, davacı şirketin diğer 2 depo adresinden 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde yükleme yapıldığına ilişkin listeler dosya içerisinde yer almaktadır.
Taraflar arasında 27/12/2019 tarihli, davacının üç farklı depo adresine ilişkin üç ayrı büyükbaş küçükbaş karkas ve kanatlı etleri ile kemiksiz lop et, kıyma-kuşbaşıların şoklama ve donmuş muhafaza sözleşmesi akdedilmiştir. Sözleşmelerin 9. maddesi "Firma sözleşmede belirtilen hizmetleri azami hijyen koşullarına ve standartlarına uygun olarak Tarım ve Orman Bakanlığı Kırmızı Et Üretim Yönetmeliği, Et ve Süt Kurumu Yönetmeliklerine yapmakla sorumludur. Depo muhafazasından kaynaklanan bozulmalar firmanın sorumluluğundadır. Bu amaçla firma muhafaza ve depolama işlemlerini kurumun isteği doğrultusunda yapmakla yükümlüdür. Firma ürünlerin güvenliğinden ve kuruma noksansız olarak tesliminden sorumludur. Tartım farkının kurum genelge ve yönetmeliklerindeki fire oranlarından fazla olması durumunda fazla olan fire bedeli firma tarafından kuruma ödenecektir. ... Etlerin muhafazası için kuruma tahsis edilen alanda kurum ürünü dışında hiçbir ürün bulunmayacaktır. Forklift hizmeti, plastik palet temini ve yükleme boşaltma işleri için gerekli ekipman ve personel firma tarafından temin edilecektir. Kurum tarafından uygun görülen süre içerisinde yükleme ve boşaltmanın yapılamayacağının ve yeterli personel bulundurulmadığı tespit edildiği takdirde kurum gerekli ekipman ve personeli temin edecek ve ücretini firmanın alacağından tahsil edecektir. ... Depolara stoklanan emtiaların miktarı ile giriş ve çıkış zamanlaması firma tarafından mesai mefhumu gözetmeksizin kurum talepleri doğrultusunda belirlenecektir. Kurumun yazılı talebine rağmen belirtilen zaman ve miktarda ürün teslimi yapılmaması durumunda teslim edilmeyen emtianın kurum cari satış fiyatının %1' i nispetinde ceza tahakkuk ettirilir. Bir sözleşme döneminde üç kez ceza tekrarı halinde kurum sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir." hükmünü içermektedir.
Davalı tarafından davacının da aralarında bulunduğu şirketlere gönderilen 29/05/2020 tarihli yazı ile, sözleşme kapsamında emtialarının bulunduğu depolarından yapılacak olan satış veya sevkiyat programı kombina yetkilileri tarafından firmalarına yazılı ve sözlü olarak en geç 1 gün önceden bildirileceği, firmanın kurum taahhüt, talep, satış ve siparişleri doğrultusunda bildirilen programın gerçekleştirilmesi için yeterli sayıda personel ve ekipmanın sözleşmenin 9. maddesine istinaden depolarındaki ürünlerin satış veya sevk işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için ürünlerin paletli bir şekilde sıralı hale getirilip, ürün tasnifi yapılarak hazır hale getirilmesi ve yüklemeler için yeterli makine ekipmanlarının hazır bulundurulması istenilmiştir.
Davacı tarafından davalıya gönderilen 01/06/2020 tarihli yazı ile, kurumun yetkili veteriner ya da sevkiyattan sorumlu personelin sözlü talepleri doğrultusunda gerekli hazırlıklar yapılarak davalı personelinin şirket bünyesindeki depolara gelmesiyle birlikte covid 19 salgını için gerekli önlemleri alarak sosyal mesafeyi kontrol ederek şirketin bütün imkanlarının seferber edildiği, davalı yazısında belirtildiği üzere önceden ürünlerin paletli hale getirilerek sıralı hale getirilip, ürün tasnifi yapılarak hazır hale getirilmesi gibi bir durumun söz konusu olamadığı, davalının ürünlerin bulunduğu depoların kurum yetkili personeli tarafından mühürlenerek bırakılması, mühürlerin sadece davalı personeli tarafından kırılmasından dolayı olduğu, davalı yetkili personeli olmadan içeri girmeleri, ürünlere el sürmeleri gibi bir durumun söz konusu olamadığı belirtilmiştir.
Davalı genel müdürlük ... Et Kombinesi Müdürlüğü davacının da arasında bulunduğu şirketlere sözleşme kapsamında emtiaların bulunduğu depolarından yapılacak satış ve sevkiyat programının kombina yetkilileri tarafından firmalarına yazılı veya sözlü olarak en geç 1 gün önceden bildirileceği, depolarından her gün 5 tır olacak şekilde ürün sevk işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için ürün tasnifi yapılarak paletli sıralı olacak şekilde hazır hale getirilmesi, yüklemeler için gerekli makine ekipmanların hazır bulundurulması, ayrıca taraflarınca mühürlenen depoların açılıp, yüklemelerin zamanında yapılabilmesi için ve cezai işleme maruz kalmamaları adına talepte bulunmaları halinde kendilerince personel görevlendirilebileceği 04/06/2020 tarihli yazı ile bildirilmiştir.
Davacı yanca davalıya gönderilen 08/06/2020 tarihli yazı ile, kurumda görevli personelde covid 19 hastalığının çıktığını öğrendikleri, personelin 20/05/2020-23/05/2020 tarihleri arasında kurum tarafından görevli personel olarak şirketlerinde bulunduğu, firmanın personeliyle yakın temas halinde çalışmasından dolayı personellerinde huzursuzluk ve hastalığın bulaşma riski taşıdığından dolayı endişe duydukları, 09/06/2020-10/06/2020 tarihlerinde şirket bünyesinde çalışan personelin covid 19 testi yaptırabilmesi için idari izinli sayılacağı, bu tarihlerde yükleme ve boşaltma hizmeti veremeyeceklerini bildirmiştir.
Davacı şirket işletme şefi, veteriner hekim ve davalı genel müdürlük ... et kombinesi müdür yardımcısı, rampa personeli, davacı firma yetkilisi ...'in "itirazi kayıtlı olarak işbu tutanağı imzaladım" ibaresi altında imzasının yer aldığı, avukat ...'ın "İşbu tutanağın muhteviyatına itiraz ediyorum. Bu itirazlara ilişkin olarak yazılı olarak beyanda bulunacağım." ibaresi altında imzasının yer aldığı 09/06/2020 tarihli tutanakta, 04/06/2020 tarihli yazı ile bütün depoculuk hizmeti alınan firmalara gerekli bildirimin yazılı olarak yapıldığı, firma yetkilisi ...'in personelin covid 19 testine tabi tutulacağını beyan ederek 09/06/2020 tarihinde yükleme yapamayacağını söylediği, Et ve Süt Kurumu ... Et Kombinesi firma yetkilisine söylemesine istinaden forklift operatörü ve hamaliye işçisinin hazır olarak getirildiği, fakat firma yetkilisinin iş güvenliği ve stok sorumlusunun olmayışını gerekçe göstererek yüklemeyeceğini beyan ettiği tutanağa bağlanmıştır.
Davacı şirket iş güvenliği uzmanı tarafından tutulan 09/06/2020 tarihli tutanakta, 09/06/2020 tarihinde davalı tarafından iş güvenliği uzmanı olarak sorumlu bulunduğu alana getirilen personelin çalışabilmesi için covid 19 test sonucu belgelerinin istendiği, istenilen belgelerin tesliminden sonra getirilen personelin girişlerine izin verileceğinin beyan edildiği, davalının çalışacak personelle ilgili evrakları ibraz etmediğinden dolayı personelin girişine izin verilmediği tutanağa bağlanmıştır.
Davacı şirket işletme şefi, veteriner hekim ve davalı genel müdürlük ... et kombinesi müdür yardımcısı, forklift operatörü, yükleme ve boşaltma işçisi imzalı, davacı firma yetkilisi ...'in imza atmaktan imtina ettiği ibaresinin yer aldığı 10/06/2020 tarihli tutanakta, davacı şirket yetkilisi ...'in personelin covid 19 testine tabi tutulacağını beyan ederek yükleme yapamayacağını söylediği, buna istinaden forklift operatörü ve hamaliye işçisinin hazır olarak getirildiği, fakat firma yetkilisinin iş güvenliği ve stok sorumlusunun olmayışını gerekçe göstererek yükleme yapamayacağını beyan ettiği tutanağa bağlanmıştır.
Davalı tarafından davacıya 12/06/2020 tarihli yazı ile, 09/06/2020 tarihinde kombina görevli personelleri yükleme yapılması için firmaya ait depoya geldiğinde yüklemenin yapılmayacağını bildirmesi üzerine tutanak tutulduğu, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca teslim edilmeyen 100 bin kg. ürün satış bedeli üzerinden %1'i ceza olarak 31.680,00 TL olup, cezanın alacaklarından mahsup edilerek tahsil edilmesine karar verildiği belirtilmiş, 12/06/2020 tarihli yazı ile, 10/06/2020 tarihinde kombina görevli personelleri yükleme yapılması için firmaya ait depoya geldiğinde yüklemenin yapılmayacağını bildirmesi üzerine tutanak tutulduğu, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca teslim edilmeyen 100 bin kg. ürün satış bedeli üzerinden %1'i ceza olarak 31.680,00 TL olup, cezanın alacaklarından mahsup edilerek tahsil edilmesine karar verildiği belirtilmiştir.
Davalı davacı adına 12/06/2020 tarihli, teslim edilmeyen emtianın cari fiyatının %1'i nispetinde uygulanan ceza (09/06/2020-10/06/2020 tarihli tutanak) açıklaması ile 63.360,00 TL bedelli tahsilat makbuzu tanzim etmiştir.
Davalı 15/06/2020 tarihli mahsup fişi düzenleyerek davacı alacağından 63.360,00 TL ceza tahakkukunu mahsup etmiştir.
Davacı tarafından davalı genel müdürlük ... Et Kombinesi Müdürlüğüne gönderilen 12/06/2020 tarihli yazı ile, 29/05/2020 tarihli yazıda sözleşmenin 9. maddesinde belirtildiği şekilde tarih ve yüklemenin yapılacağı emtia miktarına ilişkin herhangi bir program içermediği, yazıda 09/06/2020 tarihinde yükleme yapılacağına ilişkin somut bir bildirim bulunmadığı, 04/06/2020 tarihli yazının davacı firmaya hiçbir şekilde bildirilmediği, müdürlük tarafından 09/06/2020 tarihinde yükleme yapılacağına dair yazılı olarak talep edilip de davacı tarafından yerine getirilmeyen emtia yükleme olgusunun gerçekleştirilmediği, görevlendirilen müdürlük personelinin iş sağlığı ve güvenliği uzmanı tarafından covid 19 kapsamında tedbir önerilerine ilaveten covid 19 test sonucu vs. belgeleri sunma istemlerine direnç gösterdiği, covid 19 hastalığı tespit edilen müdürlük personelinin görevli personel olarak şirkette bulunduğu, personelleri ile yakın temas halinde çalıştığı, çalışanların 09/06-10/06/2020 tarihlerinde covid 19 testi yaptırmaları için idari izin verildiği, durumun bildirildiği, buna rağmen 09/06/2020 tarihinde yükleme yapılmaya gelinmesinin iyiniyetle bağdaşmadığı, cezai şart koşullarının oluşmadığı bildirilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davalı kurumun 04.06.2020 tarihli, E.31077 sayılı yazısının davalı firmaya iletildiğine dair bir belgeye veya delile rastlanmadığı, oysa 04.06.2020 tarihli E.31077 sayılı yazıda davalı kurumun 04.06.2020 tarihinden önceki yazılarında, ürünler teslim alınmadan bir gün önce firmaya bildirileceğinin belirtildiği, davalı kurum tarafından 09.06.2020 tarihinde sevkiyatın yapılacağına ilişkin, davacı şirkete iletilmiş bir bilgilendirmeye rastlanmadığı, kurumun davacı firmaya gönderdiği yazılarda
ise, sevkiyattan bir gün önce firmaya haber verileceği belirtilmesine rağmen, sevkiyat için gelinen 09.06.2020 tarihinden 1 gün önce davalı firmanın bilgilendirildiğine ilişkin bir belgeye dava dosyasında rastlanmadığı, öte yandan davalı kurum tarafından davacı firma deposuna 10.06.2020 tarihinde tekrar gelindiği, ancak yine sevkiyatın gerçekleştirilemediği, bu nedenle 10.06.2020 tarihinde gerçekleştirilemeyen sevkiyat nedeniyle de 31.680,00 TL tutarında ceza kesildiği, ancak 09.06.2020 tarihli ilk tutanakta 04.06.2020 tarihli E.31077 sayılı yazıda geçen hususların tutanağa geçirildiğini, 04.06.2020 tarihli E.31077 sayılı yazının tutanağa ek yapıldığı, 09.06.2020 tarihli tutanağı avukat ...'ın muhalefet şerhi koyarak ve davacı şirket yetkilisi ...'in ise itirazi kayıtlı olarak imzaladığı, bu durumda davacı şirket yetkililerinin 09.06.2020 tarihinde, 04.06.2020 tarihli E.31077 sayılı yazıda geçen her gün 5 tır 100.000 kg olacak şekilde, ürünlerin satış ve/veya sevk işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için ürün tasnifi yapılarak paletli, sıralı olacak şekilde hazır hale getirilmesi, yüklemeler için gerekli makine ekipmanların hazır bulundurulması hususunda bilgi sahibi olduklarının anlaşıldığı, davacı şirketin 10.06.2020 tarihinde gerçekleştirilemeyen sevkiyattan bilgisinin bulunduğunun değerlendirildiği, davacı şirketin 10.06.2020 tarihinde gerçekleştirilecek sevkiyattan, 09.06.2020 tarihinde tutulan tutanak neticesinde bilgi sahibi olduğunun tespit edildiği, davalı kurum tarafindan davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesine aykırı davranıştan dolayı 09.06.2020 tarihinde sevkiyatın yapılamaması nedeni ile 31.680,00 TL, 10.06.2020 tarihinde sevkiyatın yapılamaması nedeni ile 31.680,00 TL olmak üzere toplamda 63.360,00 TL tutarında ceza kesildiği, 12.06.2020 tarihinde davacı şirket alacağından mahsup edildiği, söz konusu ceza tutarının her iki tarafa ait ticari defterlerde de kayıt altına alındığı, buna göre sözleşmenin 9. maddesinin uygulanması ihtimali halinde 63.360,00 TL sözleşme cezasının doğru hesaplandığı yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı yan taraflar arasında saklama sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının sözleşmeye aykırı olarak cezai şart tahakkuk ettirdiğini, cezai şart alacağını kurumdan olan alacağından mahsup etmek suretiyle tahsil ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davacının saklama sözleşmesine aykırı davrandığını, cezai şart koşullarının oluştuğunu savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının 3 ayrı adreste bulunan deposuna ilişkin 3 ayrı saklama sözleşmesi imzalandığı, bir adet depoya ilişkin olarak 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde davacı kurum tarafından depoda bulunan ürünlerin yüklenmesi için davacı deposuna gidildiği halde yükleme yapılamadığı, bu hususun tutanağa bağlandığı, davalı tarafından 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde davacı deposunda hazır bulunulduğu halde yükleme yapılmadığı, davacının sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle sözleşmenin 9. maddesine dayanılarak toplam 63.360,00 TL cezai şart tahakkuk ettirildiği, anılan miktarın davacının davalı kurumdan olan alacağından mahsup edilmek suretiyle tahsil edildiği, davacı şirketin sözleşme akdedilen diğer iki adresteki depolarından anılan tarihlerde yükleme yapıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacı şirketin aynı deposunda 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde davalı kurum tarafından yükleme yapılmak üzere gelineceğinin yazılı olarak davacı şirkete bildirilip bildirilmediği, taraflar arasında akdedilen saklama sözleşmesinin 9. maddesi uyarınca cezai şart tahakkuk ettirilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının davalı kurumdan olan alacağından mahsup edilen cezai şartın istirdatını talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacının 3 ayrı adreste bulunan depolarında davalı kurumun et ürünlerinin saklanması için üç ayrı saklama sözleşmesi akdedilmiştir. Üç ayrı adreste bulunan depolardan bir tanesinde 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihinde davalı kurumun gerekli personel ile hazır bulunmasına rağmen yükleme yapılmadığı, diğer iki adreste bulunan depolardan ise anılan tarihlerde yükleme yapıldığı hususlarında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
Taraflar arasında akdedilen saklama sözleşmesinin 9.maddesinde kurumun yazılı talebine rağmen belirtilen zaman ve miktarda ürün teslimi yapılmaması durumunda teslim edilmeyen emtianın kurum cari satış fiyatının %1'i nispetinde ceza tahakkuk ettirileceği hükme bağlanmıştır.
Davalı kurum yazılı talebe ve gerekli personelle hazır bulunulmasına rağmen davacının 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde deposundan yükleme işleminin yapılmadığı gerekçesiyle anılan hükme dayanarak işbu dava konusu cezai şart tahakkuku işlemini gerçekleştirmiştir.
Davacı şirketin de aralarında bulunduğu davalı kurumun saklama sözleşmesi akdettiği şirketlere hitaben davalı kurum tarafından hazırlanan 04/06/2020 tarihli yazıda, depolardan her gün 5 tır olacak şekilde ürün sevk işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için ürün tasnifi yapılarak paletli sıralı olacak şekilde hazır hale getirilmesi, yüklemeler için gerekli makine ve ekipmanların hazır bulundurulması, yüklemelerin zamanında yapılabilmesi ve cezai işleme maruz kalmamaları için talepte bulunmaları halinde taraflarınca personel görevlendirileceği belirtilmiştir.
Davacı yan anılan yazının kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece de sözleşmenin 9. maddesi uyarınca cezai şart tahakkuku için yazılı talebin bulunması gerektiği, yazılı talebe rağmen belirtilen zaman ve miktarda ürün teslimi yapılmaması durumunda cezai şart tahakkuk ettirilebileceği, yazılı talep koşulunun gerçekleştiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı kabul edilerek davanın kabulüne hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davacının işbu davaya konu olmayan diğer iki deposuna ilişkin akdedilen saklama sözleşmeleri kapsamında 04/06/2020 tarihli yazıya istinaden gerekli yükleme işlemleri gerçekleştirilmiştir.
Öte yandan, davacı tarafından davalıya gönderilen 08/06/2020 tarihli yazıda, kurum personelinin şirket deposunda şirket personeliyle yakın temas halinde çalıştıktan sonra kurum personelinde covid 19 hastalığının çıktığının öğrenildiği, şirket personelindeki huzursuzluktan dolayı 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde şirket bünyesinde çalışan personelin covid 19 testi yaptırması için idari izinli sayılacağı, bu tarihlerde yükleme ve boşaltma hizmeti verilemeyeceği bildirilmiştir.
Davacı şirketin kendisine depodan yükleme yapılacağına ilişkin davalı kurum tarafından herhangi bir yazı gönderilmeden 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde depodan yükleme yapılamayacağını 08/06/2020 tarihinde re'sen davalıya bildirmesi mümkün görülmediği gibi, yazı içeriğinden de anılan tarihlere ilişkin davalı kurum tarafından yükleme talebinin daha öncesinde yazılı olarak bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davalı kurum anılan yazı üzerine 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde yükleme için davalı şirket deposuna gittiğinde taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 9. maddesine uygun olarak yükleme için gerekli forklift operatörü ve hamaliye işçilerini de hazır bulundurmuş olup, bu husus anılan tarihlerde tutulan tutanaklardan da açıkça anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece davacının işbu uyuşmazlığa konu depo dışındaki diğer iki adet deposundan 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde yükleme yapıldığı, anılan yüklemenin davalı kurumun 04/06/2020 tarihli yazısına istinaden yapıldığı, diğer depolarından anılan tarihlerde yükleme yapan davacının uyuşmazlığa konu depodan yükleme yapılacağının yazılı olarak kendisine bildirilmediğini ileri süremeyeceği, davacının 04/06/2020 tarihinden sonra 08/06/2020 tarihli yazı ile 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde uyuşmazlığa konu deposundan personelin covid 19 testi yaptıracak olmaları nedeniyle idari izinli olduklarından yükleme yapılamayacağını bildirmesinin anılan tarihlerde deposundan yükleme yapılmasının yazılı olarak kendisinden talep edildiğinden haberdar olduğunun ve bu kapsamda 04/06/2020 tarihli yazının davacıya tebliğ edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının davalı kurumun yazılı talebine rağmen saklama sözleşmesi gereğince deposundan davalı kuruma ürün teslimi yapmadığı, saklama sözleşmesindeki edimini ifa etmediği, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca davalının cezai şart tahakkuk ettirebileceği, davalı kurum tarafından 09/06/2020 ve 10/06/2020 tarihlerinde tahakkuk ettirilen cezai şartın taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmüne uygun bulunduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında isabet görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2021 tarih 2020/628 Esas 2021/762 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın REDDİNE,
4-Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcının peşin yatırılan 1.082,04 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 466,64 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırıldığı anlaşılan 3.246,06 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının üzerinde bırakılmasına,
7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Davalı tarafından istinaf aşamasında yatırıldığı anlaşılan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin talebi halinde davalıya iadesine,
11-Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
B)1-Davalı tarafından yatırılan 1.082,04 TL nispi istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 44,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 206,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.14/03/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.