T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/809 Esas 2026/771 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/809
KARAR NO: 2026/771
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/02/2026
NUMARASI: 2026/160 Esas
TALEP: İtirazın İptali (Ticari Şirket Ortaklık Tasfiyesi ve Hisse Devir Protokolünden Kaynaklı)
TALEP TARİHİ: 23/02/2026
KARAR TARİHİ: 19/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH: 19/06/2026
Taraflar arasındaki hisse devir protokolünden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemli davada, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı ihtiyati haciz talepli dilekçesinde özetle; davalı ile arasında dava dışı kişilerin de yer aldığı 16/01/2020 tarihli "Ortaklık Tasfiyesi Ve Hisse Devir Protokolü" kapsamında dava dışı ...'ın, ...şirketindeki %15 hissesini, davalı ...'a devretmesi karşılığında ...'a 5.100.000,00 TL ödemenin yarı yarıya taraflarca müştereken yapılmasının kararlaştırıldığını, hisseyi devralarak menfaat temin edenin davalı olmasına karşın, söz konusu tutarın davalı ile müştereken borçlanılan senetlerin icra takibine konulması sonucu bütünüyle kendisi tarafından ödendiği, davalı payına düşmesine karşın tarafından ödenmek zorunda kalınan tutarın tahsili amacıyla Ankara 7. Genel İcra Dairesinin 2025/30763 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin, davalının haksız itirazıyla durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca söz konusu alacakla ilgili ihtiyatı haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı yan, ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de varsa alacağın varlığı ve miktarı, taraflar arasındaki "Ortaklık Tasfiyesi ve Hisse Devir Protokolü" kapsamında öncelikle davalının şirket hisselerini devir alıp almadığı da belirlenerek davacı tarafça bu protokol kapsamında davalı hissesini de kapsayacak şekilde ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, bunun için de yargılama yapılması ve delillerin toplanması gerektiğinden dosya kapsamında ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle;" talebin reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; doğrudan icra dosyasına yapılan ödemelere ilişkin tahsilat makbuzlarının dava dilekçesi ekinde mevcut olduğunu, tarafından ödeme yapılan icra dosyalarının celbinin talep edildiğini, davalı ve dava dışı üçüncü kişiler arasında tanzim edilen 16/01/2020 tarihli " Ortaklık Tasfiyesi ve Hisse Devir Protokolünün" de dava dilekçesi ekinde sunulduğunu," Ortaklık Tasfiyesi ve Hisse Devir Ön Protokolü'nün" 1. maddesinde " Bu paraların ödenmesinden ... ve ... her biri %50 oranında sorumlu olup %50'den fazla ödeyen taraf fazla ödediği miktarı diğer tarafa rücu edebilecektir.." şeklinde rücu ilişkisi ve rücu oranı düzenlendiğini, ihtiyati hacizde tam bir ispat değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, talebin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir.
İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesinde; vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir.
Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).
Somut olaya gelince; davacı, davalı ile arasında dava dışı kişilerin de yer aldığı 16/01/2020 tarihli "Ortaklık Tasfiyesi Ve Hisse Devir Protokolü" kapsamında dava dışı ...'ın, ...şirketindeki %15 hissesini, davalı ... devretmesi karşılığında ...'a 5.100.000,00 TL ödemenin yarı yarıya taraflarca müştereken yapılmasının kararlaştırıldığını, hisseyi devralarak menfaat temin edenin davalı olmasına karşın, söz konusu tutarın tamamının cebri icra altında kendisi tarafından ödendiği, davalı payına düşen tutarın tahsili amacıyla Ankara 7. Genel İcra Dairesinin 2025/30763 esas sayılı dosyasında başlattığı icra takibinin, davalının haksız itirazıyla durduğunu belirterek takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamını, söz konusu alacakla ilgili ihtiyatı haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı tarafından, dava dilekçesi ekinde dava dilekçesinde yer verilen açıklamalarda sözü edilen protokol kapsamı, ödeme belgelerinin sunulduğu belirtilmekte ise de mahkemece düzenlenen tensip kapsamında dayanak takip dosyalarının celbinin talep edildiği, mahkemece, varsa alacağın varlığı ve miktarı yönünden delillerin toplanması gerektiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, İİK'nun 257. maddesindeki koşulların oluşmadığı, yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediği gözetilerek mahkemece, varsa alacağın varlığı ve miktarı yönünden delillerin toplanması gerektiği, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği belirtilerek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İhtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/06/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -