T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1699 Esas 2025/1610 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1699
KARAR NO : 2025/1610
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/10/2024
NUMARASI : 2024/653 Esas 2024/581 Karar
DAVA : Ticaret Sicil Memuru Kararına İtiraz
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Taraflar arasındaki ticaret sicil memurluğu kararına itiraz istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; ... Matbaacılık Kağıtçılık Kırtasiyecilik Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin 14/09/2024 tarihli 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında gündemin 5. Maddesinde, ..., ... ve ... ile ..., ... ve ...'nun yönetim kurulu üyesi olarak aday gösterildiğini ve oy çokluğu ile yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, davacının, 16/09/2024 tarihinde, yönetim kurulu üyesi sıfatıyla şirketin 14/09/2024 tarihli 2023 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının tescil ve ilanı için davalı... Sicil Müdürlüğüne başvurduğunu, ancak tescil başvurusunun davaya konu 18/09/2024 tarihli E-62...240417 sayılı işlemle reddedildiğini, görüldüğü üzere tescil başvurusunun esasen toplantı gündem kararının bulunmaması başka bir ifadeyle şirketin yönetim kurulu karar defterinin ibraz edilememesi nedeniyle reddedildiğini, oysa şirketin yönetim kurulu karar defterini, eski yönetim kurulu üyesi ... ...'un, bilgileri ve onayları dışında şirket dışına çıkarmış olması nedeniyle Sicil Müdürlüğüne ibraz edemediğini, şirketin yönetim kurulu defterini, şirket dışına izinsiz çıkaran eski yönetim kurulu üyesi hakkında şikayetçi olduklarını, durumun kusurlu bir davranışından değil eski yönetim kurulu üyesi ... ...'un TCK kapsamında şikayete neden olan eyleminden kaynaklandığını, öte yandan Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde, 14/09/2024 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların tescil edilmemesinin, şirketin işleyişi bakımından ciddi sorunlara neden olacağını belirterek Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 18/09/2024 tarih E-62752911-101.02-240417 sayılı ve "Tescil Talebinin Reddi Hk." konulu kararına karşı itirazlarının kabulü ile dava dışı ... Matbaacılık Kağıtçılık Kırtasiyecilik Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin 14/09/2024 tarihli Olağan Genel Kurul evraklarının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı... Odası Başkanlığı; Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin başvuruya yetkili kişiler başlıklı 22'nci maddesinde Ticaret sicili müdürlüğüne başvuruda bulunmaya yetkili kişilerin düzenlendiğini, buna göre anonim şirket genel kurul kararının tescili için tescil başvurusunda bulunmaya yetkili kişi/kişilerin, yönetim kurulu veya temsili yetkili üye ya da üyelerin olduğunu, şirketin sicil kayıtlarında ve yapılan incelemede, yönetim kurulu üyelerinin ..., ... ..., ..., ... ve ...'dan oluştuğunu, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ...'ın şirketi müştereken temsile yetkili olduklarının anlaşıldığını, tescil başvuru dilekçesinin yönetim kurulu üyelerinin tamamı tarafindan ya da müşterek temsil yetkisine sahip yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ... tarafından birlikte imzalamaları gerekirken müdürlüklerine sunulan 16/09/2024 tarihli başvuru dilekçesinin yalnızca ... tarafından imzalanmış olduğunu, bu nedenle yönetmelik hükmüne açıkça aykırılık teşkil eden tescil başvurusunun rededildiğini, yine müdürlüklerine sunulan 14/09/2024 tarihli hazirun listesinde şirket yönetim kurulu başkanı ...'a ait imza bulunmadığını, imzalamak üzere yönetim kurulu başkanı tarafından yönetim kurulu üyelerinden herhangi birine yetki verilmediğini, genel kurul toplantısına bir kısım pay sahiplerince temsilci tayin edilmek suretiyle katılım sağlanmasına rağmen temsil belgelerinin ibraz edilmediğini, genel kurul toplantı gündeminin belirlenmesine ilişkin yönetim kurulu kararının ibraz edilmediğini, genel kurul toplantısında alınan 5 nolu kararın, şirket esas sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini beyanla müdürlükçe verilen ret kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Tacir tüzel kişilerde yalnızca yetkili organlar veya yetkili temsilcilerin ilgili sıfatı bulunduğunu, şirket ortağının ise ilgili sıfatı bulunmadığını(Yargıtay 11. HD'nin 2014/1405 E., 2014/11748 K.), şirketi tek başına temsil yetkisi bulunmayan/kalmayan yönetim kurulu üyelerinin şirket adına ilgili sıfatıyla istemde bulunmaları veya itiraza ilişkin dava açmalarının TTK'nın 28 ve 34. maddeleri uyarınca mümkün bulunmadığı, Mevzuat' da şirket ortaklarına ya da temsil yetkisi olmayan yönetim kurulu üyelerine salt yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ticaret sicile tescil talep etme veya tescil ve ilan edilmiş bir hususun silinmesini isteme olanağı tanınmadığı(Aynı yönde İstanbul BAM 13. HD'nin 2023/1508 Esas 2024/461 Karar sayılı ve 07/03/2024 Tarihli ilamı) davaya konu genel kurulda yeni seçilen yönetim kurulu tarafından yetki/temsil hususunda bir karar alınmamış veya alınmış ise sunulmamış olması, tescil istemine konu genel kurul öncesi dönemde beş kişilik yönetim kurulunda davacı dışında müşterek yetkili 1 üye daha bulunması birlikte gözetildiğinde davacının tek başına tescil isteminde bulunabilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle; " davanın reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; Alınan kararın tescili gerektiğini, aksi halde telafisi imkansız zararlar doğacağını, 8.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan kayyım tayinine ilişkin davanın da reddedildiğini, eski Yönetim Kurulu Üyesi ... ... tarafından, bilgi ve onayları dışında yönetim kurulu karar defterinin şirket dışına çıkartılması nedeniyle ibraz edilemeyen defter yönünden kusurları bulunmadığını, bu kişi hakkında şikayetçi olduklarını ancak CBS tarafından KYOK kararı verildiğini, bu karara da itiraz ettiklerini ileri sürmütür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; TTK'nın 34. maddesine dayalı dava dışı "... Matbaacılık Kağıtçılık Kırtasiyecilik Ticaret ve Sanayi AŞ'nin" 14/09/2024 tarihli 2023 Yılı Olağan Genel Kurul kararının tescil ve ilanı için yapılan başvuruya ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce verilen başvurunun reddi kararına itirazen genel kurul evraklarının tescil ve ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan; dava dışı ... Matbaacılık...AŞ ünvanlı şirketin 2023 yılı olağan genel kurul toplantısında ek gündem maddesi eklenmek suretiyle gündemin 5. maddesinde davacının da aralarında bulunduğu 6 kişinin yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini akabinde davacının yönetim kurulu üyesi sıfatıyla şirketin genel kurul toplantı tutanağının tescil ve ilanı için davalıya başvuru yaptığını ancak başvurunun, şirketin yönetim kurulu karar defterinin ibraz edilmemesi nedeniyle reddedildiğini, oysa şirketin yönetim kurulu karar defterinin eski YK üyesi ... ... tarafından şirket dışına çıkarılması nedeniyle defterin davalıya ibraz edilemediğini, bu durumun davacının kusurlu davranışından kaynaklanmadığını ileri sürerek elde ki davayı açmış, Davalı yan ise; başvuru dilekçesinin yönetim kurulu üyelerinin tamamı tarafından ya da müşterek temsil yetkisine sahip yönetim kurulu üyeleri tarafından birlikte imzalanması gerekirken yalnızca davacı tarafından imzalandığını, genel kurul toplantısı içerisinde yer alan hazirun listesinin hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, toplantıda bir kısım pay sahiplerince temsilci tayin edilmek suretiyle katılım sağlanmasına rağmen temsil belgelerinin müdürlüğe ibraz edilmediğini, yine gündemin belirlenmesine dair yönetim kurulu kararının ibraz edilemediğini, genel kurul toplantısında alınan 5 nolu kararın şirket esas sözleşmesine aykırılık teşkil ettiğini savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece; yukarıda yazılı olduğu üzere davacının tek başına tescil isteminde bulunabilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.
Dava dışı ... Matbaacılık ... AŞ'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; 13/07/2023 tarih ve 10870 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde, şirketin yönetim kurulu üyelerinin ..., ..., ..., ... ..., ... oldukları, yine ... ve ...'in birlikte müştereken temsile yetkili oldukları, 19/08/2024 tarih ve 11146 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde şirketin 2023 yılı olağan genel kurulu için çağrı yapıldığı hususlarının kayıtlı olduğu görülmüştür.
Dava dışı ......AŞ'nin 14/09/2024 tarihli 2023 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı'nın incelenmesinde; Gündemin 5. maddesine geçilmeden genel kurula yönetim kurulu seçimi yapılması hakkında ek gündem maddesi eklenilmesinin talep edildiği, oy çokluğu ile kabul edilerek gündemin 5. maddesi uyarınca "6 Kişilik yönetim kurulunun 3 kişilik aday listesi imtiyazlı pay sahiplerinin ortak vermiş olduğu aday listesi gereğince ..., ... ve ... aday gösterilmiştir. Hissedarlardan ... tarafından kalan 3 üyelik için ..., ... ve ... aday gösterilmiş, oylamaya sunulmuştur. 9.204.000 kabul, 3.226.983 red oyu İle," oyçokluğu ile kabul edildiği, dava dışı İbrahim Mutlu tarafından "imtiyazlı oy ile oy çokluğu sağlanmasına" muhalefet şerhi konulduğu, davacı tarafından imzalanan, dava dışı ... AŞ şirket ünvan ve kaşesi bulunan, 16/09/2024 tarihli dilekçe ile genel kurul evraklarının tescil ve ilanı için davalı memurluğa başvuruda bulunulduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 18/09/2024 tarihli "tescil talebinin reddi hakkında" konulu yazısı kapsamında açıklanan gerekçelerle başvurunun reddedildiği görülmüştür.
Akyurt Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/2295 Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; iddiaya göre ... Matbaacılık Anonim Şirketinde toplantı halinde iken şüpheli ...'ın muhasebe odasından şirket karar defterini aldığının belirtildiği olayla ilgili olarak " şüphelinin atılı suçu kabul etmediği, dosyaya sunulan görüntü kayıtlarından müştekinin iddia ettiği gibi karar defterinin alındığının net bir şekilde tespitinin mümkün olmadığı, atılı güveni kötüye kullanma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı değerlendirilen olayda, yerinde olmayan karar defteri için müştekinin karar defteri ziyaı işlemleri için Ticaret Mahkemesinde dava açabileceği" gerekçesiyle ;Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiği, davacı tarafça bu karara itiraz edildiği belirtilmişse de davalı sicilin talebin reddine yönelik karar gerekçeleri dikkate alındığında bu husus sonuca etkili görülmemiştir.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/652 Esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde; davacısının ... Matbaacılık Kağıtçılık Kırtasiyecilik Ticaret ve Sanayi A.Ş., davalısının... Sicili Müdürlüğü olduğu, dava dilekçesi kapsamından, şirket yönetim kurulu tarafından şirketin temsiline ilişkin olarak ... ile ...'in müşterek imza yetkisinin iptali ile ... ve ... ...'un müşterek imza yetkilisi olarak şirketi temsile ilişkin yetkilendirilmesine ilişkin 08/09/2024 tarihinde 2024/008 karar no. ile yönetim kurulu kararı aldığından bahisle kararın tescili için yapılan başvurunun reddine ilişkin itiraz davası ikame edildiği, işbu dava konusu ile doğrudan ilgisi bulunmayıp bir başka memurluk kararına itiraza ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
6102 Sayılı TTK'nın 28. maddesi; "(1)Tescil istemi ilgililer, temsilcileri veya hukuki halefleri tarafından yetkili sicil müdürlüğüne yapılır. (2) Bir hususun tescilini istemeye birden çok kimse zorunlu ve yetkili olduğu takdirde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, bunlardan birinin talebi üzerine yapılan tescil tümü tarafından istenmiş sayılır." şeklindedir. Aynı yasanın sicil müdürünün inceleme görevi ve geçici tescile ilişkin 32. maddesi uyarınca sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. Yasanın 34. maddesi uyarınca ilgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.
Yukarıda sözü edilen Kanun maddelerine ilişkin olarak Ticaret Sicili Yönetmeliği hükümlerine bakıldığında; Anonim Şirketlerde tescil başvurusuna yetkili kişiler bakımından; Yönetmeliğin 22/2-d.4 bendi uyarınca "Genel kurul kararlarında tescile tabi olguların bulunması halinde, yönetim kurulu veya temsile yetkili üye ya da üyeleri"nin yetkili olduğu düzenlenmiştir. Yine Sicil Müdürlüğü'nün inceleme yükümlülüğü bakımından Yönetmeliğin 34. Maddesinde " a) Tescili istenen olgunun kanuni olarak sicile kaydı gerekli bir olgu olup olmadığı. b) Tescil isteminin Kanun ve bu Yönetmelikte öngörüldüğü şekilde ve ilgililer tarafından yapılıp yapılmadığı. c) Tescil için Kanun, bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen belgelerin ve harç makbuzunun bulunup bulunmadığı. ç) Tescil edilecek olgunun şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine aykırı bulunup bulunmadığı, tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı. d) Tescil edilecek olguların gerçeği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı, üçüncü kişilerde yanlış bir izlenim yaratacak nitelik taşıyıp taşımadığı ve kamu düzenine aykırı olup olmadığı. e) Ticaret şirketinin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, Kanunun emredici hükümlerine aykırı olup olmadığı, Kanunun bulunmasını zorunlu kıldığı hükümleri içerip içermediği. f) Tescil edilecek olgunun Bakanlığın veya diğer resmi kurumların iznine ya da uygun görüşüne tabi olması halinde, söz konusu iznin veya uygun görüşün alınıp alınmadığı.
" hususlarının incelenmesi gerektiği düzenlenmiştir.
İncelenen bu yasal düzenlemeler kapsamına göre, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tescil taleplerindeki inceleme görevi TTK'nın 32. maddesinde düzenlenmekle, maddenin birinci fıkrasında sicil müdürüne tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını inceleme yükümlülüğü getirilmiş yine Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. maddesinde ise tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığının incelemesinde hangi hususlara dikkat edilmesi gerektiği ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Tescil isteminin Kanun ve Yönetmelikte öngörüldüğü şekilde ve ilgililer tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun ve tescil edilecek olgu bir ticaret şirketinin organ kararına dayanmakta ise, kararın şirket sözleşmesine ve Kanunun emredici hükümlerine uygun alınıp alınmadığı hususlarının denetlenmesi de açıkça hükme bağlanmıştır.
Diğer yandan TTK'nın 34. Maddesi uyarınca Sicil Müdürlüğü'nün kararlarına karşı ilgililer tarafından itiraz edilebileceği öngörülmüştür. Bu ilgililerin kimler olacağı ise Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22. maddesinde ve TTK'nun 28. maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddelere göre, İlgililer; tacirin gerçek kişi olması halinde kendisi veya vekili ya da sözleşme ile kendisine yetki verilmiş temsilcisi, tacirin tüzel kişi olması halinde ise onun yetkili organları veya yetkili temsilcileridir.( Yargıtay 11. HD 2014/1405 E., 2014/11748 K. sayılı, Yargıtay 11. HD 2012/3354-3275 E.K. sayılı ilamları.)
Hemen belirtmek gerekirse somut ihtilafta önem arz eden yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararının tescili, üyelik sıfatının kazanılması için şart değildir. Buradaki tescil açıklayıcı etkiye sahiptir. Öyle ki yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki ilişki seçim veya atama kararları ile doğmaktadır. Tescilin etkisi ise TTK m.373/2 hükmünden de açıkça anlaşılacağı üzere üçüncü kişiler yönünden tescil ile sonuç doğuracaktır.
Anlatılan ilkeler ve değinilen yasal düzenlemeler ışığında somut olay ele alındığında; davacının, tescil istemine konu genel kurul kararında yönetim kurulu üyesi seçilmekle birlikte, tescil istemini, şirket ünvanı ve şirket kaşesiyle tanzim edilen dilekçe ile yani şirket adına müdürlüğe yönelttiği, ancak dilekçenin yalnız davacı tarafından imzalandığı, davacı tarafından eldeki davanın ise, şirket adına değil bizzat şahsı adına yönetim kurulu üyesi sıfatıyla açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının davaya konu genel kurul öncesinde de yönetim kurulu üyesi ve dava dışı ... isimli kişiyle birlikte müştereken yetkili temsilcisi olduğu, davaya konu genel kurulda davacının da aralarında bulunduğu altı kişinin yönetim kurulu üyeliğine seçildiği ve esasen üyelik sıfatının kazanıldığı, görevlerinin başladığı ancak davacı yanın dava dilekçesindeki beyanından görüldüğü üzere yönetim kurulu defterinin bulunmaması nedeniyle yeni seçilen yönetim kurulu üyelerinin toplanarak yetki/temsil hususunda henüz bir karar alınmadığı anlaşılmaktadır.
Tacir tüzel kişilerde yalnızca yetkili organlar veya yetkili temsilcilerin ilgili sıfatı bulunmaktadır. Şirket ortağının ise ilgili sıfatı bulunmamaktadır(Yargıtay 11. HD'nin 2014/1405 E., 2014/11748 K.). Şirketi tek başına temsil yetkisi bulunmayan/kalmayan yönetim kurulu üyelerinin şirket adına ilgili sıfatıyla istemde bulunmaları veya itiraza ilişkin dava açmaları TTK'nın 28 ve 34. Maddeleri uyarınca mümkün değildir. Şirket ortaklarına ya da temsil yetkisi olmayan yönetim kurulu üyelerine salt yönetim kurulu üyesi sıfatıyla ticaret sicile tescil talep etme veya tescil ve ilan edilmiş bir hususun silinmesini isteme olanağı tanınmamıştır.
Hal böyle olunca, gerek davaya konu genel kurulda yeni seçilen yönetim kurulu tarafından yetki/temsil hususunda bir karar alınmamış veya alınmış ise sunulmamış olması, gerek tescil istemine konu genel kurul öncesi dönemde beş kişilik yönetim kurulunda davacı dışında müşterek yetkili 1 üye daha bulunması hususu birlikte gözetildiğinde; davacının tek başına tescil isteminde bulunabilmesinin mümkün olmadığının kabulüyle davanın reddine ilişkin verilen mahkeme kararında Dairemizce bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -