T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1462 Esas 2025/1595 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1462
KARAR NO : 2025/1595
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2024
NUMARASI : 2020/492 Esas 2024/645 Karar
KARŞI TARAF : HASIMSIZ
TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi
TALEP TARİHİ : 13/04/2020
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik verilen hükme karşı, talep eden vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
Talep eden dilekçesinde özetle; Şirkete ait sunuculara 28/03/2020 tarihinde yetkisiz kişi veya kişilerce hukuka aykırı olarak girilerek verileri ele geçirildiğini, sisteme erişimin engellendiğini, şirketin bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girilmesi sonucunda ... paket programında kayıtlı, alış irsaliye ve faturaları, satış irsaliye ve faturaları, stok kartları, cari hesap kartları, kasa kayıtları, bunlara ait muhasebe fişleri, ithalat ve ihracat ait tüm mali veriler, üretim modülüne ait üretim fişleri, stok hareketleri, personel bordro programında kayıtlı tüm eski ve yeni personel kartları ve puantajlar, personele ait tüm arşiv bilgileri; ... paket programında kayıtlı E-defter, E-fatura, E-arşiv kayıtları, bilanço, gelir tablosu, e-beyannameler ve ekleri, excel ve World dosyaları, arşivlenmiş mali verileri ve mali tabloları ve bunlara ait tüm yedekleri ile birlikte v.s kayıtların zayi olduğunu, izinsiz girilen sistemdeki kayıtlar ile TTK madde 82/7 hükmü bakımından 2019-2020 yıllarına ilişkin e-defter olarak tutulan defteri kebir ve yevmiye defterleri, belirtilen yıllardaki tüm e-fatura, e-arşiv kayıtları, aynca belirttikleri bu e-defterlerin Aralık 2019 ve sonrası aylara ilişkin beratlarının, zayi olduğunu beyan ederek öncelikle mahkeme aracılığıyla seçilecek bir uzman bilirkişi tarafından belge içeriklerine ulaşılmaya çalışılması, bunun mümkün olmaması halinde anılan e-defter ve beratların yeniden çıkartılabilmesi için Türk Ticaret Kanunu uyarınca taraflarına 2014-2020 yılları için zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı şirketin, 3 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 4.4.1-e maddesinde öngörülen yükümlülüğü yerine getirmediği, basiretli bir tacir gibi davranmayarak e-Defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının muhafazası hususunda özel entegratör bir firmadan destek almadığı ve e-Defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının kaybolması olayında davacıya kusur atfedilemeyeceğinin ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle; "davanın reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, herhangi bir sorumluluğu, kusuru bulunmadığını, davanın reddi kararının hatalı olduğunu, 2 farklı yazılım firmasından destek alarak uzun yıllar ticari defter ve kayıtların tutulduğunu, ancak sisteme girilmesi ile kayıtların zayi olduğunu, yazılım firmasının kusurlu olduğunu, en azından değerlendirilmeyen 2019-2020 öncesi defter ve kayıtlar için zayi belgesi verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, TTK'nın 82/7. Maddesi gereği zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK nın 82/ 7 maddesinde; " Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. " hükmüne yer verilmiştir.
Davacı tarafça, 2019-2020 yıllarına ait e-defter ve beratlarının bulunduğu klasörün kullanılamaz ve içindeki dökümanlara da ulaşılamaz hale geldiği beyan edilmekte, talebin dayanağı olarak 19/10/2019 tarihli ve 30923 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 3 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliği (Sıra No: 1)'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 7. maddesinin 1 nolu bendi gösterilmektedir. "Diğer Hususlar" başlıklı 7. maddenin 1. bendi "e-Defter tutanlar, Vergi Usul Kanununda belirtilen “Mücbir Sebep” halleri nedeniyle e-Defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-Defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-Defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya Başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde, söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istemelidir. Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun Başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve Başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin (talep edilecek bilgi ve belgeler e-Defter Uygulama Kılavuzunda açıklanır) ibraz edilmesi halinde, mükelleflerin zayi olan e-Defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-Defter ve berat dosyalarının e-Defter uygulaması aracılığı ile Başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için Başkanlık tarafından yazılı izin verilir." şeklindedir.
Aynı Tebliğin "e-Defter Dosyaları, Berat Dosyaları ve Muhasebe Fişlerinin Muhafaza ve İbrazı" başlıklı 4.4. Maddesinin 1-e bendinde ise" e-Defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının, gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde e-Defter saklama hizmeti yönünden teknik yeterliliğe sahip ve Başkanlıktan bu hususta izin alan özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde ya da Başkanlığın bilgi işlem sistemlerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren asgari 10 yıl süre ile muhafaza edilmesi zorunludur. e-Defter ve beratların teknik yeterliğe sahip ve Başkanlıktan bu hususta saklama izni verilen özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde muhafaza usulü ile muhafaza edilmesi sürecinde e-Defter uygulamasına dâhil olan mükellefler ve özel entegratörler tarafından uyulması gereken genel, gizlilik ve güvenliğe ilişkin usul ve esaslar, Başkanlık tarafından hazırlanarak edefter.gov.tr adresinde yayımlanan “e-Defter Saklama Kılavuzu”nda açıklanır. e-Defter ve berat dosyalarına ait ikincil kopyalarının bu fıkra uyarınca muhafazası için gerekli yükleme işlemlerinde bu Tebliğin (4.3.4) numaralı fıkrasında belirtilen süreler dikkate alınır." düzenlemesi yer almaktadır.
Talep eden Müflis ... Sayaç Sistemleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/09/2020 tarih 2018/223 Esas 2020/345 Karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği, kararın istinafı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 18/12/2020 tarih ve 2020/1602 Esas 2020/1664 Karar sayılı ilamı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/02/2022 tarih ve 2021/1909 Esas 2022/752 Karar sayılı ilamı ile onama kararı verilerek iflas kararının 14/02/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
İşbu talebin, talep eden şirketin iflası nedeniyle Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/223 Esas sayılı dosyasından 17/09/2020 tarihli celse 1 nolu ara kararı gereğince tefrik edilerek mahkemenin istinaf incelemesine konu işbu 2020/492 Esasına kaydedilerek talep eden şirketin iflas sürecinin tamamlanmasının bekletici mesele kabul edildiği, tefrikin yapıldığı 2020/223 Esas sayılı dosya kapsamında mahkemece, bilişim sistemine yönelik saldırı iddiasıyla içinde iflas eden ... şirketinin de bulunduğu 5 ayrı şirket yönünden zayi belgesi verilmesinin talep edilmesi üzerine tüm şirketler yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış olduğu, tefrik sonrası kalan 4 şirket yönünden mahkemece, 2020/223 Esas sayılı dosyada taleplerin reddine ilişkin venilen kararın ise, Dairemizin 2021/482 - 1098 E., K. Sayılı dosyası kapsamında istinaf incelemesinin yapıldığı görülmüştür.
Dairemizce, iflas eden şirketin de içinde bulunduğu 5 ayrı şirket yönünden Gelir İdaresi Başkanlığına 25/06/2021 tarihinde yazı yazılarak e-defter uygulama başlangıç tarihleri ile e-defter ve beratlarının ikincil kopyalarının muhafaza edilip edilmediği sorulmuş, 2020 yılına ilişkin e-defter ve beratlarının ikincil kopyalarının vergi dairesinde muhafaza edildiğinin bildirilmesi üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2020 yılına ilişkin e-defter ve beratlarının vergi dairesinde muhafazası nedeniyle bu yıla/ döneme ilişkin talep yönünden hukuki yarar bulunmadığı, 2019 yılı/ dönemi ve öncesine ilişkin olarak ise talepte bulunan şirketlerin Entegratör bir şirketten yedekleme desteği almadıkları tespit edilmekle basiretli tacir gibi davranıldığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunarak istinaf istemlerinin esastan reddine ilişkin kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır.
Tefrik kararı veren mahkemece, adli bilişim uzmanından alınan 13/11/2020 tarihli raporda; davaya konu elektronik defter ve beratlarına, elektronik fatura, irsaliye ve diğer mali verilere ilişkin dosyaların zararlı yazılım kaynaklı 3. kişilerin şifreleme yöntemleriyle veri bütünlüğü bozularak kullanılmaz hale getirilmiş olduğunun tespit edildiği, bilgi işlem yöneticilerinin aldıkları yedeklerin kullanılmadığı, entegratör kuruluşlardan bir yedekleme hizmetinin alınmaması sebebiyle de elektronik kayıtların yerine koyulmasının mümkün olmayacağı, olayın 26/03/2020 tarihinde başladığı fakat ne kadar sürdüğü ve ne zaman sonuçlandığının tespit edilemediği, adli bilişim teknikleri ve veri kurtarma yöntemleriyle geri getirilen dosyaların veri bütünlüğünün bozulmuş olması sebebiyle kullanılabilir olmadıkları, bu sebeple davacı firma elektronik belge ve beratlarına, adli bilişim yöntemleriyle ulaşılamadığı hususları belirtilmiştir.
Talepte bulunan şirketin muhasebecisi Mali Müşavir ...'in 01/07/2020 tarihli yazısında; talepte bulunan şirketlerin elektronik ortamda kullanmış olduğu ... ... paket programındaki tüm verilere, 28/03/2020 tarihinde yedek alma sırasında siber saldırı olduğu ve yedek dahil tüm elektronik ortamdaki defter ve belgelerin zayi olduğu hususunun bildirildiği görülmüştür.
Dairemizce, Ankara Batı ATM'nin 2020/223 Esasına kayıtlı dava dosyasının yapılan istinaf incelemesi sırasında, yukarıda da açıklandığı üzere, HMK'nın 353/1-b-3. maddesince ve Tebliğ hükümleri doğrultusunda Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan davacının da içinde bulunduğu şirketlerin dava konusu e-Defterlerinin ve beratlarının ikincil örneklerinin muhafaza edilip edilmediği sorulmuş olup alınan yazı cevabında; 01/01/2020 tarihinden itibaren söz konusu e-Defterlerin ve beratların kayıtlarının yedeklendiği bildirilmiş olmakla anılan kurumdan, iflas eden ... Sayaç ... Anonim Şirketi de 2020 yılına ait e-Defter olarak tutulan defteri kebir ve yevmiye defterlerini, tüm e-fatura, e-arşiv kayıtları ile beratlarını temin edilebileceğinden, bu istem yönünden talep eden şirketin davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Öte yandan, dayanak davada alındığı yukarıda belirtilen bilişim uzmanı raporuyla zararlı yazılım sebebiyle kullanılmaz hale geldiği belirlenen talep eden şirketin 2019 yılına ve öncesine ait e-Defter olarak tutulan defteri kebir ve yevmiye defterleri, tüm e-fatura, e-arşiv kayıtları, ile beratları yönünden ise, Tebliğ'in 7/1 maddesi gereği 2019 yılı itibarıyla ve öncesi için de e-Defter tutan şirketlerin talep konusu yıllara ait e-Defter ve berat dosyalarının saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlarda saklanması için hizmet almaması gözetildiğinde; talep eden şirketin, 2019 yılı için tebliğ hükmüne aykırı davrandığı gibi öncesi talebe konu yıllara ilişkin ise, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü de ihlal ettiği anlaşılmış olmakla bu talepler yönünden davanın reddine dair ilk derece mahkemesince verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; talep eden tarafın istinaf başvurusunda yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık da bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Talep eden tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-3. maddesinde yapılan atıfla HMK'nın 353/1-b-1. Maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL istinaf maktu karar harcının mahsubu ile bakiyesi 187,80-TL harcın talep eden taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin talep eden taraf üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-ç. maddesi gereği kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -