T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1755 Esas 2025/1584 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1755
KARAR NO : 2025/1584
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2023
NUMARASI : 2023/308 Esas 2023/452 Karar
DAVA : Şirket Yönetim Kurulu Kararının Hükümsüzlüğünün Tespiti
DAVA TARİHİ : 04/05/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın dava şartı yokluğuyla reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının % 51 pay ile davalı şirket ortağı olduğunu, yönetim kurulunun 24/06/2022 tarih, 2022/6 karar sayılı kararı ile dava dışı ... Altyapı Endüstri Anonim Şirketini (eski unvanı ... Yol Yapı İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) birleşme yolu ile devraldığını, birleşme kararı ile devralınan şirket hakkında Kamu İhale Kurulu tarafından sahte belge kullanmak suretiyle yasak fiil ve davranışta bulunduğu tespiti ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulduğunu, birleşme ile devralınan şirketin ihalelerden yasaklanması halinde davalı şirketin de yasaklanması tehlikesinin bulunduğunu, davacının katılımı olmaksızın alınan yönetim kurulu kararının batıl olduğunu, butlan ile sakat olduğunu, alındığı tarihten itibaren geçersiz sayılmasının gerektiğini iddia ederek davalı şirket yönetim kurulunun 24/06/2022 tarih, 2022/6 karar sayılı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti ile geçmişe etkili olarak iptaline, ticaret sicil gazetesinde ilan ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul ettiklerini belirterek kabul beyanı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin davanın ortaklık hakkından kaynaklanan bir dava olduğu, ortaklık hakkından kaynaklanan davalarda davacının dava tarihi itibariyle ortak olması gerektiği gibi açılan davanın kesin hükümle sonuçlanmasına kadar da ortak olarak kalmasının gerektiği, davalı şirket yönetim kurulunun 06/04/2023 tarih, 2023/3 karar sayılı kararı ve kararın onaylanmasına ilişkin Ankara 6. Noterliğinin 18/04/2023 tarih, 04394 yevmiye sayılı evrakı içeriği dikkate alındığında davacının davalı şirketteki paylarını 06/04/2023 tarihinde dava dışı ...'a devrettiği ve dava tarihi olan 04/05/2023 tarihi itibari ile davalı şirket ortağı olmadığı, bu hali ile dava tarihi itibariyle ortaklara tanınan hakları kullanmasının mümkün olmadığı, davanın davacının taraf ehliyeti (aktif husumet) bulunmadığı gerekçeleriyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının söz konusu yönetim kurulu kararı nedeniyle zarara uğradığını, ortaklık şartının aranmaması gerektiğini, zararın doğduğu tarihte ortak olduğunu, dava konusu yönetim kurulu kararının iptalinin gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı şirketin 24/06/2022 tarihli 2022/6 sayılı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün 08/05/2023 tarihli yazı cevaplarının incelenmesinde, davacının davalı şirkette bulunan paylarını Ankara 6. Noterliğinin 18/04/2023 tarih, 04394 yevmiye sayılı evrakı ile onaylanan davalı şirketin 06/04/2023 tarih, 2023/3 karar sayılı yönetim kurulu kararı ile dava dışı ...'a devrettiği ve anılan tarih itibari ile şirketin tek ortağının dava dışı ... olduğu, davacının dava tarihi itibariyle ortak sıfatının bulunmadığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 391.maddesinde; "(1) Yönetim kurulunun kararının batıl olduğunun tespiti mahkemedenistenebilir. Özellikle;
a) Eşit işlem ilkesine aykırı olan,
b) Anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini
gözetmeyen,
c) Pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren,
d) Diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin, kararlar batıldır." hükmü düzenlenmiştir.
Anılan maddenin gerekçesi, " Yönetim kurulu kararları iptal edilemez. Buna karşılık batıl yönetim kurul kararlarına karşı tespit davası açılabilmesi (genellikle) kabul edilmekte, kanunlar bu yolda hükümlere yer vermektedir. Yargıtayın yerleşik içtihadına göre, bir yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunun tespiti mahkemeden istenebilir. İsv. BK'nın 714.maddesinde de batıl yönetim kurulu kararlarına karşı tespit davası açılabilmesi olanağı genel kurul kararlarına ilişkin 706b'ye gönderme yapılarak düzenlenmiştir. Tasarı 391.maddede mevcut uygulamayı hükme bağlamaktadır. Düzenlemenin amacı, dava olanağını tanıyarak ve iptal edilebilir kararlarla batıl kararlar arasındaki farka açıklık getirerek pay sahibinin korunmasını güçlendirmektir. Hüküm batıl kararları örnek gösterme yöntemi ile belirlemektedir. Batıl yönetim kurulu ve genel kurul kararları için ayrı hükümler öngörülerek İsviçre'den daha açık ve amaca daha uygun bir sisteme gidilmiştir. Tespit davası meşru menfaati bulunanlar tarafından bir süreye bağlı olmaksızın ikame edebilir. " şeklinde açıklanmıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesine gelince; davacı tarafından davalı şirketteki ortaklık sıfatına dayanılarak davalı şirketin 24/06/2022 tarihli 2022/6 sayılı yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespiti ile geçmişe etkili olarak iptali istemi ile eldeki dava açılmış olup, mahkemece davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, vakıaları göstermek tarafa hukuki tavsif mahkemeye ait olduğundan mahkemece somut olayda uygulanması gereken yukarıda açıklanan yasa hükmü ve gerekçesindeki tespit davası meşru menfaati bulunanlar tarafından bir süreye bağlı olmaksızın ikame edebileceğine ilişkin açıklamanın uygulama alanı bulunup bulunmadığının tartışılmaması usul ve yasaya aykırıdır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/09/2023 tarih 2023/308 Esas 2023/452 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -