T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1783 Esas 2025/1651 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1783
KARAR NO : 2025/1651
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :14/03/2023
NUMARASI :2021/736 Esas 2023/184 Karar
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/12/2021
KARAR TARİHİ : 12/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2025
Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Elektrik tarafından müvekkili şirket aleyhine Çanakkale 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/4587 sayılı takip dosyası ile icra takibine girişildiğini, icra takibine edilen itiraz neticesinde Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/393 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli dava açtığını, Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/03/2015 tarih 2012/393 Esas 2015/107 Karar sayılı ilamı ile itirazın iptaline ve takibin devamına karar verdiğini, Çanakkale 1. İcra Müdürlüğü 2018/1306 sayılı takip dosyasına 53.047,81 TL, itirazın iptali dosyasına da 1.504,60 TL harç ve yargılama gideri ödediklerini, davalı ile akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca dava dışı kişilere yapılan ödemeden davalı ...'ın sorumlu olduğunu belirterek toplam 54.552,41 TL'nin ödendiği tarih olan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının ödediği bedelin rücuen tahsilini müvekkilinden talep edemeyeceğini, işletme hakkı devir sözleşmesi öncesi dağıtım şirketlerinin tüzel kişilikleri bulunduğunu, dayanak davaya konu edilen sözleşmenin davacı şirket tarafından akdedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Çanakkale 1 Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/393 esas sayılı dosyasında; dava dışı III. kişi konumunda olan ... tarafından davalı ... Elektrik şirketine karşı Çanakkale merkez ve ilçelerine ait bölgelerde endeks okuma işinin üçüncü kişiye endeksörle yaptırılmasına ilişkin hizmet alım sözleşmesine istinaden hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olduğu, dava konusu olayın 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin yürürlüğe girmesinden önceki dönemde ...'ın yürütttüğü elektrik dağıtım faaliyetinden kaynaklandığı, belirtilen nedenlerle İHDS hükümleri gereği davalının yapılan ödemelerden ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı anlaşılmakla, dosya kapsamında alınan bilirkişi ve ek raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımına ilişkin itirazının dikkate alınmadığını, 01/03/2005 tarihinden sonra müvekkil kurumdan ayrı tüzel kişiliğe sahip ... EDAŞ tarafından yürütüldüğünü, bu tarihten sonra davalının IHDS kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, ayrıca dava dışı ...'ın İHDS’nin 7. maddesi kapsamında üçüncü kişi olmadığını, davayı hiçbir şekilde kabul manasına gelmemek üzere; bilirkişice taleple bağlılık gereği 1.504,60 TL tutarında yargılama giderinin talep edilebileceği yönündeki tespitine katılmakla beraber söz konusu 1.504,60 TL tutarındaki ödemenin toplam 787,00 TL'sinin gider ve delil avansı harcamaları olduğunu, söz konusu 787,00 TL'nin mahkemeye ödendiği ancak yargılama sonunda yatırılan tüm avansın kullanılıp kullanılmadığı, tüm avansın kullanılmadığı durumda kullanılmayan ve davacı tarafça iade alınan avans miktarı belli olmadığını, bu durumda davacı tarafça varsa iade alınan avans tutarlarının bildirilmesi ve devamında bilirkişice söz konusu iade alınan tutarların toplam 1.504,60 TL'den düşülmesi suretiyle yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, rücuya konu dayanak mahkeme kararında davacı şirket lehine hükmedilen 9.541,45 TL vekalet ücretinin de hesaplama yapılırken dikkate alınması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Rücuya dayanak Çanakkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4587 esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan toplam 114.659,42 TL alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Anılan icra takip dosyasına davacı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2012/393 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açılmıştır.
Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 03/03/2015 tarih 2012/393 Esas 2015/107 Karar sayılı ilamının incelendiğinde; davacısının ..., davalısının ... olduğu, davanın 07/04/2005 tarihli hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, mahkemece Aralık 2002- Ekim 2003 dönemleri arasındaki sayaç endeks okumalarına istinaden düzenlenen toplam 11 adet hak ediş kapsamında davacının yapmış olduğu 11, 12, 13 ve 19 kodlu bildirimler sebebiyle davalının davacıya ödemesi gereken miktarın 21.517,97 TL asıl alacak, 3.873,23 TL KDV olmak üzere toplam 25.391,21 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği dosya içeriğiyle sabittir.
Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davacı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; ... ile aralarında akdedilen hizmet alım sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğunu ileri süren ... tarafından davacı ... aleyhine Çanakkale 1. İcra Müdürlüğünün 2012/4587 sayılı icra takibi başlatıldığı, davacı borçlunun icra takibine itiraz etmesi üzerine Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/393 Esas 2015/107 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafından icra takip dosyasına 22/02/2018 tarihinde 53.047,81 TL ödendiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 Esas 2016/3219 Karar sayılı emsal kararında; ... somut olayda davalı tarafça davayı ihbar etmeyen davacının kusuru ileri sürülüp ispatlanmamasına ve dava konusu rücuya konu dava yönünden sözleşmenin 7.2 maddesinin uygulama yeri bulunmamasına göre, davanın ihbar edilmemesi nedeniyle icra harç masrafları ve faiz yönünden rücu alacağından indirim yapılması doğru olmadığı belirtilerek, kararın davacı yararına bozulması gerektiği belirtilmiştir. Sözleşme hükümleriyle birlikte Yargıtay'ın emsal içtihadı gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde taraflar arasında imzalanan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin "Üçüncü Kişilerin Hak İddialarını Düzenleyen" 7. maddesi gereğince yapılan ödemenin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığından, tazminata dayanak olan Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin davacısı ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda bulunduğu ve davacı şirketin açılan davaya ve yapılan icra takibini davalı şirkete ihbar yükümlülüğü bulunmadığından aynı sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince de icra dosyasına ödediği bedelin ihds tarihi olan 24/07/2006 tarihinden önceki döneme isabet eden kısmını davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır.
Anılan sözleşme hükümleri uyarınca, sözleşme tarihi olan 24/07/2006 tarihinden önce dağıtım faaliyetleri nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı davalıdır. İşbu davada da hizmet alım sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden ... İHDS tarihinden önce imzalanan 07/04/2005 tarihli hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağını talep etmektedir.
Hizmet alım sözleşmesi 07/04/2005 tarihinde ... ile davacı ... arasında akdedilmiş ise de, anılan sözleşmenin İHDS imza tarihinden önce dağıtım faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla akdedildiği gözetildiğinde davalı ...'ın bu sözleşmede taraf olarak yer almamış olması, sözleşmeden kaynaklanıp ihds imza tarihinden önce oluşan hizmetten kaynaklı alacağa ilişkin davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır.
Hal böyle olunca, mahkemece rücuya dayanak davada ve icra takibinde alacaklı olan ...'ın alacağına dayanak yaptığı 07/04/2005 tarihli hizmet alım sözleşmesi davacı ... ile imzalanmış ve davalı ... sözleşmenin tarafı değil ise de, anılan sözleşmenin ihds tarihinden önce dağıtım faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla imzalandığı, ihds'nin 7.2, 7.4 maddesi uyarınca davalının anılan sözleşmeden kaynaklanan hizmet alacağından ihds tarihinden önceki tarihe isabet eden kısımdan sorumlu olduğu, 07/04/2005 tarihli hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep eden ... tarafından açılan Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/03/2025 tarih 2012/393 Esas 2015/107 Karar sayılı ilamıyla Aralık 2002- Ekim 2003 dönemleri arasındaki sayaç endeks okumalarına istinaden düzenlenen 11 adet hak ediş kapsamında davacının yaptığı 11, 12, 13 ve 19 kodlu bildirimler sebebiyle davalının davacıya ödemesi gereken miktarın 21.517,97 TL asıl alacak, 3.873,23 TL kdv olmak üzere toplam 25.391,20 TL olduğunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği dikkate alınarak, mahkemece bilirkişi hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Davacı tarafından işbu davada da davalının Mayıs 2005-24/07/2006 arası döneme ilişkin sorumluluğu bulunduğu iddia edilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporu ile, Mayıs 2005-24/07/2006 arası dönemdeki hizmet bedelinin kdv dahil 33.188,16 TL olup, davacının 33.188,16 TL asıl alacağı rücu edebileceği, dayanak davadaki 66.930,98 TL'den 33.188,16 TL'yi rücu ettiğine göre 132.856,86 TL ödemeyle dayanak davada yaptığı ve uhtesinde kalan 189,22 TL yargılama gideri toplamıyla kıyaslandığında davacının davalıdan 65.971,76 TL talep edebileceği tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir.
Bu durumda, davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuyla tespit edilen 65.971,76 TL'nin rücuen tahsilini talep edebileceği gözetilerek Dairemizce anılan bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Öte yandan, davacı yan dava dilekçesinde dayanak dava nedeniyle harç ve gider avansı olarak 1.914,20 TL ödediğini ileri sürmüş ise de, anılan bedellerin ödendiğine ilişkin dosya içerisinde bir bilgi ve belge bulunmadığından davacının anılan bedelleri ödediğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, anılan kalemler yönünden davalıya rücu hakkı bulunmadığı anlaşıldığından anılan kalemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Bu nedenle davacının dava konusu olup, Dairemizce davalıya rücu edebileceği kabul edilen 65.971,76 TL'yi 15/12/2017 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiştir.
Öte yandan her ne kadar davalı tarafça, davacı tarafça yapılan yargılama giderleri yönünden bilirkişice taleple bağlılık gereği 1.504,60 TL tutarında yargılama giderinin talep edilebileceği yönündeki tespitine katılmakla beraber söz konusu 1.504,60 TL tutarındaki ödemenin harcanıp harcanmadığının denetlenmediği yönünde itiraz etmiş ise de bilirkişice davacı tarafça dosya kapsamına sunulan ödeme makbuzları dikkate alınarak dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli şekilde davacı tarafça yapılan ödemelerin kalem kalem hesaplandığı anlaşılmakla davalının bu yöndeki istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir.
Rücuya dayanak davada davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29/05/2015 tarih 2013/2065 Esas 2015/1291 sayılı kararı uyarınca da vekalet ücreti davacının rücuya esas davadaki borcu sebebiyle takas ve mahsup edilemeyecektir. Rücuya esas davada davacı lehine hüküm altına alınan vekalet ücreti davacı tarafından icra dosyalarına ödenen bedel olarak nitelendirilemeyecektir. İşbu davada davacı yan icra dosyasına ödediği bedelin tahsilini talep etmiş, ödeme yapıldığı sırada rücuya esas davada lehine hükmedilen vekalet ücretinin mahsubu yoluna gidilmemiştir. Hal böyle olunca. davacının lehine hükmedilen vekalet ücretini ödeme yaptığı sırada mahsup ederek işbu davada tazminat olarak talep etmediği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazına itibar edilmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 3.726,47 TL harçtan peşin alınan 931,62 TL harcın mahsubu ile 2.794,86 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.12/12/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -