T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/354 Esas 2025/1165 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/354
KARAR NO : 2025/1165
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/12/2022
NUMARASI :2022/124 Esas 2022/758 Karar
DAVA : Alacak( Kasko Rücu)
DAVA TARİHİ : 21/02/2022
KARAR TARİHİ : 27/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2025
Taraflar arasındaki rücuen kasko alacağı istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen karara karşı davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; dava dışı sigortalı ... Seyahat ve Turizm Hizmetleri Ltd. Şti. için 04/05/2017 - 04/05/2018 vade tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, 08/01/2018 tarihinde, davalı sürücü ...'in, idaresindeki ... plakalı diğer davalı şirkete ait araç ile kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı sürücünün olayda %100 oranında kusurlu olduğunu, tarafından, 07/02/2018 tarihinde 10.640,41-TL hasar tazminatı tutarının hak sahiplerine ödendiğini, davalının kusuruna isabet eden oranda rücu hakkı doğduğunu, başlatılan icra takibinde 10.640,41-TL asıl alacak+183,55-TL işlemiş faiz talep edilmiş ise de, ödeme emrinin takip talebine uygun düzenlenmeyerek alacağın, 1.064,41-TL asıl alacak+183,55-TL işlemiş faiz olarak hatalı şekilde belirtildiğini, davalıların, takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5183 sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin, 17/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali davasını alacak davasına dönüştürdüğünü bildirerek 10.640,41-TL alacağın ödeme tarihi olan 07/02/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı ...; zaman aşımı, görev, yetki, husumet, hukuki yarar, taraf ehliyeti, hak düşürücü süre, usulsüz tebligat, iş bölümü itirazları bulunduğunu, meydana gelen trafik kazasında hiçbir kusuru olmadığını, zarara uğradığı iddia edilen 3. kişiye yapılan ödemenin tahsili talebinin hatalı olduğunu, öte yandan davacının, itirazın, 10.640,41-TL asıl alacak +183,55-TL işlemiş faiz yönünden iptalini talep edemeyeceğini, icra takibindeki taleple bağlı kalınarak davanın sonuçlandırılması gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket yasal cevap süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde; meydana gelen trafik kazasında hiçbir kusuru olmadığını, zarara uğradığı iddia edilen 3. kişiye yapılan ödemenin tahsili talebinin haksız olduğunu, davacının, itirazın, 10.640,41-TL asıl alacak +183,55-TL işlemiş faiz yönünden iptalini talep edemeyeceğini, icra takibindeki taleple bağlı kalınarak davanın sonuçlandırılması gerektiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı ...'in yasal süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, kazanın 08/01/2018 tarihinde meydana gelmekle takip, 2 yıllık zamanaşımı süresinde başlatılmışsa da dava tarihi dikkate alındığında bu davalı yönünden zamanaşımının gerçekleştiği, diğer davalı işleten şirketin ise yasal cevap süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğunu, bu nedenle bu davalı yönünden zamanaşımı iddiasının dikkate alınmadığı, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı şirketin işleteni olduğu araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, buna göre davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi kusur oranında rücu edebileceği, davacının yapmış olduğu hasar ödemesinin alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu ve davanın, davacının ıslah dilekçesi ile alacak davasına dönüşmesi gözetilerek davalı şirket hakkında kabulüne ve ödeme tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "davalı ... hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... Elektronik Mühendislik Yazılım Tasarım Ltd. Şti hakkında açılan davanın kabulüne, 10.640,41 TL'nin 1.379,43 TL'sine 07/02/2018 ödeme tarihinden, 9.260,98 TL'sine 16/02/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davalıya ödenmesine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı sürücü ... hakkındaki zamanaşımı kararının hatalı olduğunu, kazanın 08/01/2018 de meydana geldiğini, 16/04/2018 de takip talebi oluşturulduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durdurulma kararının tarafına tebliğ edilmediğini, itirazın iptali davasının 21/02/2022 de açılmış olmasının zaman aşımının dolduğu anlamına gelmeyeceğini, alacağının, her iki davalıdan da tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesine istinaden dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin, TTK'nın 1472. maddesindeki halefiyet prensibi gereği davalı araç işleteni ile davalı araç sürücüsünden rücuen tahsili istemidir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan 17/10/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile itirazın iptali davasını alacak davasına dönüştürdüğünü bildirerek; kasko sigorta poliçesi ile teminat altına aldığı ... pakalı aracın trafikte seyir halinde iken davalı şirketin işleteni, diğer davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpmasıyla hasara uğradığını, kasko sigortalısına ödediği 10.640,41-TL hasar bedelinden, kaza tespit tutanağı kapsamına göre % 100 oranında kusurlu olan davalı sürücü ile işletenin sorumlu olduğunu iddia etmiş, Davalı yan ise; davanın zaman aşımına uğradığını, kusurunun bulunmadığını savunmuş, Mahkemece; yapılan yargılama sonunda yasal süresinde cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunan davalı sürücü ... yönünden davanın zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine, yasal süresinde zamanaşımı itirazında bulunmayan davalı işleten şirket yönünden ise, davanın kabulüne yönelik karar verilmiş, karara karşı, yalnızca davacı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurularak davalı sürücü yönünden de zamanaşımı gerçekleşmeyip davanın kabulü gerektiği ileri sürülmüştür.
İstinaf başvurusu kapsamında ki uyuşmazlık; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkin işbu davanın, davalı sürücü ... yönünden zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hususundan kaynaklanmaktadır.
Davacı tarafından, kasko sigorta poliçesi nedeniyle sigortalıya 07/02/2018 tarihinde 10.640,41-TL ödenmiştir. Islah öncesi itirazın iptali davasının dayanağı olan takibin 16/04/2018 tarihinde başlatıldığı, davalıların itirazı sonrası itirazın iptali davasının 21/02/2022 tarihinde açıldığı, davalı sürücü ... tarafından, cevap dilekçesi kapsamında yasal süresinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, işbu alacak davasına yönelik davanın tam ıslahı niteliğindeki ıslah dilekçesinin ise, 17/10/2022 tarihinde verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sigorta rücu davalarında, zamanaşımı, halefiyet ilkesine göre sigorta ettirenin, aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi olup aynı tarihte başlayacaktır. Somut olayda, davacının halef olduğu sigorta ettiren ile zarar sorumlusu olan davalı taraf arasındaki ilişki trafik kazasına dayandığından 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. 2918 sayılı KTK'nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, Aynı Kanunun 109/2. maddesinde ise, "Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Zamanaşımının kesilme sebeplerinin düzenlendiği TBK m.154/2 maddesinde; "Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" halinde zamanaşımı kesilecektir düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun 156. Maddesinde yer alan; "Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar." hükmüyle yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlayacaktır. Kanuna göre icra takibinin yapılması ile birlikte kesilen zamanaşımı ile birlikte yeni bir zamanaşımı başlayacak olup değerlendirme de buna göre yapılacaktır.
Anılan hükümler karşısında somut olayda; hasarın, sigortalıya ödenme tarihi olan 07/02/2018 tarihinde 2 yıllık dava zaman aşımı süresinin işlemeye başladığı, takip tarihi olan 16/04/2018 tarihi itibariyle kesilerek 2 yıllık sürenin yeniden işlemeye başladığı, itirazın iptali davasının, 21/02/2022 tarihi itibariyle 2 yıllık süre dolduktan sonra açılmış olduğu anlaşılmaktadır. Davanın, sonradan tam ıslah ile alacak davasına çevrilmiş olması, yasal süresinde zamanaşımı itirazında bulunan davalı sürücü ... yönünden sonuç doğurmayacaktır.
Hal böyle olunca, mahkemece, işbu davanın, davalı sürücü ... yönünden, ödeme tarihi olan 07/02/2018 tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı ve bu davalı yönünden davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın, davalı sürücü ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 27/10/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...