T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/768 Esas 2025/1115 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/768
KARAR NO : 2025/1115
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2023
NUMARASI : 2019/646 Esas 2023/194 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 20/11/2019
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025
Taraflar arasındaki tasfiye memuru atanması istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu ... Menkul Kıymetler A.Ş.’nin “Amacının imkansız olması” nedeniyle TTK’nun 529/1-b maddesi uyarınca, yasa gereği münfesih olduğu için, bu hususun tespiti ve mevcut Yönetim Kurulu üyeleri ..., ... ve ...’nın tasfiye memurları olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul ettiklerini, mevcut yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’nın tasfiye memuru olarak atanmasına bir diyeceğeklerinin olmadığını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dolayısıyla, davalının iflas etmesi ile talep konusuz kalmıştır. Bu nedenle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafın dava açmakta haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesine, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/40 E sayılı dosyası ile 04/12/2019 tarihinde davalı şirket hakkında iflasın açılmasına karar verildiğini, ancak anılan şirket hakkında Sermaye Piyasası Kurulu'nun 02/12/2011 tarihinde "tedrici tasfiye kararı" verildiğini, tedrici tasfiyeye başlandığı, 28/06/2018 tarihinde de tedrici tasfiye ile kapatıldığını, davalı şirketin faaliyet alanının sadece menkul kıymet olmakla, bu faaliyet alanının da sermaye piyasası kurulu tarafından tasfiye edildiğini, davalı şirketin faaliyet alanı yönünden konusuz kaldığını, Üstelik Yönetim Kurulu Üyeleri hakkında Ankara 6 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/ 488 E sayılı dosyası ile 01/07/2015 tarihinde iflasın açılmasına karar verildiğini, iflasın açılması sonucunda TTK md 363/2 hükmünce davalı şirket yönetim kurulu üyeliklerinin de kendiliğinden sona erdiğini, davalı şirket organsız kaldığını,
huzurdaki dava ise 20/11/2019 tarihinde açıldığını, dolayısı ile şirketin feshi konusu, iflas talebine öncelik teşkil edip, ivedikle incelenmesi gerektiği halde eksik inceleme nedeni bu durum araştırılmadan karar verildiğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; ... Menkul Kıymetler A.Ş.'nin münfesih olduğunun tespiti, tasfiye memurları olarak ..., ... ve ...'nın tasfiye memurları olarak atanması istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı tarafça, davalı şirketin münfesih olduğunun tespitine ve yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasının talep edildiği, davalı şirketin açılan davayı kabul ettiğini beyan ettiği, mahkemece şirketin iflas ettiğinden ve davanın konusuz kaldığından bahisle esas talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve istinafa davacı tarafça gelindiği görülmüştür.
Dosya içerisinde yer alan Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/40 E.sayılı dosyası incelendiğinde; mahkemenin 2019/40 esas 2019/775 karar sayılı ilamına ilişkin istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 23. Hukuk Dairesinin 22/09/2020 tarih, 2020/148 E., 2020/1154 K. sayılı ilamı ile kabulüne, davalı şirketin iflasına karar verildiği, ilgili kararın davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2022 tarih, 2021/2345 E., 2022/1308 K.sayılı ilamı ile onanarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce verilen iflas hükmünün 25/05/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 529.maddesi uyarınca; Anonim şirket; a) Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle, b) İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle, c) Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle, d) 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla, e) İflasına karar verilmesiyle, f) Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde, sona erer.
Yasal düzenlemeler ışığında somut olay ve davacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde;
Davalı şirketin 25/05/2022 tarihinde kesinleşen hüküm ile iflasına karar verildiği, şirketin iflasına karar verilmesi ile birlikte şirketin münfesih olduğu, bu haliyle eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -