T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/583 Esas - 2025/1079 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/583
KARAR NO : 2025/1079
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2021
NUMARASI : 2018/625 Esas 2021/123 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2018
KARAR TARİHİ : 08/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın şirket nezdinde yurt dışı şantiyelerinde inşaat mühendisi ve sorumlu müdür olarak çalıştığını, davalının müvekkili şirkete başvurarak Türkiye'de ev satın almak istediğini ve bu nedenle 70.000,00 USD borç verilmesini talep ettiğini, bunun üzerine şirketin ... Bankası ... şubesindeki 85296581 no.lu dolar hesabından davalı ... ... bankası ... Şubesindeki 4218 7023442 hesap ve TR ... Iban no.lu hesabına 20/08/2013 tarihinde 70.000,00-TL borç para gönderdiğini, davalının aradan geçen zaman rağmen borcunu ödemediğini borcun ödenmesi için kendisini yazılı ve sözlü defalarca uyarıldığını, ancak davalı işten ayrıldığın ve borcunu ödemediğini, söz konusu miktarın davalıdan tahsili amacıyla Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2018/1803 esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacı şirketin yurt içi ve yurtdışındaki işlerinin yürütülmesinden sorumlu genel müdür olarak çalıştığını aynı zamanda Kenya’da ... Limited Unvanlı Şirketin hisselerini 23.06.2016 tarihine kadar %50 hissedarı olarak davacı şirket ile ticari ortaklığı söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin devam ettiği süreç boyunca davacı şirketten aylık maaş ve kar payı aldığını, bu davada bahsi geçen 20/08/2013 tarihli 70.000,00 USD banka transferi de davacı şirket tarafından bu kapsamda yapılan ödemeler olduğunu davacının iddia ettiği şekilde söz konusu meblağ borç olarak veya geri ödemek kaydıyla yapılmadığını, 20/08/2013 tarihli banka transferine ilişkin davacı şirketin talimat yazısı ve banka dekont/kayıtları incelendiğinde bu transferin borç olarak ve veya geri ödenmek kaydıyla gerçekleştirildiğinden ilişkin davacı şirket tarafından kayda geçirilmiş herhangi bir açıklama bulunmadığını, davalının 07/03/2016 tarihinde kendi isteği ile davacı şirketten ayrılmak istediğini ifade etmiş ve usulüne uygun işlemlerin tamamlanması amacıyla davacı şirketin talebi üzerine Ankara 53 Noterliğinin 09/03/2016 tarih ve 7404 yevmiye numaralı istifanamesi keşide ederek davacı şirkete gönderdiğini 07/03/2016 tarihinde davacı şirket tarafından yıllık izin ücreti, ile Ocak, Şubat, Mart üç aylık ücreti toplam 23.250,00-USD ödendiğini davacı şirketin iddia ettiği şekilde davalı 23/08/2013 tarihinde 70.000,00-USD borç verdiği ve bu meblağın şirkete geri ödenmediği düşünüldüğünde davacı şirketin 07/03/2016 tarihinde 23.250,00-USD ödeme yapmasının ve hiçbir hak ve alacağının kalmadığının dair belge tanzim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirmiş, 28/10/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile de zaman aşımı def'i ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı şirkette davalının ticari temsilci olarak atandığı, aynı zamanda davalının ... Ltd.'nin (cpr/2012/86321) Nairobi deki şubesinde müdür ve ortak olarak bulunduğu, davacı tarafça 20/08/2013 tarihinde davalının ev alması için 70.000,00 USD nin borç olarak verildiği, davalı hesabına havale edildiği iddia edilmiş isede, 70.000,00 USD Swift (havale) işleminde borç olarak verildiğine dair bir kayıt veya şerh bulunmadığı, davalının imzasını içermediği gibi davacıdan borç alındığına veya istenildiğine dair bir kayıtta içermeyen el yazısı belgenin ,davacı ticari defter ve kayıtlarının da meblağın davalı tarafça borç olarak alındığının kabulüne yeterli olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kendi el yazısı ile oluşturarak davalıya verdiği hesap dökümünün yazılı delil başlangıcı olup, dosyada mevcut dekont, sözleşme, makbuz ve diğer belgelerle birlikte değerlendirildiğinde davanın ispatlandığını, davalının söz konusu belgeyi inkar etmediğini, davacının ticari defter kayıtlarının ispat yönünden yeterli görülmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda dava konusu meblağın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olup, mahkemece bilirkişi raporunun neden hükme esas alınmadığının açıklanmadı5ğını, davalının savunmalarını ispatlayamadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; kötüniyet tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini, vekalet ücretinin dava değeri olan 20.000 USD'nin karar tarihindeki efektif satış kuru esas alınarak TL karşılığı üzerinden hesaplanması gerekirken dava tarihindeki kur esas alınarak hesaplanmasının hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını k talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacı tarafından ortağı olan davalıya borç olarak verildiği iddia olunan bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ödeme dekontları, hesap özetleri, dava dilekçesi ekinde sunulan tarihsiz el yazılı belge, taraflar arasındaki yazışmalar, ticaret sicil kayıtları vs. deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 14. İcra Müdürlüğünün 2018/1803 E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalıya karşı "25/01/2018 tarihli, 70.000,00 USD tutarlı, borç verilen para alacağı" açıklamasıyla 70.000 USD'nin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalının süresi içinde itirazı üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67. Maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça ibraz edilen dava dışı bankaya gönderilen 20/08/2013 tarihli talimatta "...dolar hesabından 70.000,00 USD nin davalı ... adına... hesabına aktarılmasının " istenildiği swift işlemi dekontu ibraz edildiği, dekontta borç para verildiğine ilişkin açıklama bulunmadığı,davalı el ürü olan davalının ev alımı için yaptığı hesabı ve ihtiyaç duyduğu para miktarını gösterir imza içermeyen belgede de borç para verildiğine/alındığına ilişkin ibare bulunmadığı görülmüştür.
... Bankasının 212/05/2018 tarihli cevabında 70.000,00 USD Swift işlem tablosunun gönderildiği, borç para verildiğine dair ibare bulunmadığı görülmüştür.
Davacı tarafça 04/06/2018 tarihli dilekçe ekinde davalının ücret ödemelerine, Kenyada bulunan Şirket ortaklığından kaynaklı hisse alışverişine ilişkin tediye makbuzları, havale dekontları ibraz edildiği, ... Ltd." nin (cpr/2012/86321) Nairobi deki şubesinde 20 Şubat 2014 tarihinde yapılan toplantısında anılan yönetim kurulu kararında" Shariff in elinde bulundurduğu toplam 5.000, adet hissesini ...'a devrine ve bu devir neticesinde ... in Şirket müdürü sıfatıyla yürüttüğü görevinden istifa etmesine ve şirket müdürü nezdindeki hissedarlığını da sona erdirilmesine karar verilmiştir. İlaveten ... şirket müdürü olarak atanmıştır." şeklinde karar alındığı anlaşılmıştır.
Davacı şirketin sicil kaydının tetkikinde davalının 13/03/2013 tarih 2013/01 sayılı karar ile temsile yetkili kılındığı görülmüştür.
13/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının 2013 Yılı ticari defter kayıtları sabit olmak üzere davacı tarafından 20/08/2013 tarihinde ... bankası TR96 .... sı iban numarasından davalı ... .... hesabına 70.000,00 USD olararak gönderildiği ticari 20.08.2013 tarihinde 422 yevmiye kaydında 393.02 merkez ve şubeler cari hesabına işlendiği daha sonra 10.01.2045 tarih 25 no.lu yevmiye kaydı ... diğer çeşitli alacaklar ( ...) olarak kaydedildiği, muhasebe kaydından anlaşılacağı üzere davacı şirketin diğer çeşitli alacak olarak davalıdan 161.035,00 TL alacaklı olduğu davalının imzasının bulunmadığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davalının davacı şirkette 20/02/2014 tarihine kadar genel müdür olarak çalıştığı, 20/02/2014 tarihinde şirket ortağı olduğu, 09/03/2016 tarihinde müdürlük görevinden istifa ettiği, davacı tarafından 20/08/2013 tarihinde davalıya borç olarak banka aracılığıyla havale edilen 70.000 USD'nin ödenmediği iddia edilerek eldeki dava konusu icra takibi başlatılmış ise de, 70.000,00 USD Swift (havale) işleminde borç olarak verildiğine dair bir kayıt veya şerh bulunmadığı, davalının imzasını içermediği gibi davacıdan borç alındığına veya istenildiğine dair bir kayıt da içermeyen el yazısı belgenin, davacı ticari defter ve kayıtlarının da meblağın davalı tarafça borç olarak alındığının kabulüne yeterli olmadığı, kaldı ki, dava konusu havale işleminin davacının kendi defterlerinde şubeler arası havale işlemi olarak kaydedildiği, bu suretle kayıtlarında da ortakların borç hesabında veya çalışanın avansı hesabında kayıtlanmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacının talepte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından ilk derece mahkemesinin davalının kötüniyet tazminat isteminin reddi hukuka uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,1 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalıdan alınması gerekli olan 5.450,04 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.390,74 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/10/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...