T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/353 Esas 2025/1126 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/353
KARAR NO : 2025/1126
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/03/2022
NUMARASI : 2020/366 Esas 2022/163 Karar
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 10/08/2020
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun açtığı Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/653 E. sayılı dosyası ile konkordato davasının tasdik edildiğini, konkordato sürecinde davacı banka yönünden müdahale talebinin kabul edildiğini ve komiserlik tarafından 119.433,94TL alacağın konkordato projesine alındığını ve tasdik edildiğini, bankanın diğer alacaklarının dikkate alınmadığını, müdahale talebi ile birlikte tüm alacağın bildirildiğini, proje onayından önce alacağın dikkate alınmayan kısmi için itirazda bulunulduğunu ancak tutarda değişme olmadığını, mahkeme tasdik kararı sonrasında istinaf başvurusunda bulunulduğunu bu konuda fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, esasen davacının davalıdan çok daha fazla kredi alacağı bulunmakla birlikte bu aşamada tüm yasal hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile geçici mühlet tarihi 18/09/2018 itibari ile hesaplanan faizli bakiye üzerinden huzurdaki davanın açıldığını, davalı firma ve müteselsil kefil ...'a keşide edilen Ankara 2. Noterliği 01/10/2018 tarih ve 22278 yev. sayılı ihtarname ile 6.032.237,00TL nakit alacağın ve 46.400,00TL gayrinakdi alacağın ödenmesinin/depo edilmesinin ihtar edildiğini, bu tarihten sonra yapılan tahsilatların düşüldüğünü, 18/09/2018 tarihi itibari ile 440.547,23TL nakit, 32.900,00TL çek riskinden kaynaklanan gayrinakdi alacak toplamı 473.447,23TL toplam alacağın mevcut olduğunu, temerrüt faizinin ise % 80 olduğunu, ancak komiserlik tarafından 119.433,94TL alacağın kabul edildiğini, geçici mühlet tarihi itibari ile müvekkilinin onaylanmayan 321,113,29TL nakdi ve 32.900,00TL gayrinakdi alacağının kabul edilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinden netice alınamadığını belirterek, konkordatonun kısmen ya da tamamen feshi mümkün olduğundan hukuki yarar şartı yerine geldiğinden, geçici mühlet tarihi olan 18.09.2018 tarihi itibariyle, kabul edilen 119.433,94 TL. dışında kalan, 321.113,29 TL. nakit ve 32.900,00 TL. gayrinakit alacağın da varlığının ve işbu alacakların da çekişmeli hale geldiğinin tespitini, (müvekkil ... A.Ş.’nin böylelikle daha önce kabul edilen kısım olan 119.433,94 TL.’de dahil olmak üzere toplamda 440.547,07 TL. nakit ve 32.900,00 TL. gayrinakit alacağının bulunduğunun da tespitine,) borçlunun itirazının iptali ile işbu alacağın müvekkil banka adına kaydını ve konkordato tasdik kararı gereği ... A.Ş.’ye toplamda 440.547,07-TL. nakit ve 32.900,00-TL. gayrinakit alacağı ile işbu davada hükmedilecek masraf, vekalet ücreti ve inkar tazminatı vd. fer’ilerin ödenmesi gerektiğine karar verilmesini, lehine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği tespit edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılan hesaplama ile konkordato komiserliği tarafından yapılan hesaplamanın çeliştiğini, davacı tarafından muaccel hale gelmemiş (gayrinakdi- çek bedeli riski) alacaklarının da talep edildiğini, müvekkili şirketin 14/09/2018 tarihinde Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/653 E sayılı dosya üzerinden Konkordato talep ettiğini ve 19/09/2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, projenin alacaklıların büyük çoğunluğu tarafından kabul edildiği ve mahkeme tarafından onaylandığını, onaylanan 119.433,94 TL'nin banka alacağı olarak kabul edildiğini, kabul edilmeyen tutarın içinde hangi tarihten itibaren ne kadar faiz işletildiğinin kendileri tarafından bilinmediğini, İİK 294. maddesi ve 288. maddesinin dikkate alınması ile komiserlikçe düzenlenen raporlarda “alacaklılardan tenzilat istenmediği, ancak faiz ödenmeyeceğinin” açıkça belirlendiğini, bu halde davacının yersiz faiz taleplerinin kabul edilemeyeceğini, konkordato mühletinden sonra muaccel olacak alacakların proje kapsamına alınmayacağını, banka ile yapılan görüşmelerde 2.040.701,00TL nakdi 32.120,00TL gayri nakdi risk var iken, dava aşamasında bu tutarın 321.113,29TL nakdi ve 32.900,00TL gayrinakdi risk olarak belirlendiği ve arada büyük uçurum bulunması nedeni ile müvekkili tarafından bu tutarların dikkate alınmadığını, geçici mühlet sonrası bankaya yapılan ödemelerin ne şekilde mahsup edildiğinin kendileri tarafından bilinmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı şirket tarafından davacı bankadan kullanılan krediler dolayısıyla geçici mühlet tarihi olan 19/09/2018 tarihi itibariyle toplam ödenmeyen kredi borcunun 6.378.979,69 TL ana para alacağı, 623.528,04 TL işlemiş faiz alacağı, 31.176,40 TL BSMV olmak üzere 7.033.684,13 TL alacağın bulunduğu, temliklerden tahsil edilen 6.600.000,00 TL'nin tamamının ana paraya tahsili halinde davacı bankanın nakdi alacağının 433.684,13 TL olduğu, diğer yandan Mahkemenin 2018/653 E. Sayılı dosyasında kabul edilen alacak miktarı olan 119.433,94 TL düşüldüğünde, davacı bankanın bakiye nakdi alacağının 314.250,19 TL olduğu, ayrıca 32.900,00 TL gayri nakdi alacağının bulunduğu anlaşılmakla, davanın belirlenen bu miktarlar üzerinden kısmen kabulü ile söz konusu alacakların mahkemenin 2018/653 E. Sayılı konkordato dosyası kapsamında davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilerek karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince nakit alacağının eksik hesaplandığını, nakit hesaplanan nakit alacak tutarı yönünden kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın tüm yönlerden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca Mahkemece gayrinakdi alacak kalemi yönünden müvekkil banka lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil şirket tarafından 19/09/2018 tarihinde konkordato geçici mühleti alındıktan 12 gün sonra o tarihe kadar ödemelerde bir gecikme söz konusu olmadığı halde 01/10/2018 tarihinde davacı banka tarafından İİK 296. maddesine aykırı olarak müvekkilinin hesabı kat edilerek 6.066.917,70TL nin ödenmesi için 24 saat süre verildiğini, banka alacağı muaccel hale gelmediğini,
Açık kanun hükmüne aykırılığın yanı sıra davacının dava dilekçesinde davasını dayandırdığı 01/10/2018 tarihli ve 22278 yevmiye sayılı ihtarname geçerli olsa dahi, davacı bankaya bu tarihten sonra 6.600.000TL ödeme yapıldığını, yapılan bu 6.600.000TL ödeme, hukuken geçersiz olan ihtarnamede bildirilen alacaktan 519.362,30TL fazla olup müvekkil şirketin davacı bankaya borcu değil alacağı bulunduğunu, hatta bu hususla ilgili olarak yine Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/388 esas numarası ile fazla ve hukuka aykırı şekilde tahsil edilen tutarın iadesi için dava açıldığını ve verilen red kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi' nin 2022/1021 Esas Sayılı dosyasında incelenmekte olup kararın kaldırılması gerektiği düşündüklerini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; konkordato sürecinde alacağı itiraza uğrayan alacaklının İİK'nın (308/b-1) maddesi kapsamında açtığı alacak davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı vekili 30/12/2024 tarihli dilekçesinde özetle; Dairemize yapılmış olan istinaf başvurusundan feragat ettiğini, hükümde lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ve dosyanın istinaf incelemesi yapılmadan yerel mahkemeye geri gönderilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davacı vekili 17/10/2025 tarihli dilekçesinde özetle ;Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/ 366 E. - 2022/ 163 K. sayılı kararına yönelik yaptığı istinaf kanun yoluna başvurusundan, davalının istinaf kanun yoluna başvurusundan feragat etmesi ve lehine hükmedilen avukatlık ücretinde de feragat etmesi sebebi ile feragat ettiği görülmüştür.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davacı vekilinin Beyoğlu 35. Noterliğinden verilen 18/05/2021 tarih ve 10076 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra taraf vekillerince istinaf başvurusundan feragat edildiği, davacı ve davalı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat etmeye yetkisi olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2. maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan 492,00 istinaf yoluna başvuru harcı, 179,90 TL istinaf karar harcının istek halinde istinafa başvuran davacı tarafa iadesine,
3-İstinaf giderlerinin başvuran davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yatırılan 220,70 istinaf yoluna başvuru harcı, 5.850,00 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde istinafa başvuran davalı tarafa iadesine,
5-İstinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -