T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/297 Esas 2025/1067 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/297
KARAR NO : 2025/1067
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/12/2022
NUMARASI : 2022/4801 Esas 2022/918 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/03/2021
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibinde itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava dışı asıl borçlu ... Makina Tic. A.Ş. ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalının sözleşmede müteselsil kefil sıfatı ile imzası bulunduğunu, alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla talep edebileceği alacak miktarının tespit edildiği, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takip dosyasında 3 adet ticari kredi nedeniyle 520.122,05 TL asıl alacak, 23.856,24 TL işlemiş faiz, 1.245,22 TL BSMV, esnek ticari hesaptan kaynaklanan 16.305,09 TL asıl alacak, 334,53 TL BSMV, 1.193,79 TL noter masrafı olmak üzere toplam 563.073,64 TL'ye itirazının iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden, takip tarihinden itibaren asıl alacağın 520.122,05 TL'sine yıllık %32,76 oranında, asıl alacağın 16.305,09 TL'sine TCMB tebliğine uygun dönemsel olarak değişen oranlarda azami gecikme faizi ile faizlerin %5 gider vergisi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 563.073,64 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edilen faiz oranlarının hatalı olduğunu, ticari kredi için temerrüt faiz oranı belirlenirken genel kredi sözleşmesi gereği kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği faiz oranından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek faiz oranının esas alınması gerektiğini, Yargıtayın incelediği dosya özelinde sözleşmede yer alan bir düzenlemeye ilişkin olduğunu, dolayısıyla Yargıtay ilamına göre de uygulanacak faiz oranının genel kredi sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde belirlenmesi gerektiğini, ticari kredi için temerrüt faiz oranı belirlenirken taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği banka tarafından aynı tür kredilere uygulanan en yüksek faiz oranı değil kredilerin cins ve niteliğine bakılmaksızın bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği faiz oranından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, muacceliyet tarihi itibariyle müvekkilinin TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranı yıllık %36 olup, sözleşmedeki düzenleme gereği faiz oranının %30 arttırılmış hali (%36 + %10,8) %46,80 temerrüt faiz oranına tekabül ettiğini, ticari krediden kaynaklanan borca uygulanması talep edilen %46,80 faiz oranı kanuna ve sözleşmeye uygun olduğunu, dava dilekçesinde deliller kısmının 15. maddesinde müvekkilinin 29.04.2019 tarihli faiz bildirim formu, faiz oranının hukuka uygunluğunu ortaya koyduğunu, müvekkilinin ticari krediden kaynaklanan alacağı için talep ettiği muacceliyet tarihinden itibaren %46,80 temerrüt faizinin uygulanması mevzuat, sözleşme ve kanun hükümlerine uygun bulunduğunu, mahkemenin faize ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu, sözleşme hükümlerine göre temerrüt faizinin muacceliyet tarihinden itibaren işletilmesinin hukuka uygun olup, temerrüt için 11.08.2020 tarihinin esas alınması gerektiğini, bu sebeple mahkemenin temerrüte düşme tarihinin 28.08.2020 tarihi olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, esnek ticari hesabı alacağına ilişkin asıl alacak tutarı ve faiz oranı talep ettikleri gibi tespit edilmesine rağmen temerrüt başlangıç tarihinin hatalı tespit edilmesi sebebiyle eksik hesaplandığını, icra takibinde talep edilen 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücretinin hesaplamaya dahil edilmediğini, icra takibinde komisyon masrafı olarak talep edilen tutar, hukuka uygun olup hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, kredilerinin teminatını kgf oluşturmakta olup KGF'nin yıllık komisyon tarihi gelmesi nedeniyle 31/08/2020 tarihinde kgf'ye ödeme yapılmış olup, bu yapılan ödemenin dava dilekçesinin kgf teminatlı krediye ilişkin açıklamaları doğrultusunda ödenen tutarın, icra takibinde talep edilmesinin hukukun gereği olduğunu, mahkemece bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilmesine rağmen müvekkili tarafından ödenen bu tutara ilişkin bilgi ve belgenin tespit edilememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca ödemeye ilişkin dekont dilekçe ekinde mahkemeye sunulmasına rağmen hesaplamaya dahil edilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 24/01/2021 tarihli rapor, Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2020/8101 sayılı takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarı, asıl borçlunun banka hesap ekstreleri ve ödeme planları, davacıyla dava dışı KGF arasında akdedilen protokol, KGF ödeme dekontu dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2020/8101 sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 579.150,13 TL nakit alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 02/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 7 günlük itiraz süresi içerisinde 05/10/2020 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Anılan icra takip dayanağı genel kredi sözleşmelerinin davacı banka ile dava dışı ... Makina Tic. A.Ş. (eski unvanı ... Makina A.Ş.) arasında 29/01/2020 tarihli 1.000.000,00 TL limitli, 15/03/2018 tarihli 1.000.000,00 TL limitli olarak akdedildiği, davalının sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı görülmüştür.
Davacı tarafından kredi hesabı kat edilerek davalı dışı asıl borçlu ve davalıya hesap kat ihtarnamesi gönderilmiştir. 13/08/2020 tarihli ihtarnamede 542.914,79 TL nakit alacağın ödenmesi ihtar edilmiş, borçlulara 24 saatlik atıfet süresi tanınmıştır. Anılan ihtarname dava dışı asıl borçluya ve davalıya 26/08/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, aynı tür kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının yıllık %25,20 olduğu tespitiyle yapılacak hesaplamalarda uygulanacak temerrüt faiz oranının anılan oranın %30 fazlası %32,76 olacağı, kredi kartları, esnek hesap, kmh'da 5464 sayılı Kanunun 43. maddesi uyarınca TCMB'nin 3 aylık dönemler halinde belirleyeceği gecikme faiz oranının uygulanacağı, davalının 28/08/2020 tarihinde temerrüte düştüğü, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 3 adet ticari kredi nedeniyle 520.122,05 TL asıl alacak, 23.856,24 TL işlemiş faiz, 1.245,22 TL BSMV, esnek ticari hesaptan kaynaklanan 16.305,09 TL asıl alacak, 334,53 TL BSMV, 1.193,79 TL noter masrafı olmak üzere toplam 563.073,64 TL alacaklı olduğu, icra takip talebinde yer alan 3.003,00 TL komisyon masrafına ilişkin dosyada bulunan bilgi ve belgelerden tespiti yapılamadığından alacağa dahil edilmediği, ihtiyati haciz talep edilen davada verilen kararda 755,00 TL vekalet ücretinin borçludan tahsili ile alacaklıya verilmesine karar verildiği, bu tutarın alacağa dahil edilmesi hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, hesap kat ihtarnamesinde diğer alacaklar adı altında 17,40 TL talep edildiği, dosya içerisinde bulunan belgelerden tespiti yapılamadığından bu miktarın alacağa dahil edilmediği, asıl alacağın 520.122,05 TL'sine yıllık %32,76 oranında, asıl alacağın 16.305,09 TL'sine TCMB tebliğine uygun dönemsel olarak değişen oranlarda azami gecikme faizinin uygulanacağı tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınarak yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacıyla dava dışı asıl borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalının sözleşmelerde müteselsil kefil olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından kredi hesabının kat edilerek davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine davacının itirazın iptali talebiyle işbu davayı açtığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ve davalı kefile gönderilen ihtarname ile 24 saat atıfet süresi tanınmış olup, anılan ihtarname davalı ve dava dışı asıl borçluya aynı tarihte tebliğ edilmiş, davalı verilen atıfet süresinin sonunda 28/08/2020 tarihinde temerrüte düşmüştür. Atıfet süresi sona erdikten sonra davacı tarafından davalı aleyhine işbu dava konusu icra takibi başlatılmıştır. Takip tarihi itibarıyla davalı kefil yönünden TBK'nun 586. maddesinde düzenlenen takip koşulu oluşmuştur.
Dava konusu icra takibinde ticari krediden kaynaklanan asıl alacağa takip tarihinden itibaren %46,80, diğer alacaklara %18,60 oranında temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece ise, hüküm altına alınan ticari krediden kaynaklanan asıl alacağa takip tarihinden itibaren %32,76, esnek ticari hesaptan kaynaklanan asıl alacağa TCMB tebliğine uygun dönemsel olarak değişen oranlarda azami gecikme faizinin işletilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerinin temerrüt başlıklı 11. maddesinin b bendinde, müşterinin kredilerin cinsi ve niteliğine bakılmaksızın kullanılan tüm kredilere mevzuatta farklı bir faiz oranının uygulanması zorunlu kılınmadıkça bankanın mevzuat gereğince TCMB'ye bildirdiği kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %30 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi uygulanmasını kabul ettiği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda, dosya içinde yapılan belgeler üzerinde yapılan incelemede temerrüt tarihi itibarıyla aynı tür kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının %25,20 olduğu tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranına %30 ilavesiyle ticari kredi alacağı yönünden %32,76 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşıldığı gibi, esnek ticari hesap yönünden 5464 sayılı Kanun uyarınca TCMB tarafından 3 aylık dönemler itibarıyla temerrüt faiz oranı tespit edilecektir.
Alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir.
Hal böyle olunca mahkemece, bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davacı bankanın davalının temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı tespit edilen en yüksek faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşme hükümleri gözetilerek ticari kredi alacağı yönünden temerrüt faiz oranının tespit edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği gibi, esnek ticari hesap yönünden 5464 sayılı Kanun uyarınca TCMB tarafından 3 aylık dönemler itibarıyla temerrüt faiz oranının belirleneceği gözetilerek anılan kalem yönünden de yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin dava konusu icra takip talebinde yer alan ve mahkemece hüküm altına alınmayan 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacak kalemi yönündeki istinaf itirazına gelindiğinde, davacının talebi üzerine davalı hakkında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/09/2020 tarih 2020/154 D. İş Esas 2020/154 Karar sayılı kararıyla ihtiyati haciz kararı verilerek 755,00 TL vekalet ücretinin davalı borçludan tahsili ile alacaklı bankaya verilmesine hükmedilmiştir. Davalı tarafından anılan vekalet ücretinin ödendiğine ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmemiştir.
Anılan mahkeme hükmü karşısında davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan ihtiyati haciz kararı nedeniyle 755,00 TL vekalet ücreti alacağı bulunduğu, anılan alacak kalemine ilişkin davalının icra takiben itirazının haksız olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece davacının davalıdan ihtiyati haciz kararında hüküm altına alınması nedeniyle 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti alacağı bulunduğu, bu alacağın ödendiğine ilişkin davalı yanın bir iddiası bulunmadığı gibi, bu yönde dosyaya sunduğu bir bilgi ve belgede olmadığı, davalının icra takibinde anılan alacak kalemine yönelik itirazının haksız olduğu gözetilerek anılan alacak kalemine yönelik davalı itirazının iptaline karar verilmesi gerekirken bu kalem yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında ihtiyati haciz vekalet ücreti alacak kalemi yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının ihtiyati haciz vekalet ücreti kalemi yönünden kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan alacak üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ihtiyati haciz vekalet ücreti alacak kalemi yönünden KISMEN KABULÜNE,
2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/12/2022 tarih ve 2022/480 Esas 2022/918 Karar
sayılı kararının ihtiyati haciz vekalet ücreti alacak kalemi yönünden KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,
B)1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2020/8101 sayılı takip dosyasında 3 adet ticari kredi nedeniyle 520.122,05 TL asıl alacak, 23.856,24 TL işlemiş faiz, 1.245,22 TL BSMV, esnek ticari hesaptan kaynaklanan 16.305,09 TL asıl alacak, 334,53 TL BSMV, 1.193,79 TL noter masrafı, 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 563.828,64 TL'ye yönelik itirazının iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağın 520.122,05 TL'lik kısmına yıllık %32,76 oranında, asıl alacağın 16.305,09 TL'lik kısmına TCMB tebliğine uygun dönemsel olarak değişen oranlarda azami gecikme faizi ile %5 BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hüküm altına alınan 563.828,64 TL alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 112.765,72 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 38.515,13 TL harçtan peşin alınan 6.994,69 TL ile 2.895,75 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 28.624,69 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 6.994,69 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı ile 2.895,75 TL icra peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 1.200,00 TL bilirkişi ücreti, 72,00 TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.272,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.238,35 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Yargılama aşamasında kendini vekille temsil ettiren davacı yararına AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 88.461,05 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Yargılama aşamasında kendini vekille temsil ettiren davalı yararına reddedilen kısım yönünden AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 15.321,49 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Dava öncesi zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.285,08 TL'sinin davalıdan, bakiye 34,92 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
10-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
C)1-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 224,10 TL yargılama masrafının davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 218,17 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/10/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -