T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1523 Esas 2025/1046 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1523
KARAR NO : 2025/1046
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE ... MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/07/2022
NUMARASI : 2022/2 Esas 2022/513 Karar
DAVA : Şirketin Feshi
DAVA TARİHİ : 03/01/2022
KARAR TARİHİ : 03/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025
Taraflar arasındaki şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı şirketlere karşı açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafından davalı bakanlığa karşı açılan davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; amaç ve faaliyetleri arasında madencilik işi bulunmayan davalı ... Enerji Üretim AŞ'nin 05.11.2018 tarihinde madencilik faaliyetinde bulunabileceğine dair ana sözleşme değişikliğine gittiğini, şirketin amaçları arasında madencilik faaliyeti yer almadığı halde ruhsatsız olarak maden işleri ile iştigal eden firmalar hakkında ...'nca TTK'nun 210/3. maddesi gereği soruşturma yapılarak fesih davası açılması gerektiğini, ne var ki davalı Türk ...'na bu amaçla yapılan başvurunun davalı Bakanlıkça zımnen reddedilmesi üzerine zımni ret işlemine karşı Ankara 2. İdare Mahkemesi'nde açılan davada asliye ... mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, müvekkillerinden bazılarının Karakurt Barajı'nın memba kısmındaki taşınmazların malikleri olup taşınmazlarının sudan etkilendiklerini, barajın mansap kısmında kalan taşınmazların malikleri olan müvekkilleri ... ve ...'in de sudan etkilendiklerini, Sarıkamış ilçesi Karakurt Köyü sınırları içinde bulunan Karakurt Barajı ve HES inşaatında kullanılmak üzere baraj yapan ... Enerji AŞ'nin ruhsatsız yani kaçak bir malzeme (taş) ocağı işlettiğinin şikayetleri üzerine Kars İl Özel İdaresi tarafından tespit edilerek 2018 yılı Ağustos ayında kaçak olarak işletilen ocağın kapatıldığını, Kars İl Özel İdaresi'nin 15.08.2018 tarihli yazısı ile ruhsatsız malzeme ocağındaki faaliyetlerin durdurulduğunu, ancak anılan firmanın mühürlemeye rağmen ocağı kaçan işletmeye devam ettiğini, 05.11.2018 tarihinde ana sözleşme değişikliğine giden davalı ...AŞ'nin daha önce şirketin amaçları arasında madencilik faaliyeti bulunmadığı halde madencilik faaliyeti ile iştigal ettiğini, davalı şirketin diğer davalı şirketlerle birlikte ruhsatsız olduğu tespit edilen taş ocağını işlettiklerini, bu durumun TTK'nun 210/3. ve Madencilik Kanunu'nun 12. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, taş ocağını işleten firmanın iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının bulunmadığını, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun 22.04.2010 tarih ve 765 sayılı "Baraj alanlarından etkilenen Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunması"na dair ilke kararına aykırı hareket edildiğini ileri sürerek kamu düzenine ve işletme konusuna aykırı işlemlerde bulundukları kesin olarak kanıtlanmış olan davalı şirketler hakkında fesih kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Enerji Üretim A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava ile ilgisi olmadığını, müvekkilinin yüklenici olup, kendisine atfedilen yükümlülükleri yerine getirdiğini, müvekkilinin dava konusu yerde dava konusunu içeren hiç bir faaliyetinin olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların taraf sıfatının bulunmadığını, TTK'nun 210. maddesine göre, şirketlerin fesih davasının sadece ... Bakanlığınca açılabileceğini, müvekkili şirketlerin taraf sıfatlarının bulunmadığını, ... Bakanlığının dava açıp açmama konusundaki takdir hakkının yargısal denetiminin sadece idari yargı mercii nezdinde yapılabileceğini, TTK'nun 210/3. maddesi bağlamında açılacak fesih davasının son derece sıkı kayıt ve şartlara tabi tutulduğunu, bu şartların gerçekleşmediğini, ruhsatsız taş ocağı işletildiği iddiasının dayanaksız bir iddia olduğunu, kültür ve tabiat varlıkları ile ekolojik dengenin korunmasını düzenleyen mevzuatın somut ihtilaf ile herhangi bir ilgisinin olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı tarafından TTK'nun 210/3. maddesi gereğince davalı şirketlerin feshi için işbu davanın açıldığı, anılan hüküm gereğince şirketler hakkında fesih davası açmaya ... Bakanlığının yetkili olduğu, davacının TTK'nun 210/3. maddesi kapsamında fesih davası açmaya yetkisinin bulunmadığı, davada aktif husumetinin olmadığı, diğer taraftan davanın şirketlere karşı açılabileceği dikkate alındığında davalı ... Bakanlığının pasif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafından davalı şirketlere karşı açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafından davalı bakanlığa karşı açılan davanın aktif ve pasif husumte yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde itiraz edildiği halde görev yönünden bir araştırma ve inceleme yapılmadığını, diğer yandan istinafa konu davanın ilk önce idare mahkemesinde açıldığını, ancak idare mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine asliye ... mahkemesinde dava açıldığını, bu nedenle asliye ... mahkemesince de görev yönünden bir inceleme yapılarak davaya bakmaya görevli olup olmadığının öncelikle karara bağlanması gerektiğini, ancak bu yapılmaksızın alelacele husumet yokluğundan ret kararı verildiğini, husumetin, HMK'nun 114. maddesinde "görev" hususundan sonra incelecek olan bir husus olduğunu, önce görev yönünden inceleme yapılması gerektiğini daha sonra husumete bakacağını, işbu dosyada tam tersinin olduğunu, 26/01/2022 tarihli delil dilekçesinde de belirtilen deliller toplanmadan yargılamaya devam edildiğini, ana sözleşme değişikliğinin yapıldığı 05/11/2018 tarihinden önce şirketin amaçları arasında olmadığı halde madencilik faaliyeti ile iştigal edildiğini, TTK'nun 210/3. maddesi gereğince şirketin feshi için dava açılması gerektiğini, şirketin amacı içinde madencilik faaliyeti olmadığı halde 05/11/2018 tarihine kadar madencilik faaliyetine devam ettiğini, bu durumun kamu kurumlarınca da tespit edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; TTK'nun 210/3. maddesi uyarınca davalı anonim şirketlerin feshi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Kars Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararları, davacılar vekili tarafından davalı şirketler aleyhine ... Bakanlığına yapılan başvuru, Ankara 2. İdare Mahkemesinin 2021/1988 Esas 2021/1752 Karar sayılı karar sureti, Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 2019/697 Esas 2021/270 Karar sayılı karar sureti, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 2019/929 Esas 2019/1758 Karar sayılı karar sureti dosya içerisinde yer almaktadır.
Davacılar vekili tarafından davalı şirketler aleyhine ... Bakanlığına yapılan başvuru ile, dava dilekçesindeki iddialar ileri sürülerek şirket ana sözleşmesinde şirket amaçları arasında olmadığı halde ruhsatsız olarak maden işleriyle iştigal eden firmalar hakkında TTK'nun 210/3. maddesi gereğince soruşturma yapılarak fesih davası açılması gerektiği bildirilmiştir.
Ankara 2. İdare Mahkemesinin 2021/1988 Esas 2021/1752 Karar sayılı kararı ile, davacılar tarafından davalı ... aleyhine, 01/06/2021 tarihli davalı şirketler hakkında fesih davası açılmasına ilişkin başvurunun zımnen reddine ilişkin kararın iptali talebiyle açılan davada davalı şirketler hakkında fesih davası açılmasına yönelik uyuşmazlıkta asliye ... mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Erzurum 3. İdare Mahkemesinin 2019/697 Esas 2021/270 Karar sayılı kararı ile, davacılar ... tarafından davalı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü aleyhine Karakurt Barajı ve HES inşaatında kullanılmak üzere barajı inşa eden şirket tarafından ruhsatsız olan taş ocağı işlettiğinden taş ocağındaki faaliyetlerin durdurulması talebiyle davalı idareye yaptıkları başvurunun zımnen reddine ilişkin davalı idare işleminin iptali talebiyle açılan davada dava konusu işlemin iptaline hükmedildiği görülmüştür.
Ankara 7. İdare Mahkemesinin 2019/929 Esas 2019/1758 Karar sayılı karar ile, davacılar ... tarafından ... aleyhine davalı 3 şirket hakkında fesih davası açılması talebinin reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada davacıların bu davayı açma ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı yan davalı şirketlerin Karakurt Barajı ve HES inşaatı sırasında ana sözleşmelerinde şirket amaçları arasında olmadığı halde ruhsatsız olarak maden işleriyle iştigal ettiklerini, fesih davası açılması için davalı bakanlığa başvurduklarını, bakanlığın zımnen başvurularını reddettiğini, davalı şirketlerin TTK'nun 210/3 maddesi uyarınca feshine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı yan ise davacının işbu davayı açma hak ve ehliyeti bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı şirketler hakkında açılan davanın davacının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı tarafından davalı bakanlığa karşı açılan davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf başvurusu kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacıların davalı şirketler hakkında açılan dava yönünden aktif husumet ehliyetleri bulunup bulunmadığı, davalı bakanlık hakkında açılan dava yönünden ise aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Davacılar vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinde ve aşamalarda davalı şirketlerin ana sözleşmelerinde şirket amaçları arasında olmadığı halde Karakurt Barajı ve HES inşaatı sırasında ruhsatsız olarak maden işleriyle iştigal ettiklerini ileri sürmüştür. Davacılar anılan barajın yapıldığı alandaki taşınmaz malikleridir.
TTK'nun 210/3. maddesi "Kamu düzenine veya işletme konusuna aykırı işlemlerde veya bu yönde hazırlıklarda ya da muvazaalı iş ve faaliyetlerde bulunduğu belirlenen ... şirketleri hakkında, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Gümrük ve ... Bakanlığınca, bu tür işlem, hazırlık veya faaliyetlerin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde fesih davası açılabilir." hükmünü içermektedir.
Davacılar tarafından davalı şirketlerin işletme konusuna aykırı iş ve işlemlerde bulunduğunu ileri sürerek TTK'nun 210/3 maddesi uyarınca davalı şirketlerin feshine karar verilmesi talebiyle işbu dava açılmış ise de, anılan maddede açıkça fesih davasının ... Bakanlığınca açılabileceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, TTK'nun 210/3 maddesi uyarınca açılacak fesih davasının feshi istenen şirketlere yöneltilmesi gerekecektir.
Bu durumda, mahkemece davalı şirketlere karşı açılan davada davanın TTK'nun 210/3 maddesi uyarınca ancak ... tarafından açılabileceği, davacı taşınmaz maliklerinin açılan davada aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı, davalı bakanlığa karşı açılan davada da fesih talepli açılan davanın feshi istenen şirketlere yöneltilebileceği ve davanın ancak ... tarafından açılabileceği, bakanlığa karşı açılan davada davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı gibi, anılan davalının pasif husumet ehliyetinin de bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı şirketlere karşı açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi, davacı tarafından davalı bakanlığa karşı açılan davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılardan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/10/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -