T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/179 Esas - 2025/934 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/179
KARAR NO : 2025/934
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2022
NUMARASI : 2021/439 Esas 2022/828 Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 30/07/2021
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2025
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta Şirketi tarafından müvekkiline ait ... plakalı araca kasko poliçesi düzenlendiğini, aracın 13.09.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu hasarlandığını, kaza sonucu aracın hasarının KDV dahil 44.421,70 TL olduğunu, sigorta şirketine taleplerine rağmen anlaşma sağlanamadığını, bu bakımdan dava açtıklarını ifade ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 44.421,70 TL hasar bedeli tazminatının ve 450,00 TL eksper ücreti olmak üzere toplan 44.871,70 TL‘nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı araç, müvekkili nezdinde 1266121820 numaralı ve 24/07/2020 - 24/07/2021 vade tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davacı adına sigortalandığını davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, usuli işlemin yerine getirilmemesi nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, hasara ilişkin bilgi ve belgelerin müvekkiline ulaşmadığını, dolayısıyla müvekkilinin henüz temerrüde düşmediğini, müvekkilince hasar ödemesinin gerçekleştirilmediğini, sigortalının talebi ile hasar dosyasındaki ekspertiz raporu arasında fahiş fark olduğunu davacının talebinde haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkilinin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu ayrıca poliçede her bir hasarda uygulanacak kasko muafiyet miktarı 2.217,04 TL olarak belirlendiğini, söz konusu miktarın hesap edilecek hasar tazminatından tenzil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilse dahi, haksız fiillerden mütevellit tazminat taleplerine, temerrütten itibaren yasal faiz talep edebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı şirkete ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 13/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde oluşan zararının kasko poliçesi kapsamında davalı sigortadan tahsiline ilişkin olduğu, kusur yönünden yapılan incelemede, davacıya ait ... plakalı kamyonetin dava dışı sürücüsü ...'nın 2918 sayılı kanunun 67, 84 ve 52. maddelerine aykırı davranmış olduğu, meydana gelen olayda %80 oranında kusurlu bulunduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın anılan Kanunun 52. maddesi kapsamında dikkat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, meydana gelen olayda ikinci derecede % 20 oranında kusurlu bulunduğu, hasar bedelinin KDV dahil 44.421,70-TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça sunulan onarım faturası ve işçilik tutarının davacının aracında fiilen oluşan gerçek zarar miktârı olduğu ve davalı sigortanın fiilen oluşan gerçek zarar miktârını tazminle yükümlü olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 42.930,76 TL hasar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik inceleme ile düzenlendiğini, davacının davadan önce müvekkiline başvurmadığından dava şartının oluşmadığını, hasarın poliçenin 5. sayfasında düzenlenen hükme göre hesaplanması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, yine poliçede düzenlenen muafiyet kaydının mahkemece dikkate alınmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Kasko sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, özel ekspertiz raporu, araca ait fotoğraflar, onarım faturası ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
05/04/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ... Sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin dava dışı sürücüsü ..., meydana gelen olayda %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu bulunduğu, ... plakalı araç sürücüsü ... meydana gelen olayda ikinci derecede % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu bulunduğu, dava konusu ... plakalı kamyonetin hasar bedelinin KDV hariç 37.645,51-TL (Otuz yedi bin alı yüz kırk beş lira elli bir kuruş) olduğu bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı şirkete ait ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde kasko sigorta poliçesi ile kaza tarihini kapsar şekilde sigortalı olduğu, 13/09/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde sigortalı aracın hasarlandığı, taraflar arasındaki ilişkinin kasko poliçesinden kaynaklanmakta olup, kanundan kaynaklanan bir hukuksal ilişki bulunmadığı gözetilerek eldeki davanın açılmadan önce davalıya başvurulmamış olmasının davacını tazminat talep etmesine engel teşkil etmeyeceği, dosyada mevcut 06/10/2020 tarihli onarım faturasından anlaşıldığı üzere aracın onarım bedelinin parça+işçilik+KDV dahil toplam 43.730,76 TL olduğu, taraflar arasındaki kasko poliçesinin 3. Sayfasında yer alan "Kasko Muafiyeti" başlıklı hüküm gereğince her bir hasarda 2.217,04 TL tenzile muafiyet uygulanacağına ilişkin hüküm dikkate alındığında davacının talep edebileceği miktarın 41.513,72 TL olduğu anlaşılmakla davalının istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile,
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2022 tarih ve 2021/439 Esas 2022/828 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2- 41.513,72 TL'nin dava tarihi olan 30/07/2021 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Alınması gereken 2.835,80 TL harçtan peşin alınan 766,30 TL harcının mahsubu ile bakiye 2.069,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 766,30 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan 900,00 TL bilirkişi ücreti, 24,60 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 924,60 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 864,07 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-İstinaf kanun yoluna davalı başvurduğundan aleyhe karar verme yasağı gözetilerek davacı vekil ile temsil edildiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.907,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 86,41 TL'sinin davacıdan, 1.233,59 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
11-HMK 333. maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
C)1-Davalı tarafından istinaf karar harcı olarak yatırılan 733,15 TL harcın talep halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 86,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 306,70 TL'nin davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 20,08 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 17/09/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-