T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/240 Esas - 2025/827 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/240
KARAR NO : 2025/827
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/10/2022
NUMARASI : 2017/883 Esas 2022/727 Karar
DAVA : Yönetici sorumluluğuna dayalı tazminat
DAVA TARİHİ : 27/12/2017
KARAR TARİHİ : 14/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ...Tic. AŞ'nin %45 hissesine sahip pay sahibi olduğunu, ...Tic. AŞ'nin 2013, 2014 ve 2015 dönemlerine ait iş ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde yönetim kurulu üyelerinin yapmış oldukları işlemlerle kendilerine ve yönetim kurulu üyelerinden ...'nin %100 pay sahibi olduğu, ... A.Ş başta olmak üzere bazı şirketlere menfaat sağlamak suretiyle şirketin zararına sebep olduklarının tespit edildiğini, başka şirketlere örtülü kazanç sağlanmış olması sebebiyle şirket tarafından personel gideri ... gideri, danışmanlık gideri vb. çeşitli giderler yapıldığını ancak gerekli hasılatın elde edilemediğini, şirket tarafından çeşitli giderler yapılmış olmakla birlikte 2013-2015 hesap dönemlerinde şirket tarafından hiç fatura düzenlenmediğini, ağustos 2015 ayına kadar hiç fatura düzenlenmemiş olduğunu, ... tarafından alıcısına düzenlenen hatta bedeli alıcı tarafından ödenen faturaların iptal edilerek fatura ödemelerinin de ödemeyi yapan şirkete iade edilmesi ve aynı tutarların ödemeyi yapan alıcı tarafından bir diğer şirkete ödenmesinin dikkat çekici bulunduğunu, bu durum incelendiğinde ... tarafından sunulan hizmet bedelinin ... Tic. A.Ş tarafından fatura edildiğinin anlaşıldığını, böylece ...'de oluşması gereken hasılatın ... Tic AŞ'ye aktarılmış olduğunu, şirketin yönetim kurulu üyelerinin kasıtlı olarak yaptıkları eylemlerle sadakat yükümlülüğüne aykırı davranarak pay sahiplerinden .... A.Ş'ne örtülü kazanç sağladıklarını, bazı şirketlerden alınan faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığını, ...'nin %52 hisseli ortağı olan aynı zamanda %100 hissesi ...'ye ait olan ... A.Ş tarafından farklı zamanlarda danışmanlık bedeli ve bölgesel kadavra adı altında fatura kesildiğini, bu faturaların ... tarafından banka kanalıyla ödendiğini, kayıtlara göre ...'den alınan bölgesel kadavranın aynı bedelle ... A.Ş'ne satıldığı, danışmanlık bedeli açıklaması ile düzenlenen faturanın kayıtlara ... gideri olarak yansıdığı, şirket kayıtlarına ... gideri olarak yansıyan ve ödemeleri gerçekleşmiş olan bu faturaların gerçek bir hizmete dayanmadığını, ...'nin ortağı ve yönetim kurulu üyesi ...'nin şirket menfaatlerine aykırı hareket ederek kendisi ile sözleşme yaptığını, şirket olanaklarını kullanarak kendisine menfaat sağladığını, şirket tarafından gider pusulaları ile doğruluğu teyit edilemeyen harcamalar yapıldığını, bu harcamalardan 3.000,00 TL üzeri olan danışmanlık giderinin neden yapıldığına, karşılığında hangi danışmanlık hizmetinin alındığına dair herhangi bir bulguya rastlanılmadığını, davalıların FETÖ/PYD bağlantıları sebebiyle devlet memuriyetlerine son verildiğini, şahsi ve/veya örgüte menfaat sağlamak suretiyle yapmış oldukları eylemleri sebebiyle haklarında soruşturmanın devam etmekte olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla asgari 4.000,00 TL'nin zarar tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ...Tic. AŞ'ne ödenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı hakkında FETÖ/PYD bağlantısı nedeniyle devlet memuriyetine son verildiği ve hakkında soruşturma bulunduğu iddiasının doğru olmadığını, davacının Ankara CBS'ne başvururak hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma iddiasında bulunduğunu, savcılığın 20/06/2016 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiğini ve kesinleşme şerhi alındığını, yine Vergi Usul Kanununa muhalefet gerçek mal ve hizmet satımı olmaksızın fatura düzenleme ve kullanma iddiasında bulunduklarını, Ankara CBS'nin görevsizlik kararı vererek soruşturma dosyasının Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına gönderdiğini, bu kurumdan da aleyhe bir karar çıkmadığını, davalının hiçbir surette şirkete zarar verme saikiyle hareket etmediğini, başka şirketlere örtülü kazanç/menfaat sağlamadığını, davalının ...Yönetim Kurulunun 09/07/2014 tarihli kararı ile ... şirketinde çok fonksiyonları kadavra masası projesi isimle proje çerçevesinde danışman ve aynı şirkette yönetici olmak üzere gerekli izin verilmesi üzerine görevlendirildiğini, 2013-2015 yılları arasında davalının ... şirketinde birinci derece sorumlu ve başkanlık görevi bulunmadığını, davalının ... projesinde yönetim kurulu üyeliği ve yaptığı çalışmalar için herhangi bir ücret almadığını, tüm demirbaşların ...'nin kazanımları ile sağlandığını ve tamamının ... A.Ş'ne bırakıldığını, tüm muhasebe işlemlerinin yürütülmesini ...A.Ş'ne bırakıldığını, ...'nin menfaatleri düşünülerek buluş sahibi davalı olan bir patentin başvurularının ... adına yapıldığını, bu başvuruda davalının ne kişisel ne de sahibi olduğu ... firmasının bir hissesinin bulunmadığını, yapılan hiçbir proje çalışmasında ...A.Ş'nin özkaynaklarının kullanılmadığını, ...'nin tüm faturalarının ...A.Ş tarafından kesildiğini, davalının kendi adına sözleşme yapmadığını, şirket olanaklarını kullanarak kendisine menfaat temin etmediğini, ... tarafından ...'ye düzenlenmiş faturaların gerçek dışı olduğu iddiasının tamamen asılsız olduğunu, ...'in ...'nin kar ettiği eğitim faaliyetlerini karşıladığı ve bunun karşılığı olarak da ağırlıklı olarak danışmanlık hizmeti açıklamasıyla fatura düzenlediğini, faturalarının tamamının karşılığı olduğunu, ...'ye kesilen fatura iptallerinin olmasının aynı sekreterin iki farklı firmaya sekreterlik hizmeti verilmesinden kaynaklandığını, şirket tarafından doğruluğu teyit edilen hiçbir harcama bulunmadığını, davalının söz konusu hain örgüt ile hiçbir bağlantısı olmadığını, kamu görevinden çıkartılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının ... A.Ş'nde kurucu ortak olduğunu, 15/07/2013 tarihinde yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, yoğun bilimsel çalışmaları nedeniyle 26/01/2015 tarihinde yönetim kurulu başkanlığından istifa ettiğini, 16/11/2015 tarihli dilekçe ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği şirketin 29/12/2015 tarihinde 2013-2014 yılı faaliyetlerine ilişkin yapılan olağan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin oy birliği ile ibrasına karar verildiğini, 16/11/2015 tarihli istifasından sonra şirketle bir ilgisinin kalmadığını, zamanaşımı süresi içerisinde davanın açılmadığını, haksız fiil sorumluluğunun şartlarının oluşmadığını, ispat yükü kendisinde olan davacının davalının kusurunu ispat etmekten imtina ettiğini, ... A.Ş'nin tüm muhasebesel işlemlerinin davacı şirket nezdinde yürütülmekte olduğunu, ...'nin düzenlediği faturalarının tamamının davacı şirketin bilgisi ve kontrolünde kesildiğini, faturalara konu kadavraların ...Anatomi Ana Bilim Dalı tarafından teslim alınarak eğitim çalışmalarında kullanıldığını, şirkette muhasebesel hiçbir hukuka aykırılığın olmadığını, Maliye Bakanlığı Vergi Denetleme Kurulu raporlarıyla tespit edildiğini, ibra nedeniyle talep edilebilen bir alacağın söz konusu olmadığını, yapılan asılsız şikayetler sonucunda Ankara CBS 2016/77853 soruşturma no ve 2016/316 karar no sayılı kararı ile davalı hakkında Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan görevsizlik kararı verildiğini, ayrıca Ankara CBS 2016/82656 soruşturma no ve 2016/51718 karar no sayılı kararı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının halen görevde olduğunu, memuriyetine son verildiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davalının yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen 2012 şubat ayına kadar şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, imza yetkisinin olmadığını, yapılan ödemelerden ve muhasebe kayıtlarından da haberdar olmadığını, diğer yönetim kurulu üyelerinin istifası sonucunda yönetim kurulunda iki kişi kalmaları neticesinde 2016 şubat ayında yasal zorunluluk nedeniyle yetkilendirilip imza yetkisi verildiğini, 03/05/2016 tarihinde davalının görevinden istifa ettiğini, imza yetkisinin olduğu üç aylık dönemde de şirket aleyhine hiçbir işlem yapmadığını ve şirketi zarara uğratmadığını, şirketin kuruluş amacının ... kadavra eğitimi ve simülasyon merkezi kurmak olduğunu, ... A.Ş'nin hiçbir kurum ve kişiyi faaliyetlerindeki ve sözleşmedeki hizmetleri dışında ödeme yapmadığını, davalının H.Ü'nün kararları ile ilgili şirkette akademik danışmanlık yaptığını, davalının danışmanlık ücreti dışında yönetim kurulu üyesi olması sebebiyle hiçbir para almadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Davalının 15/07/2013 tarihinde ... A.Ş'nin yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, istifasının 16/09/2014 tarihli yönetim kurulu toplantısında karara bağlandığını, 29/12/2015 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin oy birliği ile ibrasına karar verildiğini, istifasından sonra şirketle bir ilgisinin kalmadığını, iddialarının somut delillere dayandırılmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, haksız fiil sorumluluğunun şartlarının oluşmadığını, ispat yükü kendisinde olan davacının davalının kusurunu ispat etmekten imtina ettiğini, ... A.Ş'nin tüm muhasebesel işlemlerinin davacı şirket nezdinde yürütüldüğünü, ...'nin düzenlenen faturalarının davacı şirketin bilgisi ve kontrolü dahilinde kesildiğini, faturalara konu kadavraların ... Ana Bilim Dalı tarafından teslim alındığını, davalının görev yaptığı süre içerisinde kendi adına yahut bir başkası adına menfaat sağlayıcı bir sözleşme yapmadığını ve menfaat elde etmediğini, muhasebesel hiçbir hukuka aykırılığın olmadığının Vergi Denetleme Kurulu raporları ile de tespit edildiğini, davalıya isnat edilen edilen eylemlerin kanuna veya esas sözleşmeye aykırı olmadığını, davalının hain terör örgütü ile hiçbir zaman ilişkisi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; 2013-2015 tarihleri arasında ... yönetim kurulu üyeliği görevinden 03/11/2015 tarihinde kendi isteği ile ayrıldığını, yönetim kurulu üyesi olarak hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, 2016 tarihinde kendi isteği ile emekliye ayrıldığını, hakkında açılmış bir soruşturma bulunmadığını, yönetim kurulu üyeliği döneminde şirketin zararına olacak hiçbir iş ve işleme dair imzasının bulunmadığını, tüm iş ve işlemlerin hukuk çerçevesinde ana sözleşme hükümlerine göre yürütüldüğünü, şirketi zarara sokacak hiçbir iş ve işlemin kendisi tarafından ne görüldüğünü ne de onaylandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın asılsız iddialarının iftira niteliğinde olduğunu, davalının ... ... A.Ş yönetim kurulu üyeliğinin 15/07/2013 tarihinde ilan edildiğini, bir yıl sonra istifa ederek bu görevinden ayrıldığını, kısa süreli yönetim kurulu üyeliği döneminde şirketin zararına sebebiyet verecek hiçbir tasarrufta bulunmadığını, karar sürecine dahil olmadığını, 29/12/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında 2013-2014 yılı faaliyetleri ile ilgili olarak yönetim kurulunun oy birliği ile ibra edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...'e dava dilekçesi ilanen tebliğ edildiği, davaya karşı cevap vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından dava dışı .... Şti ve ...A.Ş'ne .... A.Ş tarafından hizmet verildiği halde sunulan hizmet bedelinin %100 hissesi davalı ...'ye ait ... A.Ş tarafından fatura edilerek ... A.Ş'de oluşması gereken hasılatın ... A.Ş'ye aktarıldığı iddia edilmiş ise de bilirkişilerce söz konusu hizmetlerin ... A.Ş tarafından dava dışı .... Şti ve ...A.Ş'ne verildiğine dair bir bilgi ya da belge bulunmadığının ifade edildiği anlaşılmakla iddia edilen hizmetlerin dava dışı şirketlere ... A.Ş tarafından verildiğini ispata yarar bir delil sunulmamış olmakla bu işlemler nedeniyle ... A.Ş'nin zarara uğratıldığı iddiasının davacı tarafça kanıtlanamadığı, öte yandan davacının dava dışı ... A.Ş tarafından danışmanlık bedeli ve bölgesel kadavra adı altında kesilen ve ... A.Ş tarafından ödenmiş olan faturaların gerçek bir hizmete dayanmadığı, ... A.Ş'de %100 hisse sahibi olan davalı ...'nin ... A.Ş'nin menfaatine aykırı hareket ederek kendisi ile sözleşme yapıp menfaat temin ettiği iddiasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/78835 nolu soruşturma dosyasında gerçek mal ve hizmet satımı olmaksızın fatura düzenleme ve kullanma suçuna ilişkin verilen görevsizlik kararı üzerine Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca komisyon kararına istinaden düzenlenen Vergi Tekniği Raporunda mükellef grup temsilcisi ve yardımcısı hakkında belirtilen faturaların sahte olarak düzenlediğini veya sahte fatura kullandığı yönünde kesin bir bulguya rastlanmadığından mükellef grup hakkında VUK 359. Maddesinde yer alan Kaçakçılık Suçları ve Cezaları yönünden yapılacak bir işlem olmadığı sonucuna varıldığının ifade edildiği, davalılar hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ceza soruşturmalarında davalı ... ve ... hakkında 2016/82656 soruşturma nolu 2016/51718 karar nolu hizmet bedeliyle güveni kötüye kullanma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, yine bir kısım davalılar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, görevi kötüye kullanma, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçları nedeniyle yapılan ceza soruşturmalarında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş olduğu gerekçeleriyle dönemsel sorumlulukları kapsamında davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından yöneticisi oldukları şirketin zarara uğratıldığı iddiasının sunulan deliller ve mevcut dosya kapsamı uyarınca kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu doğuran iş ve işlemlerin genel kurulun bilgisine ulaştırılamadığını, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin ibrasının geçerli olmadığını, bilançoda yer almayan veya orta nitelikteki bir ortağın anlayamayacağı konularda ibra verilmiş sayılamayacağını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davalılar danışmanlık gider harcamalarına ilişkin hizmetin ifa edilip edilemediğini ispat edemediğinden bu giderlerin karşılığının olmadığı ve şirketin davalılar tarafından zarara uğratıldığının açık olduğunu, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da eksik inceleme ile düzenlenmiş olup, denetime de elverişli olmadığını, şirket muhasebe kayıtlarının ... gideri olarak yansıyan ve ödemeleri gerçekleştirilmiş olan faturaların gerçek bir hizmete dayanmadığını, danışmanlık hizmeti verdiği iddia olunun ... A.Ş'nin %100 hissesinin sahibi, aynı zamanda ... şirketinin ortağı ve yöneticisi olan davalı ...'nin şirket menfaatlerine aykırı hareket ederek kendisi ile sözleşme yaptığını, bu suretle şirket olanaklarının kullanılarak menfaat sağladığını, dosya kapsamına bu işlerin yapıldığına ilişkin sözleşme, rapor sunulmadığından hizmetlerin karşılığının olmadığı ve şirketin zarara uğradığının açık olduğunu, TTK'nun 553.maddesi gereğince müvekkili şirketin uğradığı zararlar bakımından kusursuz olduklarını ispat edemeyen yönetim kurulu üyeleri olan tüm davalıların sorumlu olduğunu, dosyada ... AŞ'ne örtülü kazanç yapıldığına ilişkin bir çok bulgu olmasına rağmen mahkemece bu bulguların dikkate alınmadan karar verildiğini, 10/07/2013 tarihinde kurulan ... şirketinin Ağustos 2015'e kadar hiç fatura düzenlemediğini, düzenlenen fatura miktarlarının düşük miktarlı olmasından öte ... tarafından alıcısına düzenlendiği, hatta bedeli de alıcısı tarafından ödendiği halde bu faturaların iptal edilerek fatura ödemelerinin de ödemeyi yapan şirkete iade edilmesi ve aynı tutarların ödemeyi yapan alıcı tarafından bir diğer şirkete ödenmesinin iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu, bir kısım faturaların iptal edilerek muhasebe kayıtlarının alınmadığını, mahkemece bu hususlara ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; yöneticinin sorumluluğundan kaynaklana tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.
Ticaret sicil kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/77835 soruşturma nolu 2016/316 karar nolu, 2018/82141 soruşturma nolu 2018/49774 karar nolu, 2016/82656 soruşturma nolu 2016/51718 karar nolu, 2018/82186 soruşturma nolu 2018/49748 karar nolu, 2018/81431 soruşturma nolu 2018/48835 karar nolu ve 2018/82129 soruşturma nolu 2018/49762 karar no'lu takipsizlik kararları, ... ... Tic. AŞ'nin davalıların görevlendirilmelerine ilişkin yönetim kurulu kararları, vergi denetim raporları ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Dosya kapsamından, dava dışı ...Tic. Aş'nin 10/07/2013 tarihinde kurulduğu, davacı ...'nin %45, ... A.Ş'nin %52 ve davalı ...'ın %3 hisse ile şirket ortakları olduğu, kuruluşunda yönetim kurulu başkanlığına ..., yönetim kurulu başkan yardımcılığına ..., yönetim kurulu üyeliklerine ise ..., ..., ..., ... ve ...'in, müştereken temsil ve ilzama yetkili kılınarak seçildikleri 08/07/2014 tarihinde ...'nin 16/09/2014 tarihinde ...'ın yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, 30/01/2015 tarihli karar ile ...'un 29.11.2015 tarihli istifası ile boşalan yönetim kurulu başkanlığına ...'nin seçildiğini, 30/12/2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile 29.12.2015 tarihinde seçilmiş olan ...'nin yönetim kurulu başkanlığına ...'ın ise başkan yardımcılığına getirilmesine ilişkin görev dağılımının yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı yan, dava dilekçesinde ayrıntılı olarak açıkladığı iddialarla davalıların dava dışı ... ... Tic. AŞ'nin yönetim kurulu başkan ve yönetim kurulu üyeleri oldukları, 2013-2015 yılları arasında ... ... Tic. AŞ'ni zarara uğrattıklarını iddia ederek eldeki davayı açmış, mahkemece alınan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda ve yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, mahkemece hükme esas alınan kök bilirkişi raporunun ... ... Tic. AŞ'nin defterleri incelenmeden düzenlendiği gibi 28/02/2022 tarihli ek bilirkişi raporunda da şirket defterleri ve kayıtlarının incelendiği belirtilmesine rağmen incelenen defter ve kayıtların hangi yıla ilişkin oldukları şirket defterlerinde yer aldığı belirtilen danışmanlık hizmet faturalarına ait tevsik edici belgelerin bulunup bulunmadığı gibi davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü ... hizmetlerinin verilip verilmediği, söz konusu hizmetler verilmiş ise hizmetlerin karşılığında ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise söz konusu ödemelerin hangi davalının sorumluluk döneminde ve hangi davalının imzasıyla yapıldığı ve davalıların var ise sorumluluklarının hangi oran ve miktarda (farklılaştırılmış teselsül) olduğu hususlarında bir açıklama bulunmadığı gibi mevcut kök ve ek bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadıkları da anlaşılmakta olup, söz konusu deliller uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delil niteliğindedir.
Hal böyle olunca mahkemece, yukarıda belirtilen hususlarda rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu anlamda bir tahkikat yapılmaması ve delillerin tartışılmaması HMK 353/1-a-6 anlamında esaslı delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamında olduğundan Dairemize bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu eksiklik aynı zamanda tahkikate ilişkin iki dereceli yargılama hakkına ilişkindir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2022 tarih ve 2017/883 Esas 2022/727 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
7-Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2023/6719 Esas sayılı takip dosyasına davacı tarafından sunulan teminatın İİK'nın 36. maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/07/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...