T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/530 Esas 2025/788 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/530
KARAR NO : 2025/788
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/01/2022
NUMARASI : 2020/464 Esas 2022/78 Karar
DAVA : Munzam Zarar Tazminatı
DAVA TARİHİ : 07/10/2020
KARAR TARİHİ : 10/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025
Taraflar arasındaki munzam zarar tazminatı istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesinde özetle; davalının şirket aleyhine başlattığı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi sonucunda hacizler yapılarak fazlasıyla borcun tahsilatını gerçekleştirdiğini, aynı takip dosyasının borcuna bağlı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takip dosyasında şirketin iki adet taşınmazının icradan satılması sonucunda bu dosyada da davalının tahsilat gerçekleştirdiğini, şirket tarafından kambiyo senetlerine mahsus takip dosya borcuna karşılık toplam 1.243.696,00 TL ödeme yaptığını, davalının bu tahsilatları icra dosyasına bildirdiğini, kambiyo senetlerine mahsus icra takip dosyasının mükerrer takip nedeniyle iptali talebiyle açılan davada Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesince takibin iptaline, takip dosyasının kapatılmasına, işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, şirketten haksız ve usulsüz olarak fazladan 1.243.696,00 TL'nin davalının uhtesinde kaldığını, takibin iptalinden sonra geçen 2 yıl süresince zararlarının doğduğunu, asıl alacakla birlikte takibin iptal tarihinden itibaren avans faizi de eklenmek suretiyle iadesi için davalıya ihtarname keşide edildiğini, davalının şirkete bir ödeme yapmadığını, şirketin davalının fazla tahsil ettiği bedeli 2 yıl uhdesinde tutması nedeniyle söz konusu parayı tasarruf edememekten kaynaklı munzam zararının ve temerrüt faiz olgusunun oluştuğunu, şirketin nakit sermayesinin mevcut olmadığını, faaliyet konusu olan resmi ihalelere katılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 527.927,15 TL yoksun kalınan kazanç kaybıyla birlikte ihtarnamede belirtilen takip dosyasının iptal tarihi itibarıyla temerrüt faizi işletilmesi için bilirkişi kurulu incelenmesi neticesinde faiz miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda dava değeri artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıdan genel kredi sözleşmeleri kapsamında alacaklı olduğunu, alacağının tahsili için iki ayrı takip başlattığını, aslında hiç ödeme yapılmamış dosyada sanki ödeme yapılmış gibi gösterilerek davacının tutarın iadesi için muhtıra gönderilmesini sağladığını, müvekkilinin cebri icra tehdidi altında aslında alacaklı olduğu davacıya 377.100,00 TL ödediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2012/13017 sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takibe konu kambiyo senedinin bono olduğu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre takip konusu bononun teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmadığı gibi, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde de dayanak senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, ayrıca icra mahkemesinin dar yetkili mahkeme olduğu, senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin açıkça yazılması gerektiği, icra mahkemesinin bu konuda sözleşmedeki maddelerin yorumlanması, gerçek borç miktarı ile takibe konulan miktarın üzerinde durarak araştırma yapamayacağı, icra mahkemelerinin şekli inceleme ile karar verdiği, bu nedenle icra takibi ve bu takip nedeniyle yapılan tahsilatların iadesini talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; asıl talepler bakımından kısa kararda hükmedilen hak ve yükümlülüğün gerekçeli kararda hüküm altına alınmış olması veya tersi bir durumun çelişki teşkil ettiğini sonradan yazılan gerekçeli kararın kısa karara uygun olmasının zorunlu olduğunu, buna aykırı biçimde oluşturulan gerekçeli kararın hukuki bir değer taşımadığını, yok hükmünde olduğunu, davacının davada munzam zararı ve faiz ile temin edilemeyen alacağın temerrüt faizin oluşması sebebiyle hukuki ilişkiden kaynaklan çekişmeli alacağın davalıdan tahsilinden ibaret olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında usulle uğraşırken davanın esasının da anlaşılamadığını, dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, davacının istinaf başvurusunun incelenmesi sonucu kararın kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; fazla tahsil edilen bedelin iade edilmemesinden kaynaklanan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nun 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür.
Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesindeki yargılamayı tekrarlamak ve esas hakkında karar vermek yetkisine sahiptir. Ancak ilk derece mahkemesi yargılaması usul hukukuna uygun yürütülüp karar da gerekçesi yazıldığında iki dereceli yargılama sistemi uygulanmış olacaktır. Diğer bir anlatımla ilk derece mahkemesi yargılamasının tekrarlanması gereken ağır bir usul hatası varsa HMK'nun 353. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerekir.
Yukarıda anılan Anayasa ve yasa hükümleri ile yapılan açıklamalar karşısında istinafa konu mahkeme kararı incelendiğinde; dava dilekçesinde davacının ileri sürdüğü iddia davalı bankanın kambiyo senetlerine mahsus icra takibi sırasında tahsilatlar yapıldığı, icra takibinin açılan dava sonunda iptaline karar verildiği, davalı bankanın takip iptal edildiği halde 2 yıl süresince iptal edilen takip dosyasında tahsil ettiği bedelleri uhdesinde tuttuğu, paranın davacı tarafından tasarruf edilememesi nedeniyle munzam zararın oluştuğuna yöneliktir. Mahkemece ise anılan iddiaya ilişkin hiçbir gerekçe yazılmadan, iddiaya yönelik bir niteleme yapılmadan davacı iddiaları arasında yer almayan kambiyo senedinin teminat senedi olmasından kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin gerekçe yazılmasında isabet görülmemiş olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı yetkilisinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı yetkilisinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2022 tarih 2020/464 Esas 2022/78 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/07/2025
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.