T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1862 Esas 2025/681 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1862
KARAR NO : 2025/681
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/10/2022
NUMARASI : 2021/467 Esas 2022/637 Karar
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 11/08/2021
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan 2019 ve 2020 yılında ticari kredi kullandığını, davalının periyodik hizmet komisyonu, nakdi kredi başvuru ücreti, kredi açılış faiz komisyonu, kredi tahsis ücreti vs. adı altında müvekkilinden masraf kesintileri yaptığını, yapılan kesintiler için müvekkiline haber verilmediğini, izni ve icazetinin alınmadığını, yapılan bazı kesintilerin müvekkilinin aylık ödediği miktarların içerisinden mahsup edildiğini, müvekkilinin aylık taksit tutarını eksik ödediğini düşündüğünü, geri dönük olarak müvekkili tarafından yapılan araştırma neticesinde müvekkilinin yaptığı aylık taksit tutarlarının içerisinden söz konusu haksız kesintilerin davalı tarafından kendiliğinden yapıldığının anlaşıldığını, yapılan kesintilerin yasal dayanağının bulunmadığını belirterek şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihlerinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini toplam 16.409,25 TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğunu, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 8.1. maddesinde müvekkilinin tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, müvekkilinin bu hükme istinaden davacıya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacıdan komisyon tahsil ettiğini, bankaların tacir olduğunu, TTK'nun 20. maddesi uyarınca yaptığı hizmet nedeniyle ücret isteme hakkı bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalı tarafından kullandırılan kredi dolayısıyla faiz, komisyon ve masraf alınabileceği hükme bağlanmış ise de, miktar ya da oran belirtilmediği, dava dışı kamu ve özel bankalara müzekkereler yazılmak suretiyle emsal bankacılık uygulamalarına dair bilgilerin dosya içerisine kazandırıldığı, bu doğrultuda alınan bilirkişi ek raporunda, davacıdan haksız şekilde tahsil edilen masraf, komisyon vb. tutarının 16.409,25 TL olduğunun belirlendiğini, davalının dava tarihinden evvel temerrüte düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.409,25 TL'nin 100,00 TL'sine dava tarihi olan 11.08.2021, bakiye 16.309,25 TL'sine ise ıslah tarihi olan 31.08.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacı tacir olup tüzel kişiliğe haiz bir şirket olduğunu, tüketici hukukundan kaynaklanan hakların tacirlere uygulanamayacağını, davacı ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 8.1. maddesi içeriğine göre müvekkilinin tahsis edilen krediler üzerinden komisyon alma hak ve yetkisi bulunduğunu, müvekkilinin bu hükme istinaden davacıya yönelik olarak yapmış olduğu kredi limiti yenilemesi ve tahsisine istinaden davacı taraftan komisyon tahsil ettiğini, bankaların müşterilerine kredi tahsis işlemi yapmakla müşterilerine hizmet sunduğunu, bankaların müşterilerine kredi tahsis etmekle ve kredi açmakla müşterilerine güven ve itibar kazandırdığını, bankaların TTK'ya göre tacir olması nedeniyle ücret/komisyon alma hakkı bulunduğunu, 16 Ekim 2006 tarih ve 2006/11188 sayılı Bakanlar Kurulu kararının bankaların kredi işlemlerinde sağlayacakları faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile azami miktar ya da oranları ve bunların kısmen veya tamamen serbest bırakılmasının TCMB tarafından yayımlanacak tebliğlerle düzenlenmesinin öngörüldüğünü, 2006/1 sayılı TCMB tebliğinin bankalar tarafından reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlenmesinin öngörüldüğünü, bu düzenlemeler paralelinde davacı ile müvekkili arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin TBK hükümlerine tabi bir sözleşme olup, sözleşme serbestliği ilkesi ve ahde vefa kuralları kapsamında ele alınması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye 6098 sayılı TBK'nun genel işlem koşulları denetimi açısından uygulanmasının mümkün olmadığını, her şeyden önce davacı senelerdir faaliyet gösteren müddebir bir tacir olup, imzaladığı sözleşmenin muhteviyatını bilen, şartlarını tartışabilen bir tacir olduğunu, dolayısıyla davacının salt genel işlem koşullarına dayanan taleplerinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, davacı tacir olup imzaladığı sözleşmenin içeriğine vakıf durumda bulunduğunu, nitekim genel kredi sözleşmesinin imza tarihinden önce davacıya sözleşme öncesi bilgi formu verildiğini, kendisi tarafından okunarak, teslim alındığını, TBK’nun sözleşme özgürlüğüne ilişkin 26. maddesi uyarınca tacirler arasındaki sözleşme serbestisi çerçevesinde verilecek bankacılık hizmet ve ücret halleri kanunda öngörülen sınırlar dahilinde serbestçe belirlenebildiğini, ücret uygulamasından önce müşteri bilgilendirmesi yapıldığını, müşteriye bildirimin ulaştığının ilgili ekipten teyit edildiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesi uyarınca kullanılan krediler nedeniyle periyodik hizmet komisyonu, nakdi kredi başvuru ücreti, kredi açılış faiz komisyonu, kredi tahsis ücreti vs. adı altında yapılan kesintilerin tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacının banka hesap ekstreleri, davalı banka müzekkere cevabı, , , Bankası, Bankası, müzekkere cevapları, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 26/04/2022 tarihli kök, 26/08/2022 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Yargılama aşamasında emsal bankalara yazı yazılmış olup, , , Bankası, Bankası, yazı cevaplarında müşterilerden tahsil edilecek olan komisyon oranları ve masraf miktarları bildirilmiştir.
Yargılama şamasında alınan bilirkişi kök raporunda, taraflar arasında 20/12/2012, 26/01/2016, 20/02/2017 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davacı hesabından 2019-2020 yılları arasında 1.550,00 TL kredi açılış faiz komisyonu,219,84 TL nakdi kredi başvuru ücreti, 10.500,00 TL periyodik hizmet komisyonu, 359,10 TL hesap işletim ücreti, 1.082,65 TL ınveks ekspertiz ücreti, 25,00 TL ekstre masrafı, 75,00 TL kredi ekstre masrafı, 1.260,00 TL komisyon/vergi tahsili adı altında kesintiler yapıldığı, emsal bankalara ait ücret tarifeleri ve davalı bankanın internet sitesinden temin edilen ürün ve hizmet ücretleri ve ticari müşterilerden alınabilecek ücretler ve alt kalemler listesi incelendiğinde davacı hesabından tahsil edilen kredi açılış faiz komisyonu, ekstre masrafı, komisyon/vergi tahsili adı altında yapılan kesintilerin iade edilmesi gerekmediği, davacı hesabından 359,10 TL hesap işletim ücreti, 1.082,65 TL ekstre masrafı, 10.500,00 TL periyodik hizmet komisyonu, 219,84 TL nakdi kredi başvuru ücreti, 75,00 TL kredi ekstre posta masrafı adı altında toplam 12.236,59 TL kesintilerin iadesi gerektiği yönünde kanaat bildirilmiştir.
Taraf vekillerinin itirazı üzerine alınan ek raporda, davacı hesabından tahsil edilen 518,70 TL hesap işletim ücreti, 1.082,65 TL ekstre masrafı, 11.812,50 TL periyodik hizmet komisyonu, 2.870,40 TL nakdi kredi başvuru ücreti, 125,00 TL kredi ekstre posta masrafı adı altında toplam 16.409,25 TL kesintilerin iadesi gerektiği tespit edilmiştir.
Davacı yan, genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullanılan krediler nedeniyle davalı bankanın haksız olarak periyodik hizmet komisyonu, nakdi kredi başvuru ücreti, kredi açılış faiz komisyonu, kredi tahsis ücreti vs. adı altında yapılan kesintiler yaptığını iddia etmiş, davalı yan tacir olan davacının banka tarafından tahsil edilen bedellerin haksız olduğunu ileri süremeyeceğini savunmuştur. Mahkemece ise emsal banka uygulamalarına ilişkin araştırma yapılıp, bilirkişi raporu alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında genel kredi sözleşmelerinin akdedildiği, bu sözleşmeler kapsamında davacının davalı bankadan krediler kullandığı, davalının davacıdan kullandırılan krediler nedeniyle periyodik hizmet komisyonu, nakdi kredi başvuru ücreti, kredi açılış faiz komisyonu, kredi tahsis ücreti vs. adı altında masraf tahsil ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalı bankaca davacının genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandığı krediler nedeniyle periyodik hizmet komisyonu, nakdi kredi başvuru ücreti, kredi açılış faiz komisyonu, kredi tahsis ücreti vs. adı altında masraf kesintisi yapıp yapamayacağı, yapamayacak ise davacının alacaklı olduğu miktar hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davalı bankanın taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak kullandırılan krediler nedeniyle davacıdan periyodik hizmet komisyonu, nakdi kredi başvuru ücreti, kredi açılış faiz komisyonu, kredi tahsis ücreti vs. adı altında masraf ve komisyon tahsilatı yapması mümkün ise de, sözleşmede herhangi bir oran ve miktar yazılı değildir. Bu durumda banka ancak, emsal bankalarca da uygulanan oranlar da gözetilerek makul ölçüde komisyon ve masraf tahsil edebilecektir. Bu kapsamda mahkemece emsal banka uygulamaları araştırılmıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi ek raporu emsal banka uygulamalarıyla birlikte emsal nitelikteki Yargıtay İçtihatları esas alınmak suretiyle yapılan hesaplamayı içermektedir.
Hal böyle olunca mahkemece, emsal banka uygulamaları ve emsal nitelikteki Yargıtay İçtihatları gözetilerek hesaplama yapan bilirkişi ek raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 1.120,92 TL istinaf karar harcından peşin alınan 199,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 921,39 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 19/06/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.