T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/474 Esas - 2025/582 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/474
KARAR NO : 2025/582
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :12/12/2022
NUMARASI : 2022/460 Esas 2022/846 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 08/06/2022
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddi yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/12/2019 tarihinde davacı şirkette ... poliçe numarası ile Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası kapsamında sigortası bulunan ... plakalı araç, davalı ...'un maliki bulunduğu ... plakalı çekici araca bağlı iken, sürücü ... sevk ve idaresinde maddi hasar gerçekleştiğini, 31/12/2019 tarihinde ... sınırları içerisinde ...nda trafiğe kapalı alanda ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin alçı taşları boşaltıldığı esnasında aracın dorsesinin sürücü ...'in önlem almaması sebebi ile sol tarafa devrildiğini, gerekli önlemleri almayan sürücü sebebi ile meydana gelen kazada sürücünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sebebiyle davacı şirkette sigortalı olan ... plakalı aracın hasarına dair ödeme yapıldığını, kusuru ile işbu kazaya sebebiyet veren sürücü nedeni ile davacının araç sahibi ve kusurlu bulunan sürücüye rücu etme hakkı bulunduğunu, bu tahsilin yapılabilmesi adına davacının 08/02/2022 tarihinde Ankara 8. İcra Müdürlüğü’nün 2022/2858 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, başlatılmış olan icra takibine davalı tarafların yersiz ve kötüniyetli olarak itiraz edip, takibi durdurduğunu bildirerek icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ...Ltd.Şti.vekili cevap dilekçesinde özetle; rücu zamanaşımı ve itirazın iptali davası zamanaşımı süresinin dolduğunu ve davanın usulden reddi gerektiğini, davaya bakmaya İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, kazanın oluşumunda davalıya ait ... plakalı aracın ve araç sürücüsünün ihmali ya da kusuru bulunmadığını, sigortalı aracın müvekkili şirket tarafından kiralandığını, bunun yanı sıra, davacı sigortalısı ... plaka sayılı aracı, davalı şirkete kiralanmış olduğu esnada söz konusu kazanın meydana geldiğini, davalı şirketin ... plaka sayılı aracın işleteni konumunda olduğunu, bu sebeple, davacının davalı şirkete rücu hakkı bulunmadığını, açıklanan nedenlerle, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı dorse ile yükün boşaltıldığı esnada, yükün dengesiz akması ya da tekerin geldiği bir tarafın eğimi veya yumuşak zemin olmasından kaynaklı tekerin çökmesi sonucu dorsenin dengesinin bozularak sol yanı üzerine devrilmesi şeklinde meydana gelen kazada, davalı sürücünün kusurunun olmadığı, davacının rücu talebi yerinde görülmediği anlaşılmakla davanın reddine, davacının kötüniyetli olarak icra takibi başlattığı ve davalıların bu nedenle zarara uğradığı davalı tarafça ispat edilmediğinden, davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 31/12/2019 tarihinde davacı şirkette ... poliçe numarası ile davalı şirkette Motorlu Kara Taşıtları Kasko Sigortası kapsamında sigortası bulunan ... plakalı araç davalı ...'un maliki bulunduğu ... plakalı çekici araca bağlı iken, sürücü ... sevk ve idaresinde maddi hasar gerçekleştiğini, taraflarınca bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, işbu itirazları göz önüne alınmaksızın bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, ancak, bilirkişi raporu somut gerçeklikten uzak olduğunu, talebin TTK 1472 maddesine dayalı rücu talebi olup, kendi sigortalınızdan rücu talebi bulunmaları sebebi ile bilirkişi raporundaki KTK madde 95 ve diğer maddeler uyarınca sigortalıya rücu kapsamında bulunan "alkollü araç kullanma ve ehliyetsiz araç kullanma" nedenlerine dayanılmasının kabulünün mümkün olmadığını, davalı araç sürücüsünün kazada %100 kusurlu olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; TTK'nun 1472 vd maddeleri uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına yapılan ödemelerin halefiyet ilkesi kapsamında davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2858 E. sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; alacaklı davacı ... A.Ş. tarafından, borçlu davalılar ... Şti. ve ... aleyhine 15.000,00 TL asıl alacak ve 2.603,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.603,84 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlulara usulüne uygun tebliğ edildiği, davalıların 18/02/2022 tarihinde icra dairesinin yetkisine, asıl borca ve ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
31/12/2019 tarihli kazada tutulan jandarma tutanağı incelendiğinde; "31/12/2019 günü saat: 16.20 sıralarında Komutanlığımız sorumlu sınırları içerisinde bulunan ... Mahallesi mülki sınırları içerisinde yer alan ...nda araç devrilmesiyle ilgili ihbar alınmıştır. Bahse konu olayla ilgili olarak aynı gün saat 17.00 sıralarında yeteri kadar sürede olay yerine gelindi. Olay yerinin trafiğe kapalı olan ...nın alçı toskannın stok alanı olduğu, kazaya karışan araç ... çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin olduğu, araç sürücüsünün ... olduğu, meydana gelen olayda herhangi bir yaralanmasının olmadığı ve doktor raporu almak istemediği, kazanın alçı taşları boşaltığı esnada sol arka teker tarafına geldiği ve aracın dorsesinin sol taraf yatması sonucu olayın gerçekleşti. Şoförün beyanından anlaşıldığı, olay yerinde yapılan gözlemlerde dorsenin sol taraf yatmış olduğu iç kısmında bir miktar alçı taşının olduğu, dorsenin kupasının yarım açık olduğu, kazadan dolayı dorsenin ve çekicinin zarar gördüğü, çekici üzerindeki dorse tablasının zarar gördüğü çekici kupasının arka kısmı ve sol arka kısmının zarar gördüğü yapılan gözlemde anlaşılmış olup olay yeri ile ilgili fotoğraflar çekilmiştir." şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi incelendiğinde; davalı şirketin aynı zamanda işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 16/04/2019 - 16/04/2020 tarihleri arasında davacı ... Şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, sigorta şirketince sigortalıya 06/03/2020 tarihinde 35.000,00 TL ödeme yapıldığının sigorta şirketince Mahkemeye sunulan hasar dosyası ile sabit olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan oto kiralama sözleşmesi incelendiğinde; davacının sigortalısı olan ...
ait ... plakalı ... marka römorkun 27/06/2019 tarihli kira sözleşmesi ile davalı ... Şti.'ye (1) yıl süre ile kiralandığı görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 01/11/2022 tarihli raporda özetle; meydana gelen tek taraflı kazanın sürücü belgeli ve de alkolsüz olan ... plakalı çekici ve bağlı ... plakalı dorse sürücüsü ...’in idaresindeki ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı dorse ile ... stok sahası içerisinde dorse bölümünde bulunan yükü boşaltıyor olduğu esnada, yükün muhtemelen dengesiz akması ya da tekerin geldiği bir tarafın eğimi veya
yumuşak zemin olmasından kaynakla tekerin çökmesi sonucu dorsenin dengesinin
bozularak sol yanı üzerine devrilmesi şeklinde meydana gelen kazada, sürücü kusurunun
olmayıp yükün dengesiz akmasının veya sol taraftaki teker altı zemininin çökmesinin
kazanın meydana gelmesinde %100 oranında etken olabileceği,
davacıya kasko sigortalı ... plakalı damperli dorsenin pert-total
durumunda ve dorse de meydana gelen hasar tutarının da 34.000,00 TL olacağı,
davalı “... Şti.”nin
işleteni olduğu ... plakalı çekici sürücüsü diğer davalı ...’in
sürücü belgesine sahip ve de kaza saatinde de alkolsüz olmakla ve de kazanın
oluşumunda da kusursuz olduğu, yani kazanın oluşumuna yükün dengesiz boşalmasının
veya zeminin etken olduğu değerlendirilmekle, davacı sigorta şirketinin davalılardan rücu
tazminatı talebinde bulunamayacağı görüşünün bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafça, ... plaka sayılı kasko sigortalı aracın davalı şirketin işleteni olan sürücü ... yönetiminde olan ... plakalı çekiciye bağlı olduğu sırada tek taraflı trafik kazası nedeniyle hasara uğradığını, ödenen hasar bedelinden davalıların sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın davalı ... plakalı çekiciye bağlı olduğu sırada devrilmesi sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, sigortalı araçta hasar oluşmasında ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusurunun bulunup bulunmadığı, sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davacının sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle ne kadar ödeme yaptığı, davalının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde, jandarmaca tutulan 31/12/2019 tarihli tutanakta 31/12/2019 tarihinde ...nda araç devrilmesiyle ilgili ihbar alındığını, olayın fabrikanın alçı taşlarının stok alanı olduğu, kazaya karışan aracın ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı dorse olduğu, kazanın alçı taşları boşaltığı esnada sol arka teker tarafına geldiği ve aracın dorsesinin sol taraf yatması sonucu olayın gerçekleştiği belirtilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda da,
meydana gelen tek taraflı kazanın sürücü belgeli ve de alkolsüz olan ... plakalı çekici ve bağlı ... plakalı dorse sürücüsü ...’in idaresindeki ... plakalı çekici ve çekiciye bağlı ... plakalı dorse ile ... stok sahası içerisinde dorse bölümünde bulunan yükü boşaltıyor olduğu
esnada, yükün muhtemelen dengesiz akması ya da tekerin geldiği bir tarafın eğimi veya
yumuşak zemin olmasından kaynakla tekerin çökmesi sonucu dorsenin dengesinin
bozularak sol yanı üzerine devrilmesi şeklinde meydana gelen kazada, sürücü kusurunun
olmayıp yükün dengesiz akmasının veya sol taraftaki teker altı zemininin çökmesinin
kazanın meydana gelmesinde %100 oranında etken olabileceği tespit edilmiştir.
Nitekim, somut olayda ispat külfeti davacı üzerinde olup, davacı tarafça davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru olduğunun ispat edilmesi gerektiği, dosya kapsamında davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna yönelik delil ve ispat bulunmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davalı araç sürücüsünün olayda kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı, bu bağlamda davalı işleten şirketin de sorumluluğunun doğmayacağı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oybirliği ile karar verildi.29/05/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -