T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/2054 Esas - 2025/627 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2054
KARAR NO : 2025/627
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/06/2022
NUMARASI : 2021/289 Esas 2022/425 Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 11/05/2021
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025
Taraflar arasındaki alacak istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; dava dışı ...'ün, ... Müdürlüğünde elektrik işçisi olarak çalıştığı 10/07/1999 tarihinde, elektrik direğini tamir ederken iş kazası geçirerek şirket aleyhine Ankara 4. İş Mahkemesi'nin 2009/360 Esas sayılı ve Ankara 8. İş Mahkemesi'nin 2007/227 Esas sayılı dosyası ile maddi-manevi tazminat talepli dava açtığını, bu davalarda verilen lehe kararların kesinleşmesine dayanılarak girişilen Sincan 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/277 sayılı takip dosyasına 13/02/2013 tarihinde 268.202,65-TL ödeme ile bakiye harç tutarı olarak 8.101,90-TL ve temyiz harcı için 2.832,35-TL ödeme yaptıklarını, davalı ile akdedilen İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca dava dışı kişilere yapılan ödemeden davalı ...'ın sorumlu olduğunu belirterek şimdilik fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 238.934,25-TL'nin ödendiği tarihlerden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP
Davalı; açılan davayı kabul etmediklerini, Borçlar Kanunu 73. maddesi gereğince rücu davalarında zamanaşımı süresi 2 yıl olmakla alacağın zamanaşımına uğradığını, 24/7/2006 tarihinden önceki dönemde dağıtım faaliyeleriyle ilgili gerçekleştirilen iş ve işlemlerle ilgili olarak hisselerin el değitirmesinden önce bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun şirkete ait olduğunu, ...’tan herhangi bir talepte bulunulmasının ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesi hükümlerine aykırı olacağını, davacının, dava konusu ettiği alacaklara ilişkin talepte bulunmayacağını, kurumun icra takibine ilişkin giderlerden, vekalet ücretinden, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizlerden sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davacı ...' ün 10/07/1999 tarihinde ... Müdürlüğüne ait arızalı elektrik direğini onarırken iş kazası geçirdiği, iş kazası sonrası Ankara 8. İş Mahkemesi'nin 2007/227 esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açtığı, bu dönemde ...' ın henüz hisse satış sözleşmesi imzalamadığı, kazalının, müdürlüğün elektrik işçisi olup iş kazası döneminde il müdürlüğünün ...' a bağlı olduğu, Ankara 4. İş Mahkemesi'nin 2009/360 esas sayılı dosyasında alacak davasının kışmen kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2011/7368 E. 2012/17309 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, Sincan 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/277 esas sırasında ödenen tazminatın, davalı ...' a rücu hakkının bulunduğu, davacının icra dosyasına yatırdığı 268.02,65-TL'yi ödeme tarihi olan 13/02/2013 tarihinden, 8.101,90-TL bakiye karar harcını, ödeme yapmış olduğu 03/05/2011 tarihinden, 2.832,35-TL temyiz harcını ödeme yaptığı 16/05/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle; " Davanın KABULÜ İLE, 228.000,00 TL'nin 13/02/2013 tarihinden itibaren, 8.101,90 TL bakiye karar harcının 03/05/2011 tarihinden işleyecek, 2.832,35 TL temyiz harcının 16/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; ödenen tutardan sorumlu olmadığını, söz konusu alacağa ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının, bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, talep edilen alacak kalemlerinden işlemiş faiz ile takip giderlerinden de sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, dava dışı 3.kişiye yapılan ödemenin, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesine dayalı rücuen tahsili istemidir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı şirket; davalı ile arasındaki 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi uyarınca, 10/07/1999 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle, İHDS 7.4. maddesi gereğince davalı ...'ın sorumluluğunda bulunduğu halde, kesinleşen ilama dayalı olarak icraen 13/02/2013 tarihinde 268.202,65-TL ilam alacağı ile bakiye harç tutarı 8.101,90-TL ve temyiz harcı için 2.832,35-TL ödeme yaptığını, kendisi tarafından ödenen bu tutarın şimdilik 238.934,25-TL 'sinin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan rücuen tahsilini dava ve talep etmiş, Davalı ...; yapılan ödemeler nedeniyle sözleşme hükümleri kapsamında sorumlu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, Mahkemece; yazılı olduğu üzere, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekirse, dava işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup taraflar arasında akdedilen 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin tanımlar ve kısaltmalar başlıklı 2.1. maddesinde bu sözleşmede geçen "..."ın ... Anonim Şirketini, "Şirketin" ise ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketini ifade ettiği, 7.4 maddesinde "Dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...'a aittir. ... tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabı ...'dır.", 7.5. maddesinde "Dağıtım Faaliyeti’nin Şirket tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyet kapsamında gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu Şirket’e aittir. Şirket tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı Şirket’tir. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar Şirket tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük Şirket tarafından karşılanır.", 7.6. maddesinde "Sözleşmenin imza tarihinden önce Dağıtım tesisleri ile Dağıtım Tesisleri’nin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluk ...’a aittir. Bu dönemde yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabı ...’tır. Bu talepleri konu alan icra takibi ve davalar ... tarafından yürütülür ve sonuçlandırılır. Bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülük ... tarafından ödenir.", 7.7 maddesinde "Sözleşmenin imza tarihinden sonra dağıtım tesisleri ile dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai sorumluluk şirkete aittir.", 18.6. maddesinde ise "Şirket… bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de dahil olmak üzere başkaca bir kamu kurum veya kuruluşundan talepte bulunulamayacağını, (...) ...’tan masraf, zarar veya herhangi bir isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız olarak beyan, kabul ve taahhüt eder." hükümleri yer almaktadır.
Ankara 8. İş Mahkemesi'nin, 2000/227 Esas sayılı dosyasında; davacı ...' ün, ... Müdürlüğünde elektrik işçisi olarak çalıştığı 10/07/1999 tarihinde arızalı elektrik direğini onardığı sırada iş kazası geçirdiği, sonrasında Ankara 8. İş Mahkemesi'nin 2000/227 esas sayılı dosyasında, davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle 21/04/2000 tarihinde açılan ve maddi tazminat alacağı yönünden faiz talep hakkının saklı tutulduğu bu davada, mahkemece; "Davanın maddi tazminat yönünden 76.565,70-TL üzerinden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile, 40.000-TL Manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.07.1999 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." ilişkin karar verildiği, verilen bu kararın, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiği, akabinde bu ilamda yer alan alacakların Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2008/15505 Esas sırasında başlatılan takip sonucu tahsil edildiği görülmüştür.
İş bu davanın dayanağı olan Ankara 4. İş Mahkemesi'nin, 17/09/2010 tarihli, 2009/360 E., 2010/282 K. Sayılı dosyasında; davacı ...' ün, bu kez yukarıda incelenen dosyada saklı tuttuğu maddi tazminat alacağına ilişkin faizin, davalı ...'tan tahsilini talep ettiği, mahkemece; "Davanın kısmen kabulü ile 184.670,08-TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, faize faiz yürütülemeyeceğinden faiz isteminin reddine" ilişkin karar verildiği, verilen bu kararın, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 17/09/2010 tarih, 2011/7368 Esas 2012/17309 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, akabinde bu ilamda yer alan alacakların, Sincan 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/277 Esas sırasında başlatılan takip sonucu 268.202,65-TL olarak (dosyamız davacısı) davalı ...'tan tahsili ile infaz edildiği, davalının, ayrıca 8.101,90-TL bakiye harç ile 2.832,35-TL temyiz harcı yatırmış olduğu görülmüştür.
Mahkemece, deliller toplandıktan sonra dosya kapsamı üzerinden aldırılan 01/12/2021 tarihli bilirkişi raporu kapsamında özetle; " Rücu talebine konu davanın dava dışı 3. kişi konumunda olan ... tarafından ...’ın elektrik dağıtım faaliyetini yürüttüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesinden kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat istemli olarak açıldığı, 24.07.2006 tarihinde akdedilen işletme devir hakkı sözleşmesinde yer alan dağıtım faaliyeti’nin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olacağı, bu talepleri konu alan icra takibi ve davaların ... tarafından yürütüleceği ve sonuçlandırılacağı, bu takip ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün ... tarafından karşılanacağına ilişkin hükmü uyarınca davacının rücu talebinin yerinde olduğu, bu itibarla mahkeme ilamına istinaden davacı tarafından, 13.02.2013 tarihinde ödenen 268.202,65-TL tutarındaki alacağın, işleyecek avans faiz ile birlikte ihtar tarihi olan 25/02/2021 tarihinden talep edilebileceği, davacı talebinin 238.934,25-TL olduğu..." hususları bildirilmiş olup mahkemece, bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır.
Somut olayda az yukarıda incelenen kesinleşen dava ve infaz edilen takip dosyaları kapsamına göre, işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4. maddesinde yer alan "Dağıtım faaliyetlerinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğu ...'a aittir. ... tarafından yürütülmüş bulunan bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülebilecek her türlü talebin muhatabı ...'dır." hükmü uyarınca dava konusu rücu talebine konu olayın, dava dışı 3. kişi konumunda olan ...’ün 10/07/1999 tarihinde geçirdiği iş kazasından kaynaklandığı, dava konusu olayın, 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin yürürlüğe girmesinden önceki dönemde ...’ın yürütmüş olduğu elektrik dağıtım faaliyetlerinden kaynaklı yapılan dava ve takip giderlerine ilişkin olduğu, bu nedenle davalının sorumluluğunda bulunduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalının, aksi yöndeki sözleşme hükümlerine dayalı savunmaları yerinde olmayıp buna ilişkin istinaf istemleri yerinde değildir.
Davalı tarafından, davaya konu alacağa yönelik alacağın zamanaşımına uğradığı, bildirim yükümünün yerine getirilmediği ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından, dava dışı işçiye ilam alacağına ilişkin ödemenin 13/02/2013 tarihinde yapıldığı ve eldeki rücu davasının, Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından, yine bedensel zararlara dayalı ödenen tazminata ilişkin bakiye faiz alacağının tahsili için açılmış işbu davada, İHDS'nin 7.4 maddesi kapsamında dava ve takiplerde davacı tarafa herhangi bir bildirim yükümlülüğü getirilmemiş olup bildirim/ ihbar zorunluluğu bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.
Az yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında akdedilen İHDS'nin 7.4 maddesi uyarınca, dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun davalıya ait olduğu ve yine bu kapsamda üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek talep ve davalardan doğacak her türlü mali yükümlülüğün de davalı tarafından karşılanacağı düzenlenmekle; davacı tarafından yapılan ödemeden davalı sorumlu olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/01/2018 tarih, 2016/6555 Esas 2018/522 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.
Ne var ki mahkemece, davalının, kesinleşen Ankara 4 İş Mahkemesi'nin 2009/360 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan faiz alacağının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmesini takiben Sincan İcra 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/277 Esas sırasında başlatılan takip sonucu gönderilen icra emrine dayalı 268.202,65-TL olarak infaz edilmesi sonrası rücuen alacak istemli elde ki bu dava nedeniyle; taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile ödenen bakiye harç ve temyiz harçlarıyla birlikte ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline yönelik karar verilmiş ise de; rücu davasının ve ilamlı takibin dayanağı olan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ankara 4 İş Mahkemesi'nin 2009/360 Esas sayılı ilamında; "Davanın kısmen kabulü ile 184.670,08-TL faiz alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, faize faiz yürütülemeyeceğinden faiz isteminin reddine" ilişkin karar verilerek açıkça faize faiz yürütülemeyeceğinin belirtildiği, buna karşın davacı işçi tarafından başlatılan takipte 184.670,08-TL faiz alacağının işlemiş faiziyle birlikte davalı ...'tan tahsilinin talep edildiği, icra müdürlüğü tarafından faiz alacağına işleyen faiz tutarı 44.111,12-TL olarak hesaplanarak davalıya icra emri gönderilmesi sonucu, davalının, ilam uyarınca ödemekle yükümlü olmadığı ve ilamda açıkça reddine karar verilmiş olan işlemiş faiziyle ile birlikte faiz borcunu fazla olarak ödediği göz ardı edilerek davacı tarafından fazla olarak ödenen bu tutarın da, davalı ...'tan tahsiline karar verilmesi isabetsiz olup yasa ve usule aykırı olmuştur. Davalının bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde olup kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, her ne kadar mahkemece, alacağın fazla takdir ve tayini suretiyle yanlış karar verildiği anlaşılmakta ise de bu yanlışlık yeniden yargılama yapılamasını gerektirmediğinden, davacının, davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği tutarlar dosya kapsamından tespit edilebilir görülmekle Dairemizce hesaplanmıştır. Davacı, dava dilekçesinde ilam alacağı ile birlikte icra takibinde 268.202,65-TL ödeme yaptığını belirterek şimdilik 238.934,25-TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Buna göre; davacının, yukarıda izah edilmekle takipte talep edebileceği tutarlar; 184.670,08-TL asıl alacak + 2,867,50 ilamda yatan harç + 14.780,20-TL ilamdaki vekalet ücreti + 259,14-TL yargılama gideri toplamı= 202.576,92-TL olarak belirlenmiş; 04/02/2013 takip tarihi ile 13/02/2013 icra ödeme tarihi arası belirtilen alacak kalemlerine işleyen yasal faiz( %9) tutarları belirtilen sırasıyla 409,82-TL + 6,36-TL + 32,80-TL + 0,58-TL= 449,55-TL olarak belirlenmiş; sonuç olarak 202,576,92-TL takip toplam alacağı + 449,55-TL takip sonrası işlemiş faiz + 28,05-TL icra masrafı + 16.206,15-TL ( 202.576,99 X 0,08) icra vekalet ücreti toplamı = 219.260,67-TL olarak Dairemizce hesaplanmış olup davacının, dava dilekçesi kapsamında buna ilişkin talebi 228.000-TL (ödenen bakiye ve temyiz harç/ gider talebi dışında)'dır. Bu durumda davanın, 219.260,67-TL ödenen ilam alacağı + 8101,90-TL bakiye ilam harcı + 2.832,35-TL temyiz harç ve masrafı toplamı = 230.194,92-TL üzerinden kısmen kabulü, fazla talep edilen 8.739,33-TL ilam alacağı yönünden reddi gerekeceği, her bir alacak kalemine ödeme tarihlerinden talep gereği avans faizi yürütülmesi gerektiği açıkça tespit edilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın, 230.194,92-TL üzerinden kısmen kabulüne, fazla talep edilen 8.739,33-TL ilam alacağı yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2022 tarih ve 2021/289 Esas 2022/425 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
2- 230.194,92-TL alacağın;
219.260,67-TL'sine 13/02/2013 ödeme tarihinden,
8.101,90-TL'sine 03/05/2011 ödeme tarihinden,
2.832,35-TL'sine 16/05/2011 ödeme tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Alınması gereken 15.724,62-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 4.080,40-TL harç ile bakiye karar harcı olarak davalı tarafından yatırılan 12.241,20-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 596,98-TL harcın davalıya iadesine,
5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 4.080,40-TL nispi harç, ile 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 4.139,70-TL harcın, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 88-TL tebligat ve posta, 2.065-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.153-TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 2.074,25-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranına göre hesaplanan 1.271,72-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, geri kalan 48,28-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Davalı tarafından yapılan tebligat ve posta ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 425-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına göre 15,54-TL'lik kısmının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 36.831,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davanın reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 8.739,33-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Taraflar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde davacıya iadesine,
C)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 4.080-TL harcın talep halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin kabul ve ret oranına göre hesap edilen 2,41-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 223,11-TL'nin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-