T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
T.C.
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ... 13. ASLİYE ... MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2021
NUMARASI :....
DAVA : Fesih ve Tasfiye, Ortaklıktan Çıkarılma
DAVA TARİHİ : 29/01/2020
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025
Taraflar arasındaki fesih ve tasfiye istemli asıl dava ile ortaklıktan çıkarılma istemli karşı davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davalı karşı- davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; Tarafların birlikte ..... Şirketini 1.000.000-TL sermaye ve %50 - %50 eşit hisse ile kurduklarını, şirketin 29/12/2010 tarihinde ... ... Siciline .... no ile tescil edildiğini, şirket, ... köyündeki arazide çıkan Doğal Mineralli Su kaynağının üzerinde şişeleme tesisi kurmak ve işletmek amacıyla kurulmuş ise de su kaynağının bulunduğu ve fabrikanın kurulacağı yer ...'ya su temin eden ... Barajının koruma mesafesi içinde kaldığı ... tarafından tespit edildiğinden bugüne kadar tesis kurma ve faaliyet izni alınamadığını, ... Genel Müdürlüğü'nün 07/02/2013 tarihli yazısı ile faaliyetlerin durdurulmasının bildirildiğini, şirketin bugüne kadar hiç bir ticari sınai faaliyeti bulunmadığı halde muhasebe kayıtlarına göre ... Vergi Dairesine 16.180-TL birikmiş vergi borcu ... birikmiş 1.980-TL aidat borcu bulunduğunu, şirketin ticari defter kayıtlarını ve muhasebe işlemlerini yürüten serbest muhasebeci mali müşavir ... 25.298,50-TL tutarındaki 3 yıllık birikmiş ücretleri ödenmediğinden 16/11/2019 tarihinde ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2019/11689 nolu takip dosyası ile icra takibi başlattığını, ortaklar arasında güvensizlik meydana geldiğini, güven ilişkisinin sarsılıp ve zedelendiğini, Türk ... Kanunu 636/3 maddesinde ortaklığın feshi için aranan haklı nedenlerin varlığının sabit olduğunu belirterek şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak şirketin serbest muhasebecisi mali müşavir ...'in tam yetki ile atanmasına, ...'ın bu ortaklık nedeniyle ...'dan olan alacak miktarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davaya konu şirketi 46 50 - 50 hisse payları ve 1.000.000 TL sermaye davacı ile birlikte kurduklarını, her iki ortağın müştereken , birlikte çift imza yetkisi ile müdür olarak seçildiği belirtilmiş olsa da davacının birlikte hazırladıkları 24.11.2010 tarihli ortaklık protokolüne uymayarak protokolü ihlal ettiğini, ... ve İşletme Tesisi kurma işinin oldukça teknik bilgi gerektiren ve yoğun prosedürleri olan bir faaliyet olduğunu, muhatapları olan makamların işleyişindeki yavaşlık ve yoğunluğun yanına ülke ekonomisindeki dalgalanmalardan dolayı faaliyete geçişinin zaman aldığını, ... ... tarafından ortaklığa tesis kurma izni verildiğini, uygun arazi arama çalışmalarına ... Kaymakamlığı Milli Emlak üzerinde tescili huşunda başvuruda bulunarak devam ettiğini ve yakın zamanda cevap gelmesini beklediğini, dava dilekçesinde her ne kadar hukuki mevzuat engellerinden bahsedilmiş olsa da 5686 sayılı ... ... Kanunu ve diğer ilgili mevzuatta zaruri kılman..... Raporu başta olmak üzere istenen tüm izinlerin alındığını, Tesisi kuracak uygun arazide bulurmuşken , bu izinlerin alınması için ortaya konuları tüm emeğin , zamanın ve masrafların görmezden gelinerek ortaklığın feshinin istenmesinin şahsının , şirketin piyasalardaki sahip olacağı itibarın ve olası müşteri çevresi gibi bir çok faktörün zararına olacağını, .... şirkete taahhüt ettiği sermayeyi tam olarak yerine getirmediği gibi süregelen çalışmalara da katılmadığını, üzerine düşen hiçbir sorumluluğu yerine getirmemiş olmasına karşın fesih talebinde bulunmasının hakkaniyete aykırı kötü niyetli fesih talebini feshini hiçbir şekilde kabul etmediğini belirterek, haksız ve mesnetten yoksun iş bu davanın esastan reddini istemiştir.
KARŞI DAVA
Davalı karşı dava dilekçesinde özetle; ortağı ... ile 2010 senesinde 9450 hisse ile kurmuş olduğu ... şirketinin karşı davalı ...... ortaklığın feshini istemesi ve asıl dava cevap dilekçesinde belirtilen sebeplerden dolayı şirket ortaklığına birlikte devam etmenin imkansız olduğunu, Kendisinin şirketin tüm işlemleri ile uğraşarak şirketi ayakta tutmak istediğini, şirketin feshini isteyen ortağın şirketten çıkarılıp şirkete tek başına devam etmesinin her iki taraf içinde en uygun çözüm yolu
olduğunu, 1980 yılında ... Maden suyu tesisini kurduğunu, 2002 yılına kadar ... fabrikasında hem müdür hem de yönetim kurulu başkanı olarak çalıştığını , dolayısıyla bu sektörde hem tecrübeli hem de bilgi sahibi olduğunu, 22 sene boyunca edindiği tecrübeler ışığında ortak ... ile kurmak istedikleri tesisi tek başına kurabilecek bilgi ve tecrübenin yanı sıra maddiyata da sahip olduğunu, ...... ortaklıktan çıkarılması durumunda , ortaklık payının hukuka ve gerçeğe uygun hesaplandığı takdirde şirketten alacağı çıkarsa uygun zaman ve koşullarda alacak hakkını vermeyi de taahhüt ettiğini belirterek, cevap dilekçesinde ve karşı dava dilekçesinde anlatılan tüm sebeplerden ötürü ortaklığın feshi yerine haklı davanın kabulüne, davalı ... ortaklıktan çıkarılarak, şirketin devamına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı şirketin ana sözlemesinde, şirketin amaç ve konusunun kaynak sularının, mineralli suların yeryüzüne çıkarılması, üretim tesislerinde işlenerek ihracatının yapılması ve pazarlanması olarak belirlenmiş olup ... ... Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının yazı cevabında ..... Şirketi adına mülga ... İşletme ruhsatının Valilik makamının 25/09/2020 tarih ve 50450 Sayılı Oluru ile iptal edildiğinin bildirildiği, yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin hiç bir gelir getirici ticari faaliyetinin bulunmadığı, toplam 46.581,06-TL zarar ettiği, tanık beyanı da nazara alındığında gayri faal olan davalı şirketin kuruluş amacına uluşmasının artık imkansız hale geldiği, bu kapsamda TTK 636/3 maddesinde ön görülen haklı sebebin gerçekleştiğinin anlaşıldığı, kanıtlanan asıl davanın kabulüne şirketin feshi nedeniyle tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından resen tasfiye memuru atanmasına, karşı dava ile karşı davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de TTK 640/3 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılma davasının şirket tüzel kişiliği tarafından açılması gerektiği gibi TTK 621/1-h maddesinde sözü edilen ortağın şirket ortaklığından çıkarılmasına dair bir genel kurul kararının da bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle; "1-Davanın kabulü ile ... ... ... Müdürlüğüne .... sicil numarası ile kayıtlı ... ... Sanayi ve ... ... Şirketinin fesih ve tasfiyesine, Tasfiye memuru olarak mali müşavir ... atanmasına, Tasfiye memuruna tayin edilen aylık 750-TL ücretin ..... tarafından karşılanmasına, 2-Karşı davanın reddine," ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı- karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı karşı davacı istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın, sorunların, ihtilafların giderilmesi için çalışmalar ve yürütülen işlemler varken bu davayı açtığını, samimi olmadığını, ihtilaflar halen alt yapı tesisleri tamamlanan şirket yönünden ... ile devam ederken fesih ve tasfiye kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Asıl dava; şirket ortağı tarafından açılan şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi talebine, karşı dava ise, karşı davalı- davacının ortaklıktan çıkarılması talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Hemen belirtmek gerekirse ... şirketin sona erme sebeplerini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesinin 3. fıkrasında "haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine, davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davalı şirketin ticari sicil kayıtları kapsamından, davacının, davalı şirkette pay sahibi olduğu davacı ve davalı dışında başkaca ortak bulunmadığı, davacının, TTK'nın 636/3 maddesi uyarınca ortaklık sıfatı nedeniyle talepte bulunabileceği, her ne kadar asıl davada, söz konusu şirkete ... ...... husumetin yöneltilmesi gerektiği anlaşılmakta ise de; fesih ve tasfiyesi istenen şirketin iki ortaklı olması ( % 50'şer hisseyle ) ve tüm ortakların davada taraf olarak yer almaları görülmekle bu hususun eleştirilmesi ile yetinilmesi gerekmiştir.
TTK 636/3 maddesinde ön görülen haklı sebep kavramı içerisinde Yargıtay ve Dairemiz uygulamalarına göre; şirketin devamlı olarak kar temin edememesi, şirket kuruluş gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasında şirket faaliyetine engel olacak surette devamlı huzursuzluk ve geçimsizlik bulunması, kuruluş gayesinin zamanından önce tahakkuk etmesi veya şirketin mevcut haliyle devam etmesinin ortaklardan beklenemeyecek hale gelmiş bulunması hususları sayılabilecektir.
Hal böyle olunca toplanan delillere, hükme ve denetime elverişli rapor kapsamına göre somut uyuşmazlıkta; davalı şirketin ana sözlemesinde şirketin amaç ve konusunun kaynak sularının, mineralli suların yeryüzüne çıkarılması, üretim tesislerinde işlenerek ihracatının yapılması ve pazarlanması olarak belirlenmiş olması,..... Başkanlığı'nın yazı cevabından, ... ......... ... Şirketi adına mülga ... İşletme ruhsatının, Valilik makamının 25/09/2020 tarih ve 50450 sayılı" Oluru" ile iptal edildiğinin bildirilmesi, şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin hiçbir gelir getirici ticari faaliyetinin bulunmayarak toplam 46.581,06-TL zarar ettiğinin, birikmiş mali müşavirlik ücreti, vergi ve Oda borçlarının bulunduğunun tespit edilmiş olması, davacı- karşı davalının, ödenmemiş 117.000-TL sermaye borcunun, davalı- karşı davacının ise ödenmemiş 350.000-TL sermaye borcu ile şirket ortaklar hesabına 324.188,53-TL borcu bulunduğunun anlaşılması, yine şirketin ana sözleşme gereği faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere 238.693,77-TL maliyete katlandığının şirket kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilmiş olması, dinlenen tanık beyanı kapsamı da nazara alındığında gayri faal olan şirketin kuruluş amacına ulaşmasının artık imkansız hale geldiğinin, dosya kapsamında mevcut ..., DSİ 5. Bölge yazışmaları ile ... yazışmaları kapsamıyla, 06/03/2014 tarihi itibariyle yapılan kazıların ve tüm faaliyetlerin durdurulduğunun, ...'nin talebiyle de ... ... tarafından ruhsatın iptal edilmesi ile bu kapsamda TTK 636/3 maddesinde ön görülen haklı sebebin gerçekleştiğine yönelik mahkeme kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığının kabulünün gerekmesi, TTK 640/3 maddesine göre ancak şirket tarafından açılabileceği ortak tarafından açılamayacağına dair gerekçe gözetildiğinden karşı davanın reddinin isabetli olması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı- karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı karşı davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı karşı davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı karşı davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-...
... ... ... ...