T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/2080 Esas - 2025/574 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2080
KARAR NO : 2025/574
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE ... MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/09/2022
NUMARASI : ...
DAVA TARİHİ : 12/08/2020
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/05/2025
Taraflar arasındaki limited şirket müdürünün azli ve tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... 19.01.2016 tarihinde Ankara ... ... Müdürlüğünde .... ... numarası ile kayıtlı ..... kurduğunu, Şirket ana sözleşmesine göre; iki ortak da şirkette eşit pay dağılımına sahip olduğunu, ikisinin de şirket müdürü olarak belirlendiğini, davalı .... müdürler kurulu başkanı olarak atandığını, müdürlerin şirketi müştereken temsil ve ilzam edileceğinin belirlendiğini, davacının 65 yaşında olduğunu, 2018 yılı sonunda başlayan ciddi sağlık sorunları dolayısıyla şirketin yönetimi veya idaresi ile ilgilenemediğini, müvekkilinin sağlık sorunlarının hafiflemesi ve hava değişiminden sonra davalı ... arayarak şirketin durumu hakkında bilgi almak istediğini, davalının şirketin durumunun iyi olmadığını, iş yapamadığını ve şirkete gelmemesi konusunda da uyarıda bulunduğunu, şirketin vergi kayıtları ve mali durumu incelediğinde ise davalının yalan söylediğini, davalının şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğrattığını, defterlerin ve diğer vergi vb beyannamelerin 2019 yılı açısından incelendiğinde genel yönetim giderinin 2019 yılında 210.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, bu gider kaleminin iştigal alanı ... olan şirketin mal alımından daha fazla olduğunun görüleceğini, şirketin olağandışı gider ve zarar kalemlerinin 2019 yılında bir önceki yıla göre neredeyse 3 kat arttığını, davalı tarafından şirket hesabından bankamatik kartıyla sürekli para çekildiğini, paraların nereye ve ne için harcanmış olduğunun belli olmadığını, davalı şirket müdürü ile aynı soyismi taşıyan ...'dan şirketin 142.000,00 TL alacağı bulunduğunu, 130.000,00 TL bir gayrimenkul şirketinden alacak söz konusu olduğunu, alacak tahsilatı yok denecek kadar az olduğunu, ... nezdinde yapılmış olan tüm işlemlerin hileli olduğunu, şirketin bir ... şirketi olmasına rağmen stok bulundurma oranı çok düşük olduğunu, şirketin ortağa 58.000,00 TL borcu olduğu göründüğünü, Şirketin 100.000 TL KDV borcu olduğunu, davacının sağlık durumunun elvermemesi nedeniyle şirket işleri ile bir süre ilgilenemediğini, şirketin müştereken temsil edileceği ana sözleşme ile belirlenmiş ise de; davalı şirket müdürü karlılığı çok yüksek olan şirketin içini hileli işlemlerle boşaltıldığını, müvekkilinin de şirket merkezine gidemediğini, şirket defterlerini inceleyemediğini, şirketin çok yüksek karlılıkla iş yaptığının dilekçe ekinde yer alan kurumlar vergisi beyannameleri ile ortada olduğunu, davalı şirket müdürünün ... işi ile iştigal eden şirketin ... makinelerini satarak elden çıkardığını, öncelikle ve ihtiyaten davalı şirket müdürünün tüm yetkilerinin kaldırılması ile birlikte, müvekkili şirket müdürünün şirketi başına şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğuna ilişkin karar alınmasını, davalının yetkilerinin kaldırılması ile müvekkili şirket ortağı ve müdürü olan ...'a tek başına temsil ve ilzama ilişkin yetki verilmesi neticesinde şirket yönetiminde sekteye uğramayacağını, müvekkili davacı ile davalının şirketteki hisse oranları yarı yarıya olduğu için ortaklar kurulu düzenleyerek bu hususun genel kurulda tartışılması halinde herhangi bir karar alınamayacağının açık olduğunu, TTK'nın 630. maddesi gereği işbu davayı ikame etme zaruretimiz doğduğunu, davalının, müvekkilin imzasını taklit ederek müdürler kurulundan karar almadığı tarafımızca bilinmediğini, Tüm şirket defterlerinin ve mali kayıtlarının mahkemeye celbedilerek bilirkişilerce incelenmesini talep ettikleri, şirket defterlerinin incelemeden sonra imzaların müvekkile ait olmadığına ilişkin beyanlarını ayrıca sunacaklarını, davalı şirket müdürü tarafından şirket malvarlığının değerinin çok altında elden çıkartıldığının öğrenildiğini, ivedilikle “Acil işlerin yapılabilmesi için tedbiren davalı müdürün yetkilerinin kaldırılması ve tek imza ile şirketin temsili için kendisine yetki verilmesini" talep ettiklerini, tüm şirket kayıtlarının gönderilmesi için şirket merkezine ivedilikle yazı yazılmasını, cevap verilmemesi halinde tekit müzekkeresi gönderilmesini, müvekkilinin şiddet tehdidi nedeniyle şirket merkezine gidemediğini, şirketin içini kasti olarak hileli hareketlerle boşaltan davalı şirket müdürünün öncelikle tedbiren temsil yetkilerinin kaldırılmasını ve müvekkilin şirketi tek başına temsil ve ilzamına karar verilmesini, yapılacak yargılama sonucunda davalının müdürlükten azlini ve müvekkilin tek başına şirketin temsil ve ilzamına yetkili olduğunun tespitine ve davalının şirkete verdiği zararların iadesine karar verilmesi ile 6102 sayılı TTK'nin 630/2. maddesi gereği ... ... .... müdürler kurulu başkanı davalının yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin tedbiren kaldırılmasını ve şirket ortağı ve müdürü olan davacı müvekkilin şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kılınmasını, yapılacak yargılama sonucunda davalının müdürlükten azlini ve müvekkilinin şirketi temsile tek başına yetkili olduğunun tespitini, davalı şirket müdürünün şirkete verdiği zararların bilirkişi marifetiyle tespiti ile şirkete iadesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket esas sözleşmesine göre ...'ın şirket müdürü, ... müdürler kurulu başkanı olarak kabul edildiğini, şirketin sermayesinin 10.000-TL olduğunu, 100 paya ayrılan şirket hisselerinin yarı yarıya şirket ortakları arasında pay edildiğini, davacı ile müvekkilinin ortak aldıkları karar doğrultusunda şirket ana sözleşmesine uygun olarak görev alanlarını belirlediklerini, buna göre; davacı ...'ın ön muhasebeyi ve kasayı tutma, grafik tasarımı ve makine kullanımı alanlarında bilgi sahibi olması nedeniyle üretimde çalışan işçileri yönetme, grafik tasarımı yapılan ürünleri müşteri onayını alarak baskıya hazır hale getirme, davalı müvekkili ise şirket dışında saha çalışması yaparak müşterilerle görüşme ve satış yapma, satışı yapılan ürünlerin teslimatını yapma işlerini üstlendiğini, müvekkilinin şirketin kurulduğu ilk günden beri müdürler kurulu başkanı sıfatıyla kanuna ve şirket ana sözleşmesine uygun bir şekilde çalışmalarına devam ettiğini, basiretli bir tacir olarak şirketin ve şirket ortaklarının çıkarlarını en iyi şekilde gözettiğini, ortakların, gerek ... kaydı gerekse ortaklar kurulu kararı gereği tüm iş ve işlemlerini müştereken yapmaya yetkili olduğunu, müvekkilinin davacının haberi olmaksızın iş ve işlem yapması hem fiilen hem resmen mümkün olmadığını, bu durumun şirketin tüm resmi kayıtları, banka kayıtları incelendiğinde ve şirket merkezinde yapılacak keşifle açıklığa kavuşacağını, iddiaların aksine, davacının geçirdiği kalp ameliyatı sonrasında 3 ay boyunca işe gelmemesi, akabinde yaklaşık 6-7 ay boyunca haftanın belli günleri işe gelerek mesai saatlerinde esnek olarak davranması, görev tanımında bulunan işleri gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle şirketin iş hacminin büyük oranda sekteye uğradığını, üretim yapılamadığını, tüm bu olumsuz durumlara rağmen müvekkili davacının sorumluluğunda olan ve iştigal alanı ..., grafik tasarım olan şirket için harici olarak destek aldığını, şirket faaliyetinin sürdürülmesi ve devamlılığı adına gereken tüm özeni göstermediğini, şirketin işlerinin 2018 yılından itibaren düşüşe geçtiğini, bu düşüşün pandemi sürecinin başlaması ve davacı ortağın sorumluluklarını yerine getirmemesi sebebiyle bugüne kadar sürdüğünü, davacı yanın iddialarının aksine; şirketin tüm kayıt ve defterleri incelendiğinde kar zarar oranının mevcut piyasa koşullarına göre dengede olduğunu, şirketin karda olduğu, öz sermayesini iş yapmasına yarayacak olan makinelerini, iş portföyünü koruduğu anlaşılacağını, davacı yanın şirketin acz içinde olduğuna dair iddiaları gerçeği yansıtmadığını, her iki ortağın aile bireylerinden birine birer adet araç satış devri konusunda aldıkları ortak karar neticesinde şirket adına kayıtlı olan ... ... araç müvekkilinin oğlu .... ... araç ise davacı şirket müdürünün eşi ... devredildiğini, ... nezdinde yapılan tüm işlemlerin hileli olduğu hususu gerçeği yansıtmadığını, araç devri dışında ... nezdinde hiçbir işlem bulunmadığını, araç devirleri, banka hesapları incelendiğinde iddianın asılsız olduğunun anlaşılacağını, iddiaların aksine davacının şahsi kredi kartı borçları nedeniyle şirketin ticari işlerinde kullanılan kredi hesabına banka tarafından bloke konulduğunu, şirkete mal tedarikini sağlayamadığını, şirketin ayakta durabilmesi için tüm emek ve çabayı sarf ettiğini, davacının kusuru ve piyasa koşulları nedeniyle nihayetinde içinde bulunulan pandemi süreci nedeniyle şirketin iş ve karlılık hacmi küçüldüğünü, zira iştigal alanı fatura, irsaliyeli fatura, sevk irsaliyesi, gider pusulası üretimi olan şirketin 2020 yılında e arşiv fatura uygulamasına geçme zorunluluğunun getirilmesiyle birlikte şirketin mevcut makineleriyle başka işlere yönelme imkanı ve teknolojik yeni makinelerin yatırımı için gerekli iş hacmi ve sermaye bulunmaması nedeniyle de iş kayıpları yaşandığını, davacı yanın, şirketin içinde bulunduğu bu zor durumda sorumluluklarını yerine getirmeyip vergi ve SSK borçlarını görmezden geldiğini, müvekkilin uyarılarına rağmen her av isci maaşlarının ödenmesinden önce kendi maaşını aldığını, şirketin kurulduğu ilk günden pandemi yasaklarının başlangıcı olan 2020 Mart ayına kadar bilfiil faaliyetine devam ettiğini pandemi yasaklarının bitmesinin ardından Temmuz ayının sonuna kadar aralıklı çalışma koşulları ile çalışmalar sürdüğünü, davacı iddialarının aksine müvekkilinin kendisini defalarca aramasına, çağırmasına rağmen 2020 Eylül ayından beri şirkete gelmediğin, müvekkilin şirketin ... makinelerini satarak elden çıkardığı hususu ise gerçeği yansıtmadığını, ortakların telefon HTS kayıtları incelendiğinde davacının müvekkilin aramalarına yanıt vermediğini, hatta kötü niyetli olarak Temmuz, Ağustos döneminde şirketin faal olduğunu ve kendisinin de fiilen şirkette olduğu süreçte işbu davayı ikame ettiğini davacı yanın, asılsız iddialar ile müvekkilin yetkilerinin kaldırılmasını, tek başına temsil ve ilzama yetkili olmayı talep ettiğini, bununla birlikte; TTK'da sayılan müdürün haklı azli sebeplerin hiçbiri gerçekleşmediğini, davacı yanın, dilekçesindeki iddialarının aksine, yasal koşulların tamamına uygun olarak çalıştırılan şirketin gelir-giderlerine ilişkin kayıtlar ile fiili durumun bire bir örtüştüğünü, şirket müşterek müdürü olan müvekkilinin basiretli ve özenli bir tacir olarak şirketin tüm gelir ve giderlerini kayıt altına aldığını, davacı yanın şirketin aktif ve pasiflerine ilişkin tespit isterken; filli durum, fiili aktif malvarlıkları kavramları ile neyi anlatmak istediği de anlaşılamadığını, davacı yan, şirketin iki ortağı olması nedeni ile genel kurul yapılamadığını iddia etmesine karşın, bugüne kadar genel kurul çağrısında bulunduğunu, şikayet ve taleplerine ilişkin yazılı bir ihtar gönderdiğini kanıtlayamadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; tarafların dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisi oldukları, davacının rahatsızlığı nedeniyle bir süre şirkete gitmediği, daha sonra ise ara sıra gittiği, davacının şirketin grafikerlik işi yaptığı, davalının şirketin dışardaki işleriyle ilgilendiği, bilirkişi raporuna göre şirketin akaryakıt zararının 98.539,98 TL olduğu, şirket kasasında bulunması gereken para miktarının 366.715,59 TL olduğu, davalının 22/06/2022 tarihli duruşmadaki beyanına göre kasada para görünmesine rağmen gerçekte paranın mevcut olmadığı, şirketin akaryakıt zararının bulunması ve kasada görülmesi gereken paranın bulunmamasının şirketin zararını teşkil ettiği, bu zararın oluşumundan yönetim kurulu üyesinin TTK'nun 626.maddesi gereğince sorumlu olduğu, bu nedenle TTK'nun 636/3. maddesi kapsamında yöneticinin azli sebebinin oluştuğu, ayrıca TTK 553/1 maddesi gereğince şirket yöneticisinin şirkete verdiği zarardan pay sahiplerine karşı sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, ...'nin yöneticiliğinden davalı ...'ın azline, 1.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile ...'ne ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince alınan 13/08/2021 tarihli bilirkişi raporu ile davacının iddialarının gerçek dışı olduğunun ortaya konulduğunu, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporda aleyhe olan değerlendirmeleri kabul etmemekle birlikte davacının şirketin içinin boşaltıldığı, borca batık olduğu şeklindeki iddialarının tamamının gerçek dışı olduğu düzenlenen raporda açıkça ortaya konulduğunu, bilirkişilerce şirketin karlılığının 2019 yılı itibariyle düşse de varlıklarının borçlarını karşılama oranının 5,01 olduğu ve şirketin kati surette borca batık olmadığı tespit edildiğini, şirketin mevcut malvarlıklarındaki tek azalmanın tarafların ortak imzaları ile yapmış oldukları araç devirlerinin olduğunu, bunun dışında şirketin duran varlıklarında herhangi bir azalma söz konusu olmadığını, bilirkişiler tarafından söz konusu araçların devrinin muhasebeleştirilmesine ilişkin birtakım değerlendirmeler yapılsa da tarafların ortak iradeleri ve şirket muhasebecisinin yönlendirmeleri ile söz konusu satışlar muhasebeleştirildiğini, devredilen araçların devirden sonra da tanıkların da doğruladığı üzere yine taraflarca ve şirketin işleri için kullanılmaya devam edildiğini, araçların akaryakıt giderleri de şirket tarafından karşılandığını, bilirkişiler tarafından bu durum muhasebe tekniği anlamında hata ve zarar olarak değerlendirilmiş ise de şirket ortaklarının birlikte yapmış olduğu işlem ve ortak iradelerinin ortaya çıkardığı bu muhasebesel durumun müvekkiline atfının mümkün olmadığı da izahtan vareste olduğunu, davacının hastalığı nedeniyle şirkette aktif olarak görev almadığı dönemde müvekkilinin şirketin tek başına ayakta tutmaya çalıştığı tanık beyanları ile kanıtlandığı gibi, bilirkişi raporunda da şirketin bu dönemde satışlarının aktif olarak devam ettiğinin tespit edildğini, şirketin karlılığının azalmasında şirketin temel iş alanı olan matbaacılık sektöründe e-arşiv fatura dönemine geçilmesi ve pandemi etkili olmakla birlikte, pandemi koşullarının getirdiği ekonomik gerileme kaynaklı olarak mevcut piyasa alacaklarının tahsilinde yaşanan problemler de önemli etken olduğunu, davacının şirketten para alındığı iddiasının aksine müvekkili tarafından şirketin kredi kartı borçları ve pandemi nedeniyle işin durmasıyla ortaya çıkan kira ve muhasebe gibi borçları kaynaklı olarak şirket aleyhine başlatılan yasal takipler nedeniyle şahsi hesaplarından ödemeler yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin tüm özverisine karşı, şirketin ancak çift imza ile temsil ve ilzam edilebilmesi nedeniyle bankalarda bulunan teminat mektuplarının alınabilmesi adına müvekkilinin davacıya defalarca çağrı yapmasına rağmen davacı tarafın şirketi mevcut durumdan kurtarmaya yanaşmadığını, müdürlükten azil ya da ortaklığın feshi nedenlerinin dava konusu şirket ve müvekkili açısından gerçekleşmediğini, müvekkilinin şirket kurulduğu ilk günden beri bilfiil faaliyetine devam ettiğini, şirket ortakları arasında, kanıtlanabilir ciddi anlaşmazlık, huzursuzluk ve devamlı geçimsizlik yaşanmadığını, dava tarihine kadar; davacı yanın, diğer ortağa karşı güveni yitirdiğinden bahisle hiçbir talep ve itirazının olmadığı, bu konuda hiçbir resmi/gayri resmi başvurusu, şikayeti de olmadığını, şirketin, her iki ortağının da acze düşürecek oranda zarar içinde olmayıp, piyasanın durumuna göre kar etme olasılığı bulunduğunu, şirket yönetiminde hiçbir yolsuzluk yapılmadığını, defter ve belge düzeni büyük bir özenle tutulduğunu, bunlara ilişkin hiçbir yasal sıkıntı yaşanmadığını, şirketin, ana sözleşmesine uygun olarak idare edildiğini, buna dair hiçbir yasal sıkıntı da yaşanmadığını, şirketin akaryakıt zararının bulunduğundan bahisle müvekkilinin şirketi zarara uğrattığına ilişkin karar hukuka aykırı olduğunu, söz konusu akaryakıt harcamalarına dair fiş ve faturalar incelendiğinde harcamaların yarısının davacı tarafça kullanılan ... ... araca ait olduğu açıkça görüleceğini bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; limited şirket müdürünün azli ve şirkete verilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
... ... kayıtları, banka ekstreleri, bilirkişi raporları, tanık beyanları, araç satış sözleşmeleri, faturalar vs deliller dosya arasında mevcuttur.
6102 sayılı TTK'nun 626/1. maddesi uyarınca, müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler.
6102 sayılı TTK'nun 630/2.maddesinde ise, "Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." hükmü düzenlenmiştir.
Şirket müdürünün yetkilerinin geri alınması ve sınırlandırılmasında; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı şekilde toplantıya çağrılmaması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının sürekli azalması, ortaklar arasındaki şiddetli geçimsizlik, şirketin devamlı olarak kar getirmemesi, şirketin amacının gerçekleşmesinde ekonomik ve hukuki imkansızlık, kanun esas sözleşme ve genel kurul kararlarının yerine getirilmemesi veya sürekli şeklinde ihlali, uzun yıllar ciddi bir faaliyetin olmaması gibi hususlar haklı neden olarak kabul edilmektedir.
Dosya kapsamından; tarafların ortağı ve münferiden yetkili müdürleri oldukları, davalının aynı zamanda müdürler kurulu başkanı olduğu dava dışı ...'nin 19/01/2019 tarihinde kurulduğu, dava tarihi itibariyle davacının %50, davalının ise %50 oranında pay sahibi olduğu, şirketin 30/06/2020 tarihinde re'sen terk nedeniyle işi bıraktığı, mahkemece alınan bilirkişi raporları tespit edildiği ve dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı üzere... tarafından .... Yenimahalle 5 Noteri 31.05.2019 tarih .... yevmiye numaralı sözleşme ile .... ... ... Marka ... ... aracın 59.850,00 TL (KDV dahil) bedel ile satışının peşin olarak yapıldığı, satış sözleşmesinde davacı ... ve davalı ..... imzalarının bulunduğu, ... tarafından ... Yenimahalle 5.Noteri ...2019 tarih ... yevmiye numaralı sözleşme ile ... ... ... ..... aracın 81.500,94 TL (KDV dahil)bedel ile satışının peşin olarak yapıldığı, satış sözleşmesinde davacı ... ve davalı ...'ın imzalarının bulunduğu, araç satışlarına ilişkin şirketin banka hesaplarına 28.05.2021 tarihinde “Gelen Havale -... -... ... Aracın ... Satış” açıklamasıyla 33.000,00 TL, 31.05.2021 tarihinde “... .... rehin bedeli” açıklamasıyla 33.300,00 TL'nin yatırıldığı, satılan bu araçlara ilişkin olarak banka hesaplarından 28.05.2019 tarihinde yapılan 33.155,00 TL tutarındaki ve 31.05.2019 tarihinde yapılan 32.795,00 TL tutarındaki kredi ödemelerinin ticari defterlerde kasaya çekilmiş şeklinde kayıt altına alındığı, şirket ticari defterlerinde başka demirbaş satışına rastlanmadığı, şirketin 2018 yılında Dönem Net Karı 216.798,10 TL iken 2019 yılında 464,95 azalarak 75.987,26 TL olduğu, 2020 yılında da 658,63 azalarak 31.432,00 TL olduğu, 2019 yılında 1 personel ücretinin kayıtlı olduğu, Genel Yönetim Giderlerinin 2018 yılında 216.798,10 TL ye karlılıkla 166.731,77 TL olduğu 2019 yılında 664,95 kar azalmış olarak 75.987,26 TL olmasına rağmen 210.284,23 TL olduğu, kar ile giderler arasındaki mukayesenin ters orantılı olduğu, şirketin genel giderleri 2018 yılında 89.436,94 TL iken 2019 yılında %62,98 oranında artışla 145.768,53 TL olduğu, 2019 yılındaki artışın nedeninin akaryakıt giderleri, kırtasiye giderleri, yemek giderleri, çeşitli giderlerden kaynaklandığı, akaryakıt giderlerinin çok yüksek tutarda olduğu, 2019 ticari defterlere işlenen akaryakıt fişlerinin birçoğunda araç plakalarının yazılı olmadığı, diğer olağandışı gider ve zararların 2018 yılında 77.766,32 TL iken 2019 yılında %58,63 oranında artışla 123.205,97 TL olduğu, 2019 yılındaki artışın nedeninin akaryakıt giderleri, işlenmeyen faturalardan kaynaklandığı, akaryakıt giderlerinin genel yönetim giderleri ve diğer olağandışı gider ve zararlar hesabında gider olarak kayıtlara alındığı, şirket adına kayıtlı araçların 28.05.2019 ve 31.05.2019 tarihlerinde satılması ve şirket envanterinde başka araçların bulunmamasına rağmen 06/2019-12/2019 döneminde toplam 76.160,71 TL tutarında akaryakıt fişlerinin gider kaydedildiği, akaryakıt fişlerinin bir kısmında plakaların yazılı olmadığı, ortaklar tarafından bankadan çekilen paraların 2018 ve 2019 yılına ait ticari defterlerde kasa hesabına kayıtlara alındığı, çekilen paraların genellikle ATM'lerinden çekildiği, 2020 yılı ticari defterlerin işlenmediği, bu yıla ilişkin banka ekstreleri incelendiğinde ATMlerden toplamda 72.530,00 TL para çekildiği, şirket yevmiye defterinde yapılan inceleme neticesinde; dava dosyasında yer alan 25.05.2019 tarihli ...'a kesilen 81.500,94 TL bedelindeki ve 31.05.2019 tarihinde ...'a kesilen 59.850,58 bedelli araç satış faturalarının 120 ... kod numaralı ...'ın cari hesabına kaydedildiği, şirketin dava dışı ...'ın açılıştan 1.357 TL, araç satışlarından kaynaklı 141.351,52 TL olmak üzere toplam 142.708,52 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, şirketin 31.12.2019 tarihi itibarı ile ...'dan (81.500,9411.357,005) 82.857,94 TL alacaklı iken 28.05.2019 tarihinde şirket banka hesabına yatırılan ve kasa hesabına işlenen 33.000 TL'nin tenziliyle 49.857,94 TL alacaklı olacağı, şirketin 31.12.2019 tarihi itibarı ile ...'dan 59.850,58 TL alacaklı iken 28.05.2019 tarihinde şirket banka hesabına yatırılan ve kasa hesabına işlenen 33.300 TL” nin tenziliyle (59.850,58-33.300,00) 26.550,58 TL alacaklı olduğu alacaklı olacağı, şirket muhasebe kayıtlarının Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve Genel
Kabul görmüş muhasebe kurallarına uygun olarak yapılmadığı, şirketin 2018 yılında ...
... toplam 204.886,15 TL bedelinde fatura kestiği, Firmanın bu faturalara ilişkin 77.973,75 TL tutarında tahsilat yapıldığı, şirketin 31.12.2018 tarihi itibariyle ... .... ...... 31.12.2019 tarihli kaydi değerli bilançosunu göre, özvarlığının (1) 746.802,57 TL, toplam varlıkların toplam borçları karşılama oranının ise 5,01 olduğu ve şirketin borca batık olmadığı, 31.12.2019 yılı kapanış maddesine göre; şirketin kasa bakiyesinin 366.715,59 TL olduğu, şirketin ticari alacaklarının 525.539,32 TL olduğu, Vergi Dairesine 82.208,29 TL tutarında ve ...Kurumuna 9.918,86 TL tutarında olmak üzere toplam 92.127,15 TL tutarında kamu borcunun bulunduğu, kasada 366.715,59 TL nakit bulunmasına rağmen....Şirkete ait Vergi Dairesi ve ...Kurumuna borcunun ödenmediği, bu suretle davalının özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve şirketi zarara uğrattığı, azil için öngörülen haklı sebeplerin oluştuğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda dava dışı ... ... Tic. Ltd. Şti'nin davalının şahsi aracı için şirket bütçesinden yaptığı akaryakıt harcamaları nedeniyle uğradığı zararın 98.539,98 TL olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte söz konusu akaryakıt giderleri arasında şirkete ait iken 25/05/2019 tarihinde davalının akrabası ...'a devredilen ... ... ve 31/05/2019 tarihinde davacının akrabası ...'a devredilen ... ... araçlar için devir tarihlerinden sonra yapılan akaryakıt giderlerinin de bulunduğu anlaşılmakta olup, bilirkişi raporunda akaryakıt giderinden ne kadarının hangi ... araç tarafından yapıldığına ilişkin bir tespit bulunmaması, davacının davadaki talebinin 1.000,00 TL olması karşısında tespit edilen akaryakıt giderinden davalının sorumlu olduğu miktarın her halükarda 1.000,00 TL'nin üzerinde olduğunun dosya kapsamından anlaşılması, artan zarar miktarının açılabilecek bir ek dava da net olarak tespit edilebilecek olması karşısında ilk derece mahkemesince taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...