T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1530 Esas - 2025/600 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1530
KARAR NO : 2025/600
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/05/2022
NUMARASI : 2021/235 Esas 2022/329 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Tazminat (Kasko-Rücu)
DAVA TARİHİ : 14/04/2021
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı Mustafa Kaya tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; sigortalısı olan ....... plakalı araç için 05/03/2020-10/10/2020 tarihleri arasını kapsayan kasko sigorta poliçesi tanzim edildiğini, 04/04/2020 tarihinde.................plakalı çekici ve buna bağlı ............ plakalı römorkun, .. bulvarı .............. tır garajı içerisinde park halinde iken kendiliğinden hareket ederek park halinde olan ........... plakalı sigortalı araca çarpması ile trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı araç üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırılarak toplam 35.568,92-TL'nin, 27/05/2020 tarihinde sigortalıya ödendiğini, davalıya ait ............ plakalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi uyarınca sigortalısına halef olarak bu hasara sebep olan kişiye ve zarardan kanunen sorumlu bulunanlara rücu etmek hakkı bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 35.568,92-TL'nin, ödeme tarihi olan 27/05/2020 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ...; açılan davayı kabul etmediğini, diğer davalı şirkete ait aracın sürücüsü olduğunu, sigortalı işçi statüsünde bulunup davacının, rücu hakkının diğer davalı şirkete yöneltilmesi gerektiğini, söz konusu olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, her ne kadar %100 kusurlu olduğu iddia edilmiş ise de, sürücüsü olduğu..........plakalı araç için gerekli sorumluluklarını yerine getirerek aracı doğru park ettiğini ve el frenini çektiğini, araç sürücüsü olarak yapabileceği maksimum özeni gösterdiğini, akabinde aracın kendiliğinden ve çok sonra hareket ederek zarara sebebiyet verdiğini, aracın var ise kusurunun olmasındaki sorumluluğun araç sahibi şirkete ait olduğunu, buna ilişkin diğer davalı şirketin, 30/06/2020 tarihinde, kusurunun bulunmadığı ve bulunmayacağına ilişkin ekteki ibranameyi düzenlediğini, trafik tutanaklarında da el freninin çekili olduğunun zaten belli olduğunu, bir alacağın ve kusurun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davacı şirketten, meydana gelen hasar için 18.090,24-TL talep edilmişken iş bu davada 35.568,92-TL talep edilmesinin taraflarınca anlaşılamadığını, davanın değerinin arttırılmasının hukuki hiçbir dayanağı da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirketin, usulüne uygun davetiye tebliğine karşın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı yana sigortalı olan araç ile diğer araçların karıştığı kazada davalı sürücü ... ...'nın sevk ve idaresindeki çekici ve buna bağlı olan römorkun tamamen kusurlu olduğunun anlaşıldığı, meydana gelen zararın sigorta kasko poliçesi süresi içerisinde ve teminat kapsamında olduğu, sigorta şirketi tarafından onarımı yapan servise 45.118,92-TL ödeme yapıldığı, 45.118,92-TL hasarın, 9.550-TL'sinin sigorta tahsili olarak tenzili ile rücu edilecek miktarın 35.568,92-TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle; " 35.568,92-TL'nin ödeme tarihi olan 26/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine " dair karar verilmiş karara karşı davalı ... ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... ... istinaf dilekçesinde özetle; kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, rücu hakkı bulunmadığını, aracı nizami park ederek el frenini çektiğini, kusuru bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, araçta mevcut kusurdan araç maliki olan davalı şirketin sorumlu olması gerektiğini, sürücü olarak tam kusurlu olduğuna ilişkin bir belge, delil bulunmadığını, kaza tutanağında dahi el freninin çekili olduğunun belirtildiğini, talep edilen tazminat tutarının çelişkili olduğunu, rapora itirazının karşılanmadığını, araçta teknik bir arızanın varlığı tespit edilememiş denilmiş ise de teknik arıza varlığının kusuru değiştireceği, bu halde sürücü olarak kendisinin kusurlu kabul edilmeyeceğini, araç sahibi davalı şirketin aracın bakımı ile ilgili kusuru kabul ederek kendisine 30/06/2020 tarihli ibraname verdiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalıya ödenen hasar tazminatının haksız fiil sorumlularından tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı sigorta; 04/04/2020 tarihli kazadan dolayı, sigortalı ............plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle sigortalısına 35.568,92-TL kasko hasar tazminatı ödediğini, bu tutarın, kazanın oluşumunda kusurlu olan davalılardan tahsili gerektiğini ileri sürmüş, Mahkemece; bilirkişi raporuna göre davacı sigorta sigortalısı olan ........... plakalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı, davalı sürücü ... ...'nın ise asli % 100 oranında kusurlu olduğunu, diğer işleten şirket ile birlikte sigortaya karşı sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin karar verilmiş, karara karşı davalı ... ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Somut dosya kapsamında toplanan delilerden; 04/04/2020 günü, davalı sürücü ... ...'nın, sevk ve idaresinde bulunan diğer davalı şirketin işleteni olduğu ............ plakalı çekici ve bağlı bulunan ........... plakalı yarı römorku, akşam saat 21:30 sıralarında sözü edilen Tır parkına çekerek park ettiği, sonrasında ise sabah saat 05:30 sıralarında park halindeki aracın kendiliğinden konumundan hareketlenerek aynı yerde park halinde bulunan sigortalı ...........plakalı araçla birlikte diğer ............ -.......... plakalı araçlara çarparak hasarlanmalarına neden olduğu, meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya, 26/06/2020 tarihinde davacı sigorta tarafından 45.118,92-TL ödeme yapıldığı, 9.550-TL tutarın sigorta tahsili olarak mahsubu sonrası işbu davada bakiye 35.568,92-TL hasar tazminatının, tam kusurlu bulunan davalı sürücü ve aracın işleteni olan davalılardan talep edildiği anlaşılmaktadır.
Sigortacının, TTK’nın 1472. maddesi uyarınca, halefiyet hakkının doğabilmesi için öncelikle geçerli bir sigorta sözleşmesinin bulunması ve buna dayalı sigortalıya bir ödeme yapılmış olması gerekir. Dava konusu ...........plakalı aracın, 2725810007047 sayılı Kasko Sigorta Poliçesi ile 10/03/2020-
10/10/2020 devresi için davacı yana sigortalı olduğu, hasarın, teminat
kapsamında kaldığı, dosyada mevcut
olan ödeme dekontuna göre, davacı sigorta şirketi tarafından, onarımı yapan servise 26/06/2020 tarihinde 45.118,92-
TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Davalı şirketin davaya cevap vermemekle birlikte diğer davalı sürücü ... ...'nın cevap dilekçesi ekinde sunduğu 30/06/2020 tarihli, el yazısıyla şirket yetkilisi ........ ......... tarafından yazıldığı belirtilen ve davalı ...... Lojistik şirketinin kaşesini ve şirket yetkilisi sıfatıyla ........ .......... isimli kişinin ad soyadı altında ıslak imzasının yer aldığı İbraname başlıklı belge aslının incelenmesinde; davalı sürücü ... ... tarafından aracın Tır parkına el freni çekilerek parkı sonrası sabah saat 05:30 sıralarında aracın kendiliğinden hareketlenerek park halinde olan....... - ....... -..........plakalı araçlara çarparak hasar verdiğini, sürücünün el frenini çektiğini tespit ettiğini, hiçbir kusuru bulunmadığını, zarardan davalı şirketin sorumlu olduğunu belirttiği görülmüştür.
Taraflar arasında ki uyuşmazlığın; söz kazanın oluşumunda davalı sürücü ... ...'nın kusuru bulunup bulunmadığı, 30/06/2020 tarihli ibraname başlıklı belgenin davacı sigortaya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, araçta kendiliğinden hareketlenmesine sebebiyet verecek teknik bir hasar, bakım onarım eksikliği bulunup bulunmadığı, talep edilebilecek tazminat tutarının ne olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Kazaya ilişkin Trafik Kazası Tespit Tutanağının incelenmesinde;" Kazanın oluşumunda; ...............plakalı
araç sürücüsünün aracının yeterince gerekli park tedbirleri almadığından 2918 sayılı Kanununun
Yönetmelik 118 kural ihlalinin görüldüğü,............,...........ve............plakalı araçların
park konumunda kural ihlallerinin olmadığı" hususu belirtilmiş, aracın el freninin çekili halde bulunduğundan söz edilmemiştir.
Mahkemece; trafik tescil belgeleri, hasar dosyası, ödeme belgeleri vs. tüm delillerin toplanması suretiyle makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda bilirkişinin özetle; " Kusur Yönünden; ....... plakalı çekici ve bağlı bulunan ...........plakalı yarı römork sürücüsü davalı ... ...'nın, 2918 sayılı KTK'nın 47/d ve 84/k maddeleri ile Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 118. maddesini ihlal etmesi nedeniyle olayda % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğunu, davacı yana sigortalı ............plakalı araç ile diğer ............ve............ plakalı araçlar garajda nizami şekilde park halinde olduğundan sürücülerinin olayda kusursuz olduklarını, olaya neden olan davalı sürücü ... ...'nın sevk ve idaresindeki........... plakalı araç diğer davalı .............. Lojistik Denizcilik ... Ltd. Şti. adına kayıtlı olmakla davalıların 2918 sayılı KTK'nın 85/1 maddesi uyarınca kusur oranında zarardan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunabileceğinin değerlendirildiği, Tazminat Yönünden; davacıya kasko sigortalı...........plakalı araçta meydana gelen hasarın, 04/04/2020 olay tarihi itibarıyla 45.718,92-TL olduğunu, hasarın, 9.550-TL'lik kısmının sigortadan tahsili ile rücu edilebilecek miktarın 35.568,92-TL olacağının anlaşıldığı" hususlarını belirttiği görülmüştür. Bilirkişi raporu denetime ve hükme elverişli düzenlenmekle rapor kapsamı göz önünde bulundurularak davalı ... ...'nın, rapora yönelik itirazları ile talep edilen tazminat tutarının çelişkili olduğuna yönelik tüm itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
Bilirkişi raporu ve somut dosya kapsamında olayın kusura ilişkin yapılan değerlendirilmesinde; Davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki diğer davalı adına kayıtlı bulunan .
.......... plakalı çekici ve bağlı bulunan............ plakalı yarı römorku gece muayyen bir saatte .
. . bulvarı No: . . Tır Garajı içerisinde park etmesi ile aracın saat 05:30 sıralarında
park konumundan kendiliğinden hareketlenip aynı yerde park halinde olan............,........... ve
............plakalı araçlara çarparak hasarlanmalarına neden olduğu, davalı sürücünün, olay yerini inceleyen
trafik zabıtası tarafından aracın yeterli park tedbirlerini almadığı gerekçesiyle tamamen kusurlu bulunduğu, davalı sürücü her ne kadar sürücüsü olduğu araç için hayatın olağan
akışındaki gerekli sorumluluklarını yerine getirdiğini, aracı doğru park ettiğini ve el frenini çektiğini, araç
sürücüsü olarak maksimum özeni gösterdiğini, aracın kendiliğinden ve çok sonra
hareket ederek zarara sebebiyet verdiğini,
diğer davalı şirketin 30/06/2020 tarihinde, kendisine kusurunun bulunmadığı ve bulunmayacağına
ilişkin ibraname düzenlediğini beyan etmiş ise de, söz konusu savunmanın, 3.kişi olan davacı sigortaya karşı ileri sürülemeyeceği, aracın belirtilen şekilde
sabitlenmesinden sonra kendiliğinden harekete geçmesinin ancak bir arıza sonucu olabileceği, aracın fren
tertibatlarının arızalı olduğuna ilişkin yapılmış bir tespit bulunmadığı, Dairemizce yapılan incelemeler sırasında " Davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki diğer davalı adına kayıtlı bulunan .
...... plakalı çekici ve bağlı bulunan ......... plakalı yarı römork" da herhangi bir teknik arıza, tamir işlemi bulunup bulunmadığı sorularak yapılan tamir, bakım onarım vs. işlemlerine ilişkin varsa teknik belgelerin sunulması davalı taraflara çıkarılan muhtıralar kapsamında istenilmiş ise de; davalı taraflarca bu savunmayı doğrular herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, davalı ... ...'nın, davacı sigortaya karşı ileri sürdüğü savunmalarının ispatlanamadığı, hal böyle olunca davalı ... ...'nın savunmalarının işbu davada dinlenemeyeceği ancak 30/06/2020 tarihli ibraname kapsamında davalı şirketin, araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını kabul etmesi göz önünde bulundurularak tarafları yönünden ( davalılar arasında iç ilişkide) değerlendirebileceği davalıların, davacı sigortaya karşı, TBK'nın 162. maddesi vd. hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları yönündeki mahkeme kabulü Dairemizce de isabetli bulunmuştur.
Davacının halef olduğu sigorta ettiren ile zarar sorumlusu olan davalı taraf arasındaki ilişki trafik kazasına dayandığından, 2918 sayılı KTK'nın 109.maddesi ve TBK'nın 72. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekip 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiş olup somut olayda tespit edilen hasar 27/05/2020 tarihinde sigortalıya ödendiğine göre, 14/04/2021 olan dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmadığı gibi hak düşürücü sürenin de somut olayda söz konusu olmaması karşısında, tüm bu hususlara yönelik istinaf istemleri de yerinde olmayıp buna yönelik taleplerin de reddi gerekir.
Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ... ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... ...'dan alınması gerekli olan 2.429,71-TL harçtan peşin alınan 607,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.822,01-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ... ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.03/06/2025
Başkan- . Üye - . Üye - . Zabıt Katibi-.
.