T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/516 Esas - 2025/495 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/516
KARAR NO : 2025/495
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/09/2022
NUMARASI : 2021/519 Esas 2022/648 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 07/09/2021
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; Kasko Sigorta Poliçeli, ... adına kayıtlı ... plakalı sigortalı aracın, 07/05/2020 tarihinde Ankara İli, Altındağ İlçesi, Bostancık Caddesi üzerinde, sol şeritte seyri esnasında önünde duran araçları görerek fren yapmasına rağmen, sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın duramayarak aniden sol şeride geçmesi ile sigortalı ... sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu maddi hasarlı zincirleme trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre sürücüler ... ve ...'nin kusurlu olduğunu, sigortalısına, 24/07/2020 tarihinde 11.476,12-TL tutarlı maddi tazminatı ödemesi yaptığını, kazada kusurlu olan davalı taraftan talepte bulunulduğu halde ödeme yapılmadığını, bu nedenle Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/11181 esas sayılı takip dosyasında kaza sebebiyle ödenen 11.476,12-TL tazminat ile 370,69-TL işlemiş faiz toplamı 11.846,81-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptali ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye çıkarılmasına rağmen davaya cevap vermemişler ancak 17/01/2022 tarihli celsede hazır bulunan davalı asil ... beyanında; aracın trafikte üzerine kayıtlı olduğunu ancak kazaya karışan ... plakalı aracı 2017 yılında diğer davalı sürücü ...'ye satarak zilyetliğini devrettiğini, bedelini de tamamen aldığını, davalı İshak'ın borcu kalmadığı halde bugüne kadar trafikte devrini yapamadığını, aracın fiilen 2017 yılından beri davalı İshak kullanımında olması nedeniyle resmi olmasa da sahibinin bu davalı olduğunu, hakkında ki davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı asil ... duruşmadaki beyanında; kazanın oluşumuna başka araçların sebebiyet verdiğini, buna ilişkin görüntü kayıtlarının bulunduğu harici belleği sunduğunu, açılan davayı kabul etmediğini, kaza anında ... plakalı aracın sürücüsü olduğunu, bu aracı diğer davalı ...'dan 2017 yılında satın aldığını, ancak resmi satışın o tarihten bu zamana kadar yapılamadığını, aracın kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nin yönetimindeki araç ile Bostancık Caddesi- Siteler istikameti, ... önünde, orta şeritten sol şeride yakın vaziyette seyri sırasında, ön ilerisindeki araca çarparak orta refüje savrulup konumlandığı sırada arkasından gelen sigortalı aracın çarpması ile ikinci kazanın meydana gelmesi, davalı İshak'ın, aracından inmeye fırsat bulamadan ani olarak gelişen ikinci kazada trafik için tehlike yaratmayacak şekilde durmaya, kaza mahallinde trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almaya yeterli vaktinin olmaması nedeniyle kusurunun olmadığı gerekçesiyle; " davanın reddine " dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağı kapsamına göre davalı İshak'ın kazanın oluşumunda % 75 oranında kusurlu olduğunun sabit olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ikili bir ayrıma gidilerek kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, sigortalı araç yönünden olayda mutlak kaçınılmazlık bulunduğunu, yasal hız limitinin altında ilerlediği sırada birden karşısına çıkan araç nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kusur raporu ile kaza tutanağı arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigortalıya ödenen hasar tazminatının haksız fiil sorumlularından rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı; 07/05/2020 tarihinde meydana gelen zincirleme trafik kazası nedeniyle sigortalısı ... plakalı araç malikine hasar tazminatı ödediğini, olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı kapsamına göre davalı sürücü İshak'ın ve diğer davalı araç maliki olan ...'in % 75 oranında ki kusuruna isabet eden tutardan sorumlu olduklarını, ödeme yapmayı kabul etmemeleri üzerine başlatılan takibe ise haksız itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/11181 Esas sayılı takibine vaki itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, Davalılardan İshak; kusurunun bulunmadığını, önünde seyreden ve orta şeritte diğer bir sürücüyle tartışmak amacıyla duraklama yapan araç sürücüsünün kazaya sebebiyet verdiğini savunmuş, diğer Davalı ...; ... plakalı aracını, 2017 yılında bedeli karşılığında davalı ...'ye satarak zilyetliğini devrettiğini, trafikte kayden malik görünse de aracın gerçek sahibinin davalı İshak olduğunu, kendisinin sorumlu tutulmaması gerektiğini savunmuş, Mahkemece; davalıların kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 07/05/2020 tarihinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında, tarafların kusur durumları ile kayden malik olarak trafik kayıtlarında yer alan ancak kazaya davalı İshak sevk ve idaresindeyken karışan ... plakalı aracı, 2017 yılında diğer davalı ...'ye satarak zilyetliğini devrettiğini ileri süren davalı ...'a husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu ... plakalı aracın, 09/04/2020- 09/04/2021 tarihleri arasında
254699204 Poliçe numaralı, ... adına düzenlenmiş ... Genişletilmiş Maksimum Kasko
Poliçesinin bulunduğu,
davacı ... Sigorta A.Ş., Hasar Müdürlüğü tarafından, ...Sigorta
Ekspertiz Hiz. Ltd. Şti.'ye düzenlettirilen 06/07/2020 tarihli ve 12793277 nolu kesin eksper raporunda;
“Sigorta bedelinin 154.301,00.-TL, aracın onarım süresinin 15 gün olduğu, evraklar üzerinden
inceleme yapıldığı, aracın ön ve arka kısmından hasarlandığının tespit edildiği, aracın ilk
ekspertiz çalışmasını Kesin Çözüm Ekspertiz firmasının yaptığı, raporunda bu raporun baz
alındığı, orijinal parçalardan parça tedarik iskontosu yapıldığı, aracın kazadan sonra
13/05/2020 tarihinde satıldığı, aracın sağ arka çamurluk ve bir çok parçanın yeni verildiğinin
görüldüğü, ancak çamurluğun onarılabilecek durumda olduğu, yeni yazılan parçaların
hasarlarının gözükmediği, raporun fotoğraflar üzerinden görülen hasarlara göre
tanzim edildiği, Kesin Çözüm Ekspertiz firmasının 44.303,60-TL, KDV dahil bedel olarak tespit
yaptığı, Onarım sırasında temin edilen ve değişimi yapılması gereken 24 kalem yedek parça
bedelinin 11.426,49-TL, yapılan işçilik miktarının ise 3.875,49-TLve toplam
hasar miktarının, 15.301,49-TL olacağı" hususlarının belirtildiği görülmüştür.
Olay mahallinde düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit
Tutanağına göre;
kazanın, Ankara İli, Altındağ İlçesi, Çamlık Mahallesi, Bostancık Caddesi ... Market
önünde , Samsun yolu istikametinde saat 12:50 sıralarında meydana geldiği,
kazanın meydana geldiği yolun bölünmüş cadde olduğu, kazanın meydana geldiği yönde
3 şerit bulunduğu, kazanın sol şeritte meydana geldiği, kazanın meydana geldiği yolda azami hız
limitinin 50km/saat olduğu, kazanın gündüz meydana geldiği, yol sathının asfalt kaplı olduğu,
yolda yatay işaretleme olarak yol şerit çizgilerinin bulunduğu,
kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsü ...’nin, ... plakalı araç sürücüsü ...’ nun, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın, ... plakalı araç sürücüsü ...’ in sürücü belgeleri bulunup yapılan alkol ölçümünde, alkol tespit edilmediği hususlarının yazılı olduğu, olay yerinde Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağını düzenleyen trafik
polislerinin; Trafik kazasında,
... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK’ nın 56/1-c madde kural ihlalinin
görüldüğü,
... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı KTK’ nın 52/1-b madde kural ihlalinin
görüldüğü,
... ve ... plakalı araç sürücülerinin kural ihlalinin görülmediği,
... plakalı aracın sigorta poliçesinin kaza saatinden sonra yapıldığı tespit
edilerek 91. maddeden ceza yazıldığı, ... plakalı araç sürücüsünün, ...
plakalı aracın önünde durduğunu kazaya sebep olduğunu söylediği, ... Markette kaza anını
gösterir kamera kayıtlarının izlendiği, duran araçların adet olarak görülemediği, iddia üzerine
sürücülerin mahalli karakola üst yazıyla sevk edildikleri hususlarını belirttikleri görülmüştür.
Sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’ nun 12/05/2020 tarihli polis Merkezindeki ifadesinde; “07/05/2020
günü saat 12:50 sıralarında, ruhsat sahibi olduğum ... plaka sayılı ...
aracım ile Karapürçek istikametinden Siteler istikametine Bostancık Caddesi üzerinden en sol
şeritte ilerlediğim sırada, ileride orta şeritte iki aracın durduğunu gördüm ve frene basarak
yavaşlamaya başladım. Bu sırada önümde orta şeritte ilerleyen plakasının başına 07 olarak
hatırladığım krem renkli ... marka araç önünde duran araçlara çarpmamak için en sola benim
önüme aniden manevra yaptı. Bunun üzerine benim frene basmama zaman kalmadan
... marka aracın sol arka tamponuna vurdum. Kazadan dolayı aracımın sol ön çamurluk, sol ön tampon, ön kaput, arka sağ
çamurluk, sağ arka tampon, ön ızgarada ve ön camda hasar oluştu. Bu kazanın meydana gelmesinde kastım yoktur, kusurum olduğunu düşünmüyorum.50
km’nin altında hızla ve trafik takip mesafesine uyarak ilerliyordum. Fakat yolun ortasında tartışan
şahısların trafik akışını engellemesinden dolayı, krem renkli ... marka araç benim önüme
kırdı ve kaza gerçekleşti. Kaza sonrası trafik polislerini aradım ve gelen ekip kaza tutanağı tuttu.
2 araç sürücüsünden ve aracını önüme kıran ... marka araç sürücüsünden şikayetçiyim,” şeklinde
beyanda bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece, hasar ve kusura esas olmak üzere Makine Mühendisi ve Adli Trafik Kusur bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 06/05/2022 tarihli bilirkişi raporu alınmış bilirkişi raporunda özetle;"... Dava Konusuna Girmeyen Birinci Kazada; 1- Dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...’ın; 2918 sayılı karayolları trafik kanunun m.56/d, m.60/b fıkraları ve bağlı yönetmelikte yer alan m.108/c, m.154/e fıkralarındaki kuralları ihlal etmesi nedeniyle, meydana gelen kazada %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olacağı, 2- Davalı ... Plakalı araç sürücüsü ...’ nin; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun, m.52/b, m56/c ve m.84/d fıkralarında yer alan trafik kuralları ile bağlı yönetmeliğin 107. Maddesindeki trafik kurallarını ihlal etmesi kazanın meydana gelmesinde %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olacağı, Davaya Konu Olan İkinci Kazada; 1-Dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun, m.52/b, m.56/c ve m.84/d fıkralarında belirtilen trafik kuralları ile bağlı yönetmeliğin 107. Maddesindeki trafik kurallarını ihlal etmesi kazanın meydana gelmesinde %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olacağı, 2-Davalı ... plakalı araç sürücüsü ...; yönetimindeki araç ile Bostancık Caddesi- Siteler istikameti, ... önünde orta şeritten sol şeride yakın vaziyette seyri sırasında ön ilerisindeki araca çarparak orta refüje savrularak konumlandığı sırada arkasından gelen aracın çarpması ile ikinci kazaya karışması, aracından inmeye fırsat bulamadan ani olarak gelişen ikinci kazada trafik için tehlike yaratmayacak şekilde durmaya, kaza mahallinde trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almaya yeterli vaktinin olmaması nedeniyle kusurunun olmayacağı, 3-Dava konusu ... plakalı, ... şase numaralı, 2016 model ... tipindeki aracın 07.05.2020 günü saat 12.50 de meydana gelen kaza sonrasında oluşan gerçek hasar bedelinin 17.537,16.-TL olacağı, 4-Davacı Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı olan dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ...’nun ikinci kazada %100 (yüzde yüz) oranındaki kusurlu olması nedeni ile davacının, davalılardan talep edebileceği hasar bedelinin olmayacağı,.." hususlarını bildirmiş, mahkemece, bilirkişi raporunun denetime ve hükme elverişli kabulüyle hükme esas alındığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, her ne kadar kaza tespit tutanağı kapsamında belirlenen kusur durumu ile bilirkişi raporu kapsamında belirlenen kusur durumu arasında oluşan çelişki giderilmeden ve alınan bilirkişi raporunda belirlenen 2.kusur durumu benimsenerek meydana gelen kazada davacı sigortalısı ... plakalı araç sürücüsü ...'nun, % 100 oranında tam kusurlu olduğunun kabulüyle davalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nin kusurunun bulunmadığından bahisle davanın reddine yönelik karar verilmiş ise de; dosya kapsamında toplanan delillere, ifade tutanaklarına ve Dairemizce yapılan incelemeler sırasında izlenen kamera video görüntülerine göre, olay günü olan 07/05/2020 tarihinde, saat 12:50 sıralarında, dava dışı sürücü ... yönetimindeki ...
plakalı aracı ile Bostancık Caddesinden - Samsun yolu istikametine seyri sırasında, Adem
Kocadağ Caddesi kavşağının gerisinde dava dışı ... plakalı araç sürücüsü ile yol verme meselesi nedeniyle
araç içinden tartıştıkları, bunun üzerine kavşağa girmeden önce ... plakalı aracın sol şeritte durarak
araçtan indiği, diğer sürücü ...'ın ise yönetimindeki ... plakalı aracı ile önünde duran
araca çarpmadan orta şerit üzerine ve sağ şeride yakın manevra ile durduğu, bu esnada geri arkasından orta şeritten seyirle gelen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın, önünde duran ... plakalı araca çarpmamak için mevcut hızıyla sola manevra yaptığı ve aracının ön sağ kısımları ile duramayarak duraklama halinde olan önündeki ... plakalı aracın sol yan arkasına
çarparak sol şeridi aşarak orta refüje doğru savrulduğu ve bu sırada aynı zamanda geri arkasından ve kendi şeridinden gelen sigortalı ... plakalı aracın da ön kısımlarına çarptığı gibi karşı istikametin sol şeridinde trafik ışıklarında duraklama yapan ... plakalı aracın ön sol kısımlarına da
çarpmasıyla zincirleme maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, dosya kapsamında mevcut ve kaza anına ilişkin video görüntü kayıtlarını içeren flash bellek kapsamının Dairemizce izlenmesi ile de kazanın oluş şeklinin az yukarıda anlatıldığı gibi gerçekleştiği yönünde tam bir vicdani kanaat oluşmuştur. Bu oluşta; en sol şeritte ve düşük hızla ilerlediği görülen sigortalı ... plakalı aracın önüne, aniden orta şeritte ilerleyen ve duramayarak direksiyonu sola kıran davalı İshak idaresinde ki ... plakalı aracın geçmesinin etken olduğu, ... plakalı aracın duramayarak hem önünde duraklama halinde olan ... plakalı aracın sol yanına hem sigortalı ... plakalı aracın sol ve ön kısımlarına çarpması, ayrıca sigortalı aracın savrularak diğer araca çarpması ile arka sağ kısmının da hasarlanmasına sebebiyet verdiği açıkça tespit edilmiş, Dairemizce; davalı ... plakalı araç sürücüsü olan davalı ...'nin ve görüntülerde bulanan yolda durarak tartışan diğer araç sürücülerinin meydana gelen kazada, sigortalı araç ile aralarında gerçekleşen olayda, % 75 oranında kusurlu olacakları, takip mesafesini gözetmediği görülen sigortalı araç sürücüsüne ise % 25 oranında kusur izafe edilmesi gerektiği değerlendirilerek davalı sürücü ... ile dava dışı sözü edilen diğer sürücülerin kusuru % 75 olarak takdir edilmiştir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısı davasındaki diğer üç aracın ( davalı ve yolda durarak tartışan diğer araç sürücüsü) kusur oranlarının kendi aralarındaki rücu davasında dinleneceği, yine diğer davalı ...'ın, aracın kayden maliki olarak görünmekle birlikte kazaya karışan ... plakalı aracını, 2017 yılında zilyetliğin devri yoluyla bedeli karşılığında diğer davalı ...'ye satarak teslim ettiği hususunun davalı yanlar arasında çekişmesiz olduğu anlaşılmakta ise de dosya kapsamında toplanan delillerden, davalılar tarafından, zilyetliğin devri yoluyla bedeli karşılığında yapılmış gerçek bir satışın varlığı hususuna yönelik ispata elverişli herhangi bir delil sunulamaması dikkate alındığında; bu hususun, 3.kişi olan davacı sigortacıya karşı ileri sürülemeyeceği, işleten sıfatıyla davalı ...'a da husumet yöneltilerek her iki davalının da davacıya karşı sorumlu tutulmaları gerektiği Dairemizce değerlendirilmiştir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan gerekçelerle ve Dairemizce izlenen kazanın gerçekleşme anına ilişkin video görüntüleri kapsamına göre; davacı tarafından davanın ileri sürülüş şekli ile ispatlanamayan davalı yan savunmaları göz önünde bulundurularak davalı sürücü ...'nin ve kazaya karışan diğer araç sürücülerinin TBK hükümleri uyarınca sigortalı araç sürücüsüne karşı kusurlarının % 75 oranında olduğunun kabulünün gerektiğinin göz önünde bulundurulması suretiyle davanın her iki davalı yönünden de kabulüyle, (davacı sigorta tarafından, sigortalısına ödenen hasar tazminat tutarı Dairemizce yerinde bulunmakla) kazayla uyumlu bulunan ekspertiz raporu kapsamına göre hesaplanan ve davacı tarafından, davalı yandan ( 15.301,49-TL) % 75 kusur oranı nispetinde talep edilen 11.476,12-TL hasar tazminatı ile ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin % 75'i oranında talep edilen 370,69-TL işlemiş yasal faiz tutarı toplamı 11.846,81-TL alacak üzerinden, davalıların vaki itirazlarının iptaliyle takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, yazılı olduğu üzere yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek davalıların kusurları bulunmadığından söz edilerek yanılgılı ve yanlış değerlendirmeyle her iki davalı hakkında açılan davanın reddine yönelik karar verilmiş olması isabetsiz olup yasa ve usule aykırı bulunmuştur. Açıklanan tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak davanın kabulüne, davalıların vaki itirazlarının iptali ile takibin aynen devamına, icra inkar tazminatı isteminin ise reddine yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2022 tarih ve 2021/519 Esas 2022/648 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-a)Davanın KABULÜ ile,
Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/11181 Esas sayılı takip dosyasına davalıların vaki itirazlarının İPTALİ ile, takibin 11.476,12-TL asıl alacak, 370,69-TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 11.846,81-TL üzerinden aynen DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden geçerli değişen oranlarda yasal faiz yürütülmesine,
b)Asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında hesaplanan 2.295,22-TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 809,26-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 143,09-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 59,23-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 606,94-TL harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 143,09-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 59,23-TL harcın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan posta, davetiye ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.024-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 11.846,81-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
B)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 66,00-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 286,70-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 08/05/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi