T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/29 Esas - 2025/539 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/29
KARAR NO : 2025/539
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2022
NUMARASI : 2021/611 Esas 2022/681 Karar
DAVA : Tazminat (TTK 626. Maddesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2021
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2025
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ...AŞ'nin ortağı olduğunu, davalının ise şirketin hem müdürü hem de ortağı olduğunu, davalının aynı zamanda şahsına ait ... Şti'nin sahibi ve aynı zamanda müdürü olduğunu, davalının davacının ortak olduğu ... şirketinden davalının şahsına ait ...şirketine piyasa değerinin çok altında araçlar sattığını, aynı zamanda yine değerinin çok altında mallar sattığını, ortağı bulunduğu şirketi zarar ettirerek kendisine ait şirkete menfaat sağladığını, kendi şirketini kar ettirmek amacıyla ortağı olduğu şirketi zarara uğratarak haksız menfaat temin ettiğini, davalı tarafın rekabet yasağını ihlal ettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkilinin ortağı olduğu şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;öncelikle davanın 28/06/2021 tarihinden önceki müdür ...'e ihbar edilmesi gerektiğini, şirketin ortaklık yapısı 1/3 ..., 1/3 ..., 1/3 ... olduğunu, ...'nin davacı ... ile ... ile birlikte müdürlük görevini yürüttüklerini, hukuki bir sorumluluk varsa birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olunması gerektiğini, ayrıca haksız rekabet yapıldığı ileri sürülen şirketlerin de davalı olarak gösterilmesi gerektiğini, bu yönden husumet itirazları bulunduğunu, davalının davacı hakkında iftira atıldığından bahisle suç duyurusunda bulunduğunu, yeterince delil sunulmadığından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, davacı tarafın neye göre 2.000.000,00 TL tazminat istediğinin belirlemediğini, haksız rekabet iddiasının ispatlanamadığını, davacı tarafın iddia ettiği mal alışverişlerinin davacının ve diğer ortak Müjde'nin de denetiminden geçtiğini, haksız rekabet iddiasının yalan olduğunu, davacı tarafın mahkemede bulunan 2021/567 sayılı dosyasındaki talep edilen hisse bedelini ödememek için bu davayı kötü niyetli olarak açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı ...'nin iş bu tazminat davasına konu yapılan dönemde dava dışı ...A. Ş.'nin ortağı olduğu ve müdürlüğünü yaptığı, ancak diğer ortaklarında müdür ve müştereken şirketi temsil yetkilerinin bulunduğu, ayrıca davalıya kendi adlarına işlem yapmak üzere vekaletname verdikleri, davalının aynı zamanda ... Şirketi'nin tek ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu, ayrıca davalının ortağı olduğu bu şirketin de, ... Şti.'nin ortağı olduğu, yetkili temsilcisinin ise ortaklardan ...Şirketi olduğu, ancak tüzel kişi adına şirketi davalının temsil edeceğinin kararlaştırıldığı, TTK'nun 626/2. fıkrası gereğince davalı şirket müdürüne şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunabileceğine dair şirket sözleşmesinde bir hüküm bulunmadığı veya diğer tüm ortakların yazılı olarak izin vermedikleri, bu nedenle davalının ortağı ve müdürü olduğu şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren, kendisinin kurduğu ve tek ortağı olduğu ... Şti. ve yine bu şirketi ortak yaparak kurulmasını sağladığı ve tüzel kişilik adına hareket ettiği ...Şti. ile ticari faaliyette bulunmasının aynı alanda faaliyet göstermeleri nedeniyle rekabet yasağının ihlali olduğu, ancak bu ihlal neticesinde davalının tazminatla sorumlu tutulabilmesi için şirketin zarara uğraması gerektiği, bilirkişi raporunda da ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, davalının müdür olduğu dönemde dava dışı ...A. Ş.'nin 2018 ve 2019 yıllarında brüt kar ve satışlarının artış gösterdiği, 2020 yılında coronavirüs dış etkenler vb. etkilerle satış ve siparişlerin ciddi oranda azaldığı, bu durum dikkate alındığında kar marjı oranlarının da küçükte olsa düşüş eğilimi gösterdiği, bu karlılık oranlarının piyasa şartlarıyla uyumlu olduğu, şirketin 2021 yılı ve öncesindeki genel yönetim giderleri oranının istikrarlı gözüktüğü, genel yönetim giderlerinin net satışlara oranının önceki yıllara benzer şekilde olduğu, davalı ...'nin dava dışı ... A. Ş.'nin müdürü olduğu dönemde, şirketin genellikle karlı olduğu, her ne kadar raporda, dava dışı şirkete ait araç ve makinaların bir kısımının satış tarihleri itibari ile piyasa şartlarıyla uyumlu olmadığı, toplam 106.605,00 TL düşük bedelle ... Şti.'ne satıldığı belirtmiş ise de, söz konusu araçlardan ... plakalı araç 2005 model olup 02/04/2015 tarihinde, ... plakalı araç ... model olup 06/12/2019 tarihinde ve ... plakalı araç ... model olup 15/11/2019 tarihinde satıldğı, fokliftin ise 31/05/2011 tarihinde satın alınarak 12/10/2020 tarihinde satıldığı, araç ve iş makinelerinin yaşları, alış ve satış tarihleri ile piyasalarda oluşan araçların satış fiyatlarında ki esneklik ve forkliftin alış ve satışının dolar üzerinden yapılması nedeniyle bu süreçte döviz de meydana gelen dalgalanma, ile bilirkişiler tarafından belirlenen değerler birlikte değerlendirildiğinde fiyatlar arasında fahiş fark bulunmaması ve piyasa koşulları dikkate alındığında makul karşılanması gerektiği, bu nedenle satış fiyatları ile bilirkişiler tarafından belirlenen değerler arasındaki farkın mutlak zarar olarak kabul edilemeyeceği, bu itibarla rekabet yasağına aykırı davranan davalı şirket müdürünün şirketi zarara uğrattığı hususu davacı tarafça somut delillerle ispatlanamadığından, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı bakımından haksız rekabet tazminatı koşulları oluştuğunu, davalının eylemlerinin rekabet yasağının ihlali niteliğinde olduğunun yerel mahkemece de tespit edildiğini, TTK m.626/2 hükmü uyarınca müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunmaları mümkün olmayıp aksi durum Kanundan doğan yükümlülüğün ihlalini oluşturacak ve tazmin sorumluluğu doğuracağını, bu bakımdan davalının rekabet yasağının ihlali niteliğindeki eylemleri nedeniyle şirkete verdiği zararlardan sorumlu olduğuna şüphe bulunmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları ile de rekabet yasağı ihlalinin tespit edilmesi ancak zarar miktarının net olarak belirlenememesi halinde hakkaniyete göre bir tazminata hükmolunması gerektiğini, yerel mahkemece eksik inceleme neticesinde hüküm kurulduğunu, istinafa konu yerel mahkeme kararında davalının eylemlerinin rekabet yasağının ihlali olduğu tespit edilmekle birlikte şirketin uğradığı zararın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiğini, bilirkişi incelemesi yalnızca vekil edenin ortağı davalının eski müdürü olduğu dava dışı ... ... A.Ş. davalının kurucusu ve müdürü olduğu diğer iki şirketin ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle yapıldığını, ancak müdürü olduğu şirketle aynı alanda faaliyet gösteren diğer şirketlerde yöneticilik yapılması suretiyle rekabet yasağının ihlali halinde ihlalin doğası gereği şirketlerin diğer üçüncü kişilerle yaptıkları ticari iş ve işlemler de değerlendirmeye alınması gerektiğini, vekil edenin ortağı olduğu ... şirketinin müşteri portföyü davalı tarafça müdürü olduğu diğer şirketlere kaydırıldığını ve bu suretle vekil edenin ortağı olduğu şirketin zarara uğramasına sebebiyet verildiğini, bununla birlikte diğer kişi veya şirketlerle yapılan ticari faaliyetler dolayısıyla ne kadar kar elde edildiği, kar marjlarının ne olduğu, mal ve hizmet alım satımı gibi kriterlerin de bilirkişi incelemesinde değerlendirilmesi gerektiğini, diğer yandan rekabet yasağının ihlali sebebiyle uğranılan zararın kapsamına olumlu ve olumsuz zararlar da girdiğini,
Hukuki niteliği uzman görüşü olan bağımsız denetim firması KPMG'den alınan raporun hükme esas alınmaması hatalı olduğunu, istinafa konu yerel mahkeme kararında bağımsız denetim firması KPMG'den alınan raporun sadece .... A.Ş. tarafından sunulan belgelere göre sınırlı bir alanda inceleme yapılması ve raporda hizmetin doğasının danışmanlık olduğu, denetim görüşü vermenin amaçlanmadığı ve standart denetim prosedürlerinin uygulanmadığının belirtilmesi nedeniyle itibar edilmediği açıklandığını, ancak söz konusu raporun gerekçede bahsedilenin aksine yerel mahkemece alınan bilirkişi raporundan daha kapsamlı bir araştırma neticesinde düzenlendiğini, yerel mahkemenin uzman görüşü niteliğindeki KPMG raporunu hükme esas almama gerekçesi isabetsiz olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 626. madde uyarınca özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ve haksız rekabetten kaynaklı tazminat talebine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı ve davalının ortağı olduğu ...Ltd. Şti'nin ticaret sicil gazetesinin 07/09/2007 tarih, 6890 sayılı nüshasının 273.sayfasında yayımlanan Eskişehir 2. Noterliği'nin 28/06/2007 tarih, ... yevmiye numarası ile onaylanan şirket ana sözleşmesi ile kurulduğu, kurucu ortaklarının davacı ... davalı ... ve dava dışı ... olup, üç yıl için şirket müdürlüğüne ..., ... ve ...'in seçilerek, müştereken atacakları imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıkları, devam eden yıllarda da tüm ortakların müştereken atılacak imzalar ile şirketin temsil edileceğine ilişkin kararlar alındığı,
21/09/2015 tarih, 8916 sayılı ticaret sicil gazetesinin 79 numaralı sayfasında yayımlanan ilamda ..., ... ve ...'ın müdürlük görevlerinin aksi karar alınıncaya kadar yeniden atanmalarına, şirketi her konuda müştereken atacakları imza ile temsil, ilzama yetkili kılınmalarına, şirket müdürler kurulu başkanlığına ...'nin atanmasına karar verildiği ve Eskişehir 2. Noterliği'nin 21/09/2015 tarih, ... yevmiye numarası ile ..., ...'ın ...'ye vekaletname verdiği,
2019 yılının temmuz ayında dava dışı ...'in kendisine ait hisseleri dava dışı ...'e devrettiği, yetki şeklinin ... ve ...'ın birlikte müştereken temsile yetkili kılındığı,
...Ltd Şti'nin 07/05/2021 tarihli genel kurul kararı ile nevi değiştirme kararı aldığı, alınan karara istinaden şirket unvanının A.Ş olduğu, ilk yönetim kurulu üyesi olarak da üç yıllığına ..., ... ve ...'in seçilip, şirketi birlikte müştereken temsile yetkili kılındığı dosya kapsamında yer alan Ticaret Sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile sabittir.
...Şti'nin dosya kapsamında yer alan sicil kayıtları incelendiğinde; şirketin tek ortaklı limited şirketi olduğu, şirketin tek ortağı ve yetkili temsilcisinin davalı ... olduğu, yine ... Şti'nin dosya kapsamında yer alan sicil kayıtları incelendiğinde; davalı ...'nin şirket ortağı olup, şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındığı ve bahsi geçen her iki şirketin, amaç ve konusunun davacı ve davalının ortak olduğu, ...A.Ş. ile aynı olup, her üç şirketin ambalaj sektöründe yer aldığı görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan 27/06/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; ... ...Şti'nin 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait muhasebe defter ve kayıtlarının uygun şekilde tutulduğunu, şirketin amaç ve konusunun, her türlü oluklu mukavva ve kutu imalatı yapmak, bez, çuval, naylan çuval Jüt ve naylon kanaviçe ile her türlü ambalaj malzemesinin üretimini yapmak, alım satım ve pazarlamasını yapmak, her çeşit kağıt, karton mukavva Alimünyum Folya ile bunların alımı satımı ihracı, her çeşit ambalaj atıkları, hurda kağıt ve bilumum hurda çeşitlerini satın almak, ayırmak, tasnif etmek, paketlemek, değerlendirmek, toptan ve perakende satışını yapmak olarak belirlendiği, ortaklarının ..., ..., ... olduğunu, müdürünün ... olduğunu, şirketi temsil yetkisinin bu 3 kişide olduğunu, ortaklardan ...'un payını ...'e devrettiğini, ...Şti'nin 29/11/2013 tarihinde kurulduğunu, şirketin amaç ve konusunun her türlü oluklu mukavva ve kufu imalatı yapmak, bez, çuval, naylon çuval jüt ve naylan kanaviçe ile her türlü ambalaj malzemesinin üretimini yapmak, alım satım ve pazarlamasını yapmak, her çeşit kağıt, karton mukavva ve alimünyum folyo ile bunların ham maddelerinin alımı satımı ithal ve ihracı her çeşit ambalaj atıkları, hurda kağıt ve bilumum hurda çeşitlerini satın almak, ayırmak, tasnif etmek, paketlemek, değerlendirmek, toptan ve perakende satışını yapmak, her türlü oluklu mukavva karton ve kağıttan baskılı, baskısız kutu seperatör ya da diğer ambalaj ürünlerini imal etmek, alım satım pazarlamasını yapmak olduğunu, şirketin tek ortağının ... olduğunu, ...Şti.'nin 11/09/2019 tarihinde kurulduğunu, şirketin amaç ve konusunun, her türlü ambalaj malzemelerini üretecek tesisler kurmak işletmek her türlü çuval, karton, oluklu mukavva, plastik torba ve buna benzer her türlü ambalaj malzemesi çeşitlerini üretecek tesisler kurmak üretmek pazarlama toptan perakende , alım satımmını, ithalat ve ihracatını yapmak, ipek ve çelik telli plastik hortum ve her türlü plastik ürün imal edecek tesisler kurmak, ter türlü karbon kağıttan imal edilecek kutu, poşet, torba, alimünyum folyo, teneke, cam, ahşap imal edecek fabrikalar kurmak ve işletmek alım satımını, ithalat ihracatını yapmak, plastik kağıt, karton vs, maddelerden baslalı baskısız ambalaj malzemeleri imali, alım satımını pazarlamasını yapmak, her türlü kağıttan mamul mukavva, oluklu mukavva, ambalaj kulusu, malzemesi, mukavva kutu imaları ve bunların hurdalarının alımı, satımı, ithalat ve ihracatımı yapmak olduğunu, şirketin yetkilisinin ... olduğunu, şirketin 2018 ve 2019 yıllarında brüt kar ve satışlarının artış gösterdiğini, 2020 yılında coronavirüs dış etkenler vb. etkilerle satış ve siparişlerin ciddi oranda azaldığını, bu durum dikkate alındığında kar marjı oranlarının da küçükte olsa düşüş eğilimi gösterdiğini, bu karlılık oranlarının piyasa şartlarıyla uyumlu olduğunu, şirketin 2021 yılı ve öncesindeki genel yönetim giderleri oranının istikrarlı gözüktüğünü, genel yönetim giderlerinin net satışlara oranının önceki yıllara benzer şekilde olduğunu, davalı ...'nin dava dışı ... A. Ş.'nin müdürü olduğu dönemde, şirketin genellikle karlı olduğunu ancak şirkete ait araç ve makinaların bir kısımının satış tarihleri itibari ile piyasa şartlarıyla uyumlu olmadığını, toplam 106.605,00 TL düşük bedelle satıldığını tespit etmişlerdir.
Davacı tarafça, davalı ile ortak oldukları şirket ile haksız rekabet edecek şekilde davalının iki ayrı şirketi kurup, yetkilisi sıfatıyla hareket ettiğini, davacının ortağı olduğu ... şirketinin müşteri portföyü davalı tarafça müdürü olduğu diğer şirketlere kaydırıldığını ve bu suretle davacının ortağı olduğu şirketin zarara uğramasına sebebiyet verildiğini bildirerek eldeki davanın açıldığı, mahkemece davalının ortağı ve yetkilisi olduğu şirketlerin tarafların ve ortağı olduğu şirketler ile haksız rekabet teşkil edecek şekilde aynı sektörde faaliyet göstermesi nedeniyle davalının rekabet yasağını ihlal ettiği kabul edilse bile rekabet yasağı gereği tarafların ortak olduğu şirketin zarara uğradığının davacı tarafça ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verildiği ve davacı tarafça istinafa gelindiği görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın "Duruşma yapılmadan verilecek kararlar" başlıklı 353/(1)-a.6.maddesinde de (Değişik: 22/7/2020-7251/35 md.) Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlenmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre tarafların ortak olduğu şirket ile davalının ortak ve aynı zamanda yetkilisi olduğu ...Şti ve ... Şti'nin aynı alanda faaliyet gösterdikleri, yine davacının ortağı olduğu şirketten davalının ortağı ve yetkilisi olduğu toptan mal satışının olduğu, davacı tarafça da , davacının ortağı olduğu ... şirketinin müşteri portföyünün davalı tarafça müdürü olduğu diğer şirketlere kaydırıldığı ve ... şirketinden , davalının kurucusu ve şirket müdürü olduğu şirketlere gerçek piyasa değerinden düşük bedellerle mal satılması suretiyle davacının ortağı olduğu şirketin zarara uğramasına sebebiyet verildiğinin iddia edildiği,
Mahkemece sadece davacı ve davalının ortak olduğu, ... A.Ş.'nin defter ve kayıtları incelenmek suretiyle yukarıda yazılı olduğu şekilde alınan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiği,
Tarafların ortak olduğu şirketten davalının kurucusu ve yöneticisi olduğu aynı alanda faaliyet gösteren şirket kayıtları üzerinde her hangi bir inceleme yapılmadığı,
Oysa ki davacının tarafların ortak olduğu şirketin portföyünün davalı tarafça kendi şirketlerine aktarıldığı, yine öncelikle kendi şirketine piyasa rayiç değerinin altında mal satışı yapılıp, kendi şirketi tarafından üçüncü şirketlere daha yüksek bedellerle satışın gerçekleştirildiği iddiası karşısında , mahkemece davalının şirket müdürü olduğu şirketle aynı alanda faaliyet gösteren bahsi geçen ...Şti ve ... Şti'nin diğer üçüncü kişilerle yaptıkları ticari iş ve işlemlerin de incelenmesi suretiyle bilirkişi raporunda belirli olduğu üzere tarafların ortak olduğu ... şirketinden davalının yetkilisi olduğu ...Şti ve ... Şti'lere satışı yapılan malların bahsi geçen şirketler tarafından üçüncü kişi konumundaki şirketlere hangi fiyatla satıldığının, bahsi geçen şirketlerin tarafların ortak olduğu şirketin müşteri portföyünü kullanıp kullanılmadığı eylemlerinin tespiti halinde ... A.Ş.'nin zararı bulunup bulunmadığı varsa tutarı, davacı tarafın istediği tazminatın nevine göre zararın tespiti hususlarının denetime elverişli olarak belirlenmesi gerekir iken, davalının yetkili temsilcisi olduğu aynı iş kolunda faaliyet gösteren bahsi geçen şirket kayıtlarında inceleme yapılmamış olması eksik inceleme olduğu gibi mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da dava dışı şirkete ait araçların satış tarihindeki piyasa rayiç değerlerinin denetime elverişli olarak da belirlenmediği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2- Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2022 tarih 2021/611 Esas 2022/681 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
14/05/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -..