T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1851 Esas - 2025/470 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1851
KARAR NO : 2025/470
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/06/2022
NUMARASI : 2020/483 Esas 2022/528 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 10/08/2020
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik verilen karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; 12/04/2013 tarihinde davalı bankadan 80.000-TL tutarlı kredi kullanarak bunun 60.000-TL'sini geri ödediğini, kalan 20.000-TL'sini ise, 21/12/2005 tarihinde davalı banka çalışanı ...'e arkadaşı vasıtasıyla verdiğini, ...'in sistemin arızalı olması nedeniyle makbuz veya dekont veremeyeceğini daha sonra getireceğini söylediği halde belge vermediğini, daha sonra bankaya gittiğinde borcunun kapanmayarak ... hakkında banka müfettişlerinin soruşturma başlattığını öğrendiğini, ...'in parayı teslim aldığına dair beyanını içeren bir belgeyi istemi ile imzalayıp kendisine verdiğini, ancak bu şahsın dolandırıcılık nedeniyle tutuklanması üzerine banka tarafından, yaptığı ödeme kabul edilmeyerek bakiye borcu 20.000-TL'yi bu kez işlemiş faiziyle tekrar bankaya yatırmak zorunda kaldığını, mükerrer alınan ödemenin iadesi için davalılar aleyhine Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9428 esas sırasında icra takibi başlattığını, davalıların süresinde itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalıların vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı banka; ... hakkında yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen raporda, davacının kullandığı kredi nedeniyle ...'e yapıldığını iddia ettiği ödemenin yer almadığını, ... aleyhinde açılan ve kesinleşen Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/57 esas ve 2013/387 karar sayılı dosyasında da davacının iddia ettiği ödemenin yer almadığını, davacıdan paranın teslim alındığına dair imzalanan belgenin delil niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...'in usulüne uygun davetiye tebliğine karşın cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmış, 23/06/2022 tarihli celseye katılarak; davacıdan para almadığını, ancak davacının beyanında söylediği gibi paranın bankaya getirildiğini, 10.000,00 TL'nin üzerinde olduğu için ...'le ana vezneye gönderdiğini, sonradan işlem yapılıp yapılmadığını bilmediğini, ancak ... ile parayı getiren şahsın yanına döndüklerinde sistemsel sıkıntı olup makbuzu sonra vereceğini ...'in söylediğini, makbuz verilip verilmediğini, ya da paranın ana vezneye yatırılıp yatırılmadığını bilmediğini belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/64 Esas ve 2019/415 karar sayılı ilamında ki tanık beyanları, müfettiş raporları, banka kayıtları dikkate alındığında davalı ... tarafından paranın zimmetine geçirildiğine dair bir delilin ortaya konulamadığı, ayrıca davacı tarafça paranın ... tarafından alındığına dair yazı verildiği belirtilmişse de bu belgenin yapılan incelemesinde sadece paranın bankaya getirilmesine ilişkin olduğu, davalı ... veya banka görevlileri tarafından alındığının ispatı olmadığı, bu hususta davalının mahkemede beyanının alındığı, ceza davasında da davalı ...'in alınan beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacı tarafça paranın ... tarafından alındığının ispat edilemediği, davalı banka yönünden ise, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/64 Esas ve 2019/415 Karar, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/57 Esas ve 2013/387 Karar sayılı dosyalarında davacı tarafından yatırıldığı iddia edilen paranın banka kayıtları ve müfettiş raporlarında tespit edilemediği, paranın banka kayıtlarına alındığının davacı tarafça başkaca bir delille de ispatlanamadığı, bu nedenle davalı bankanın da sorumlu olmadığı gerekçesiyle; " davacının davasının reddine " dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankadan kullanılan krediye ilişkin bakiye borç tutarı olan 20 bin TL'nin yerine arkadaşı tarafından gönderilmesi ile banka çalışanı davalı ... tarafından teslim alındığını, ancak sistem arızası bahanesiyle o an makbuz vs. verilmeyerek daha sonra verileceğinin söylendiğini, akabinde davalı ... 'in bir çok kişiye karşı dolandırıcılık eylemi gerçekleştirdiğinden bahisle tutuklandığının öğrenildiğini, isteği üzerine kendisine yazılı belge verdiğini, parayı aldığını inkar etmeyerek tevil yollu ikrarda bulunduğunu, davanın kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, alacağın tahsiline ilişkin başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili davasıdır.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı; 21/12/2005 tarihinde, kullandığı tarımsal krediye ait bakiye 20.000-TL tutarlı borcunun, istemi üzerine arkadaşı olan ... tarafından, çalışanı ... aracılığıyla yapılan ödemesinin, davalı bankanın çalışanı davalı ... tarafından zimmetine geçirilerek banka kayıtlarına alınmadığını, bu tutarı faiziyle tekrar ödemek zorunda bırakıldığını, kredi borcunun ilgili serviste sorumlu banka çalışanına teslim edilmesi nedeniyle davalı bankanın da adam çalıştıranın sorumluluğu gereği sorumlu olduğunu, kendisinden alınarak kayıtlara geçirilmeyen 20.000-TL'lik ilk ödemesinin faiziyle iadesi için davalılar hakkında icra takibi başlattığını, davalıların, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9428 esas sırasındaki takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalıların vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı Banka; hem ceza dosyasında hem müfettiş raporlarında 20.000-TL tutarlı bir ödeme kaydının tespit edilemediğini, davalı ...'in de parayı aldığını kabul etmediğini, ... tarafından verilen yazının davalı bankanın sorumluluğunu doğurmayacağını, Davalı ...; paranın kendisine teslim edilmediğini savunarak ayrı ayrı davanın reddini dilemişler, Mahkemece; ispatlanamayan davanın reddine yönelik karar verilmiş, iş bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının 2003 yılında kullandığı Tarımsal Hayvancılık Kredisi nedeniyle bakiye kredi borcu tutarı olan 20.000-TL’yi kredi borcunun kapatılması amacıyla arkadaşının çalışanı aracılığı ile davalı ... Bankası çalışanı ve ilgili servis sorumlusu diğer davalı ...'e 21/12/2005 tarihinde teslim edip etmediği, söz konusu ödemenin davalı banka kayıtlarına girip girmediği, kayıtlar üzerinde usulsüzlük yapılıp yapılmadığı, ödeme kayıtlara alınmamışsa davalı bankanın, adam çalıştıranın sorumluluğu gereği sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/9428 esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklının ..., borçluların T.C. ... Bankası A.Ş., ..., takip tarihinin 15/08/2019 olduğu, takipte, 20.000-TL asıl alacak, 46.557,67-TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 66.557,67-TL alacağın, avans faiziyle tahsilinin istenildiği, borçluların süresinde borca itirazları ile takibin durduğu, işbu davanın yasal süresinde açılmış olduğu görülmüştür.
Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/57 Esas ve 2013/387 Karar sayılı ceza yargılaması kapsamında; dosyamız davacısı dışında 12 farklı müşteki tarafından yapılan şikayetler üzerine, davalı banka görevlileri sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında, atılı, zimmet, sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda mahkemece; ... ve ...'in zimmet suçundan ayrı ayrı Beraatlerine, Eskişehir 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/12/2010 tarih ve 2010/337 Esas, 2010/980 sayılı kararı ile birleştirilen dava ile sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında özel belgede sahtecilik suçundan açılan davanın, suç tarihi göz önünde bulundurularak 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, ...'in sübut bulan "görevi ihmal" suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK.nun 257/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimine göre takdiren ve takdiri indirim sonrası neticeten yedi ay onbeş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, Sanık ...'in basit zimmet suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan 5411 sayılı kanunun 160/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimine ve önemine göre takdiren ve teşdiden, neticeten on yıl hapis ve 50.000 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca banka zararı olan 710.842,45 TL'nin sanık tarafından tazminine ilişkin karar verilmiş olduğu, bu kararın davamıza konu eylemi içermediği ancak benzer eylemleri içerdiği görülmüştür.
Davalı ... hakkında, davacının şikayeti üzerine, iş bu dava konusu eylem ile ilgili başlatılan soruşturma sonucu Eskişehir CBS'nin 21/05/2015 tarih ve 2015/777 sayılı iddianamesi ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/64 Esas ve 2019/415 karar sayılı ilamı ile " sanığın savunmalarının aksini kanıtlayacak şekilde parayı sanığın zimmetine geçirdiğine dair dosya kapsamında herhangi bir belge ve belge bulunmadığı anlaşılmakla; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın söz konusu parayı alarak zimmetine geçirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın üzerine atılı müsnet suçtan Beraatine " ilişkin karar verildiği ve bu kararın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19/03/2021tarihli, 2020/818 Esas 2021/432 Karar sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verilmesi ile kesinleşmiş olduğu görülmüş, bir başka ifadeyle; davalı ... hakkında ceza hukukunun temel prensiplerinden olan " şüpheden sanık yararlanır ilkesi " uyarınca beraat kararı verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Hemen belirtmek gerekirse TBK'nın 74. (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) maddesinde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2016/6661E., 2018/2380 K. Sayılı ilamında da işaret edildiği üzere, ceza hakiminin kesin nitelikteki hükmü hukuk hakimini bağlar, ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular hukuk mahkemesi yönünden de bağlayıcı olacaktır. O halde şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca verilmiş iş bu kararın hukuk yargılamasında hukuk hakimi yönünden bağlayıcı bir niteliği bulunmadığı, belirlenen maddi olgular göz önünde bulundurularak delillerin serbestçe değerlendirilebileceği Dairemizce takdir edilmiştir.
Dosya kapsamında ve ceza soruşturması kapsamında mevcut 26/01/2016 tarihli müfettiş tarafından düzenlenen muhakkik raporunda; davalı ...'in alınan beyanında ''... Bankası Eskişehir Şubesi'nde tarımsal krediler servisinde görevli olduğunu, söz konusu gün ...'nin elemanının 20.000 TL'yi getirdiğini, parayı ana vezneye gönderdiklerini, vezneden makbuzun geldiğini ve makbuzu servisten hatırlamadığı birine verdiğini, paranın hesaba yatmış olması gerektiğini ancak yatmadığını'' beyan ettiğinin anlaşıldığı, aynı olaya ilişkin tarımsal krediler servisinde görevli ...'in muhakkik raporunda geçen beyanında ''söz konusu gün ...'nin bir elemanının parayı getirdiğini hatırladığını, başkaca bilgisinin olmadığını'' beyan ettiğinin anlaşıldığı, T.C. ... Bankası Teftiş Kurulu'nun 14/04/2016 tarihli kanuni soruşturma raporunun 16. Sayfasında soruşturma işlemine konu bölümün bulunduğu kısımda; ''39992198 hesap numaralı tarımsal kredisi müşterisi ...'nın kefili ... 16/01/2006 tarihli dilekçesinde, ...'nın kefili olması nedeniyle, kredi borcuna karşılık yatırdığı miktarlar içerisinde 21/12/2005 tarihinde yatırdığı 20.000 YTL'yi şube bilgisayarlarının arızalı olması nedeniyle ...'e elden teslim ettiğini ancak mezkur meblağın ...'nın hesabına yatırılmadığını öğrendiğini, ... söz konusu gün ...'nin bir elemanının 20.000 YTL getirdiğini, parayı ana vezneye gönderdiklerini, vezneden makbuz geldi ve makbuzu servisten hatırlamadığı birine verdiğini, hesaba paranın yatmış olması gerektiğini, ... ise ...'nin bir elemanının söz konusu gün para getirdiğini hatırladığını belirttikleri, Ancak, banka kayıtlarında 21/12/2005 tarihinde bu tür bir işlemin yer almadığı, dolayısıyla ...'nin iddiası hakkında yapılabilecek bir işlemin bulunmadığı'' şeklinde belirtildiği görülmektedir. O halde davacı adına arkadaşı olan ... isimli kişinin, çalışanı ( ...) aracılığı ile 20.000-TL tutarlı bakiye kredi borcu ödemesini davalı bankaya gönderdiği, bu tutarın ilgili servis çalışanları tarafından elden alındığı, beyanlarda makbuzun geldiğinden söz edildiği, ancak parayı getiren kişiye verilmiş bir makbuz bulunmadığı, söz konusu tutarın banka görevlilerine teslim edildiğinin ve davalı bankanın adam çalıştıranın sorumluluğu ilkesi kapsamında sorumlu bulunduğunun kabulü gerekir.
Davalı ...'in beyanlarında geçen davacı ...'ya daha sonradan verdiği ve kendisinin yazarak imzaladığı çekişmesiz olan adi yazılı belge içeriğinin; "2005 tarihinde ayını ve gününü hatırlamadığım bir zamanda ... Bankası Eskişehir Şubesi'nde tarımsal kredilerde yönetici olarak çalıştığım sırada, ... isimli üreticiye kullandırılmış olan tarımsal kredi borcunun 20.000 TL sini, ...(nin yanında çalıştığını ve ... Bankası Eskişehir bölge Baykanlığı personeli ...'ın kayınpederi olduğunu bildiğim fakat ismini hatırlamadığım kişi tarımsal krediler servisine getirdi. Paranın miktarı mevzuat gereği 10.000 TL üzeri olduğu için ve serviste ..., ... ve ...'a ait vezneler almadığı için, servis görevlisi ... ile ilgili şahıs, parayı zemin katta olan ana vezneye götürüp yatırdılar. Daha sonra tarihini hatırlamadığım zamanda, şahsıma isnat edilen suçtan dolayı soruşturma geçirdiğim sırada paranın yatırılmadığını öğrendim. Bu konuyla ilgili, müfettiş ...'e de aynı şekilde ifade verdim. İlgili kişiler, yetkili vezneye görevlileri ve kayıtları incelendiğinde gerçek durum ortaya çıkacaktır. Bu beyanımı doğruluğunu onaylıyorum.25/07/2011 ...'' şeklinde olduğu, yine ceza yargılaması sırasında ... isimli şahsın tanık olarak alınan beyanlarında aradan uzun süre geçtiği için sanığın iddia ettiği hususu tam olarak hatırlayamadığını beyan ettiği, davalı ...'in savunmalarının tanık ... tarafından doğrulanmadığı görülmektedir. Bu beyanlar kapsamından da söz konusu tutarın banka görevlilerine teslim edildiği, vezneye yatırıldığının belirtilmesine karşın banka kayıtlarına geçirilmemiş olduğu ki banka müfettiş soruşturması kapsamıyla da kayıtlarda böyle bir paranın bulunmadığının açıkça tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Ceza soruşturması ve yargılaması aşamasında, dosyamız davacısı adına söz konusu kredi ödemesini gönderdiği çekişmesiz olan ...'nin, tanık olarak alınan beyanlarında ''...'nın 20.000-TL kredi borcunu ödemek için kendisine yardımcı olduğunu, bu parayı şirketinin çalışanı olan ...'a yatırması için verdiğini, ...'ın hayvan kredilerini yatıran bölümün sorumlusu olan ... beye gittiğini, ...'in de şu an sistem olmadığını, 17:00 gibi gel ve makbuzunu al şeklinde ...'ya söylediğini, bunları kendisine ...'nın söylediğini, söz konusu gün akşam 17:00 sıralarında ...'in kendisine telefon açarak kredi borcunun yattığını, makbuzun kendisinde olduğunu ve ertesi gün bırakacağını söylediğini, ertesi gün ...'in başkalarının da hesabını bu şekilde boşalttığını duyduğunu, daha sonra zamanında paranın yatırıldığını ve ...'ten şikayetçi olduğunu banka müfettişlerine bildirdiğini, ...'ın ise 3 yıl önce vefat ettiğini'' beyan ettiğinin anlaşıldığı, tanığın aşamalardaki beyanlarında çelişki bulunmadığı gibi davalı ... ile yaptığı telefon görüşmesine bizzat tanıklık etmiş olduğu, bu ifade kapsamına göre, davalı ...'in, söz konusu kredi borcunun yattığını belirtip makbuzun kendisinde olduğunu açıkça kabul etmiş olması dikkate alındığında, bu tutarın davalı ... uhdesinde bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca somut dosya kapsamı, ceza yargılamaları kapsamı, banka müfettiş raporu kapsamı ile tanık beyanları kapsamı, söz konusu kredi ödeme tutarının, davalı banka kayıtlarına usulsüz bir takım işlemlerle hiç girmemiş olduğunun anlaşılması da göz önünde bulundurulduğunda; tanık ...'nin anlatımlarında, davacıya ait 20.000-TL kredi borcunu ödemek için çalışanı ...'ın hayvan kredilerini yatıran bölümün sorumlusu olan ... beye gittiği, ...'in şu an sistem olmadığını, 17:00 gibi gel ve makbuzunu al şeklinde ...'ya söylediği, bunları kendisine ...'nın aktardığı, akabinde söz konusu gün akşam 17:00 sıralarında ...'in kendisine telefon açarak kredi borcunun yattığı, makbuzun kendisinde olduğu ve ertesi gün bırakacağını söylediğini, ifade etmiş olması dikkate alındığında, söz konusu tutarın davalı ... tarafından alındığının ve bu davalı yed'inde bulunduğunun kabulü gerekirken ve davalı bankanın da alınan ifadeler kapsamıyla yukarıda açıklandığı üzere ve incelenen ceza yargılamaları kapsamında tespit edilen maddi olgulara göre sorumlu olduğunun kabulü gerekirken mahkemece, davalı ... yönünden iddiaların sübuta ermediği, parayı teslim aldığını kabul etmediği ve bunun aksinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, yine davalı banka yönünden, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/64 E.,2019/415 K, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/57 E., 2013/387 K sayılı dosyalarında davacı tarafından yatırıldığı iddia edilen paranın banka kayıtları ve müfettiş raporlarında tespit edilemediği gerekçesine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki açıklanan bu yanlışlıklar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacının davasının kısmen kabulüne, davalıların, söz konusu takibe vaki itirazlarının iptali ile takibin; 20.000-TL asıl alacak ile ( paranın tevdi edildiği 21/12/2005 ile takip başlangıcı 15/08/2019 tarih aralığında işlemiş) 46.520,27-TL işlemiş avans faizi toplamı 66.520,27-TL alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmakla davalılar aleyhine icra inkar tazminatı takdirine yönelik karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarih ve 020/483 Esas 2022/528 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile
Davalıların, Eskişehir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/9428 Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazlarının İPTALİ ile,
3-Takibin, 20.000-TL asıl alacak ile 46.520,27-TL işlemiş avans faizi toplamı 66.520,27-TL alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
Asıl alacağa takip tarihinden geçerli olmak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
4- Hükmedilen tutar olan 66.520,27 TL'nin % 20'si oranında hesaplanan 13.304,05-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 4.544-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.068,81-TL harcı ile icra dosyasına yatırılan. 332,79-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.142,40-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 1.068,81-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 332,79-TL harç toplamı 1.456-TL'nin, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan posta ve davetiye gideri olmak üzere toplam 269,50-TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre 218,30-TL'sinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılarca yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin olunan ve daha az olamayacağından, 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davanın reddedilen kısmı yönünden, kendisini vekille temsil ettiren davalı T.C. ... Bankası lehine, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin olunan ve daha fazla olamayacağından 37,40-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
11-Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
B)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim gideri 105,50-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 326,20-TL'nin, kabul/ ret oranına göre 264,22-TL'sinin, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 08/05/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-