T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1904 Esas - 2025/476 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1904
KARAR NO : 2025/476
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2022
NUMARASI : 2021/40 Esas 2022/611 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 20/01/2021
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; ... Şubesi tarafından 16/01/2017, 09/05/2017, 24/08/2017, 08/10/2018 ve 29/04/2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden ... Yazılım Danışmanlık A.Ş.'ye ticari kredi kullandırıldığını, anılan kredi sözleşmelerinde ..., ... ve ...'in müteselsil kefil olarak imzası bulunduğunu, kredi hesabının 04/09/2020 tarihinde kat edildiğini, borçlu şirket ve kefillerine kredi alacağının ödenmesini teminen Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih 24409 yevmiye no'lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, borçların ödenmemesi üzerine 14/09/2020 tarihinde Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8625 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlular aleyhine başkaca alacaklılar tarafından da icra takibi başlatıldığından, hak ve alacaklarına haciz konulması istemi ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/152 D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulması ile 14/09/2020 tarihinde borçluların hak ve alacaklarına haciz konulmasına karar verilerek kararın işleme konulduğunu, davalı kefillerin, 17/09/2020 tarihinde davaya, borca ve ferilerine itiraz etmesi ile takibin durdurulduğunu belirterek davalılar tarafından Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8625 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar; davanın haksız olup esasen ve görev, yetki, husumet ve zamanaşımı bakımından yerinde olmadığını, icra takibinin yetkisiz Ankara İcra Müdürlüklerinde başlatıldığını, ... açısından yetki itirazında bulunulduğunu, ...’in evli olup kefaletine dair eş rızası bulunmadığını, kefalet sözleşmesinde, kefilin sorumlu olacağı azami miktar gösterilmediğinden kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalıların, kefalet sözleşmesinde müteselsil kefil olduğuna dair kendi el yazısı ile bir kayıt düşmediğini, kefillerin, sözleşmede gayri nakdi alacaktan sorumlu tutulabileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığını, ayrıca teminat mektubuna dair riskin gerçekleşmeyeceğini, genel kredi sözleşmesinde, çek yaprakları nedeniyle depo talebinin müteselsil kefilleri de kapsayıp kapsamayacağı hususunda açık bir hüküm bulunmadığından 12 adet çek yaprağından kaynaklanan 26.700-TL ile birlikte 470.000-TL'lik teminat mektubundan kaynaklanan toplam 496.700-TL'lik gayri nakdi bedelin depo edilmesinden de sorumlu tutulamayacağını, temerrüt tarihinin yanlış hesaplandığını, işbu davaya konu icra takibi dışında davacı yanın, davalılara karşı, Ankara Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2020/1574 E. Sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla da takibe geçmiş olup ne bu takipte ne de davaya konu Ankara 14. İcra Dairesi'nin 2020/8625 esas sayılı takibinde tahsilde tekerrür olmamak kaydı geçirilmeyerek mükerrer ödeme tehdidi altında kaldıklarını, takipte "takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa işleyecek %19,50 faizi" ibaresinden de asıl alacağın ne kadar olduğunun anlaşılmadığı gibi işleyecek faizin türünün ne olduğu, günlük-aylık-yıllık olmak üzere hangi periotlarla işleyeceğinin belirsiz olduğunu, talep edilen %19,5 'luk faizin günlük-aylık-yıllık olmak üzere hangi periotlarla işleyeceği belli olmadığı gibi oranının fahiş olduğunu, ayrıca faizin türünün belirsiz olup ticari temerrüt faizi mi avans faizi mi yasal faiz mi akdi faiz mi gecikme faizi mi olduğu bilinmediğinden, yine ödeme emrinde bulunan "faiz oranlarının artması halinde artan oranın uygulanması talebi" ibaresinin de belirsizlik taşıdığını, hangi faiz türünde artan oranın uygulanacağının belirgin olmadığını, dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere davacı bankanın, krediye uyguladığı faiz oranında tek taraflı güncelleme yaptığını, işbu güncellemeyi de davalılara tebliğ etmediğini, kredi sözleşmesinin borçlusu ... Yazılım Danışmanlık Anonim Şirketi tarafından verilen rehin, asıl borçlunun borcu dışında kefalet borcunu da teminat altına aldığından alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçmesi gerekirken doğrudan ilamsız takibe geçilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, davacı bankanın, davalılar tarafından verilen ipotekleri de paraya çevirmeden ilamsız takibe geçmesinin kötü niyetli olduğunu, borca yeter miktarda birçok ipotek ve rehin bulunurken ayrıca ihtiyati haciz kararı ve buna binaen girişilen icra takibinde yapılan hacizlerin de taşkın haciz niteliğinde olduğunu, 47 sayfalık sözleşmenin ilk sayfası hariç hiçbir sayfasının davalı kefillerce görülmediği, okunmadığı ve imzalanmadığını, dolayısıyla da haksız şart içeren hükümlerin kabul edilmediğini, davalı kefillere gönderilen ihtarname içeriğinde sorumlu gösterildikleri 15.974.755,68-TL'lik yüksek borç miktarını ödemeleri için yalnızca 1 (BİR) günlük süre tanındığını, işbu sürenin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, davalılara ödeme imkanı tanınmadığını, asıl borçlu ... Yazılım Danışmanlık A.Ş. şirketinin devredildiği tarih olan 02/09/2020 tarihine yani kredinin kat edilmesinden 6 gün öncesine kadar tüm taksitlerini zamanında ödediğini, davacının dürüstlük ilkesine aykırı davrandığın, yine gönderilen ihtarnamede, GKS'ne ilişkin kullandırılan kredi ve bu krediye ilişkin ödeme bilgilerinin, vadeleri açıklanmamış olup savunma haklarının kısıtlandığını, icra takibine konu kredi alacağının hangi genel kredi sözleşmesinden kullandırıldığının tespit edilebilmesinin imkanı bulunmadığından ve dava konusu icra takibinden gönderilen ödeme emrindeki borcun sebebi kısmında 14/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi yazıyor olduğundan, oysa ki bu tarihli bir sözleşmenin bulunmadığı gibi asıl borçlu ... Yazılım Danışmanlık A.Ş. ile davacı banka arasında başkaca kredi sözleşmelerinin de bulunması gözetildiğinde icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğunu, dava dilekçesinde de birden çok farklı tarihli kredi sözleşmesinin delil olarak gösterildiğini, kefil olarak sorumluluğun hangi sözleşmeden kaynaklandığının belirsiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı bankanın, dava dışı şirkete kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefiller aleyhine hem ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile hem de genel haciz yolu ile takip başlattığı, kefillerin kefaletlerinden dolayı ipotek verildiği ispat olunamadığından davacı bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlattığı takip sonuçlanmadan genel haciz yolu ile takip başlatabileceği, yapılan takibin bu yönüyle usulüne olup kefaletlerin geçerli olduğu, takip tarihinden önce davalıların temerrüdünün oluşmadığı, davalı kefiller hakkında sözleşmede açık hüküm bulunmadığından çek sorumluluk tutarı ile ilgili depo talep edilemeyeceği, davadan sonra nakde çevrilen teminat mektubu tutarından davalı kefillerin sorumlu olduğu, ödeme tarihinden itibaren faizi ile birlikte davacı bankanın talep edebileceği, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yargılama esnasında tahsilat yapılmış ise de bunun infaz aşamasında nazara alınması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın sözleşme ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; " nakdi alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, kullanılan kredilerden kaynaklı 15.175.768,08- TL asıl alacak, 308.537,01-TL faiz, 15.426,86-TL BSMV olmak üzere toplam 15.499.731,95-TL'ye davalıların yapmış oldukları itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar istinaf dilekçesinde özetle; adli yardım talebinde bulunduklarını, bilirkişi rapor ve ek raporuna itirazlarının karşılanmadığını, raporun hükme elverişli olmadığını, itirazın iptali davasına konu icra takibiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibin tahsilde tekerrür kaydı olmaksızın başlatıldığını, mükerrer ödeme tehdidi altında bırakıldığını, faize faiz işletildiğini, talep edilen faizin türünün, hangi periyotlarla istendiğinin belli olmadığını, depo kararı verilmesinin hatalı olduğunu. Kefaletlerin geçerli olmadığını, takip talebinde ve ödeme emrinde borcun sebebi olarak taraflar arasında mevcut olmayan bir sözleşmenin gösterilmiş olduğunu, dava konusu takibin takip talebi ile ödeme emri üzerinde asıl borçlu şirket ile banka arasında imzalanan ve kefillerinde imzalarının bulunduğu 2017 ve 2018 tarihli üç adet sözleşmenin belirtilmemiş olduğunu, kefalete yönelik ve takibe yönelik itirazlarının kararda karşılanmadığını, taraflarına gönderilen ödeme emrinde borcun sebebi kısmında ve takip talebinde borcun sebebi kısmında " 14/09/2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri, Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih 24412 yevmiye nolu muacceliyet 15.605.462,04-TL" yazılı olduğunu, ancak kefil sıfatıyla imzaladıkları böyle bir sözleşme bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, bir an için borcun sebebi olarak gösterilen GKS'nin 2020 tarihli sözleşme olduğu kabul edilse bile davacı tarafından, borcun sebebi olarak gösterilmeyen ve bilirkişi incelemesine konu edilen 09/05/2017, 24/05/2017 ve 08/10/2018 tarihli GKS'nin iş bu davanın konusu edilemeyeceğini, takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğunu, itirazın iptali davalarında alacaklının, takipte dayanılmayan belgeler dışındaki belgelere dayanamayacağını, davacının, cevaba cevap dilekçesinde, dava konusu takibe dayanak GKS'lerin 27/06/2016 ve 30/12/2016 tarihli sözleşmeler olduğunu belirttiğini, ancak ne takip talebinde ne de ödeme emrinde bu sözleşmelerin borcu sebebi olarak gösterilmediğini, takipte dayanılmayan başka belgelere iş bu davada dayanılamayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere lehe takdir edilen maktu vekalet ücretinin hatalı olduğunu, reddolan tutar üzerinden nispi ücret takdiri gerektiğini, icra inkar tazminatı takdirinin hatalı olduğunu, yargılamanın bir alacak davası gibi yürütülüp sonuçlandırıldığını, davacı tarafın, takipteki usulsüzlüklere itirazlarına rağmen davasını ıslah etmediğini, bu nedenle takip nedeniyle aleyhlerine icra inkar ve vekalet ücretlerinden kaynaklanan haksız 3,5 milyon tutarlı bir borç daha çıktığını, öncelikle takip hukuku yönünden usuli ve şekli bir inceleme yapılmasını talep etmişlerdir.
Dairemizce; mevcut deliller itibariyle davalıların adli yardım talepleri yerinde bulunup 06/10/2021 tarihli ara kararla kabul edilerek istinaf incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, dava dışı asıl borçlu şirketin kullandığı Genel Kredi Sözleşmeleri nedeniyle kefil olan davalılar aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı; ... Bankası A.Ş.’nin ... Şubesi tarafından 16/01/2017, 09/05/2017, 24/08/2017, 08/10/2018 ve 29/04/2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden ... Yazılım Danışmanlık A.Ş'ye ticari kredi kullandırıldığını, anılan kredi sözleşmelerinde ..., ... ve ...'in müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğunu, kredi hesabının 04/09/2020 tarihinde kat edilerek dava dışı asıl borçlu şirket ve davalı kefillerine kredi alacağının ödenmesini teminen Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih 24409 yevmiye no'lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, borçların ödenmemesi üzerine 14/09/2020 tarihinde Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8625 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı kefillerin, 17/09/2020 tarihinde davaya, borca ve ferilerine itiraz etmesi ile takibin durdurulduğunu belirterek davalılar tarafından Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8625 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kefiller ise; kefaletlerin geçersiz olduğunu, faize faiz işletildiğini, faiz türü ve oranının, döneminin belirsiz olduğunu, gayri nakdi alacaklardan sorumlu olmadıklarını, aynı anda başlatılan ipotekli takip nedeniyle tahsilde tekerrür kaydına yer verilmediğini, dava konusu icra takibi nedeniyle gönderilen ödeme emrindeki borcun sebebi kısmında 14/09/2020 tarihli genel kredi sözleşmesi yazmakla birlikte böyle bir sözleşme bulunmadığını, takip hukukuna aykırı talebin inceleme konusu yapıldığını, takipte borcun sebebi olarak gösterilmeyen sözleşmelere dayalı itirazın iptali davasının dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece; bilirkişi rapor ve ek raporuna dayalı olarak " nakdi alacak yönünden davanın kısmen kabulüne, kullanılan kredilerden kaynaklı 15.175.768,08- TL asıl alacak, 308.537,01-TL faiz, 15.426,86-TL BSMV olmak üzere toplam 15.499.731,95-TL'ye davalıların yapmış oldukları itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Hemen belirtmek gerekirse Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatları ile Dairemiz uygulamalarına göre itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olmakla temelini oluşturan icra takibine konu edilmeyen hususlarda inceleme yapılamaz, takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup takipte dayanılmayan başkaca belgelere dayanılamaz(bkz. Yargıtay 19. HD 2013/789 E., 2015/9666 K., 2014/9802 E., 2014/13921 K., 2011/334 E., 2014/2281 K. Sayılı; Dairemizin, 2022/577 E.,2024/542 K., 2021/616 E., 2023/1604 K., 2020/1309 E., 2022/1603 K., 2021/1104 E., 2023/808 K., 2020/14 E., 2022/334 K. vs.).
Dosya kapsamında toplanan delillerden ve takibe dayanak Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8625 Esas sayılı takip dosyasının (yeni Ankara Genel İcra Müdürlüğü 2023/111702 Esas) UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemelerden; davacı alacaklı bankanın, UYAP sistemi üzerinden 14/09/2020 tarihinde, 15:44:39 itibariyle harç ödeyerek başlattığı takipte yer alan 1. takip talebinde; davalı borçlu kefillerden, 755-TL ihtiyati haciz dava vekalet ücreti + 15.604.555,24-TL asıl alacak ( istenen faiz % 19,5 günlük diğer) + 151,80-TL = 15.605.462,04-TL toplam alacak isteminde bulunarak senede dayalı değilse borcun sebebi kısmında; " 14/09/2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri, Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih 24412 yevmiye nolu muacceliyet 15.605.462,04-TL" yazılı olduğu, bu talebe dayalı olarak borçlu kefillere, 14/09/2020 tarihinde saat 15:46:20 itibariyle İcra Müdür Yardımcısı ... tarafından e imzalı olarak ödeme emri düzenlenmiş ve kayıt edilmiş olduğu Dairemizce yapılan inceleme sonucu görülmüştür.
UYAP sisteminde, "Dosya açıldıktan sonra sisteme katılan Takip Talebi ve Ekleri " başlıklı kısımda yer alan 2. Takip talebinin ise; 14/09/2020 tarihinde saat 15:52:58 itibariyle oluşturulduğu, bu takip talebinde alacaklı bankanın, davalı borçlu kefillerden, 755-TL ihtiyati haciz dava vekalet ücreti + 15.604.555,24-TL asıl alacak (asıl alacağa değişen oranlarda % 19,50 ve BSMV) + 151,80-TL ihtiyati haciz yargılama gideri = 15.605.462,04-TL toplam alacak isteminde bulunarak senede dayalı değilse borcun sebebi kısmında; " Genel Kredi Sözleşmeleri, Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih 24412 yevmiye nolu muacceliyet ihtarnamesi, 1 adet teminat mektubu örneği" yazılı olduğu, bu talebe dayalı olarak borçlu kefillere, 14/09/2020 tarihinde saat 16:10:39 itibariyle e imzalı olarak kapalı tebligat oluşturularak kayıt edilmiş olduğu Dairemizce yapılan inceleme sonucu görülmüştür.
Mahkemece, bankacı bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış, tarafların itirazları üzerine düzenlenen 21/06/2022 tarihli bankacı bilirkişinin ek raporunda; " Dava konusu Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8625 Esas sayılı icra dosyasının, takip talebi ve ödeme emri formu üzerinde, borcun/takibin sebebinde; 14/09/2020 tarihli Genel kredi sözleşmeleri” ibaresi yanında “Ankara 40. Noterliğinin 04/09/2020 tarih 24412 yevmiye no'lu muacceliyet 15.605.462,04 TL” yazdığının, yani olmayan bir sözleşme tarihinin yazılı olduğunun görüldüğü ancak, işbu ek rapor düzenlenirken dosyaya kazandırılmış olan davacı banka avukatlarının ve icra müdürlüğünün kaşesini/imzasını taşıyan “Takip Talebi” formunda borcun sebebinin; “Genel kredi sözleşmeleri,...” olarak yazılı olduğu, tarih belirtilmediği, çoğul olarak “Genel Kredi Sözleşmeleri” yazıldığı, davacı banka avukatlarının imzasını taşıyan takip talebi formunda sözleşme tarihinin belirtilmemiş olduğunun görüldüğü, davalı kefillere tebliğ edilen ödeme emrinde gerçekte var olmayan bir sözleşmeye dayanılmasının takdirinin mahkemeye ait olduğu, yine dava konusu Ankara 14. İcra Müdürlüğü'nün 2020/8625 Esas sayılı icra dosyasının, takip talebi ve ödeme emri formu üzerinde, borcun/takibin sebebinde; 14/09/2020 tarihli Genel kredi sözleşmeleri” ibaresi yanında “Ankara 40. Noterliğinin 04/09/2020 tarih 24412 yevmiye no'lu muacceliyet 15.605.462,04 TL” yazdığının görüldüğü, takip talebinde yazılı olan 24412 yevmiye numaralı İhtarnamenin kefil ...'in bireysel kredi borcuna ilişkin olup dava konusu banka alacağı ile ilgisinin bulunmadığı, dava konusu takip talebinde yer alan banka alacağı içeren ihtarnamenin, dava dosyasında mevcut olan ve Bilirkişi Kök Raporunda incelenen 24409 yevmiye numaralı ihtarname olduğu, Yani takip talebinde borcun mesnedinde yazılı olan “24412” ihtarname yevmiye numarasının yanlış yazılmış olup doğru olan ihtarname numarasının 24409 olduğu, bilirkişi kök raporunda, takip talebi mesnedi olarak fiilen dosyaya ibraz edilen 24409 yevmiye numaralı hesap kat ihtarının, davalılara tebliğ tarihine göre temerrüt tarihlerinin belirlendiği, borcun muaccel hale geldiği sonucuna varıldığı, icra takibinden önce ihtar olmasa bile takip talebi ile borcun muaccel olabilceği, bu hususun temerrüt faizinin başlangıcına etki ettiği, sonuç olarak; dava konusu ödeme emri ve takip talebinde borcun/takibin sebebinin; takip konusu alacağa ilişkin olmayan 24412 yevmiye numaralı ihtarname olarak yazıldığı dikkate alınarak temerrüt tarihinin takip tarihi olan 14/09/2020 olarak kabul edilmesiyle hesaplama yapıldığını,
14/09/2020 ödeme emri tarihinde banka ile asıl borçlu firma ve kefiller tarafından imzalanmiş mevcut dört adet Genel Kredi Sözleşmesinin dosyaya ibraz edildiği ve incelendiği, incelenen sözleşmelerin; - 29/04/2020 tarihli, 50.000.000- TL limitli, kefilleri tarafından 55.000.000-TL limitli olarak imzalanan; - 08/10/2018 tarihli, 2.500.000-TL limitli, kefilleri tarafından 2.750.000- TL limitli olarak imzalanan; - 24/05/2017 tarihli, 1.500.000-TL limitli, kefilleri tarafından 1.650.000- TL limitli olarak imzalanan ve 09/05/2017 tarihli, 500.000-TL limitli, kefilleri tarafından 280.000-TL limitli olarak imzalanan sözleşmeler olduğunu, Sonuç olarak; dava konusu takip talebi ödeme emrinin; borcun sebebi bölümünde, asıl borçlu firma ile banka arasında imzalanan ve davalı kefillerin imzaladığı 2017 ve 2018 tarihli olan üç sözleşmenin belirtilmemiş olduğunu, dosyada bulunan dördüncü sözleşmenin ise 29/04/2020 tarihli sözleşme olup taraflar arasında “14/09/2020 tarihli” bir sözleşme bulunmadığı,..." hususlarını belirttiği görülmüştür.
Dosya mevcut her iki takip talebinde de borcun sebebi kısmında yer alan Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih 24412 yevmiye nolu ihtarnamesinin, yukarıda açıklanan bilirkişi raporu kapsamıyla; kefil ...'in bireysel kredi borcuna ilişkin olup dava konusu banka alacağı ile ilgisinin bulunmadığı açıkça anlaşılmıştır.
Somut dosya kapsamında mevcut Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih ve 24409 yevmiye no'su ile davacı alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından, muhataplar dava dışı asıl borçlu ... Yazılım Danışmanlık A.Ş. ve davalı kefiller, ..., ... ve ...'e gönderilen ihtarname kapsamından; Banka ile akdedilen kredi sözleşmelerine istinaden ... Yazılım Danışmanlık A.Ş. lehine nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığı, kefillerin ipotek/rehin borçlusu olduğu, hesapların 04/09/2020 tarihinde kat edildiği, bu tarih itibariyle nakdi alacağın baliğ olduğu tutarın 15.974.755,68-TL, gayri nakdi risk tutarının 470.000-TL, zorunlu çek karşılık tutarının 26.700-TL olduğu, kredi sözleşmeleri ve yasalardan kaynaklanan başkaca alacak ve hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu nakdi alacağın tamamen tasfiye edileceği tarihe kadar % 19,5 temerrüt faiz oranı üzerinden işleyecek faiz, BSMV, KKDF, masraf vs. her türlü ferileri ile birlikte en geç 1 gün içinde ödenmesi, gayrinakdi risk tutarının da aynı süre içinde depo edilmesi, zorunlu çek bedelleri depo edilmeyen çeklerin iadesi, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağı hususlarının ihtar edildiği, muhataplar dava dışı asıl barçlu ... Yazılım Danışmanlık A.Ş. ve davalı kefiller, ... ve ...'in genel kredi sözleşmesinde yer alan adreslerine gönderilen işbu ihtarnamenin 08/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, kefil ...'in genel kredi sözleşmesinde yer alan adresine ve diğer bir adresine gönderilen ihtarnamenin ise mahalle muhtarlığına 08/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı alacaklı bankanın, iş bu davanın dayanağı olan takipte, borçlu davalı kefillerden talep ettiği ve takip talebinde alacağın tutarı yazılı kısımda yer alan toplam alacağın, incelenen 24409 yevmiye numaralı işbu kat ihtarına dayalı olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve hükme esas alınan ek rapor kapsamında ki tespitlere, Dairemizce takibe konu icra dosyasının UYAP sistem kayıtları üzerinde yapılan incelemelere göre somut dosya kapsamında; davacı alacaklı bankanın, 14/09/2020 tarihinde, 15:44:39 itibariyle harç ödeyerek başlattığı takipte yer alan 1. takip talebinde; senede dayalı değilse borcun sebebi kısmında; " 14/09/2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri, Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih 24412 yevmiye nolu muacceliyet 15.605.462,04-TL" yazılı olduğu, bu talebe dayalı olarak borçlu kefillere, 14/09/2020 tarihinde saat 15:46:20 itibariyle İcra Müdür Yardımcısı ... tarafından e imzalı olarak ödeme emri düzenlenerek tebliğ edildiği, daha sonra davacı alacaklı banka vekilleri tarafından imzalı olarak sunulduğu anlaşılan UYAP sisteminde, "Dosya açıldıktan sonra sisteme katılan Takip Talebi ve Ekleri " başlıklı kısımda yer alan 2. Takip talebinin ise; 14/09/2020 tarihinde saat 15:52:58 itibariyle oluşturulduğu, bu takip talebinde alacaklı bankanın, davalı borçlu kefillerden, ( 1. Takip talebiyle benzer şekilde 755-TL ihtiyati haciz dava vekalet ücreti + 15.604.555,24-TL asıl alacak (asıl alacağa değişen oranlarda % 19,50 ve BSMV) + 151,80-TL ihtiyati haciz yargılama gideri = 15.605.462,04-TL toplam alacak isteminde bulunarak) senede dayalı değilse borcun sebebi kısmında; " Genel Kredi Sözleşmeleri, Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih 24412 yevmiye nolu muacceliyet ihtarnamesi, 1 adet teminat mektubu örneği" yazılı olduğu, bu talebe dayalı olarak borçlu kefillere, 14/09/2020 tarihinde saat 16:10:39 itibariyle e imzalı olarak kapalı tebligat oluşturularak kayıt edilmiş olduğu, ne var ki taraflar ve asıl borçlu şirket ile banka arasında 04/09/2020 tarihli bir Genel Kredi Sözleşmesi bulunmadığı gibi sözü edilen 04/09/2020 tarihli, 24412 yevmiye nolu ihtarnamenin de kefillerden ...'in bireysel kredi borcuna ilişkin olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda da bu hususa açıkça işaret edilerek 1. Takip talebine konu edilmeyen ve yukarıda belirtilen üç adet genel kredi sözleşmesinin 2. Takip talebiyle birlikte takip dosyasına sunularak borcun sebebi kısmında değişiklik yapılması ile bilirkişi tarafından hükme esas alınan hesaplamaların yapılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca yukarıda açıklandığı ve emsal Yargıtay ve Dairemiz uygulamaları göz önünde bulundurularak itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalardan olmakla temelini oluşturan icra takibine konu edilmeyen hususlarda inceleme yapılamayacağı, somut olayda ki gibi birden fazla takip talebinin takip dosyasına ibrazı halinde ise, ilk sunulan takip talebinin esas alınması suretiyle inceleme ve değerlendirmeler yapılması gerekeceği, 1. Takip talebinde borcun sebebi kısmında yer alan " 14/09/2020 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri, Ankara 40. Noterliği'nin 04/09/2020 tarih 24412 yevmiye nolu muacceliyet 15.605.462,04-TL" ibaresi uyarınca taraflar arasında böyle bir GKS bulunmaması, bulunduğunun ise davacı alacaklı banka tarafından da usulünce kanıtlanamamış olması kaldı ki sözü edilen 24412 yevmiye numaralı kat ihtarının dahi davalıların sorumluğuna gidilen GKS'ler ile ilgili olmayıp kefillerden ...'in şahsi borcuna ilişkin olması göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece, yazılı olduğu üzere usulünce 1. Takip talebinde yer verilmeyen, borcun sebebi olarak gösterilmeyen ve ilgisiz kat ihtarına dayalı yapılan bilirkişi ek raporundaki hesaplamalar uyarınca davalıların sorumluluğuna gidilmiş olması isabetsiz olup yasa ve usule açıkça aykırıdır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 21/09/2022 tarih ve 2022/1904 Esas 2025/476 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B)1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 188.474,97-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 78.027,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 265.886,88-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca; gayrinakdi alacaklar yönünden belirlenen 30.000-TL maktu vekalet ücreti ile nakdi alacaklar yönünden belirlenen 764.054,62-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödemesine,
5-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
C)1-Dairemizce davalıların adli yardım talebi kabul edilmekle harç alınmasına yer olmadığına, davalılar tarafından fazla yatırılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılara iadesine,
2-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/05/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-