T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/2061 Esas - 2025/499 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2061
KARAR NO : 2025/499
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/07/2021
NUMARASI : 2020/566 Esas 2021/527 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/11/2020
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... şubesi ile dava dışı ... Gıda Ürünleri İmalat Pazarlama Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalı ... tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, asıl borçlunun sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi üzerine Ankara 38. Noterliğinin 18/12/2018 tarih 35457 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, süresi içinde borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/353 esas sayılı dosyasına kayden icra takibine geçildiğini, davalı tarafından borcun tamamına, faiz ve ferileri ile birlikte itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafına usulüne uygun ihtarname tebliğ edilmeden takibe geçildiğini, takibin bu nedenle usulsüz olduğunu, faiz oranının fahiş olup yasal faizin % 9 olduğunu, borcun nedeninin belli olmadığını, açılan takipte alacaklı olarak Şanlıurfa Şubesi olarak belirtilmiş olduğu için usul ve esasa göre yanlış açılan davanın reddi gerektiğini, dava konusu borca istinaden Ankara 8. İcra Dairesinin 2019/354 esas sayılı numarası ile başlatılan takipte dört adet ipotekli gayrimenkulün satışa çıkarıldığını, evlerin satıldığını ancak borcun azalmadığını, Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/4011 esas nolu dosyası ile ilgisinin ne olduğunun anlaşılmadığını, bu dava ile sunulan sözleşmeler ile ilişkili olduğu için Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2019/354 esas sayılı dosyasının bu davaya dahil edilmesi gerektiğini, takipteki teminata esas değerlerin usulsüz satılması ve takibin yanlış yapılması nedeniyle davanın esas ve usulden reddine, davanın hiç açılmamış sayılmasına, Ankara 8.İcra Müdürlüğü'nün 2019/353 esas numaralı takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı tarafından dava dışı şirkete genel kredi sözleşmesi çerçevesinde kredi kullandırıldığı, borcun aslı borçlu tarafından ödenmediği ve davalının genel kredi sözleşmesinde geçerli kredisi bulunduğu, kredi borcunun 02/11/2018 tarihinde kat edildiği, davalı temerrütünün 21/12/2018 olduğu, akti faiz oranlarının 6500183107 nolu taksitli ticari kredi için %18,96, 6500189470 nolu taksitli ticari kredi için %19,26, ticari kredi kartı ve KMH için %27 olduğu, Yargıtay içtihatları çerçevesinde banka tarafından Merkez Bankasına bildirilen ve fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına göre temerrüt faiz oranı %42,74 olduğu (%32,88 x %50 =) %42,74 olduğu, bu doğrultuda itibar olunan bilirkişi hesaplamaları çerçevesinde davacının davasının kısmen kabulü ile, Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/353 esas sayılı dosyasında; (6500183107) nolu kredi için 389.230,53 TL asıl alacak, 18.587,99 TL işlemiş faiz, 929,40 TL BSMV, 850,14 TL masraf toplamı 409.598,06 TL, (6500189470) nolu kredi için 102.605,88 TL asıl alacak, 4.949,00 TL işlemiş faiz, 247,45 TL BSMV, 43,00 TL masraf toplamı 107.845,33 TL, (4289450165044448) nolu kredi kartı için 10.016,96 TL asıl alacak, 575,92 TL işlemiş faiz, 670,60 TL işlemiş akti faiz, 28,80 TL BSMV, 43,00 TL masraf toplamı 11.335,28 TL, (00158007305899948) nolu kredi için 22.254,97 TL asıl alacak, 1.199,25 TL işlemiş faiz, 59,96 TL BSMV, 43,00 TL masraf toplamı 23.557,18 TL olmak üzere 524.108,34 TL asıl alacak, 25.312,16 TL işlemiş faiz, 670,60 TL işlemiş akti faiz, 1265,61 TL BSMV, 979,14 TL masraf toplamı 552.335,85 TL’ye yönelik itirazın iptali ile taksitli ticari kredilerden kaynaklanan asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %42,74, ticari kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kartı hesabından kaynaklanan asıl alacaklar miktarına takip tarihinden itibaren %33 oranında işletilecek faizi ile ve takip şartları ile takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacak likid olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacağın %20’si oranında hesaplanan 110.467,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/566 E. ve 2021/527 K. sayılı dosyasından verilen 07/07/2021 tarihli kısmen kabul kararı eksik bilirkişi incelemesi neticesinde verildiğini ve hatalı olduğunu,
Bilirkişi tarafından 6500189470 ve 6500189479 risk numaralı taksitli ticari kredilerde ve diğer risklerde akdi faiz hesabı yanlış yapıldığını, bilirkişi tarafından akdi faiz ve temerrüt faiz hesabı yanlış yapıldığından davacı Banka alacağının eksik hesaplandığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece delilleri toplamadan eksik inceleme ile karar verildiğini, davacı tarafça aynı alacak için Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/354 E sayılı dosyası ile de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla mükerrer takip başlatıldığını, davacının her iki takibin dayanağı olan kredi sözleşmesinin kefili olduğunu, kredi sözleşmesine ilişkin alacağın teminatı olarak, dava dışı ... Gıda Ürünleri İmalat Pazarlama Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı gayrimenkullerin alacaklı banka lehine kredi borçlusu ... Gıda Ürünleri İmalat Pazarlama Tic. Ltd. Şti doğmuş ve doğacak tüm borçlarını karşılamak üzere ipotek tesis edildiğini, akabinde Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2019/354 E sayılı dosyası ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılarak söz konusu gayrimenkuller satışa çıkarılarak huzurdaki davaya konu borcun tahsil edildiğini, her iki takibin aynı gün başlatıldığını, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müteselsil kefil olunan borç için ayrıca ipotek alınmış ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 586. maddesi uyarınca alacaklının asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilmesi için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçlüğü içinde olması gerektiğini, davalı banka tarafından bu hükme uyulmadan davacı hakkında takip başlatmasının açkıca usul ve yasaya aykırı olduğunu, kanuna aykırı olarak davacı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlattığı takip sonuca ulaşmadan ya da semeresiz kalmadan aynı gün müvekkil (kefil) aleyhine takip başlatılamayacağını, Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2019/354 E dosyası dosyasına kazandırılmadan yapılan eksik inceleme sonucunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı banka ile dava dışı ... Gıda Ürünleri İnş. Ve Paz. Tic. Ltd.Şti. arasında arasında 23/11/2017 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'in anılan sözleşmede 7.500.000 TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususu davalı kefilin el yazısı ile yazılmak suretiyle, kefaletin, kefalet tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu, davalı kefilin aynı zamanda şirket ortağı ve yöneticisi konumunda olduğunun Ticaret Sicil Gazetesinin 29/03/2017 tarihli nüshası ile sabit olması karşısında eş muvafakatinin alınmasına gerek olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı kefil ile dava dışı asıl borçlu şirkete gönderilen ve toplam 576.906,59 TL nakdi borcun (1) gün içinde ödenmesi ihtarını içerir 18/12/2018 tarihli hesap kat ihtarnamesi dava dışı şirketin sözleşmede belirtilen adresine 19/12/2018 tarihinde bila tebliğ edildiği, davalı kefile çıkartılan tebligatın ise 19/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Dava konusu Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/353 esas sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 541.898,05 TL asıl alacak ve fer-ileri olmak üzere toplam 595.054,73 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının 16/01/2019 tarihinde 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 16/11/2020 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Dosya kapsamında yer alan Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/354 esas sayılı icra takip dosyası inceleniğinde; davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket aleyhine, toplam 541.898,05 TL asıl alacak ve fer-ileri olmak üzere toplam 595.054,73 TL nakit alacağın tahsili istemi ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı görülmüştür.
Yargılama aşamasında alınan bankacı bilirkişi 18/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda, özetle; dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan taksitli ticari kredilerin taksit borçları ile ticari kredili mevduat hesabının devre faizi borçlarının vadelerinde ödenmemesi üzerine davacı Banka tarafından sözleşmenin 12. maddesine dayanılarak sözleşmenin fesih ve kredi hesaplarının kat edildiği, dava dışı asıl borçlu şirket ile birlikte davalıya keşide edilen 18/12/2018 tarihli ihtarnamenin davalıya 19/12/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile verilen 1 günlük süre içinde ödeme yapılmaması nedeniyle davalının temerrüdü 21/12/2018 itibariyle oluştuğu, davacı Bankanın takip talebinde %48.10 oranından talep ettiği temerrüt faizi oranı sözleşmenin 13.maddesine uygun olarak talep edilmiş olmakla birlikte, konuya ilişkin Yargıtay İçtihatlarında, Bankaların, Merkez Bankasına bildirdikleri, ancak fiilen uygulamadıkları faiz oranları yerine fiilen uyguladıkları faiz oranının esas alınarak temerrüt faizi oranının saptanması gerektiği, bu husus dikkate alınarak davacı Bankanın fiilen uyguladığı en yüksek ticari kredi faiz oranı üzerinden uygulanması gereken temerrüt faizi oranının %42,74 olarak belirlendiği, bu doğrultuda da, davacının takip tarihi itibarıyla 524.108,34 TL asıl, 25.312,16 TL işlemiş faiz, 670,60 TL işlemiş akdi faiz, 1.265,61 TL BSMV, 979,14 TL masraf olmak üzere toplam 552.335,85 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı kefil yönünden bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazları kapsamında uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalı kefile başvuru koşulunun oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazı bilirkişi tarafından akdi ve temerrüt faizin yanlış hesaplanması suretiyle, banka alacağının eksik hesaplandığına yöneliktir.
Dava dışı asıl borçlu şirkete 30/04/2018 tarihinde, 3 ay ödemesiz 48 ay vade ile 350.000,00 TL tutarında taksitli ticari kredi kullandırıldığı, kat tarihi 02/11/2018 tarihine göre kredinin hiçbir taksit borcu ödenmediği, davacı banka tarafından kat tarihi 02/11/2018 olmasına karşın ihtarnamedeki hesaplamanın ihtar tarihi olan 18/12/2018 tarihine göre yapıldığının bankaca bilirkişi tarafından tespit edildiği oysa ki, takip tarihine göre alacak miktarının tespitinde kat tarihindeki alacak miktarının esas alınması gerektiği, ancak, kat tarihi ile ihtar tarihi arasındaki süre için davalı taraf henüz temerrüde düşürülmediği, temerrüt faizinin ancak ihtarnamenin davalıya tebliğini müteakip verilen ödeme süresi içinde ödeme yapılmaması halinde söz konusu olacağı için, Bankanın, kat tarihi ile ihtar tarihi arasındaki süreye gecikme faizi tahakkuk ettirmiş olmasının, TTK'nun 7/(1). maddesi ve TBK'nun 117/(1) maddesi hükmüne aykırı olduğu, hal böyle olunca, davacının talebi ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen farkın buradan kaynaklı olduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda davacı bankanın dosyaya başka bir ödeme planı vs. sunmadığından bankanın işbu akdi ilişkide fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının en yükseği tespit edilerek sözleşmede yer alan %50 oran ilave edilmek suretiyle %42,74 temerrüt faiz oranı olarak tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranının %32,88 olduğunun UYAP sisteminden temin edilen TCMB Faiz Oranları raporu ile sabit olması karşısında bilirkişi tarafından bu orana %50 ilavesiyle kredi alacağı yönünden % 42,74 oranında temerrüt faizi uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafın istinaf itirazları değerlendirildiğinde;
6098 sayılı TBK'nun "müteselsilen kefalet" başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birinin gerçekleşmiş olması öngörülmüştür.
Davacı bankanın kredi hesabını kat ettikten sonra dava dışı asıl borçlu şirkete ve müteselsil kefil davalıya tebliğden itibaren (1) gün süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarın asıl borçlu şirketin sözleşmede belirtilen adresine 19/12/2018 tarihinde bila iade tebliğ edildiği, davalı kefile ise 19/12/2018 tarihinde tebliğ olduğu, İİK'nun 68/b maddesinde ise kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağı hükme bağlandığı, hal böyle olunca dava dışı asıl borçlu şirkete tebligatın 19/12/2018 tarihinde yapılmış sayılacağı, bu durumda, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmü ve İİK'nun 68/1. maddesi karşısında TBK'nun 586/1. maddesi uyarınca kefile başvuru koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
Dava dışı asıl borçlunun borcunun teminatı olarak verilen, ... parselde kain, 2,31,34,36 numaralı ... Gıda Ürünleri İnşaat ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti maliki olduğu bağımsız bölümlerin ... Gıda Ürünleri İnşaat ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti'nin borçlarının teminatı olarak verilen ipotek senetlerine dayalı olarak, asıl borçlu aleyhine Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/354 E sayılı dosyası ile de rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, davalı tarafça her ne kadar takip dosyası celp edilmeden eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği iddia edilmiş ise de, bahsi geçen takip dosyasının bir örneğinin UYAP sistemi üzerinden dosyaya gönderildiğinin Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 17/02/2021 tarihli cevabi yazısı ile sabit olduğu,
Yine davalı tarafça dava konusu takibin mükerrer olduğu iddia edilmiş ise de, müteselsil kefil hakkında aynı borç nedeniyle tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla ilamsız takip başlatılmasının asıl borçlu hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmasına engel teşkil etmeyeceği, mükerrer takipten söz edilemeyeceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, yatırılan 80,70 karar harcının davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalıdan alınması gerekli olan 37.730,06 TL harçtan peşin alınan 9.432,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.297,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/05/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...