T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/2013 Esas - 2025/532 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/2013
KARAR NO : 2025/532
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :04/10/2022
NUMARASI : 2020/478 Esas 2022/605 Karar
DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2020
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2025
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kasko sigorta poliçesinin davalı tarafından yapıldığını, 13/12/2019 tarihinde meydana gelen kaza sonrasında araçta hasar oluştuğunu belirterek kasko sözleşmesi kapsamında 12.000,00 TL hasar bedeli ile 660,55 TL ekspertiz bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin sürücü değişikliği nedeniyle reddedildiğini, kaza sonrasında kolluk kuvveti tarafından düzenlenen tutanak içeriğinde sürücü olduğunu beyan eden ...'in sürücü olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiğini, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.10 maddesi uyarınca zararın teminat dışında kaldığını, sürücü olduğunu iddia edenin davacı ile bağlantısının ispat edilemediğini belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; 13/12/2019 tarihinde meydana gelen kaza sırasında davacıya ait ve davalı tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı aracın hasar gördüğü, kusura ve hasar miktarına yönelik alınan raporlara göre meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının ve araçta meydana gelen hasar miktarının 59.998,42 TL olduğunun tespit edildiği, kaza sonrasında düzenlenen tutanağa göre olay yerine polis ekipleri geldiği sırada kazaya karışan aracın sürücüsünün araçta bulunmadığı, sonrasında sürücü olduğunu belirten ...'in kaza yerine geldiği, araç sürücüsünün ... olmadığı yönünde tutanak düzenlendiği, araç sürücüsü olduğunu iddia eden ... de herhangi bir yaralanma olgusunun tespit edilemediği gibi buna yönelik olarak da herhangi bir iddianın yada tedavi belgesinin dosya kapsamına sunulamadığı, sürücü olduğunu iddia eden ... ve tanık ... ile davacı şirket arasında iş ilişkisinin bulunmadığı gibi sosyal güvenlik kurumu kayıtlarında yer alan iş yerleri ile davacı şirket arasındaki organik bağa ilişkin olarak da dosya kapsamına herhangi bir belge sunulamadığı, araç sürücüsü olduğu öne sürülen ... de herhangi bir yaralanmanın bulunmaması dikkate alındığında araç sürücüsünün zorunlu nedenlerle yada korku ve panikle geçici olarak olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığı hususu ile trafik polis memurları tarafından düzenlenen ve resmi belge niteliğinde kaza tespit tutanağında yer alan araç sürücüsünün ... olmadığına yönelik tespitin aksinin ve araç sürücüsünün ... olduğu hususunun yada sürücü ...'in tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gittiği veya can güvenliği nedeniyle uzaklaştığı gibi zorunlu hallere ilişkin hususların dosya kapsamına sunulan belgeler ve dinlenilen tanık beyanları ile ispat edilemediği, bu hali ile dava konusu talebin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinin 5.10. bendi uyarınca teminat dışında kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, öncelikle sigorta poliçesinden kaynaklı zararlarda ortaya çıkan rizikonun sigorta güvencesi kapsamı dışında kaldığının ispatının sigorta şirketine ait olduğunu, yerleşik yargıtay içtihatlarının da bu yönde olup huzurdaki dosyada rizikonun sigorta güvencesi kapsamında kaldığını, teminat dışı hallerin mevcut olduğunu ispat külfetinin davalıya ait olduğunu, ancak davalının bu yönde bir delil ve ispatının mevcut olmadığını, akabinde ilk derece mahkemesi kararında meydana gelen zararın Kasko Poliçesi teminatı kapsamında olmadığı yönündeki değerlendirme ve gerekçesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, kazanın 13/12/2019 tarihinde gerçekleşmiş olup, dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları "tutanaktır" başlığı altında kazada hasarı oluşan dava dışı ... plakalı aracın sahibi ..., eldeki dosyada tanık olarak dinlendiğini ve "13.12.2019 tarihinde saat 04:30'da GMK bulvarında park halindeki aracıma (... plakalı) arkadan gelerek vuran ... Plakalı ... marka aracın şöförü ...'dir. Park halindeki aracıma yürüyerek ilerlerken kaza gözümün önünde cereyan etmiştir. Trafik şubeden almış olduğumuz tutanakta polis memurları olay yerine sonradan geldiği için şöfor ismi biraz muallak ve şaibeli şekilde tutanak tutulmuştur. Fakat olay benim önümde gerçekleşmiş kazayı ... isimli şahıs yapmıştır." şeklinde beyanda bulunduğunu, dava konusu olayda hasarlanan dava dışı ... plakalı araç sahibi ...'in beyanında açıkça belirttiği üzere kazayı yapan sürücü ... olduğunu, ...'in mahkeme huzurunda alınan yeminli ifadesinde kaza anında davacıya ait araçtan inen şahısla tutanak tutulurken olay yerinde olan kişinin aynı kişi olan ... olduğunun açıkça belirtildiğini, kazaya karışan ve olay anında orada bulunan tanığın beyanına itibar edilmesi gerektiğini, sürücü ... ile ...'nın ise dava dışı ...Şirketleri bünyesinde sigortalı olarak çalıştıkları dosyada mevcut bilirkişi raporunda belirtildiğini, aynı şirkette çalışan bu iki şahsın tanışık olmasının da pek tabiki olağan bir durum olduğunu, davacı ...A.ş. ile; tanık ve sürücünün sigortalı çalışan olduğu ... Şti. arasında organik bağ bulunduğunu, ekte yer alan ...Ltd. Şti.'ne ait ticaret sicil gazetesi pay devrine ilişkin ilanda görüleceği üzere şirket ortaklarından birinin ...olduğunu, yine ekte yer alan davacı ... A.ş.'ne ait imza sirkülerinde görüleceğe üzere ...imzaya yetkili temsilci ve ortak olduğunu, bu doğrultuda her iki şirket arasında bir kısım temsilci ve ortakların aynı olmasına binaen organik bağ bulunmakta olup huzurdaki kazada sürücü bulunan ... ve dosyadaki tanıkları ... iki şirket ile bağlantılı ve birbirlerine tanıdık olduğunu, dosyada mahkeme huzurunda dinlenen tanık ... beyanında kazayı yapan ...'in kendisini aradığını, bunun üzerine kendisinin olay yerine geldiğini, olaydan önce ... iş yerinden patronu almak üzere şirkete ait aracı alarak ayrıldığını söylediğini, tanığın beyanından da kendisi ile sürücü ...'in iş arkadaşı oldukları, kazaya karışan aracın da davacıya ait olduğu düşünüldüğünde davacı şirketin çalışanı olduklarının anlaşıldığını, bu durumda tanık beyanlarında gerçeğe aykırı ya da abes bir husus olmadığını, şoför ...'in kazaya karışması üzerine iş arkadaşını olay yerine çağırması son derece olağan bir durum olduğunu, ... beyanında polisin gelmesini bekledikleri esnada şokta olan ... elini yüzünü yıkamak üzere olay yerinden ayrıldığını, polis geldikten sonra olay yerine geldiğini ifade ettiğini, araç sürücüsü ..., kaza sonucunda yaralanmamış olsa bile yaptığı trafik kazası nedeniyle korku ve panikle geçici olarak olay yerinden ayrılmış olup kısa bir süre sonra tekrar olay yerine tekrar geldiğini, 11/11/2021 tarihli ve 03/06/2022 tarihli bilirkişi raporlarında da ... plakalı araç sürücüsünün ... olduğu kanaatine varıldığını, mahkeme huzurunda dinlenen tanık beyanlarından ve bilirkişi raporlarından da olayın nasıl gerçekleştiği, kazanın kim tarafından yapıldığının açıkça ispatlandığını, izah olunan tüm bu sebeplerle huzurdaki davaya konu trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen zarar Kasko Sigortası teminatı altında olup zararlarının davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamında yer alan ... Genişletilmiş Maksimum Kasko poliçesi incelendiğinde; davacı ... Şirketine ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 24/07/2019 - 24/07/2020 tarihleri arasında sigortalandığının, sigorta şirketince dava konusu kaza nedeniyle dava dışı ... plakalı araç için 23/01/2020 tarihinde dava dışı ...'e 12.700,00 TL ödeme yapıldığının, davacıya ödeme yapılmadığının sigorta şirketince Mahkemeye sunulan 05/05/2021 tarihli cevabi yazı ile sabit olduğu anlaşılmıştır.
13/12/2019 tarihli maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı incelendiğinde; "Sürücü olduğunu kaza yerine biz görevlilerden sonra gelen ve ben sürücüyüm diyerek iddia eden ...'in beyanına göre ...Bulvarı üzerinde seyir halinde iken ... nolu otobüs durağı yanına geldiğinde park halinde olan sırasıyla ... plakalı araçların hasar gördüğü, çarpmanın şiddeti ile araçların ötelenerek ... arka ve ön kısımlarında onunda ötelenmesi ile ... arka ve ön kısımlarında, bu aracında ötelenmesiyle ... plakalı aracın ön ve arka kısımlarında ve son olarak ... plakalı aracın arka kısmında maddi hasar meydana gelen kazada; park halindeki 4 araca çarparak maddi hasar alışmasında sürücü olduğunu iddia ve beyan eden ...'in sürücü olmadığı kanaatine varılmış olup, sürücünün tespiti halinde 2918 sayılı KTK kanun maddesi 52/1-b maddesi gereği kusurlu olacağı, park halindeki 4 aracın maliklerinin kusurunu olmadığı" şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan bilirkişi ... tarafından tanzim olunan 11/11/2021 tarihli raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'in, ... Bulvarında seyri sırasında, dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanması nedeniyle, bölünmüş, tek yönlü yolun, park yasağı olmayan kesiminde, kurallara uygun olarak arka arkaya park etmiş durumdaki dört adet araçtan, en arkada bulunan ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğinin anlaşıldığını, buna göre; davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı sürücüsü ...'in, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84/1 Maddesini, (-Araç sürücüleri trafik kazalarında;...)) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar.) ihlali nedeniyle, olayda tamamen kusurlu olduğu, park halindeki ...plakalı araç sürücülerinin, kural ihlali ve kusuru bulunmadığı, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı sürücüsü ...'in, olayda 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan bilirkişi ... tarafından tanzim olunan 03/06/2022 tarihli raporda özetle; 11/11/2021 tarihli bilirkişi raporundaki kusur oranlarına katıldığını, ... plakalı ... model ... ... marka/tipindeki aracın 13/12/2019 tarihindeki davaya konu kazada
hasarlandığı, hasar bedelinin toplam KDV hariç 50.846,12 TL (KDV Dahil
59.998,42 TL) olacağı, hasar bedelinin olarak hesaplanan toplam tutarın anılan
aracın kasko poliçesi teminat limiti kapsamında kaldığı,
dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelere göre davaya konu olayda; ...
plakalı araç sürücüsünün ... olduğu,
davacı tarafça ödenen, hasar bedeline ilişkin KDV dahil 660,75 TL ekspertiz
ücretinin yargılama giderlerine eklenebileceği hususu hukuki yorum
gerektirdiğinden kararın mahkemenin takdirinde olduğu görüşünü bildirildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında tanık olarak dinlenilen ... 13/04/2021 tarihli celsedeki beyanında; " ... plakalı araç sahibiyim, olay tarihinde aracımı park etmiştim, aracıma yakın mesafede bekliyordum, o sırada ... marka siyah renkli bir araç, benim aracıma ve benim aracımın önünde bulunan 3 araca daha çarptı, aracın içindeki sürücüyü uzaktan gördüm, araçtan indi o an meydana gelen sıkıntı nedeniyle aracın etrafında ve bir kısım mesafede dolaştı, sonra biz polise haber verdik, sürücü olarak bildiğim şahıs polis geldikten sonra olay yerine geldi, ben araçtan inen kişiyi daha öncesinde tanımıyorum, araçtan indikten sonra ayrılan kişi ile polis geldikten sonra gelen kişi sonradan ismini öğrendiğim ...'dir, olaya ilişkin bilgilerim bundan ibarettir, benim aracım kaza nedeniyle pert olmuştur, buna ilişkin olarak sigortayı hatırlamıyorum, dedi.
Kaza tespit tutanağında yer alan kroki gösterilmek suretiyle tanıktan soruldu, ... plakalı araç benim aracıma çarpmıştır, diğer araçlara çarpmamıştır, diğer araçlara ise benim aracımın çarpması sonucu zarar meydana gelmiştir, olay olduktan sonra kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü gözlemleyebileceğim kadar mesafede olay yerinden ayrıldı, ben kendisini polis gelene kadar gördüm, gözlemimden çıkmadı, " şeklinde beyan ve beyanını imzası ile tasdik ettiği görülmüştür.
Yine davacı tanığı ... 02/11/2021 tarihli celsedeki beyanında; "Dava konusu kaza gece saat 4 ila 5 arasında olduğunu hatırlıyorum, ben hamam işletmecisiyim, olay anında ben kaza mahallinde değildim, kazayı yapan ... beni aradı, kaza yaptığını söyledi, bende bunun üzerine olay yerine geldim, olaydan önce ... iş yerinden patronu almak üzere şirkete ait aracı alarak ayrıldı, ben telefon sonrasında olay yerine gittiğimde ...'in ayrıldığı aracın kaza yaptığını gördüm, bu nedenle aracı da ...'in kullandığını bilmem nedeniyle kazayı ...'in yaptığını anladım, ben oraya gittiğimde ... çarptığı aracın sahibi ile konuşuyordu, ikisi de aracın yanındaydı, olay yerine gittiğimde, yolun kenarında park halinde bulunan araçlardan en arkada olana ... araç ile çarpmıştı, bu çarpma neticesinde çarptığı araçta diğer araçlara çarpmıştı, diğer araç sahipleri olay yerinde yoktu, polis çağırdık, gerekli işlemler yapıldı, sonrasında olay yerinden ayrıldık, ben olay yerine geldiğimde ... oradaydı, polisi ben çağırdım, polisin gelmesini beklediğimiz esnada şokta olan ...'in eli ve yüzü yıkanmak üzere olay yerinden kısa süreliğine ayrıldı, polis geldikten sonra da olay yerine geri geldi, olaya ilişkin bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyan ve beyanını imzası ile tasdik ettiği görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan alkol tespit tutanağı incelendiği sürücü ...'in 13/04/2019 tarihi saat 05.26 itibariyle alkol muayenesinin yapıldığı ve alkollü olmadığının tespit edildiği görülmüştür.
Kaza tespit tutanağında sürücü olduğunu iddia ve beyan eden ...'in sürücü olmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesi “Zorunlu haller (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması” teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir.
Kaskolu araç sürücüsünün kaza yaptıktan sonra araçtan indiği, o an meydana gelen sıkıntı nedeniyle aracın etrafında ve bir kısım mesafede dolaştığı, bu sırada polise haber verildiği, bu sırada kaskolu araç sürücüsü ...'in eli ve yüzünü yıkamak üzere kısa süreli olay yerinden ayrıldığı polis geldikten sonra olay yerine geldiğinin dosya kapsamında dinlenen tanık ... ve ...'nın beyanlarıyla sabittir.
Ayrıca, kaza tespit tutanağı uyarınca dava konusu kazanın 13/12/2019 tarihi, saat 04.35'de meydana geldiği, alkol tespit tutanağının ise aynı tarihte saat 05.26 tarihinde tanzim edildiği, bu bağlamda kaza ile alkol tespit tutanağının tanzim edildiği saat aralığında yaklaşık 1 saat bile olmadığı ve kazayı yapan sürücünün davacı olduğunun tanık beyanları ile sabit olması karşısında kazayı yapan sürücünün ... olduğu kanaatine Dairemizce varılmıştır.
Kaskolu araç sürücüsünün alkollü, ehliyetsiz olduğuna, araçta sürücü değişikliği yapıldığına dair herhangi bir tespit bulunmamakta olup, kaza sonrası olay yerinin terk edilmesi de tek başına rizikoyu teminat dışında bırakan nedenlerden değildir. Kaza tespit tutanağı ve dosyadaki diğer delillere göre davacı aracının mevcut trafik kazası sonucu hasarlandığı sabit olup, riziko kasko sigortası geçerlilik süresi içinde meydana gelmiştir. Davalı tarafından kazanın teminat dahilinde olmadığı ileri sürüldüğünden olaydaki ispat külfeti mevcut durumun aksini iddia eden sigortacı üzerinde bulunmaktadır. Davalı sigorta şirketi sürücünün alkollü, ehliyetsiz olduğunu, araçta sürücü değişikliği yapıldığını soyut ifadelerle değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. Dosya kapsamı itibariyle, davalı sigorta şirketi ileri sürdüğü hususları ispat edebilmiş değildir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 03/03/2014 tarih 2014/3572 Esas 2014/2883 Karar sayılı ilamı).
Yargılama aşamasında alınan ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyeti raporları ile sigortalı araçta kaza nedeniyle 59.998,42 TL hasar oluştuğu tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca, salt sigortalı araç sürücüsünün kaza sonrası olay yerini terk etmesinin tek başına rizikoyu teminat dışında bırakan nedenlerden olmadığı, davalının sigortalı araç sürücüsünün tespit edilmesini önlemek amacıyla kaza yerini terk ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gibi, araç sürücüsünün ... olduğunun tanık beyanlarıyla sabit bulunduğu, sürücünün yeterli ehliyeti bulunduğu gibi, alkollü olduğuna ilişkin de somut bir delil sunulmadığı, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek sigortalı araçta meydana gelen ve bilirkişi raporları ile tespit edilen 59.998,42 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Davacı yan dava dilekçesinde hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda Dairemizce hüküm altına alınan tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih ve 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar).
Öte yandan, davacı kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş ise de,
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları ''Tazminatın Ödenmesi'' başlıklı 3.3.4.1.Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur hükmü uyarınca, davacı tarafça sigorta şirketi aleyhine keşide edilen ödeme ihtarını içerir ihtarnamenin davalıya 04/03/2020 tarihinde tebliğ olunduğu, hal böyle olunca temerrütün 20/04/2020 tarihinde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, sigorta teminat süresi içerisinde rizikonun meydana geldiği, hasarın poliçe teminatı dışında kaldığının davalı tarafça ispat edilemediği, davacının sigortalı aracında meydana gelen 59.998,42 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 20/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, davacının davasının kabulüne, davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak 59.998,42 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 20/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2022 tarih ve 2020/478 Esas 2022/605 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davacının davasının KABULÜ ile,
59.998,42 TL'nin temerrüt tarihi olan 20/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 4.098,49 TL nispi karar ve ilam harcından, 204,93 TL peşin harç ve 820,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.024,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.073,56 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 204,93 TL peşin harç ve 820,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.024,93 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 138,40 TL tebligat ve posta, 1.650,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.788,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 madde uyarınca nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
B)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 80,70 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 27,00 TL dosyanın istinafa gönderim gideri olmak üzere toplam 247,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.14/05/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -