T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1726 Esas - 2025/469 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1726
KARAR NO : 2025/469
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/03/2022
NUMARASI : 2021/208 Esas 2022/216 Karar
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 20/07/2018
KARAR TARİHİ : 08/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı taraflarca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; dava dışı ... A.Ş. ile dava dışı asıl borçlu ... Petrol Tur İnş. Taah. Nak. Tic. Ltd Şti. arasında akdedilen ve davalı borçlu ... ... tarafından müşterek müteselsil kefil sıfatı ile imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, kredilerin ödenmemesi üzerine ... A.Ş. tarafından borçlu şirket ile dava dışı müşterek ve müteselsil kefile Ankara 30. Noterliği'nden 24/11/1998 tarih ve 48184 yevmiye no'lu hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, takibe konu alacağın, dava dışı ... A.Ş. tarafından, TMSF'ye, TMSF tarafından da 13/03/2006 tarihinde ... A.Ş.'ye temlik edildiğini, Beyoğlu 18. Noterliği'nin 06/03/2017 gün ve 0550 yevmiye no'lu işlemi ile ... A.Ş.'nin infisah olarak ... A.Ş. bünyesinde birleştiğini, davaya konu borcun ödenmemesi üzerine Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2008/867 Esas sırasında takip başlattıklarını, dosyanın takipsizlik üzerine işlemden kaldırılması ile yenilerek neticeten 2018/6018 Esasına kaydedilerek borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalı kefile daha evvel hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğinden, asıl alacak miktarı olan 19.427,00-TL üzerinden takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı takdirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı; açılan davayı kabul etmediğini, dava dışı ... A.Ş ile asıl borçlu ... Petrol ...Ltd.Şti arasında imzalanan bireysel kredi sözleşmesindeki imzaların tarafına ait olmadığını, şahsi kefilliğinin olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; kredi sözleşmesi altındaki imzanın davalı tarafından inkar edilmesi üzerine grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 13/09/2021 tarihli rapora göre sözleşmede müteselsil kefil kısmında bulunan imzanın ... ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu kabul çerçevesinde kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun hesabı için bankacı bilirkişiden talimat yoluyla alınan 21/01/2022 tarihli raporda, dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi ile dava dışı ... Petrol....Ltd.Şti. arasında, 13/08/2018 tarihinde Bireysel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, ... Turz.... Ltd.Şti. İle ... Petrol Ürünleri Nakliye Pazarlama-... ...'ın, kullandırılan krediden ve krediden kaynaklı tüm borçlardan 13/08/2018 tarihinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul ve taahhüt etttikleri, kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, dava dışı asıl borçluya 14.450-TL anapara tutarlı kredi kullandırıldığı, kredi için hesaba yapılmış bir ödemenin tespit edilemediği, 14/08/1998 tarihi itibari ile asıl alacak toplamının 14.450-TL olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, krediyi çeken davalı ... Petrol...Ltd.Şti.'nin kredi sözleşmesinde yazılı adresine çıkartılan tebligat bila ikmal iade edilse de tebligatın İİK 68/b maddesinin 1.fıkrası gereğince yapılmış sayılacağı, davalı kefile çıkartılan tebligatın bila ikmal iade edilmesi nedeni ile kefilin temerrütünün icra takip tarihi itibari ile başlayacağı, bu çerçevede bilirkişi raporunda hesaplanan 14.450-TL'lik asıl alacaktan davalının davacıya karşı sorumlu olup takip öncesi faizden davacıya karşı sorumlu olmayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle; " davacının davasının 14.450,00-TL asıl alacak yönünden kabulü ile takibin kaldığı yerden aynı şartlarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, alacağa eksik hükmedildiğini, tam kabul kararı verilmesi gerektiğini, yine icra inkar tazminatına karar verilmesinin unutulduğunu ileri sürmüştür.
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; asıl borçlu şirkete ait tanker vs gibi araçlara ipotek ve rehin konulmuş olduğunu, alacağın öncelikle buralardan karşılanması gerektiğini ileri sürdükleri halde mahkemece, bu hususta araştırma yapılmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; Ticari nitelikli krediden kaynaklanan borcun tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Mahkemece; " Kredi Sözleşmesi'nin altındaki imzanın davalıya ait olduğunun ispat edilemediği, davacının, davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine" yönelik verilen kararın, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi'nin 04/03/2021 tarih ve 2021/357 Esas 2021/348 Karar sayılı ilamı ile "...takip dayanağı GKS'nin tarihine ilişkin takip talebinde herhangi bir tarihe yer verilmemiştir. 24/11/1998 tarihi GKS tarihi olmayıp ihtarname tarihi olarak belirtilmiştir. Mahkemece ise davacı vekiline yapılan ihtaratta takip dayanağı olan 24/11/1998 tarihli GKS aslını ibraz etmek üzere kesin süre verilmiştir. Takip dayanağı olarak dosyada fotokopisi yer alan, daha sonra istinaf dilekçesi ekinde aslı sunulan sözleşme ise 13/08/1998 tarihlidir. Mahkemece davacı vekiline yapılan kesin süre ihtaratı ile aslının sunulması istenilen genel kredi sözleşme tarihi hatalı olarak yer aldığından kesin süre ihtaratı sonuç doğurmayacaktır. Davacı vekili istinaf dilekçesi ekinde icra takip dayanağı 13/08/1998 tarihli kredi sözleşmesi aslını ibraz etmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece usulüne uygun olmayan kesin süre ihtaratının sonuç doğurmayacağı gözetilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken usulüne uygun olmayan kesin süre ihtaratı ile verilen sürede takip dayanağı sözleşme aslının sunulmadığı, davacı vekilinin sözleşme aslına ilişkin delile dayanmaktan vazgeçtiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına..." kaldırılmasına ilişkin karar verildiği, kaldırma sonrası mahkemece, dava dosyası işbu esasa kaydedilerek yargılamanın sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.
Davacı Temlik alan; dava dışı asıl borçlu şirkete, ... A.Ş. tarafından 13/08/1998 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan 14.550-TL tutarlı kredinin geri ödenmediğinden ve asıl borçlu şirketin temerrüte düşürülmesine karşın kefil ... ...'a kat ihtarı tebliğ edilmediğinden takip tarihinde temerrüdünün gerçekleşmiş olduğundan bahisle 19.427-TL asıl alacağın, takip tarihinden işleyecek % 156 temerrüt faiziyle birlikte tahsili istemiyle Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün yenileme ile 2018/6018 Esas sırasında takip başlatmış, davalı kefilin süresinde itirazı ile duran takibe karşı yasal süresi içinde işbu itirazın iptali davasını açarak takibin devamı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı kefil; sözleşmede yer alan imzanın kendisine ait olmadığını, kefaletinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile takibin 14.450-TL asıl alacak yönünden iptali ile kaldığı yerden devamına ilişkin karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında ki uyuşmazlığın; 13/08/1998 tarihli takibe dayanak sözleşme altında davalının kefalete atfen yer alan imzasının, davalı kefilin, eli ürünü olup olmadığı, imza davalıya ait ise, davalı kefilin sorumluluğunun miktar ve kapsamının tayinine ilişkin olduğu, davalı kefile kat ihtarı yapılmadığı ve kefilin temerrütünün takip tarihinde gerçekleşmiş olduğu hususlarında ise her hangi bir ihtilaf bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda işaret edilen kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, tam deliller toplanmış, davalı kefilin imza inkarı yönünden usulünce inceleme yapılarak Grafoloji uzmanı bilirkişiden, toplanan davalıya ait imza asılları ile sunulan sözleşme aslı tevdii edilerek rapor alınmış, bilirkişinin 13/09/2021 tarihli raporunda;" dava konusu ... .... ... Şubesine ait 13/08/1998 tarihli Bireysel Kredi Sözleşmesinin son sayfasında müşterek borçlu ve müteselsil kefil kısmında "... PETROL ÜRÜNLERİ NAKLİYE VE PAZARLAMA ... ..." adına atılı bulunan iki adet imzanın davalı ... ...'ın eli ürünü olduğunun" tespit edildiği görülmüştür. O halde söz konusu bu sözleşmeye davalının, müteselsil kefil sıfatı ile kefil olduğu, kefaletin, Eski BK hükümlerine göre geçerlilik şartını taşıdığı, imzaya yönelik taraflar arasında ki ihtilafın da rapor kapsamıyla giderilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, takibe dayanak sözleşme altında yer alan imzanın kefile ait olduğunun tespiti sonrası kefilin sorumluluğunun tespiti için talimat yoluyla bankacı bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi raporunda;" dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi ile dava dışı ... Petrol....Ltd.Şti. arasında 13/08/2018 tarihinde Bireysel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, kefiller ... Turz.... Ltd.Şti. ile ... Petrol Ürünleri Nakliye Pazarlama-... ...'ın, Bireysel kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan krediden kaynaklı tüm borçlardan 13/08/2018 tarihinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul ve taahhüt ettikleri, kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi ile dava dışı ... Petrol ...Ltd.Şti. arasında 14/08/1998 tarihinde 14.450-TL anapara tutarlı kredi kullandırıldığı, cari hesap hareketlerinin incelemesinde kredi için hesaba yapılan herhangi bir ödeme tespit edilemediği,14/08/1998 tarihi itibari ile asıl alacak toplamının 14.450-TL olduğu kanaatine varıldığı, taraflar arasında 13/08/1998 tarihinde imzalanan bireysel kredi sözleşmesinde aylık akdi faiz oranı %6,50, yıllık akdi faiz oranının %78 olarak belirtildiği, uygulanması gereken faizin %156 olacağı, yapılan hesaba göre davalıya kullandırılan kredi nedeni ile davacı alacaklının davalı borçludan takip tarihi itibari ile talep edebileceği tutarın, 14.450-TL asıl alacak, 215.964,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 230.414,88-TL olarak hesaplandığının" belirtildiği görülmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporu kısmen benimsenerek davalı borçlu kefilin takip tarihi itibariyle temerrüte düşmesi nedeniyle işlemiş faiz tutarından sorumlu olmayarak sadece asıl alacak tutarı olarak kredi tutarı olan 14.450-TL'den sorumlu olması gerektiğinin kabulüyle davanın kısmen kabulüne yönelik karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dava dışı kredi kullandıran ... T.AŞ kayıtlarının bilirkişi tarafından incelenerek örneklerinin rapor ekine alındığı, incelenen kayıtlar ile hesap hareketleri kapsamından; dava dışı asıl borçlu ... Petrol şirketine, 14/08/1998 tarihinde 14.550-TL tutarlı Taşıt Kredisi kullandırıldığı, bu krediye ilişkin her hangi bir geri ödeme yapılmamış olduğu, bilirkişi raporunda kullandırılan kredi tutarının sehven 14.450-TL yazılması ile mahkemece, bu tutarın asıl alacak tutarı olarak tespit edilmiş olduğu görülmüştür. Mahkemece, 14.450-TL tutarın asıl alacak kabulüyle, takibin bu tutar üzerinden devamına yönelik karar verildiği anlaşılmakta ise de; 14/08/1998 tarihinde kullandırılan ve geri ödemesi hiç yapılmadığı banka kayıtları ile tespit edilen bu tutara, kat tarihi olan 24/11/1998 tarihine kadar, taraflar arasında ki sözleşme hükümlerinde belirlenen ve işlemesi gerekecek aylık % 6,50 akdi faizin işletilmediği, yine alacak likit olduğu ve davacının talebi bulunduğu halde HMK'nın 297/2 maddesine aykırı olacak şekilde icra inkar tazminat talebi hakkında olumlu/ olumsuz bir karar da verilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı olduğu üzere yanılgılı ve yanlış değerlendirmeyle alacağın eksik tayini suretiyle karar verilmesi ve hüküm yerinde her bir talep karşılanmaksızın karar verilmiş olması kamu düzenine aykırı olduğu gibi isabetsiz olup yasa ve usule aykırıdır. Bu nedenlerle, alacağın eksik hesaplandığına ve icra inkar tazminatı takdiri gerektiğine yönelik davacı istinaf istemlerinin yerinde olduğu, yapılan hesaplama ile bulunan tutar gözetildiğinde tam kabul kararı verilmesine yönelik istemin ise yerinde olmadığı anlaşılarak istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerekmiştir.
Davalının istinaf istemelerinin incelenmesine gelince; davalı kefil, asıl borçlu şirket lehine rehin ve ipotek bulunduğunu, bu hususun araştırılmadığını ileri sürmüş ise de, davalının, bu hususa yönelik iddialarına cevap dilekçesi kapsamında yer vermediği, cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların istinaf aşamasında dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmış, bu hususa ilişkin itirazının reddi gerekmiştir. Yine davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüş ise de; TBK'nın 146. maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir, şeklindeki düzenlemelerin yürürlük tarihinden önce işbu davanın dayanağı olan takibin başlatılmış olması ve yasal sürede yenilenerek sürdürülmesi göz önünde bulundurulduğunda; takip tarihi itibariyle henüz alacak zamanaşımının gerçekleşmediği tespit edildiğinden, bu hususa ilişkin istinaf istemi de yerinde bulunmayarak reddi gerekmiştir.
Ne var ki az yukarıda sözü edilen ve davacı taraf istinafına konu edilen aynı zamanda kamu düzenine de aykırılık teşkil eden yanlışlıklar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Dairemizce, 14.550-TL asıl alacak tutarına, hesap kat tarihi göz önünde bulundurularak taraflar arasında ihtilafsız olduğu anlaşılan ve istinafa da davalı tarafça getirilmediği tespit edilen aylık % 6,50 oranlı akdi faiz tatbiki suretiyle; 24/11/1998 hesap kat tarihine kadar işlemiş faiz tutarı (71 gün * %6,50=) 2207,61-TL olarak ve alınması gereken %5 oranındaki BSMV tutarı ise, 110,38-TL olarak re'sen hesaplanmış, davanın kısmen kabulü ile davalının takibe vaki itirazının, 14.550-TL asıl alacak, 2207,61-TL işlemiş akdi faiz, 110,38-TL BSMV olmak üzere toplam 16.867,99-TL üzerinden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağın % 20'si oranında takdir edilen icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, asıl alacağa takip tarihinden geçerli % 156 oranında temerrüt faizi işletilmesine yönelik karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle ve kamu düzeni de gözetilerek; davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun ise HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne yönelik karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gerekli olan 987,07-TL harçtan peşin alınan 220,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 766,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
B)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni de gözetilerek KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/03/2022 Tarih ve 2021/208 Esas 2022/216 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile
Ankara 15.İcra Müdürlüğü'nün 2018/6018 Esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazın
14.550,00-TL asıl alacak, 2.207,61-TL işlemiş faiz, 110,38-TL BSMV olmak üzere toplam 16.867,99-TL alacak üzerinden iptaline
Asıl alacak tutarı olan 14.550,00 TL'ye takip tarihinden itibaren % 156 faiz ve bu oranın %5'i BSMV yürütülmek suretiyle takibin devamına,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Hükmedilen tutar olan 16.867,99 TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 3.373,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 1.152,25-TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan tebligat, posta, ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.374,50-TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 2.061,72-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 16.867,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 2.559,01-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde davacıya iadesine,
C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 1.683,10-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 615,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin kabul ve ret oranına göre hesap edilen 22,36-TL yargılama gideri olmak üzere toplam 637,76-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
4-Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün 2020/27030 Esas sayılı takip dosyasına davacı tarafından sunulan teminatın iadesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 08/05/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-