T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1442 Esas - 2025/218 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1442
KARAR NO : 2025/218
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2020
NUMARASI : 2018/978 Esas 2020/84 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 27/12/2018
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :07/03/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Tek. Oto. Tur .Gıd. İn. Dan. Mak. Bil. Hiz. Tem. İth. İhr. San. A.Ş. ile davacı banka arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine davalının müşterek müteselsil kefil olduğunu, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine, borçlarının ödenmesi için 16/04/2018 tarihli noter ihtarnamesi ile borcun ödenmesinin istenildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/5189 sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla takibe geçildiğini, ancak, borçlunun takibe itiraz ettğini, borçlunun itirazının haksız ve dayanıksız olduğunu bildirerek itirazının iptali ile alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu 350.000,00 TL ticari kredinin Kredi Garanti Fonunun ... Tek. Oto ... A.Ş.'ne verdiği kredi olduğunu, kullandırılan kredinin ...'nun teminatı kapsamında olduğu için, davacı bankanın alacağının fon tarafında ödendiğini, bu nedenle bankanın takip yapması ve iş bu davayı açmasının haksız olduğunu, bankanın talep hakkı bulunmadığını, takibe dayanak yapılan kredi sözleşmesi ve hesap katma ilişkin ihtarnamenin bankaca müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, takipte talep edilen faiz oranlarının ve işlemiş faizin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2018/5189 esas sayılı dosyasındaki takibin davalı - borçlu yönünden 257.975,22 TL asıl alacak, 14.222,37 TL işlemiş akdi faiz, 3.100,38 TL işleyen temerrüt faizi, 155,02 TL vergiler, 153,81 TL masraf olmak üzere toplam 275.606,80 TL ile sınırlı olarak takip tarihinden itibaren yıllık % 34,96 temerrüt faiziyle devamına, 257.975,22 TL'nin % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, takibin davalı - borçlu yönünden 711,62 TL asıl alacak, 658,33 TL işleyen faiz, 32,92 TL vergi olmak üzere toplam 1.402,87 TL ile sınırlı olarak iptaline ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme dayanak alınan bilirkişi raporu eksik ve hatalı inceleme ile düzenlendiğini, davalı asıl borçlunun kefaletinden sorumlu tutularak hesaplama yapıldığını, öncelikle Yargıtay uygulamaları ile de kesinleştiği üzere kefil ,asıl borçlunun temerrüdünden sorumlu tutulamayacağını, Kredi, ...'nun kefaleti ile kullanılmış bir kredi olup davalının da bu sözleşmeye kefil sıfatıyla imza attığını, davalının, kredinin kefili olan ...'ndan hukuki olarak bir farkı bulunmadığını, bilirkişi raporunda mevzuat ve bankanın ... A.Ş. İle imzalamış olduğu protokol uyarınca krediyi kullandıran davacının borçlular hakkında takibi sürdürmesi gerektiği belirtildiğini ve mahkemece bu değerlendirme nazara alınarak karar verildiğini, bu değerlendirmenin hukuki mahiyette olup bilirkişi tarafından yapılabilecek bir değerlendirme olmadığını, öte yandan KGF'nin krediye ilişkin sıfatının belirlenmesi ve tarafların sorumluluğunun tespiti açısından son derece önemli olduğunu, dosya içeriğinden kredi borcuna mahsuben 08/05/2018 tarihinde ... A.Ş. Tarafından 242.324,27 TL ödeme yapıldığını, ödemeye rağmen yüzeysel bir biçimde bu ödemenin bankanın takip hakkını etkilemeyeceği, banka ve Fon arasındaki sözleşme hükümleri gereğince bu durumun kefil olan davalı yönünden bir sonuç doğurmayacağı karar gerekçesinde yazılı olduğunu, bu değerlendirme gerek Borçlar Hukuku gerekse de İcra İflas Hukuku'nun temellerine aykırı olduğunu, 242.324,27 TL tutarında (Kredinin ana parası 305.000,00 TL dir.) bir ödeme alacaklı bankaca tahsil edilmesine rağmen davalıdan bu ödeme yapılmamış gibi tememerrüt faizi talep edildiğini, mahkemece verilen karar, faize faiz yasağına aykırı olduğunu, zira kredi alacağına mahsuben ödeme yapılmış, ancak davalı yönünden hesaplama yapılacak iken kredinin hiç ödemesi yapılmamış gibi toplam ana para borcu temerrüt faizine hükmedildiğini, mahkemece temerrüt faizi oranı %34,96 olarak belirlendiğini, mahkemece davalı aleyhine asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş olup davalının itirazında haksız ve kötüniyetli olmadığı için aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı vekili istinaf başvuru tarihinden sonra, 27/02/2025 UYAP tarihli dilekçesi gelinen aşamada istinaf incelemesi henüz yapılmadığından istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davalı vekilinin Ankara 60. Noterliğinden verilen 21/04/2015 tarih ve 15055 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davalı vekilince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla, davalı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 349/2. maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davalı tarafça yatırılan 738,00 istinaf yoluna başvuru harcı, 4.713,65 TL istinaf nispi karar harcının istek halinde istinafa başvuran davalıya iadesine,
3-İstinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraf vekilleri yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/03/2025
Başkan-
Üye -
Üye -
Zabıt Katibi -