T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE ... MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2021
NUMARASI : ...
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/04/2020
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek 328.000,00 TL asıl alacak, 25.880,55 TL işlemiş faiz, 1.294,03 TL BSMV, 23.487,68 TL kat öncesi işlemiş faiz,, 32,55 TL kat öncesi BSMV, 942,25 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 379.637,06 TL nakit alacağa yönelik itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; KGF tarafından teminat altına alınmış kredinin fon tarafından ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının alacağı KGF'den talep etmeden müvekkilleri hakkında takibe girişmesi yasal olarak şeklen mümkünse de mevzuatın amacına aykırı olduğunu, KGF tarafından herhangi bir ödeme yapılması halinde borçlunun sorumluluğunun aynı şekilde devam edeceğinin kabul edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalılardan talep edebileceği nakdi alacak miktarının tespit edildiği, davalı kefiller yönünden belirlenen borcun kefalet limitini aşmadığı, kefalete ilişkin yasal şekil koşullarının gerçekleştiği, KGF tarafından yapılan herhangi bir ödeme olmadığı, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında 328.000,00 TL asıl alacak, 43.600,87 TL işlemiş faiz, 2.180,04 TL BSMV ve 942,25 TL masraf olmak üzere toplam 374.723,16 TL nakdi alacağa yönelik itirazlarının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %45 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK’nun 67/2. maddesi gereğince alacağın %20’si oranında 74.944,63 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; KGF tarafından teminat altına alınmış bir kredinin fon tarafından ödenip ödenmediği, ödendi ise ne miktarda ödendiği hususlarının araştırılması gerektiğini, davacının iddiasının tek başına, bu hususun aydınlatılması açısından yetersiz olduğunu, ödeme yapılıp yapılmadığı, icra dosyasının infazı aşamasında değerlendirilecekse dahi hükümde infaz aşamasında değerlendirilmesine ilişkin kayıt bulunması gerektiğini, ancak KGF tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun hiç araştırılmadığını, kuruma dahi sorulmadığını, kurumdan tahsilat yapıldı ise davanın tahsilat miktarına göre reddi gerekeceğini, davacının alacağını Kredi Garanti Fonundan talep etmeden müvekkilleri takibe giriştiyse her ne kadar müteselsil kefalet hükümlerine göre şeklen mümkün görünse de ilgili mevzuatın özüne ve amacına aykırı olduğunu, hali hazırda davacı KGF'den alacağını tahsil etmemişse, bankanın dava konusunu kurumdan tahsil imkanı varken öncelikle müvekkillere takip başlatmasının düzenlemenin özüne ve amacına aykırı olduğunu, her ne kadar Kredi Garanti Fonu ile davacı ...arasındaki sözleşme yasal takibatın banka tarafından yapılacağı hükmünü içermekteyse de bu hükmün davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi KGF tarafından herhangi bir ödeme yapılsa dahi borçlunun sorumluluğunun aynı şekilde devam edeceği şeklinde yorumlanamayacağını, zira KGF ile banka arasındaki sözleşmenin nispiliği gereğince müvekkilleri aleyhine sonuç doğurmaması gerektiğini, davacı ...ve kurum arasındaki sözleşmenin borçluyu yasal takibe ilişkin hükmünün, alacağın temliki olarak yorumlanması gerektiğini, bu durumda davacı bankanın müvekkilleri aleyhine başlattığı takibin sebebinin tamamen değişeceğini, borcun sebebinin artık kredi sözleşmesi olmayacağını, zira müteselsil kefil konumundaki kurum kredi sözleşmesinden doğan borcu ödediğini ve borcun sona erdiğini, ilgili sözleşme hükmüne göre takibe koyulacak borcun sebebinin artık alacağın temliki sözleşmesi olacağını, bu durumda müvekkiline yeni defi sürme imkanı doğacağını, şayet borç Kredi Garanti Fonu tarafından ödenmişse artık devamı istenen icra takibi üzerinden takibin devamının mümkün olmadığını, eğer kısmi ödeme söz konusu ise yine ödenen kısım açısından davanın reddi gerektiğini, alacağın likit olduğundan sebeple müvekkilleri aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, zira hem KGF ödemesi hakkındaki itirazları hem de davanın kısmen kabul edilmesi dikkate alındığında alacağın müvekkilleri tarafından belirlenebilir olduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Genel kredi sözleşmesi sureti, kredi ödeme planları, Ankara ... Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, hesap kat ihtarı, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/16496 sayılı takip dosyası, KGF ile davacı ...arasında akdedilen 06/03/2019 tarihli kefalet protokolü, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 29/06/2021 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2019/16496 sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı borçlular aleyhine 328.000,00 TL asıl alacak, 25.880,55 TL işlemiş faiz, 1.294,03 TL BSMV, 942,25 TL ihtarname gideri, 23.487,68 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.174,38 TL kat öncesi işlemiş faiz BSMV'sinin tahsili, 38.570,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 23/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçluların 27/12/2019 tarihinde borca itiraz ettiği, itirazın 7 günlük yasal süre içerisinde yapıldığı, itirazın davacı alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, işbu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca, itiraz dilekçesinin davacı alacaklı vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre olan 01/04/2020 tarihinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı ile davalı ... ... A.Ş. arasında 28/06/2018 tarihli 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede diğer davalıların aynı limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, sözleşmedeki kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygun olduğu, davalı ...'ın sözleşme tarihinde davalı asıl borçlu şirketin ortağı olduğundan eş muvafakatinin aranmayacağı dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı tarafından davalı asıl borçlu ve diğer davalı kefillere 25/09/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi gönderilerek toplam 352.662,06 TL nakit alacağın 24 saat içerisinde ödenmesi, 38.570,00 TL gayri nakit alacağın 24 saat içerisinde depo edilmesi talep edilmiştir. Anılan ihtarname davalılara 27/09/2019 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Yargılama aşamasında banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan bilirkişi raporunda, davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan 328.000,00 TL asıl alacak, 43.600,87 TL işlemiş faiz, 2.180,00 TL BSMV, 942,25 TL masraf olmak üzere toplam 374.723,16 TL nakit alacağı bulunduğu, KGF tarafından takip konusu borca mahsuben yapılan bir ödemenin tespit edilmediği, %45 temerrüt faizinin mevzuat şartlarına uygun bulunduğu, davalı yanın KGF ödemesi savunmasının banka kayıtlarında tespit edilmediği yönünde kanaatd bildirilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit alacağı bulunduğunu, nakit alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davalı asıl borçlu ... ... A.Ş. ile davacı ...arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede diğer davalıların müteselsil kefil oldukları, kredi borcunun ödenmediği iddiasıyla davacının kredi hesabını kat ettiği, alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalıların borcun tamamına itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan talep edebileceği nakit herhangi bir alacak bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, davalıların borçtan sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davalılar vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu nakit alacak miktarı tespit edilmiş, mahkemece de anılan rapor hükme esas alınmıştır.
Banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile alınan raporda KGF tarafından yapılan bir ödeme bulunduğuna ilişkin bilirkişi tarafından yapılan bir tespit bulunmadığı gibi, davacı ...ile KGF arasında akdedilen protokol uyarınca KGF tarafından yapılan ödemenin varlığı halinde davacı bankanın aynı icra takip dosyası ile borçlulardan tahsilini talep etme hak ve yetkisi bulunduğu gibi, borçlulardan tahsilat yapıldığında KGF tarafından yapılan ödeme miktarınca yapılan tahsilatın KGF hesabına aktarılması gerekecektir.
Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakit alacak miktarının tespit edildiği, KGF tarafından yapılan bir ödeme olmadığı, ödeme bulunması halinde dahi ödenen kısım yönünden davacı bankanın davalılar aleyhine icra takibi yapmaya hak ve yetkisi bulunduğu gözetilerek mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, hüküm altına alınan ve davalıların itirazının haksız olduğu anlaşılan alacak likit, bir başka anlatımla bilinebilir ve hesaplanabilir niteliktedir. Hal böyle olunca, mahkemece davalılar yönünden hüküm altına alınan alacak üzerinden davacı ...yararına İİK'nun 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetlidir.
Davalılar vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik istinaf itirazı bulunmadığından temerrüt faiz oranına ilişkin Dairemizce bir inceleme yapılmamıştır.
Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinde davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalılardan alınması gerekli olan 25.597,34 TL harçtan peşin alınan 6.399,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.198,00 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025
Başkan -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.