T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1738 Esas 2025/313 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1738
KARAR NO : 2025/313
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/02/2021
NUMARASI : 2019/733 Esas 2021/118 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/12/2019
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalı ... ... A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların takibe itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kefaletinin geçerli olmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; kredi borcunun ödendiğini, müvekkillerinin borcun kefili olduklarını, asıl borçluya takip yapılması gerekirken kül halinde tüm kefillere ve takip başlatılmasına itiraz ettiklerini, fahiş faiz bedellerini kabul etmediklerini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davalı ... A.Ş. Aleyhine yapılan bir icra takibi bulunmadığı, takipte yer almamakla birlikte anılan davalı vekilinin icra takibine itiraz etmesi nedeniyle davacı tarafından aleyhine dava açıldığı, davacının kötüniyetinin ispatlanamadığı, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının diğer davalılardan takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, raporun dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davalı ... ... A.Ş'ye yönelik davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davalılar ..., ... Grup ... A.Ş ve ... ... A.Ş'ye yönelik davanın kısmen kabulüne, anılan davalıların icra takip dosyasında 383.657,88 TL asıl alacak, 1.152,34 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 384.810,22 TL alacağa yönelik itirazlarının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %28,60 temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK’nun 67/2.maddesi gereğince alacağın %20’si oranında 76.962.04 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım alacağın fer’ilerine yönelik olup davacının kötüniyeti ispat edilemediğinden şartları oluşmayan davalı şirketlerin kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; genel kredi sözleşmesinin kişilik haklarına, kamu düzenine aykırı olup, geçersiz sözleşmeden doğan borcu kabul etmediklerini, müvekkilinin davacıya böyle bir borcu bulunmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, iptali gerektiğini, müvekkilinin kefaletinin geçerli bir kefalet için olması gereken şartları bünyesinde barındırmadığını, geçersiz kredi ve kefalet sözleşmesi nedeniyle müvekkili aleyhine başlatılan takip ve bunun akabinde açılan dava ile müvekkilinin ticari saygınlığının davacı tarafça zedelenmek istendiğini, müvekkilinin müteselsil kefil de olmadığını, önce borçluya gidilmeksizin müvekkiline karşı takip başlatılmasının hukuka aykırılık oluşturduğunu, müvekkilinden talep edilen faiz oranlarının son derece fahiş bulunduğunu, bu faiz oranlarının taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davacı tarafından talep edilen miktara ilişkin ana sözleşme ve kefalet sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle kanunda düzenlenen itiraz hakkını kullandığını, yargılamayı gerektiren hususların varlığı sabit olduğundan, müvekkilinin salt icra takibine itirazda bulunması ve bu nedenle müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Genel kredi sözleşmesi sureti, hesap kat ihtarı, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/14375 sayılı icra takip dosyası, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 04/01/2020 tarihli bilirkişi raporu, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/14376 sayılı takip dosyası sureti dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/14375 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular ... Grup ... A.Ş., ... ve ... ... A.Ş. aleyhine toplam 388.742,65 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı borçlu ...'a 01/11/2019 tarihinde tebliğ olduğu, anılan davalının 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde olacak şekilde 04/11/2019 tarihinde takibe konu borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 17/12/2019 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Davacı ile dava dışı ... ... A.Ş arasında 03/11/2016 tarihli 2.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme limitinin 28/11/2016 tarihinde 5.000.000,00 TL'ye artırıldığı, davalıların anılan sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, istinaf kanun yoluna başvuran ...'ın sözleşmedeki kefaletinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu görülmüştür.
Dava dışı asıl borçlu ile davalılara davacı tarafından gönderilen 10/10/2019 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile toplam 383.424,34 TL'nin ödenmesi talep edilerek borçlulara 1 gün atıfet süresi tanınmıştır. Anılan ihtarname dava dışı asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresine 11/10/2019 tarihinde bila tebliğ olduğu gibi, davalı ...'a da bila tebliğ olmuştur.
Yargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunda, davalılar kredi borcunun ödendiğini savunmuşlarsa da şubede yapılan incelemede temin edilen hesap ekstresine göre hesap kat tarihinden yerinde inceleme yapılan tarihe kadar borca mahsuben yapılan herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı, davalıların takip tarihinde temerrüte düştüğü, davacının krediyi yıllık %13,32 oranında akdi faiz uyguladığı, kmh'a uyguladığı akdi faiz oranının temerrüt tarihinde yıllık %19,20 olduğu, bu oranın sözleşmeye göre %50 ilavesi ile bulunan oranın %29,40 olmasına rağmen davacının daha düşük oranda temerrüt faizi talep ettiği, talep edilen temerrüt faizinin sözleşmeye, ictihatlara ve mevzuata uygun olduğu, takip tarihi itibarıyla taksitli ticari kredi nedeniyle davacının davalı ...'dan 386.908,96 TL, kmh nedeniyle 5.504,33 TL olmak üzere toplam 392.413,29 TL alacaklı bulunduğu, takipte asıl alacağın ise 383.657,83 TL olarak gösterildiği, taleple bağlı kalınacağı, temerrüt faiz oranının %28,60 olduğu, 1.152,34 TL noter masraf makbuzu sunulursa bu miktarında hesaplamaya dahil edileceği yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili 10/10/2019 tarihli 1.152,34 TL bedelli noterlik makbuzunu dosyaya ibraz etmiştir.
İstinaf aşamasında incelenen Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/14376 sayılı takip dosyasında davacı tarafından dava dışı asıl borçlu ... ... A.Ş. aleyhine araç rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, işbu dava tarihinden sonra, karar tarihinden önce 17/08/2020 tarihli ihalede rehinli aracın 755.100,00 TL'ye üçüncü kişiye ihale olunduğu, alacaklı davacı banka vekilince ihale bedelinin banka hesabına tahsil ve cezaevi harçlarından muaf olarak yatırılmasının talep edildiği, ihale alıcısı tarafından 17/08/2020 tarihinde 124.000,00 TL, 24/08/2020 tarihinde 631.100,00 TL icra dosyasına yatırıldığı, yatırılan bedellerden tahsil harcı mahsup edilmek suretiyle davacı alacaklı bankaya ilk derece mahkemesi karar tarihinden sonra, 08/04/2021 tarihinde 519.393,69 TL ödendiği anlaşılmıştır.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı ... ... A.Ş. hakkında icra takibi başlatılmadığı, diğer davalılar yönünden ise bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğu gerekçesiyle davalı ... A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin istinaf itirazı kamu düzenine aykırılık yönünden incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacı banka işbu dava konusu ilamsız icra takibi ile istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...'dan kefaleti bulunduğu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 388.742,65 TL alacağın tahsilini talep etmiştir.
Davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2019/14376 sayılı icra takip dosyasında ilk derece mahkemesi yargılaması aşamasında rehne konu araç ihale yolu ile üçüncü kişiye satılmış, ihale bedeli icra dosyasına yatırılmış, istinaf aşamasında da alacaklı davacı bankaya harç mahsubu yapıldıktan sonra icra müdürlüğünce 519.393,69 TL ödenmiştir.
Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere, davacı banka rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi sonucu yaptığı tahsilat ile işbu dava konusu icra takibiyle tahsili talep edilen alacağı sona ermiştir. Bir başka anlatımla, davacı bankaya işbu dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak ödenmiş durumdadır.
Hal böyle olunca, istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... yönünden davacı bankaya işbu dava konusu icra takibi ile tahsili talep edilen alacak rehnin paraya çevrilmesi sonucu ödendiğinden davanın konusuz kaldığı gözetilerek anılan davalı hakkında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekmiştir.
Öte yandan, davalı ... hakkında asıl borçlunun rehninin paraya çevrilmesi sonucu yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalan davada, anılan davalının genel kredi sözleşmesinde şekil koşullarına uygun nitelikte müteselsil kefaletinin bulunduğu, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının anılan davalıdan takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu miktarın 383.657,88 TL asıl alacak olarak tespit edildiği, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen noter makbuzundan davacının ayrıca anılan davalıdan 1.152,34 TL ihtarname masrafı alacağı bulunduğu, davalı ...'ın takipte toplam 384.810,22 TL'ye itirazının haksız olduğunun anlaşıldığı, bu miktarın likit, bilinebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğu, davalının anılan miktara itirazının haksız bulunduğu gözetilerek davacı yararına anılan miktar üzerinden diğer davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. hakkında ilk derece mahkemesince kesinleşen kararda hüküm altına alınan icra inkar tazminatı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedildiği gibi, davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti de hüküm altına alınmıştır.
Yargılama gideri ve icra inkar tazminatı ilk derece mahkemesince davalılardan müteselsilen tahsili şeklinde kurulmayan hüküm aleyhine davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmadığından aleyhe hüküm kurma yasağı da gözetilerek davalı ... hakkında anılan kısımlar yönünden müteselsil tahsil hükmü kurulmamıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulü yönündeki kararında kamu düzenine aykırılık yönünden isabet görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının davalı ... yönünden kaldırılmasına, anılan davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, diğer davalılar hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı ... hakkında açılan dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine diğer davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. aleyhine ilk derece mahkemesince verilen kararla tahsilde tekerrür olmamak üzere icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun istinaf aşamasında başka dosyada yapılan tahsilatla borcun tahsil edildiği gözetilerek KABULÜNE, davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine,
2-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/02/2021 tarih 2019/733 Esas 2021/118 Karar sayılı kararının davalı ... yönünden kamu düzenine aykırılık nedeniyle KALDIRILMASINA,
3-Davalı ... hakkında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Diğer davalılar hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İİK’nun 67/2. maddesi gereğince alacağın %20’si oranında 76.962.04 TL icra inkar tazminatının, diğer davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. hakkında ilk derece mahkemesince kesinleşen kararda yer alan icra inkar tazminatı ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Alınması gereken 615,40 TL harcın diğer davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. hakkında ilk derece mahkemesince kesinleşen kararda yer alan harç ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 188,40 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.188,40 TL yargılama giderinin, diğer davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. hakkında ilk derece mahkemesince kesinleşen kararda yer alan yargılama gideri ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
8-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin diğer davalılar ... ... A.Ş. ve ... ... A.Ş. hakkında ilk derece mahkemesince kesinleşen kararda yer alan arabuluculuk ücreti ile tahsilde tekerrür olmamak üzere ve müteselsilen davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin diğer davalılar ... ... A.Ş. ve .... A.Ş. hakkında ilk derece mahkemesince kesinleşen kararda yer alan vekalet ücreti ile tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 1.966,21 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,
11-Davalı ... tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B)1-Davalı ... tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talep halinde anılan davalıya iadesine,
2-Davalı ...'ın istinaf aşamasında yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.