T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : ...
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ....
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE ... MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2022
NUMARASI : .....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 22/09/2021
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ...... arasında imzalanan genel ... sözleşmelerine istinaden, diğer davalılar ...... müşterek müteselsil kefaleti kapsamında davalı ......ne müvekkili bankanın ... Şubesi nezdinde ticari hesap kredisi ile muhtelif başkaca krediler açılarak kullandırıldığını, borçluların sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi ve biriken borçlarını ödememesi nedeniyle söz konusu kredilerin kat edilerek tüm muhatapların müvekkili bankaya bildirmiş oldukları son ikametgah adreslerine Ankara 54. Noterliği’nin 59066 yevmiye numaralı ve 27/12/2019 tarihli hesap kat ve borcu ödeme ihtarnamesi gönderildiğini, söz konusu ihtarnamenin davalıların tamamına 30/12/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, iş bu tebliğlerin ardından muhatapların borca ya da başkaca bir unsura herhangi bir itirazda bulunmadıklarını, diğer yandan ihtarnameler bila tebliğ edilmiş olsa bile adres değişikliğini bankaya bildirmeyenlerin son adresine bila tebliğ edilen ihtarnamelerin muhataplara tebliğ edilmiş sayıldığını (Yargıtay 12 HD 2008/3710 E 6610 K 01.04.2008 tarih) (Genel ... Sözleşmesi madde 13.2.b), ihtarnamenin Tebligat Kanunu hükümleri çerçevesinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen söz konusu borcun ödenmediği gibi borca herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, İİK. nun 68/b-2 md.si gereğince borçlunun tebellüğ ettiği ihtar ve hesap özetine aldığı tarihten itibaren bir ay içinde itiraz etmemesi durumunda ihtar edilen alacak miktarının kesinleşmiş olacağını, borcun ödenmemesi üzerine tüm borçlular hakkında Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9865 Esas sayılı dosyasından yapmış oldukları ilamsız takipte 1.680.070,71-TL toplam alacaklarının tahsilinin talep edildiğini, iş bu ilamsız takibe ilişkin ödeme emrinin her iki davalılar ... ............ 19/08//2021, diğer davalı ...'e 18/08/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıların herhangi bir geçerli sebep göstermeden 20/08/2021 havale tarihli dilekçeleri ile borcun tamamına itiraz ettiklerini, tüm borçlulara gönderilmiş olan ödeme emrinin ekinde ihtarname ile hesap özeti yer aldığını, ayrıca dosya içerisinde davalıların imzalamış olduğu Genel ... Sözleşmesi örneğinin de mevcut olduğunu, itiraz sonucu ...... yaptıkları 27/08/2021 tarihli ve 2021/10386 sayılı başvurunun 07/09/2021 tarihli ve 2021/93241 sayılı son tutanak ile anlaşamama ile sonuçlandığını, talep edilen alacağın, borçluların imzalamış olduğu Genel ... Sözleşmesi hükümlerine dayandığını, borçluların bu sözleşme ile bir taraftan kendilerine müvekkili banka tarafından açılan krediyi sözleşme koşullarına uygun tarzda kullanmayı kabul ve taahhüt ettiklerini, diğer taraftan da uyuşmazlık halinde Bankalarının kayıtlarının muteber olacağını ve ayrıca münhasır delil teşkil edeceğini de kabul ettiklerini, temerrüt faiz oranının karşılıklı imzalanmış olan sözleşmenin 11/b maddesi kapsamında belirlendiğini, hesap kat tarihinde (04/06/2021) müşterinin kullanmış olduğu tüm krediler için bankaca uygulanan ... faiz oranlarından en yüksek olan ... faiz oranına bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini, bu durumda 910.368,95-TL’lik ... türü/alacağı için ilgili dönemde bankaca uygulanan en yüksek ... faiz oranının %31,20 olup bu oranın ½ ‘sinin (yani %50’sinin) ekli hali ile 910.368,95-TL’lik alacak için temerrüt faiz oranının %46,80 olarak tespit edildiğini, söz konusu uygulamanın kanunlara uygun olduğu ve temerrüt faizinin bu şekilde hesabının gerektiğinin Yargıtay 19. HD 2008/7309 E 2009/3258 K ile 2012/5456 E 2012/13988 K sayılı ve daha birçok kararı ile de sabit olduğunu, davaya konu icra dosyasına dayanak alacak/... için her ne kadar KGF kefaleti (yani KGF teminatlı ...) mevcut olsa da iş bu dosya/alacak ile ilgili KGF’den henüz tazmin (... ... ... tarafından henüz ödeme yapılmamıştır) sağlanmadığını, bununla birlikte KGF tarafından ödeme yapılması durumda ise ... ... ... ile müvekkili Banka arasında düzenlenen “... ... ... ... Arasında Düzenlenen Kefalet Protokolü” bulunduğunu, Kefalet Protokolü’nün Hazine Destekli Kefaletlerde Takip ve Tahsilat Süreçlerine İlişkin Usul ve Esaslar Başlıklı 4. Maddesi’nin 2.bendinin 1.fıkrasına göre "Kurum’un kefaletiyle kullandırılan kredilerin temerrüdü halinde, Kurum’un alacağı dahil kanuni takip işlemleri ... Veren tarafından yürütülür. ... Verenin talep etmesi halinde Kurum kanuni takip işlemlerinin yürütülmesini teminen ... Verenin yetkilendireceği ya da göstereceği avukat/avukatlar adına vekalet düzenler.”, yine işbu protokolün 4.2. bendinin 3. fıkrasında “Kurum'un ... Verene karşı kefaletinin tazmininden doğan alacağı tamamen tahsil edilinceye kadar yararlanıcı ve kefilleri aleyhine başlatılmış bulunan kanuni takibi sürdürmek ... Verenin yükümlülüğündedir” söz konusu protokole istinaden, ... ... ... A.Ş.’ye karşı müvekkili bankanın sorumluluğunun devam ettiğini ve KGF tarafından gerçekleştirilmesi muhtemel ödemenin müvekkili banka tarafından kurum adına tahsil edilmek üzere takip edildiğini, ayrıca ... ... ... A.Ş.’den tahsilat sağlansa dahi iş bu tahsilatın klasik bir tahsilat olarak değerlendirilmesi halinde, davada bu ödeme miktarınca hukuki yarar (dava şartı) yokluğundan kısmı red kararı verileceğinin ve aleyhlerine maktu vekalet ücretine hükmedileceği (Yargıtay 19 HD 2014/15002 E 2015/2852 K, 2014/4935 E 2014/7882 K, HGK. 03.05.2017 T.E:11-80, K:889) görüşü bulunduğunu, noterden gönderilmiş olan ihtarnameye itiraz etmeyerek kesinleşmiş olan borç için yapılmış olan icra takibine herhangi bir geçerli sebep göstermeden itiraz edilmesinin davalıların/borçluların kötü niyetli itirazlarının açık bir göstergesi olduğunu, alacağın tahsili için Sayın Mahkemenize başvurma ve mal kaçırma niyetinde olan borçlular aleyhine mevcut olan Ankara 2. Asliye ... Mahkemesi’nin 2021/137 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararının devamını talep etme zorunluluklarının doğduğunu iddia ederek; Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9865 Esas sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın dilekçesinde hesap kat ve ödeme ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde muhataplar tarafından itiraz edilmediği için de alacağın kesinleştiğini belirttiğini, davalılara gönderilen hesap kat'i ve ödeme ihtarnamelerinin tamamının usulsüz olarak tebliğ edildiğinden muhataplarınca herhangi bir itirazda bulunulamadığını, tüzel kişiye yapılan tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılmasının kanunun emredici hükmü olduğunu, yetkili temsilcinin bulunmaması halinde tebligatın, T.K. 12 maddede belirtilen sıraya uyularak yapılması gerektiğini, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. temsile yetkili kişinin kendisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürünün adreste bulunup bulunmadığına bakılmaksızın daimi işçi sıfatıyla ... ... Ltd. Şti. çalışanı ... tarafına tebligatın yapılmış olmasının kanuna aykırı olduğunu, .....yapılan tebligatın da yetkili kişinin adreste bulunmaması sebebiyle tebligat kanunda belirtilen sıraya uyulmadan daimi işçi sıfatıyla ...'a tebliğ edildiğini, davalı ... ve ...'e gönderilen hesap kat ve ödeme ihtarnamesinin de usulsuz tebliğ edildiğini, davalı ... ve ...'nin davacı bankaya bildirdiği son ikametgah adresine gönderilen ihtarnameyi 'daimi işçi' olarak belirtilen ... isimli şahsın teslim aldığını, davalı ... ve ...'nin bankaya belirtilen ikametgah adreslerinde (konut) herhangi bir işçi bulunmadığını, yaptıkları araştırma sonucunda ...'nın tebligatın yapıldığı konutun bağlı olduğu sitenin güvenlik görevlisi olduğunun ortaya çıktığını, Mevzuat gereği kendisine tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunmaması durumunda tebligatın muhatabın kendisiyle aynı konutta oturan kişilere veya sigortalı çalışana yapılabileceği sabit olduğu halde bu kurala aykırı olarak yapılan tebligatın geçersiz olacağını, davacının hesap kat'i ve ödeme ihtarnamesinden sonra icra takibi başlatması üzerine davalıların aleyhlerinde yapılan işlemden haberdar olarak borca itiraz ettiklerini, usulüne uygun hesap kat'i ve ödeme ihtarnamesi göndermeden icra takibi başlatılmış olması nedeniyle de icra takibinde talep edilen alacak kalemlerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu iddia ederek; haksız davanın reddi ve takibin iptaline, mahkememiz aksi kanaatte ise hesap kat'i ve ödeme ihtarnamesinin usulsüz tebliği nedeniyle icra takibinden önceki dönemde hesaplanan temerrüt faizi başta olmak üzere alacağın tüm ferilerinin iptaline ve takip tarihine göre yeniden hesaplama yapılmasına, %20'den az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; eldeki davada, ibraz edilen 02/04/2022 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde, davacı banka ile asıl borçlu ... ... Ltd. Şti. arasında 03/01/2006 tarihli 500.000,00-TL tutarlı, 12/12/2007 tarihli 2.000.000,00-TL tutarlı, 02/01/2013 tarihli 2.500.000,00-TL tutarlı ve 14/03/2018 tarihli 2.500.000,00-TL tutarlı Genel ... Sözleşmelerinin akdedildiği, davaya ve takibe konu 336 YV002200 nolu ve 336 YV002202 nolu kredinin 14/03/2018 tarihli ve 2.500.000,00-TL limitli genel ... sözleşmesi çerçevesinde asıl borçlu şirkete davacı tarafından kullandırıldığı, tüm genel ... sözleşmeleri ile birlikte davaya ve takibe konu kredilerin kullandırıldığı 14/03/2018 tarihli genel ... sözleşmesine davalılar ..., ... ve ... ... Ltd. Şti.'nin müteselsil kefil sıfatıyla şahsi kefalet verdiği, davalılar ... ile ...'in Türkiye ... ... Gazetesi'nin 26/04/2006 tarih ve 4543 sayılı nüshasından anlaşılacağı üzere asıl borçlu şirketin ortağı olması karşısında kefalet sözleşmesini TBK 584. maddesi uyarınca anılı iki davalı yönünden ve şekli şartları içermesi karşısında tüm davalılar yönünden kefalet sözleşmesinin TBK 583 maddesi uyarınca geçerli olduğu, tüm kefillerin kefalet limitinin 2.500.000,00-TL olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı bankanın 14/03/2018 tarihli ve 2.500.000,00-TL limitli genel ... sözleşmesi çerçevesinde asıl borçlu şirkete 336 YV 002200 ve 336 YV 002202 numaralı ticari ... kullandırıldığını, 336 YV002200 nolu diğer ticari kredinin; 20.07.2018 tarihinde davalı asıl borçlu şirketin 13.07.2017 tarihinde %90 KGF teminatlı olarak 36 ay vadeli kullanmış olduğu 336 YV001813 numaralı taksitli ticari kredinin anapara bakiye riski olan 1.275.631,94 TL'nin yine %90 KGF teminat yapısı kapsamında 48 ay vadeli esnek ödeme planı içerisinde yapılandırılmasını talep ettiği, yapılandırma talebinin kabul edilerek; -20.07.2018 tarihinde 1.275.631,94 TL tutarlı 48 ay vadeli aylık %1,96-yıllık %23,52 akdi faiz oranı ile esnek taksit ödemeli ticari kredinin kullandırılarak davalı asıl borçlu şirket hesabına alacak kaydedilmek sureti ile ödendiği, 25.12.2019 kat tarihinden önce en son 19.12.2019 tarihli 52.249,01 TL tutarlı 17.taksit ödemesinin yapıldığı, kalan anaparanın 1.036.029,38 TL olduğu, gecikmeli taksit ödemesinin olmadığı, yine 336 YV002202 nolu diğer ticari kredinin; 20.07.2018 tarihinde davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde kullanmış olduğu ... nolu ... kartının gecikme faizi ödemesi sonrasında kalan 75.000,00 TL'lik toplam borcun 36 ay vadeli eşit taksit ödemeli, erken kapama opsiyonlu olarak aylık %2,13-yıllık %25,56 akdi faiz oranı ile yapılandırılmasını talep ettiği, yapılandırma talebinin kabul edilerek; 20.07.2018 tarihinde 75.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli aylık %2,13-yıllık %25,56 akdi faiz oranı ile aylık 3.055,38 TL eşit taksit ödemeli ticari kredinin kullandırılarak davalı asıl borçlu şirket hesabına alacak kaydedilmek sureti ile ödendiği, 25.12.2019 kat tarihinden önce en son 19.12.2019 tarihli 3.055,38 TL tutarlı 17.taksit ödemesinin yapıldığı, kalan anaparanın 46.874,90 TL olduğu, gecikmeli taksit ödemesinin olmadığı, davaya ve takibe konu her iki ... yönünden gecikmiş taksit ödemesi bulunmayan asıl borçlunun akde aykırı davranışının olmadığı, bu suretle davacı bankanın 14/03/2018 tarihli genel ... sözleşmesinin 11.maddesine aykırı olarak hesabı kat ettiği, yine TMK 2. maddesi gereğince, herkesin borçlarını ifa ederken ve haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uygun davranması gerektiği gözetilerek, TMK 2. ve genel ... sözleşmesinin 11. maddesine aykırı olarak hesabın kat edilmesi suretiyle açılan davanın reddine, davacının icra takibine kötü niyetli giriştiği sabit olmadığından davalının, davacıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi yönündeki isteminin İİK 67. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmeler birlikte değerlendirildiğinde davacının tek taraflı olarak hesabı kat etme yetkisinin bulunduğunu, davalının kendisine düşen edim ve taahhütleri yerine getirmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiğini, asıl borçlu hakkında birçok icra takibi bulunduğundan ödeme güçlüğü gerçekleştiğinin sabit olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, hesabın 27/12/2019 tarihinde kat edildiğini, davanın ise 13/08/2021 tarihinde açıldığını, bu aşamada davacı yanın iyi niyetle hareket ettiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, KGF tarafından yapılan bir ödeme bulunmadığını, hesap kat ihtarnamesi ile temerrüt oluşmasa dahi icra takibiyle oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bankanın takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle müvekkilleri lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel ... sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2021/9865 sayılı dosyasında incelenmesinde; davacı tarafından davalılara karşı 910.368,95-TL asıl alacak, 732.223,02-TL temerrüt faizi, 36.611,14-TL BSMV, 867,60-TL masraf olmak üzere toplamda 1.680.070,71-TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalılar vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
02/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı bankanın 14/03/2018 tarihli ve 2.500.000,00-TL limitli genel ... sözleşmesi çerçevesinde asıl borçlu şirkete 336 YV 002200 ve 336 YV 002202 numaralı ticari ... kullandırıldığını, 336... nolu diğer ticari kredinin; 20.07.2018 tarihinde davalı asıl borçlu şirketin 13.07.2017 tarihinde %90 KGF teminatlı olarak 36 ay vadeli kullanmış olduğu 336 YV001813 numaralı taksitli ticari kredinin anapara bakiye riski olan 1.275.631,94 TL'nin yine %90 KGF teminat yapısı kapsamında 48 ay vadeli esnek ödeme planı içerisinde yapılandırılmasını talep ettiği, yapılandırma talebinin kabul edilerek; -20.07.2018 tarihinde 1.275.631,94 TL tutarlı 48 ay vadeli aylık %1,96-yıllık %23,52 akdi faiz oranı ile esnek taksit ödemeli ticari kredinin kullandırılarak davalı asıl borçlu şirket hesabına alacak kaydedilmek sureti ile ödendiği, 25.12.2019 kat tarihinden önce en son 19.12.2019 tarihli 52.249,01 TL tutarlı 17.taksit ödemesinin yapıldığı, kalan anaparanın 1.036.029,38 TL olduğu, gecikmeli taksit ödemesinin olmadığı, yine 336 YV002202 nolu diğer ticari kredinin; 20.07.2018 tarihinde davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde kullanmış olduğu 5526597003044798 nolu ... kartının gecikme faizi ödemesi sonrasında kalan 75.000,00 TL'lik toplam borcun 36 ay vadeli eşit taksit ödemeli, erken kapama opsiyonlu olarak aylık %2,13-yıllık %25,56 akdi faiz oranı ile yapılandırılmasını talep ettiği, yapılandırma talebinin kabul edilerek; 20.07.2018 tarihinde 75.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli aylık %2,13-yıllık %25,56 akdi faiz oranı ile aylık 3.055,38 TL eşit taksit ödemeli ticari kredinin kullandırılarak davalı asıl borçlu şirket hesabına alacak kaydedilmek sureti ile ödendiği, 25.12.2019 kat tarihinden önce en son 19.12.2019 tarihli 3.055,38 TL tutarlı 17.taksit ödemesinin yapıldığı, kalan anaparanın 46.874,90 TL olduğu, gecikmeli taksit ödemesinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı banka ile asıl borçlu ... ... Ltd. Şti. arasında 03/01/2006 tarihli 500.000,00-TL tutarlı, 12/12/2007 tarihli 2.000.000,00-TL tutarlı, 02/01/2013 tarihli 2.500.000,00-TL tutarlı ve 14/03/2018 tarihli 2.500.000,00-TL tutarlı Genel ... Sözleşmelerinin akdedildiği, davaya ve takibe konu ... nolu ve 336 YV002202 nolu kredinin 14/03/2018 tarihli ve 2.500.000,00-TL limitli genel ... sözleşmesi çerçevesinde asıl borçlu şirkete davacı tarafından kullandırıldığı, tüm genel ... sözleşmeleri ile birlikte davaya ve takibe konu kredilerin kullandırıldığı 14/03/2018 tarihli genel ... sözleşmesine davalılar ..., ... ve ... ... Ltd. Şti.'nin müteselsil kefil sıfatıyla şahsi kefalet verdiği, davalılar ... ile ...'in Türkiye ... ... Gazetesi'nin 26/04/2006 tarih ve 4543 sayılı nüshasından anlaşılacağı üzere asıl borçlu şirketin ortağı olması karşısında kefalet sözleşmesini TBK 584. maddesi uyarınca anılı iki davalı yönünden ve şekli şartları içermesi karşısında tüm davalılar yönünden kefalet sözleşmesinin TBK 583 maddesi uyarınca geçerli olduğu, tüm kefillerin kefalet limitinin 2.500.000,00-TL olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı bankanın 14/03/2018 tarihli ve 2.500.000,00-TL limitli genel ... sözleşmesi çerçevesinde asıl borçlu şirkete 336 YV 002200 ve 336 YV 002202 numaralı ticari ... kullandırıldığını, 336 YV002200 nolu diğer ticari kredinin; 20.07.2018 tarihinde davalı asıl borçlu şirketin 13.07.2017 tarihinde %90 KGF teminatlı olarak 36 ay vadeli kullanmış olduğu 336 YV001813 numaralı taksitli ticari kredinin anapara bakiye riski olan 1.275.631,94 TL'nin yine %90 KGF teminat yapısı kapsamında 48 ay vadeli esnek ödeme planı içerisinde yapılandırılmasını talep ettiği, yapılandırma talebinin kabul edilerek; -20.07.2018 tarihinde 1.275.631,94 TL tutarlı 48 ay vadeli aylık %1,96-yıllık %23,52 akdi faiz oranı ile esnek taksit ödemeli ticari kredinin kullandırılarak davalı asıl borçlu şirket hesabına alacak kaydedilmek sureti ile ödendiği, 25.12.2019 kat tarihinden önce en son 19.12.2019 tarihli 52.249,01 TL tutarlı 17.taksit ödemesinin yapıldığı, kalan anaparanın 1.036.029,38 TL olduğu, gecikmeli taksit ödemesinin olmadığı, yine 336 YV002202 nolu diğer ticari kredinin; 20.07.2018 tarihinde davalı asıl borçlu şirketin davacı banka nezdinde kullanmış olduğu 5526597003044798 nolu ... kartının gecikme faizi ödemesi sonrasında kalan 75.000,00 TL'lik toplam borcun 36 ay vadeli eşit taksit ödemeli, erken kapama opsiyonlu olarak aylık %2,13-yıllık %25,56 akdi faiz oranı ile yapılandırılmasını talep ettiği, yapılandırma talebinin kabul edilerek; 20.07.2018 tarihinde 75.000,00 TL tutarlı 36 ay vadeli aylık %2,13-yıllık %25,56 akdi faiz oranı ile aylık 3.055,38 TL eşit taksit ödemeli ticari kredinin kullandırılarak davalı asıl borçlu şirket hesabına alacak kaydedilmek sureti ile ödendiği, 25.12.2019 kat tarihinden önce en son 19.12.2019 tarihli 3.055,38 TL tutarlı 17.taksit ödemesinin yapıldığı, kalan anaparanın 46.874,90 TL olduğu, gecikmeli taksit ödemesinin olmadığı, davaya ve takibe konu her iki ... yönünden gecikmiş taksit ödemesi bulunmayan asıl borçlunun akde aykırı davranışının ve borçlunun kredilerden doğan taahhütlerini yerine getirmesine mani olacağı yahut tehlikeye sokacağı açıkça anlaşılan herhangi bir olayın gerçekleşmesi koşulunun gerçekleştiğine dair dosyada delil bulunmadığı, bu suretle davacı bankanın 14/03/2018 tarihli genel ... sözleşmesinin 11.maddesine aykırı olarak hesabı kat ettiği, yine TMK 2. maddesi gereğince, herkesin borçlarını ifa ederken ve haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uygun davranması gerektiği gözetilerek, TMK 2. ve genel ... sözleşmesinin 11. maddesine aykırı olarak hesabın kat edilmesi suretiyle davalılar hakkında icra takibi başlatılmasının haksız olduğu, bununla birlikte davacının icra takibine kötü niyetli giriştiği sabit olmadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi ve davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalılardan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/03/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -